Karar Özeti
Ceza Genel Kurulu 2024/360 E. , 2025/151 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 10. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 250-175 I. HUKUKÎ SÜREÇ Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ...'ın, 5273 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/3, 192/3, 62, 52/2-4, 53, 54, 58 ve 63. maddeleri uyarınca 7 yıl
Karar Detayı
Ceza Genel Kurulu 2024/360 E. , 2025/151 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 10. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 250-175 I. HUKUKÎ SÜREÇ Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ...'ın, 5273 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/3, 192/3, 62, 52/2-4, 53, 54, 58 ve 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 9 ay 10 gün hapis ve 7760,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna, müsadereye, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba, sanık ...'ın ise aynı Kanun'un 188/3, 52/2-4, 53, 58 ve 63. maddeleri gereğince 14 yıl hapis ve 14.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba ilişkin Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 20.12.2018 tarihli ve 214-608 sayılı hükümlerin, sanıkların müdafileri ile sanık ... tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesince 26.10.2020 tarih ve 667-686 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine, söz konusu hükmün sanıklar müdafileri ile sanık ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 12.06.2023 tarih ve 3448-5427 sayı ile; "...5271 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak sanıklar ... ve ...'ye ait evlerde yapılan aramalar sırasında ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin aramanın başından sonuna kadar hazır bulundurulmadığı, yukarıdaki açıklamalar ışığında sanıklara ait evlerde yapılan aramalar sonucunda ele geçirilen uyuşturucu maddelerin hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil niteliğinde olduğu ve mahkûmiyet hükümlerine esas alınamayacağı, sanıklar ... ve ...'nin tüm aşamalarda hukuka aykırı arama sonucu bulunan uyuşturucu maddelerin varlığını ve zilyetliğini kabul etmelerinin, delillerin hukuka aykırı olarak elde edilmiş olduğunu bertaraf etmeyeceği, evlerde hukuka aykırı olarak ele geçirilen uyuşturucu madde dışında uyuşturucu madde ticareti yapıldığına ilişkin başkaca bir delil bulunmadığı gözetilmeden sanıkların beraati yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür." isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesince 19.03.2024 tarih ve 250-175 sayı ile; "...Somut olayda sanıklar ... ve ...'nin evlerinde ele geçirilen uyuşturucu maddelerin, görevlilerce uyuşturucu madde ticaretini önlemeye yönelik yapılan çalışmalar kapsamında, bölgede yoğun uyuşturucu satışı yapılmasından dolayı deşifre olunmaması amacıyla bölgede çalışma yapılmasının mümkün olmaması, ayrıca tarassut çalışması yapılmasının suç unsurlarının gizlenmesi ya da yok edilmesine neden olabileceği değerlendirilerek Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliğinden alınan usulüne uygun arama kararı neticesinde ele geçirildiği, sanıkların tüm aşamalarda ele geçirilen uyuşturucu maddelerin aidiyetlerini kabul ettikleri, ayrıca sanıkların aşamalarda arama kararı ile arama işlemine, arama yapılırken haklarının ihlal edildiğine yönelik bir itirazlarının bulunmadığı, dolayısıyla ele geçirilen uyuşturucu maddelerin sırf arama sırasında bulunması gereken kişilerin orada bulundurulmaması suretiyle şekle aykırı hareket edildiğinden bahisle hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil sayılmalarının ve mahkumiyet hükmüne dayanak teşkil edememelerinin kabul edilemeyeceği, kanunda yer alan usulü eksikliğin arama işleminin sıhhatini ve bu işlem sonucunda elde edilen delillerin gerçekliğini şüpheli hale getirmeyeceği, aksi durumun kabulünde uyuşturucu madde ticaretini önlemeye yönelik yapılan çalışmaları ve bu kapsamda delillerin ele geçirilmesini zorlaştıracak bir durum meydana getireceği anlaşılmış olup; tüm bu gerekçelerle, Mahkememizce sanıklar ... ve ...'ye ait evlerde yapılan aramalar sırasında ele geçirilen uyuşturucu maddelerin hukuka uygun bir şekilde elde edildikleri, dolayısıyla hukuka aykırı olarak elde edilmiş bir delilden söz edilemeyeceği..." gerekçesiyle bozma kararına direnilerek önceki hükümler gibi sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. Direnme kararına konu bu hükümlerin de sanıkların müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2024 tarihli ve 45122 sayılı bozma istekli tebliğnamesiyle dosya, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 10. Ceza Dairesince 05.06.2024 tarih ve 5144-19802 sayı ile direnme kararının yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSU Direnmenin kapsamına göre inceleme sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. İlk Derece Mahkemesi ile Özel Daire arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkin olarak gerçekleştirilen arama işlemi sırasında, CMK'nın 119. maddesinin 4. fıkrası uyarınca o yer ihtiyar heyetinden veya komşularından iki kişi hazır bulundurulmamasının arama işlemini hukuka aykırı hâle getirip getirmediğinin ve buna bağlı olarak arama neticesinde ele geçirilip mahkûmiyete esas alınan uyuşturucu maddelerin hukuka uygun olarak elde edilip edilmediğinin belirlenmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; 28.03.2017 tarihli arama ve el koyma tutanağına göre; Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Amirliği görevlilerince, uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna yönelik olarak yapılan istihbarat çalışmaları neticesinde; sanık ... ile inceleme dışı sanık ...'ın, Şanlıurfa'dan temin edip Ankara'ya getirdikleri uyuşturucu maddeleri sanık ...'in evinde sakladıkları, adı geçenlerin söz konusu maddeleri ... Mahallesinde ikamet eden inceleme dışı sanık ...'nın evinde sattırdıkları bilgilerinin elde edildiği, bunun üzerine konu hakkında yapılan araştırmalar kapsamında; sanık ...'nin Altındağ ilçesi, ... Mahallesi, ... Cadde,... Apartmanı, No:6/... sayılı, sanık ...'in Altındağ ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No: 30/... sayılı, inceleme dışı sanık ...'nin ise Mamak ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No: ... sayılı adreste ikamet ettiklerinin tespit edildiği, ancak en son oturduğu ikametten ayrıldığı belirlenen inceleme dışı sanık ...'in yeni adresinin tespit edilemediği, edinilen bilgi ve gerçekleştirilen işlemler hakkında bilgilendirilen Cumhuriyet savcısının talimatı üzerine sanıklar ile inceleme dışı sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan soruşturma başlatıldığı, soruşturma kapsamında suç delillerinin elde edilmesi amacıyla Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliğince 28.03.2017 tarih ve 2089 sayı ile; kolluk tarafından yapılan araştırmalar neticesinde tespit edilen sanıkların ve inceleme dışı sanık ...'nin ikametlerine yönelik olarak adli arama kararı verildiği, görevlilerce arama kararına istinaden aynı gün eş zamanlı olarak saat 17.30 sıralarında sanıkların ve inceleme dışı sanığın ikamet ettiği adreslere gelindiği, sanık ...'in ikametinde, görevlilere kapıyı açan ve gerçekleştirilecek işlemler hakkında bilgilendirilen sanığın eşi ... huzurunda yapılan aramada; yatak odası kapısının arkasında bulunan ve her biri şeffaf streç filmlerle sarılmış olan beş adet büyük boy poşet içindeki, toplam daralı ağırlığı 53340 gram gelen esrarın ele geçirildiği, evin diğer kısımlarında herhangi bir suç unsuruna rastlanmaması üzerine saat 18.30 sıralarında arama işlemine son verildiği, bu esnada arama sırasında güvenliği sağlamak için dışarıda bekleyen diğer görevlilerin, sanık ...'in sürücülüğünü yaptığı 06 ** **** plaka sayılı, Mercedes marka kamyonun binanın önünde yavaşlayıp durduğunu fark etmeleri üzerine, araçtan inen adı geçeni polis tanıtma kartlarını gösterdikten sonra yakaladıkları, söz konusu araçta da uyuşturucu madde bulunabileceğinden şüphelenen görevlilerce konu hakkında Cumhuriyet savcısına bilgi verildiği, Cumhuriyet savcısının talimatına ve 28.03.2017 tarihli yazılı arama emrine istinaden söz konusu araçta yapılan aramada; bagajda bulunan bir adet rulo hâlindeki şeffaf streç film ile bir adet koli bandının ele geçirildiği, sanık ...'nin ikametinde, görevlilere kapıyı açan ve gerçekleştirilecek işlemler hakkında bilgilendirilen sanığın eşi ...'ın huzurunda yapılan aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı, saat 18.10 sıralarında arama işlemine son verildiği, görevlilerce arama nedeniyle herhangi bir zararı bulunup bulunmadığı sorulan ...'ın; "Yoktur." şeklinde cevap verdiği, arama sırasında konutta bulunmayan sanık ...'nin çevrede yapılan tüm araştırmalara rağmen yakalanmasının mümkün olmadığı, inceleme dışı sanık ...'nin ikametinde, adı geçenin huzurunda yapılan aramada; salonda bulunan tekli koltuğun arkasındaki beyaz renkli poşetin içinde, daralı ağırlığı 147 gram gelen esrarın, aynı yerde bulunan diğer beyaz renkli poşetin içinde toplam daralı ağırlığı 429 gram gelen, yüz on (110) paket hâlindeki esrarın, yine aynı yerdeki üçüncü bir beyaz renkli poşetin içinde de toplam daralı ağırlığı 192 gram gelen, otuz dört (34) paket hâlindeki esrarın, yatak odasındaki elbise dolabının içinde toplam daralı ağırlığı 40 gram gelen, iki paket hâlindeki esrarın, aynı yerdeki cam kavanozun içinde daralı ağırlığı 36 gram gelen esrarın ele geçirildiği, söz konusu maddeler görevlilerce muhafaza altına alındıktan sonra, inceleme dışı sanığın; "Banyodaki havalandırma boşluğundan, iple aşağıya sarkıttığım çöp poşetinin içinde de esrar var." şeklinde beyanda bulunması üzerine, görevlilerce banyodaki havalandırma boşluğundan sarkıtılmış ip yukarı doğru çekildiğinde, ipe sarılı olan çöp poşetinin içindeki daralı ağırlığı 580 gram gelen esrarın ele geçirildiği, konuttaki arama işlemine saat 18.30 sıralarında son verildiği, sanıklar ile inceleme dışı sanık hakkında gerçekleştirilen işlemlere yönelik olarak Cumhuriyet savcısının bilgilendirildiği, Ankara İl Emniyet Müdürlüğünün otoparkına çekilen 06 ** **** plaka sayılı aracını teslim almak için, 13.04.2017 tarihinde Narkotik Şube Müdürlüğüne gelen sanık ...'nin, aynı gün görevlilerce yakalandığı, 28.03.2017 tarihli arama ve el koyma tutanağının altında; arama işlemini gerçekleştiren görevlilerin, sanık ...'in ve inceleme dışı sanık ...'nin imzalarının bulunduğu, Ankara Kriminal Polis Laboratuvarının 10.04.2017 tarihli raporuna göre; sanık ...'in evinde ele geçirilen toplam 50228 gram ve inceleme dışı sanık ...'nin evinde ele geçirilen toplam 1.185,6 gram ağırlığındaki yeşil renkli bitki parçalarının, THC etken maddesi içeren kenevir bitkisi olduğu, sanığın evindeki maddelerden net 17.579,8 gram esrar, inceleme dışı sanığın evindeki maddelerden ise net 550,86 gram esrar elde edilebileceği, Anlaşılmaktadır. IV. GEREKÇE A.İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlık Konularına İlişkin Açıklamalar Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 29.05.2024 tarihli ve 457-171; 12.06.2024 tarihli ve 455-191 ile 576-192 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere; Çağdaş ceza muhakemesinin amacı maddi hakikati her ne pahasına olursa olsun değil, insan onuruna/şerefine yaraşır biçimde ortaya çıkarmaktır. Bu amaca da ancak hukuka uygun olarak elde edilmiş delillerle ulaşılabilecektir. Kamu güvenliği, suç işlenmesinin önlenmesi gibi meşru amaçlar için yapılan müdahalelerle kişi hak ve özgürlükleri arasında hakkaniyete uygun adil bir denge kurmak; kamu otoriteleri için pozitif yükümlülüğün gereği iken, yargı mercileri yönünden ayrıca kamu gücünü kullanan kurumların tüm eylem ve işlemlerinde hukuka uygun davranma zorunluluğunu netice veren hukuk devleti ilkesini, hak eksenli bir anlayışla yorumlayarak tahkim etme misyonunun yansımasıdır. Adlî arama, bir suç işlemek veya buna iştirak veyahut yataklık etmek makul şüphesi altında bulunan kimsenin, saklananın, şüphelinin, sanığın veya hükümlünün yakalanması ve suçun iz, eser, emare veya delillerinin elde edilmesi için bir kimsenin özel hayatının ve aile hayatının gizliliğinin sınırlandırılarak konutunda, iş yerinde, kendisine ait diğer yerlerde, üzerinde, özel kâğıtlarında, eşyasında, aracında CMK ile diğer kanunlara göre yapılan araştırma işlemidir (Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği 5. md). Konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir. Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için ayrıca o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur (CMK madde 119/1-4). Bu kişilere arama (işlem) tanığı denilir. Konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapılabilmesi için iki işlem tanığı bulundurulması şartının, yapılan aramanın hukuki sıhhati yönünden etkisi ile ilgili olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun tarihi süreçte birbirinden farklı kararları mevcuttur. Yüksek Genel Kurul, Anayasa Mahkemesinin 19.11.2014 tarihli ve 2013/6183 sayılı kararına kadar, istikrarlı biçimde işlem tanığı bulundurmanın şekli bir şart olup hiç işlem tanığı bulundurulmasa bile aramanın sırf bu nedenle hukuka aykırı kabul edilemeyeceği görüşündedir (26.06.2007 tarih, 147-159 sayı, 13.03.2012 tarih ve 278-96 sayı vb.). Ancak Anayasa Mahkemesinin; "...Konutta, ihtiyar heyetinden veya komşulardan kimse hazır bulundurulmadan yapılan aramanın, o tarihte yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 97. maddesinin ikinci fıkrasına muhalefet teşkil ettiği, koruma tedbiri niteliğindeki arama kararının icrasının hukuka aykırı şekilde gerçekleştirilmesi ile elde edilen delillerin tek ve belirleyici delil olarak kullanılmasının bir bütün olarak yargılamanın hakkaniyetini zedelediği ve aramanın icrasındaki 'kanuna aykırılığın' yargılamanın bütünü yönünden adil yargılanma hakkını ihlal eder nitelikte olduğu," gerekçesine dayanan 19.11.2014 tarihli ve 2013/6183 sayılı kararından sonra iş bu karara da atıf yaparak içtihadını değiştirdiği görülmektedir. Ceza Genel Kurulu, 28.04.2015 tarih, 469-132 sayılı ve 06.02.2020 tarih ve 1146-68 sayılı kararları ile; "..5271 sayılı CMK'nın 119/4. maddesinin 'Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur' açık, amir hükmüne aykırı olarak aramanın, o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi hazır bulundurulmaksızın yapılması nedeniyle icrası bakımından hukuka aykırılık teşkil ettiği ve bu arama işlemi sırasında ele geçirilen delillerin de hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş olduğu," görüşünü benimsemiştir. Esasen, aramada hiç işlem tanığı bulundurulmaması hâlinde, icrası bakımından hukuka aykırı olan bu arama işlemi sırasında ele geçirilen delillerin de hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş olduğuna dair uygulamanın değiştirilmesi için haklı bir gerekçe de bulunmamaktadır. Hakkaniyete uygun bir yargılama, delillerin gerçekliği ve güvenilirliği konusundaki kuşkuların giderilmesini, delillerin güvenilirliğine ve gerçekliğine, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri doğrultusunda etkili bir şekilde itiraz etme fırsatının tanınmasını zorunlu kılmaktadır. CMK'nın 119. maddesinin dördüncü fıkrasındaki düzenleme de özü/ruhu itibarıyla delillerin gerçekliği ve güvenilirliği konusunda sanığa tanınmış bir güvencedir. Bu cümleden olarak; hiçbir işlem tanığı bulundurulmadan yapılan aramanın icrası bakımından hukuka aykırı olduğunda, bu arama işlemi ile ele geçirilen delillerin de hukuka aykırı yöntemle elde edildiğinde münakaşa bulunmamaktadır. Bu nedenle de hükme esas alınması mümkün değildir. Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez (Anayasa madde 38/2). B. Somut Olayda Hukuki Değerlendirme Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Amirliği görevlilerince, uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna yönelik olarak yapılan istihbarat çalışmaları neticesinde; sanık ...'nin Şanlıurfa'dan temin edip Ankara'ya getirdiği uyuşturucu maddeleri sanık ...'in evinde sakladığı, adı geçenlerin uyuşturucu madde ticareti yaptıkları bilgilerinin elde edilmesi üzerine mahkemeden alınan adli arama kararı ile sanık ...'in ikametinde ihtiyar heyetinden veya komşularından iki kişi hazır bulundurulmaksızın yapılan aramada toplam net 17.579,8 gram esrarın ele geçirildiği kabul edilen dosya kapsamında; Sanık ...'in evindeki aramanın, o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi hazır bulundurulmaksızın yapılması nedeniyle icrası bakımından hukuka aykırı ve bu arama işlemi sırasında ele geçirilen suça konu uyuşturucu maddenin hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş delil niteliğinde olduğu, CMK'nın 217. maddesinde hâkimin ancak hukukun izin verdiği yöntemlerle elde edilen delilleri dikkate alabileceğinin hüküm altına alındığı, anılan Kanun'un 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde de ortaya konulmak istenen delilin kanuna aykırı olarak elde edilmiş olması hâlinde reddolunacağının ifade edilerek hukuka uygun elde edilmeyen delillerin ispat aracı olarak kabul edilmeyeceği ve hükme esas alınmayacağının açıkça hüküm altına alınmış olması karşısında; sanık ...'in evindeki arama işleminin ve bu işlem sonucunda elde edilen ve Yerel Mahkemece mahkûmiyet hükmüne esas alınan delillerin de hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil olduklarının kabulü gerekir. Bu itibarla, Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin direnme kararına konu hükümlerinin, CMK'nın 119. maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak sanık ...'in evinde yapılan arama sırasında ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin hazır bulundurulmadığı, buna bağlı olarak arama sonucunda ele geçirilen ve suçun konusu ile delili olan uyuşturucu maddelerin hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil niteliğinde olduğu, hukuka aykırı ele geçirilmiş uyuşturucu madde dışında, isnat edilen suçun işlendiğine ilişkin başkaca delil de bulunmadığı gözetilmeden, sanıklar ... ve ...'nin beraatleri yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan sekiz Ceza Genel Kurulu Üyesi; İlk Derece Mahkemesinin direnme gerekçesinin isabetli olduğu düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.03.2024 tarihli ve 250-175 sayılı direnme kararına konu mahkûmiyet hükümlerinin gerekçesinin İSABETLİ OLMADIĞINA, söz konusu hükümlerin, CMK'nın 119. maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak sanık ...'in evinde yapılan arama sırasında ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin hazır bulundurulmadığı, buna bağlı olarak arama sonucunda ele geçirilen ve suçun konusu ile delili olan uyuşturucu maddelerin hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil niteliğinde olduğu, hukuka aykırı ele geçirilmiş uyuşturucu madde dışında, isnat edilen suçun işlendiğine ilişkin başkaca delil de bulunmadığı gözetilmeden, sanıkların beraatleri yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi isabetsizliğinden BOZULMASINA, 2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.
İlgili Makaleler
- CGK (Ceza Genel Kurulu) Kararları Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatları, daireler arası birleştirme.