İçeriğe geç
AC
Ceza Genel Kurulu Esas: 2024/495 Karar: 2025/134 Tarih: 2025

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2024/495 K.2025/134

Ceza Genel Kurulu 2024/495 E. , 2025/134 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 6. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 163-108 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın, nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143, 168/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cez

Karar Özeti

Ceza Genel Kurulu 2024/495 E. , 2025/134 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 6. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 163-108 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın, nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143, 168/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cez

Karar Detayı

Ceza Genel Kurulu 2024/495 E. , 2025/134 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 6. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 163-108 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın, nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143, 168/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan TCK'nın 116/1-4, 119/1-c ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, teşebbüs aşamasında kalan kasten yaralama suçundan TCK'nın 86/2, 86/3-e, 35 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay 18 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, tüm suçlar yönünden aynı Kanun'un 53, 58 ve 63. maddeleri uyarınca hak yoksunluğuna, cezasının mükererrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba ilişkin ... 6. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 10.06.2021 tarihli ve 74-346 sayılı hükümlerin, sanık müdafii ve katılanlar tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince 13.12.2021 tarih ve 2717-3137 sayı ile "...Sanığın üzerine atılı hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme ve silahla yaralamaya teşebbüs eylemlerinin TCK'nın 149/1-a,d,h maddelerinde düzenlenen nitelikli yağma suçunu oluşturabileceği ve buna ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu," şeklindeki gerekçe ile bozulması sonrasında, ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2022 tarihli ve 613-72 sayılı görevsizlik kararıyla dosyanın gönderildiği ... 2. Ağır Ceza Mahkemesince 20.12.2022 tarih ve 150-357 sayı ile sanığın nitelikli yağma suçundan TCK nın 149/1-a-d-h, 53, 58 ve 63. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba ilişkin kurulan hükmün sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince 13.02.2023 tarih ve 500-477 sayı ile istinaf başvurusunun esastan reddine, bu kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 31.05.2023 tarih, 16287-11299 sayı ve oy çokluğu ile; "...Sanığın eylemi, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme, müessir fiil ve tehdidin yanı sıra sonradan gelişen ani kast ile bina dahilinden hırsızlık suçunu oluşturduğu görülmekle sanığın yağma suçundan cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğu." isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararına direnen ... 2. Ağır Ceza Mahkemesince 22.09.2023 tarih ve 335-268 sayı ile sanığın aynı şekilde mahkûmiyetine karar verilmiş olup söz konusu hükmün sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 14.02.2024 tarih, 21239-2045 sayı ve oy çokluğu ile; "...Olay tarihinde sanığın katılanın kapısına gelerek gürültülü bir şekilde kapıyı çaldığı 'Açsana lan kapıyı, niye açmıyorsun a.ına koduğum' dediği, kapının gürültülü bir şekilde çalınmış olması nedeniyle durumdan korkan katılanın kapıyı açmadığı, sanığın balyozla kapıyı kırarak ikametin içerisine girdiği ve katılan ile karşılaştığı, katılan ...'nin 'Oğlum dur yapma sen kimsin ben seni tanımıyorum' şeklinde sözler söylemesi üzerine sanığın 'siz benim yuvamı mahfettiniz oğlun nerede' diyerek elindeki bıçağı katılanın karnına doğru savurmaya başladığı, ancak bıçağın isabet etmediği, yaşanan arbede sırasında katılanın olay yerinden kaçarak karşı komşusunun evine sığındığı, sanığın ise ikamet içeresinde bulunan Philips marka monitör, Asus marka tablet, Casper marka s 500 Laptop, S-link marka usb çoğaltıcı, gri renkli s-link marka powerbank şarj aleti, kırmızı renkli Samsung T5 SS7 marka 1 TB'lik harddiski alarak olay yerinden uzaklaştığı olayda, sanığın katılanın evine girdiğinde 'siz benim yuvamı mahfettiniz oğlun nerede' dediği bu savunmanın katılan tarafından da doğrulandığı üzere sanık başlangıçtan beri mağdurun oğlunu kendi ailesine iftira atan kişi olarak gördüğünü bu eve girmesi nedeniyle onu dövmek için peşinden geldiğini savunmakta kapıyı bulduğu cisimle kırıp bu amaçla dövmeye kalkıştığı mealinde savunma yapmaktadır. Mağdurda sanığın bu sözlerini teyit etmekte ve içeri girdiği andan itibaren yuvamı dağıttınız vs. diyerek dövmek için saldırdığını beyan etmektedir. Sanığın elinden kaçarak kurtulduğunu iddia etmektedir. Bu dönem içerisinde sanığın savunmalarının aksine bir söz veya davranışından bahsetmemektedirler. Dolaysıyla sanığın dış dünyaya yansıyan hareketi katılana iftira atarak ailesine zarar verdikleri ve bunlardan intikam almak için darp etmek istediği yönünde görülmektedir. Bu amaçla başlayan cebir veya tehdit üzerine katılanın olay yerinden kaçarak kurtuldukları bundan sonra sanığın evden değerli eşyaları alıp gittiği, bu almanın sonradan ortaya çıkan bir kasıtla olduğu bu nedenle bu almayı görmeyen katılana yönelik bu almayı sağlamak için herhangi bir cebir veya tehdit kulanılmadığı açıktır. Baştan beri yağma amaçlı girme iddiasının tamamen tahmine dayalı kaldığı, şüpheli bir durum olduğu, şüpheden sanık yararlanır kuralı gereği sanığın yağma kastıyla hareket etmediğinin kabulu gerektiği açıktır. Sanığın eylemi, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme, müessir fiil ve tehdidin yanı sıra sonradan gelişen ani kast ile bina dahilinden hırsızlık suçunu oluşturduğu," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Daire Üyesi ...; "...Bu şekilde gerçekleşen olayın cereyan tarzı da dikkate alındığında; 04.01.2021 suç tarihinde ve gece vakti olarak kabulü gereken saat 21.45 sıralarında katılan ...'nun tek başına bulunduğu olay mahalli konuta yağma suçunu işlemek amacıyla geldiği anlaşılan sanığın, olay mahalli konutun kapısını ilk aşamada sert ve ısrarlı bir şekilde çaldığı, devamında kapıyı zorlamaya başladığı, kapıyı açmayan katılana apartman boşluğu dahilinde iken yukarıda belirtilen şekilde hakaret ettiği, konutun kapısını kırıp zarar verdikten sonra karşılaştığı katılanı saçlarından tutup çekiştirerek darp ettiği, ayrıca elindeki ekmek bıçağını tevcih edip katılanın karın bölgesine doğru tehdit kastıyla sallayarak katılanı etkisiz hale getirdiği ve konutundan uzaklaşmasını sağladığı, devamında olay mahalli konuta girmesini müteakip maddi değeri bulunan ve yukarıda belirtilen eşyaları katılana yönelik cebir ve tehdit içeren davranışlarına bağlı olarak katılanların rızası hilafına aldığı ve bu şekilde olay mahalli konuttan aldığı eşyalarla birlikte ayrıldığı ve bu eşyaları sevk ve idaresindeki araca yükledikten sonra ortamdan uzaklaştığı, sonrasında ise kolluk personelinin sıcak takibi üzerine aldığı eşyalarla birlikte yakalandığı, bu duruma göre; sanığın eyleminin silahla, konutta ve geceleyin nitelikli yağma suçunu oluşturduğu,", Daire Üyesi ...; "Söz konusu karara muhalifim şöyleki: Detayları dosya içerisinde anlatılan olayda katılan ...'nun tek başına bulunduğu olay mahalli konuta gelen sanığın olay mahalli konutun kapısını ilk aşamada sert ve ısrarlı bir şekilde çaldığı, devamında kapıyı zorlamaya başladığı, kapıyı açmayan katılanın konutunun kapısının balyozla kırıp zarar verdikten sonra karşılaştığı, katılanı saçlarından tutup çekiştirerek darp ettiği, ayrıca elindeki ekmek bıçağını tevcih edip katılanın karın bölgesine doğru tehdit kastıyla sallayarak katılanı etkisiz hale getirdiği ve konutundan uzaklaşmasını sağladığı, devamında olay mahalli konuta girmesini müteakip maddi değeri bulunan ve dosyada nitelik ve değeri belirtilen eşyaları katılana yönelik cebir ve tehdit içeren davranışlarına bağlı olarak katılanların rızası hilafına aldığı ve bu şekilde olay mahalli konuttan yağmaladığı eşyalarla birlikte uzaklaştığı, sonrasında kolluğun vasıtasıyla yağmalanan eşyaların ve olayda kullanılan bir adet bıçağın ele geçirildiği olayda eylemin yağma suçu olarak sübut bulduğu,", Şeklindeki görüşlerle karşı oy kullanmışlardır. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesince 05.04.2024 tarih ve 163-108 sayı ile; "...Katılanların sanıkla aralarında önceye dayanan herhangi bir tanışıklık, husumet veya suç atma şüphesi bulunmadığı, sanığın daha öncesinde tanımadığı katılan ...'nun tek başına bulunduğu olay mahalli konuta yukarıda belirtilen şekilde gece vakti olarak kabulü gereken zaman dilimi dahilinde gelip katılanın kapıyı açmaması karşısında katılana hakaret ettikten sonra olay mahalli konutun kapısını kırarak açtığı, öncesinde tanımadığı katılanı darp ettiği, elindeki ekmek bıçağını katılana tevcih edip karın bölgesine doğru tehdit kastı ile salladığı, bu şekilde katılanı etkisiz hale getirdiği, bunun etkisiyle katılanın hakimiyeti altındaki olay mahalli konutundan uzaklaşmak zorunda kaldığı, devamında ise sanığın tereddütsüz bir şekilde ve katılana uyguladığı cebir ve tehdit içeren davranışlarına bağlı olarak katılanın konutuna rızası hilafına girip duraksamadan olay mahalli konuttan yağmaladığı eşyaları sevk ve idaresindeki araca yükleyerek ortamdan uzaklaştığı, sanığın sübut bulan bu eylemlerine bağlı ortaya çıkan kastının katılanı yağmalamaya yönelik olduğu, zira sanığın olayın başlangıcından itibaren yağma kastı ile hareket ettiği, mahkememizde oluşan vicdani kanaatin ve sanığın dış dünyaya yansıyan eylemine bağlı ortaya çıkan kastının bu yönde olduğu, sanığın olay mahalli konuta girdikten sonra ani gelişen bir kararla evdeki bilgisayar ve benzeri eşyaları yerine geri koymak üzere aldığına yönelik savunma ve beyanlarının seri bir şekilde ve ardı ardına yukarıda belirtilen şekilde gelişen olaylar silsilesi de nazara alındığında hayatın olağan akışına ve olaylar silsilesine uygun düşmediği, bu itibarla sanığın katılan ...'na yönelik uyguladığı cebir ve tehdit içeren eylemleri ile malın alınmasına karşı koyulmaması arasında doğrudan bir illiyet bağının bulunduğu somut olayda, sanığın yukarıda belirtilen şekilde sübut bulan eyleminin TCK'nın 149/1-a-d-h hükmüne karşılık gelen nitelikli yağma suçunu oluşturduğu," şeklindeki gerekçe ile bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanığın nitelikli yağma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. Direnme kararına konu bu hükmün de Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.06.2024 tarihli ve 60889 sayılı onama istekli tebliğnamesiyle dosya 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesince 18.09.2024 tarih, 3699-9157 sayı ve oy çokluğu ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSU Direnmenin ve temyizin kapsamına göre inceleme, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire çoğunluğu ile İlk Derece Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın eyleminin hukuki nitelendirilmesine ilişkin olup yapılan müzakere esnasında Ceza Genel Kurulu Başkanınca, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğine ilişkin sanık hakkında alınan raporun yeterli olup olmadığınında tartışılması gerektiğinin ileri sürülmesi üzerine Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 27. maddesi uyarınca öncelikle bu husus değerlendirilmiştir. III. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; Sanığın olay tarihinde saat 21.45 sıralarında katılan ...'nin bulunduğu ikamete gelerek kapıyı çalıp "Açsana lan kapıyı, niye açmıyorsun a.ına koduğum!" dediği, katılanın açmaması üzerine kapıyı kırarak içeri girdiği, katılan ...'nin "Oğlum dur yapma! Sen kimsin? Ben seni tanımıyorum!" dediğinde de "Siz benim yuvamı mahfettiniz! Oğlun nerede?" diyerek elindeki bıçağı katılan ...'nin karnına doğru savurmaya başladığı, ancak bıçağın katılana isabet etmediği, yaşanan arbede sırasında katılanın olay yerinden kaçarak karşı komşusuna sığındığı, bu sırada sanığın ikametin içerisinde bulunan katılanlara ait monitör, tablet, laptop, usb çoğaltıcı, powerbank, harddisk ve cep telefonunu alarak olay yerinden uzaklaşmak suretiyle konut dokunulmazlığının ihlali, teşebbüs aşamasında kalan silahla basit yaralama ve nitelikli hırsızlık suçlarını işlediği iddiası ile kamu davası açıldığı, İlk Derece Mahkemesince 08.02.2021 tarihli tensip zaptı ile "Sanığın 04.01.2021 tarihinde işlediği suçun TCK'nın 32/1 ve 32/2 kapsamında hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığının tespiti amacıyla rapor düzenlenmesi için ... Üniversitesi Anabilim Dalı'na sevkinin bulunduğu yer ceza infaz kurumu tarafından sevkinin sağlanması için müzekkere yazılmasına," karar verildiği, ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp Uzmanlar Kurulu tarafından düzenlenen 24.03.2021 tarihli heyet raporunda; sanığın tıbbi evrak ve kayıtları, psikiyatrik muayeneleri, kendisinden alınan anamnez ve dava dosyasının birlikte değerlendirilmesi sonucunda; zekâ seviyesinin ve yargılamasının normal olduğunun, iç görüsünün bulunduğunun, aktif algı bozukluğunun olmadığının, düşünce içeriği ve sürecinin olağan olduğunun, oryantasyon ve kooperasyonunun tam olduğunun, psikotik belirtileri olmadığının, dolayısıyla; iddia edilen olayın niteliği, şahsın olay öncesi, olay sırası, olay sonrası tavır ve davranışları da dikkate alındığında 04.01.2021 tarihlerinde işlediği iddia edilen "Silahla Basit Yaralama, Mala Zarar Verme, Nitelikli Olarak Konut Dokunulmazlığını ihlal Etme, Bina içinde Muhafaza Altına Alınmış Olan Eşya Hakkında Hırsızlık, Hakaret" suçlarıyla ilgili olarak fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabileceğinin, bu fiillerle ilişkin olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunduğunun mütalaa olunduğu, Gerekçeli kararda; 24.03.2021 tarihli heyet raporuna ve mahkemece yapılan gözleme göre sanığın cezai sorumluluğunun tam olduğunun kabul edildiği, Anlaşılmaktadır. Katılan ... kollukta; iki yıl önce taşındıkları söz konusu evde oğlu ile birlikte ikamet ettiklerini, ismini sonradan öğrendiği sanığı daha önceden hiç görmediğini ve tanımadığını, 04.01.2021 tarihinde saat 21.45 sıralarında evde tek başına oturduğu sırada birden kapı vurulma sesleriyle irkildiğini, normalde oğlundan başka gelen olmadığı için kapıyı açmadığını, kapının ısrarla kuvvetli bir şekilde üç dört kez daha yumruklandığını, tam oğlunu arayacağı esnada bu sefer de kapıya sert bir cisimle vurulmaya başlandığını, sanığın "Aç sana lan kapıyı! Niye açmıyorsun a. koduğum?" dediğini ve tekrardan kapıya hızlı şekilde vurmaya başladığını, bu sırada korkup koridorda oğlunu aramaya çalıştığını, yaklaşık yirmi dakika kadar kapıyı zorlayan sanığın sonunda kapıyı kırdığını, hemen dışarı doğru kaçarak kurtulmak istediğini, ancak sanığın saçlarından tuttuğunu ve belinden çıkardığı uzun ekmek bıçağını kendisine doğru sallamaya başladığını, bu sırada "Oğlum dur yapma! Sen kimsin? Ben seni tanımıyorum." dese de sanığın "Siz benim yuvamı mahvettiniz. Oğlun nerede?" diye sorarken bir yandan da bıçağı karnına doğru sallamaya devam ettiğini, ancak iki büklüm olarak korunmaya çalıştığı için bıçağın kendisine isabet etmediğini, sanığın oğlunu aramak için içeriye yöneldiği esnada oluşan bir anlık boşluktan yararlanarak sanığın elinden kaçtığını ve karşı komşusuna sığındığını, bu sırada sanığın evin içinde dolaşmaya başladığını ancak içeride ne yaptığını göremediğini, sanığın evden ayrıldığını görünce dışarı çıktıklarını, evin dağınık hâlde olduğunu, kendisine ait bir adet telefon, oğluna ait iki adet dizüstü bilgisayar ve üç adet şarj aletinin yerinde olmadığını fark ettiğini, Asliye Ceza Mahkemesinde; sanığın oğlunu sorduğunda işe gittiğini söylediğini, sanığın da "Siz benim ailemi dağıttınız, ben de sizi mahvedeceğim!" dediğini, Ağır Ceza Mahkemesinde; önceki beyanlarının doğru olduğunu, sanığın defalarca oğullarının nerede olduğunu sorduğunu, sanık ile aralarında herhangi bir husumet bulunmadığını, İfade etmiştir. Sanık kollukta; on yıllık evliliğinin ve bir kızının olduğunu, olaydan on beş gün öncesine kadar da evliliklerinde herhangi bir problem yaşamadıklarını, ancak daha sonra tarif edemeyeceği birtakım hayali kişiler tarafından takip edilmeye başlandığını, kendisine musallat olan varlıkların olduğunu düşündüğünü ve bu günden sonra da evliliklerinin bozulmaya başladığını, aralarındaki kavgadan dolayı eşinin olaydan bir hafta önce memleketine gittiğini, bunun üzerine annesi, babası ve kızıyla birlikte yaşamaya başladıklarını, 04.01.2021 tarihinde saat 19.00 sıralarında evde hep beraber yemek yedikleri sırada babasıyla kavga ettiklerini ve babası ile annesinin evi terk ederek hemen yan tarafta bulunan evlerine geçtiklerini, tüm bu olayların sebebinin eşi olduğunu düşündüğü için eşine ait birkaç parça eşyayı salonda topladığını ve kızına dedesine gitmesini söylediğini, kızı evden çıkınca eşinin eşyasını salonun ortasında yaktığını ve babasının evine gittiğini, burada sinirle ne söylediğini hatırlamadığını, ancak "Sizi öldüreceğim, çocuğu da yaktım!" gibi bir ifade kullanmadığını, bu olayın bir anlık sinirle yaşandığını, babasına ait evin önünden ayrılırken kendisini takip eden 3-4 erkek şahsın bir eve girdiklerini gördüğünü ve peşlerinden gidip kapıyı ısrarla çalmasına rağmen kapıyı açanın olmadığını, daha sonra eline balyoz alıp kapıyı kırdığını, içeriye girdiğinde yaşlı bir kadın olan katılan ...'yi gördüğünü, katılanı hayatında ilk defa burada görüğünü, katılanı gördüğünde elindeki meyve bıçağını sakladığını, katılanı bıçaklamaya çalışmadığını ya da saçından tutmadığını, katılanı eve giren erkek şahısların annesi olduğunu düşündüğü için oğlunun nerede olduğunu sorduğunu ve daha sonra evde bu şahısları aradığını, katılanın bu sırada evden çıktığını, evin içerisinde dolaşırken facebook sayfasına izinsiz girenlerin olduğunu hatırlayıp evdeki bilgisayarları kontrol etmek için aldığını, daha sonra tekrardan bunları bırakmayı düşündüğünü, bu olaylar yaşanırken kendinde olmadığını, Savcılıkta; katılanlar ile daha öncesinde tanışıklığının olmadığını ancak yakın binalarda yaşadıklarını, aralarında herhangi bir husumet bulunmadığını, ailevi meselelerden dolayı psikolojik sıkıntılar yaşadığını, olayın yaşandığı katılanlara ait evden izlendiğini, orada birtakım cihazlar bulunduğunu ve kendisine büyüler yapıldığını düşündüğünü, bir anlık sinirle söz konusu apartmana girip katılanların yaşadığı daireye çıktığını, ısrarla kapıyı çalmasına rağmen açanın olmaması üzerine balyozla kapıyı kırıp içeri girdiğini, içeride yaşlı bir bayanın ve bir çocuğunun bulunduğunu, çocuğun kaçıp gittiğini, yanında meyve bıçağı olduğunu ancak katılana bunu sallamadığını, evin içerisinde dolaşmaya başladığında bilgisayarlardan şüphelendiğini ve dizüstü bilgisayar ile onun yanındaki telefon, şarj aleti ve harddiski çok incelemeden alıp oradan uzaklaştığını, Sorguda; sadece bilgisayarın içini kontrol etmek için eve girdiğini ve içindeki bilgilere bakmak için bilgisayarı alıp çıktığını, normalde böyle bir insan olmadığını ancak psikolojisinin bozuk olduğunu, Asliye Ceza Mahkemesinde; katılanların, ailesi ile aralarını bozduklarını düşündüğü daha doğrusu öyle zannettiği için evlerine girdiğini, dizüstü bilgisayarları alma sebebinin içlerinde ailesine ilişkin bilgi olup olmadığını kontrol etmek olduğunu, kontrol ettikten sonra geri vereceğini, psikolojik ilaç kullanmadığını ve gelen adli tıp raporuna bir diyeceğinin olmadığını, yaşadığı ailevi sorunların suçlusu olarak katılanları gördüğü için böyle bir eylem gerçekleştirdiğini, Ağır Ceza Mahkemesinde; önceki beyanlarının doğru olduğunu, bilgisayarları almaktaki amacının hırsızlık olmadığını, içerisinde kendisiyle ilgili bazı verilerin olabileceğini düşündüğünü, ayrıca olay zamanı uyuşturucu madde kullandığını, Savunmuştur. IV. GEREKÇE 1- Fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğine ilişkin sanık hakkında alınan raporun yeterli olup olmadığı; A. İlgili Mevzuat ve Ön Soruna İlişkin Açıklamalar TCK'nın 32. maddesi; "1- Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur. 2- Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmibeş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir. Mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir." şeklinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesi ise; "Kusur yeteneğini etkileyen bir neden olan akıl hastalığının varlığı durumunda, kişi işlemiş bulunduğu fiilin anlam ve sonuçlarını algılayamamakta veya işlediği fiille ilgili olarak irade yeteneği önemli ölçüde etkilenmektedir. Kişi bu durumda kusurlu olamayacağından, hakkında cezaya hükmedilemeyecektir. Ancak, fiili hukuka aykırı niteliğe sahip olduğundan, kişi hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerine başvurulacaktır. Ayrıca işaret etmek gerekir ki, akıl hastalığı kişinin işlediği her fiil açısından algılama veya irade yeteneği üzerinde etkili olmayabilir. Örneğin, kleptomani akıl hastası olan kişinin hafif değerdeki şeylere yönelik olarak işlediği hırsızlık suçu açısından irade yeteneğinin olmadığı söylenebilir. Ancak, bu kişinin kasten adam öldürme suçunu işlemesi durumunda, malûl olduğu akıl hastalığı bu fiille ilgili olarak algılama ya da irade yeteneğini etkilemez. Kişinin akıl hastası olup olmadığının tespiti ile hastalığının algılama ve irade yeteneği üzerinde ne gibi etkilerinin olabileceğini, davranışlarını ne surette etkilediğini genel olarak belirleme, tıbbî bir konudur. Uzman bilirkişi bu hususu ortaya koyduktan sonra, akıl hastası olan kişinin somut olay açısından algılama veya irade yeteneğinin olup olmadığını, akıl hastalığının somut olay açısından kişinin bu yeteneklerini ne ölçüde etkilediğini normatif olarak belirleme görevi, hâkime aittir." biçimindedir. Hâkim, çözümü ancak özel veya teknik bir bilgi gerektiren hâllerde bilirkişi dinleyebilecek veya rapor isteyebilecektir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bir bilgi ile çözümü mümkün bulunan konularda ise bilirkişiye başvurulmayacaktır. Kanun koyucunun uzmanlığa, özel veya teknik bir bilgiye ihtiyaç bulunduğunu baştan kabul ettiği akıl hastalığı, parada sahtecilik, moleküler genetik inceleme, yaş grubuna göre kusur yeteneği gibi hususlarda hâkimin bilirkişi raporu alması zorunludur. TCK'nın 32. maddesinin gerekçesinde belirtildiği üzere, sanığın akıl hastası olup olmadığının tespiti bakımından Yerel Mahkemece rapor alınması zorunlu olup rapor alındıktan sonra, akıl hastası olan kişinin somut olay açısından algılama veya irade yeteneğinin olup olmadığını, akıl hastalığının somut olay açısından kişinin bu yeteneklerini ne ölçüde etkilediğini normatif olarak belirleme görevi, hâkime aittir. B- Hukuki Nitelendirme İlk Derece Mahkemesince tensip zaptı ile alınan karar doğrultusunda, sanığın mevcutlu olarak ... Tıp Fakültesine sevkinin sağlanması üzerine, ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Uzmanlar Kurulunca düzenlenen 24.03.2021 tarihli heyet raporunda; sanığın işlediği iddia olunan suçların hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabileceğinin mütalaa olunduğu, sanığın da psikolojik ilaç kullanmadığını ve gelen adli tıp raporuna bir diyeceğinin olmadığını savunduğu, mahkemece yapılan gözlem ve alınan heyet raporu doğrultusunda da sanığın cezai sorumluluğunun tam olduğunun kabul edildiği anlaşılan dosyada, sanık hakkında düzenlenen 24.03.2021 tarihli raporun yeterli olduğu ve ayrıca bir rapor alınmasına gerek olmadığı kabul edilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan Ceza Genel Kurulu Başkanı ve on bir Ceza Genel Kurulu Üyesi; fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğine ilişkin sanık hakkında alınan raporun, olayın gerçekleşme şekli ve sanığın aşamalardaki savunmaları da dikkate alındığında yeterli olmadığı düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. 2- Sanığın eyleminin hukuki nitelendirilmesi; A. Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar Yağma suçunun tanımı ve unsurları Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 379-278 sayılı kararında detaylı şekilde anlatılmıştır. B- Hukuki Nitelendirme Katılanlar ile sanık arasında önceye dayanan herhangi bir tanışıklık veya husumet bulunmadığı, sanığın katılan ...'nin tek başına bulunduğu eve gece vakti olan bir saatte gelip kapıyı kırarak içeri girdiği, katılanı darbettiği ve elindeki ekmek bıçağını katılanın karın bölgesine doğru salladığı, bu nedenle katılanın konuttan uzaklaşmak zorunda kaldığı, bunun üzerine sanığın suça konu eşyayı alarak evden ayrıldığı olayda; sanığın, katılanlara ait evden izlendiğini ve orada birtakım cihazlar bulunduğunu düşündüğünü, sadece bilgisayarın içini kontrol etmek için eve girdiğini ve içindeki bilgilere bakmak amacıyla bilgisayarı alıp çıktığını savunması karşısında, sanığın katılanların evine gelme sebebinin katılanları darbetmek değil evdeki suça konu eşyayı almak olduğu ve suça konu eşyanında katılan ...'ye karşı kullanılan cebrin sonucunda alındığı hususları göz önünde bulundurulduğunda, sanığın eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturduğunun kabulü gerekmektedir. Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesinin sanığın eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturduğuna ilişkin direnme gerekçesinin isabetli olduğuna ve dosyanın, uygulamanın denetlenmesi için Yargıtay 6. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan altı Ceza Genel Kurulu Üyesi; İlk Derece Mahkemesinin direnme gerekçesinin isabetli olmadığı düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğine ilişkin sanık hakkında alınan raporun YETERLİ OLDUĞUNA, 2- ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.04.2024 tarihli ve 163-108 sayılı hükmündeki, sanığın eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturduğuna dair direnme gerekçesinin İSABETLİ OLDUĞUNA, 3- Sanığın tutukluluk hâlinin DEVAMINA, 4- Dosyanın, uygulamanın denetlenmesi için Yargıtay 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2025 tarihinde yapılan müzakerede ön sorun yönünden yasal ve yeterli çoğunluk sağlanamadığından, 19.03.2025 tarihli ikinci müzakerede her iki uyuşmazlık yönünden de oy çokluğuyla karar verildi. ..

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla