Karar Özeti
Ceza Genel Kurulu 2024/535 E. , 2025/59 K. "İçtihat Metni" DAİRESİ : YARGITAY 5. Ceza Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 11-46 SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2, 43/1 ve 62.maddeleri uyar
Karar Detayı
Ceza Genel Kurulu 2024/535 E. , 2025/59 K. "İçtihat Metni" DAİRESİ : YARGITAY 5. Ceza Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 11-46 SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2, 43/1 ve 62.maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkindir. I. HUKUKİ SÜREÇ İhmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2, 43 ve 62. maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına ilişkin Askerî Yargıtay 1. Dairesince verilen 24.06.2016 tarihli ve 1-1 sayılı hükme sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine Askerî Yargıtay 2. Dairesince 08.03.2017 tarih ve 422-1 sayı ile itirazın reddine karar verilmiştir. Anılan kararın 08.03.2017 tarihinde kesinleşmesinden sonra sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle dosyayı ele alan ve ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Yargıtay 5. Ceza Dairesince 15.10.2024 tarih ve 11-46 sayı ile sanığın TCK’nın 257/2, 43 ve 62. maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının incelenmeksizin iade istemli 26.11.2024 tarihli ve 119912 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. TEMYİZ SEBEBİ Sanık, müsnet ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşmaması sebebiyle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle temyiz başvurusunda bulunmuştur. III. İNCELEME KONUSU ve ÖN SORUN Sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün isabetli olup olmadığına ilişkin temyiz incelemesi yapılmış olup, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkındaki hükmün açıklanması üzerine verilen mahkûmiyet kararının temyiz edilip edilemeyeceğinin öncelikle belirlenmesi gerekmiştir. IV. GEREKÇE İnceleme konusu ile ilgili olan CMK'nın 231/11. maddesi "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." şeklinde düzenlenmişken 12.03.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilir." şeklinde değiştirilerek yürürlükteki hâlini almıştır. CMK Geçici Madde 6'da; "(2) a) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onbirinci ve onikinci fıkrasında yapılan kanun yoluna ilişkin değişiklikler, 1/6/2024 tarihi ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında uygulanır. b) 1/6/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında itiraz kanun yolunun uygulanmasına devam olunur. Bu itirazlar, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onikinci fıkrasında yapılan değişiklikten önceki hükümlere göre sonuçlandırılır. c) 1/6/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarıyla ilgili olarak 231 inci maddenin onbirinci fıkrası gereğince hükmün açıklanması veya yeniden kurulması hâlinde, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onbirinci fıkrasında yapılan değişiklikten önceki kanun yoluna ilişkin hükümler uygulanır." şeklinde düzenlenerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebileceğine ilişkin düzenlemenin 7499 sayılı Kanun'un 40 ve CMK'ya eklenen Geçici Madde 6/2-(a), (c) maddesi uyarınca 01.06.2024 tarihi itibarıyla verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları için geçerli olacağı, bu tarihten önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının açıklanması veya yeniden kurulmasında 7499 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki kanun yoluna ilişkin hükümler uygulanacağından temyiz kanun yoluna tabi olduğu kabul edilmelidir. Öte yandan TCK'nın ikinci kitabının "Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler"e yer veren dördüncü kısmının "Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar" başlıklı birinci bölümünde "Görevi kötüye kullanma" suçu 257. maddede ; "(1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)" şeklinde düzenlenmiştir. Türk Dil Kurumunun Türkçe Sözlüğü’ne göre ihmal; "Yapmama, savsama" anlamına gelmekte, gecikme ise; "Bir işin yapılması gereken zaman geçtikten sonra yerine getirilmesi" olarak tanımlanmaktadır. Maddenin, ikinci fıkrasında, kamu görevlisinin yapmakla görevli olduğu işi yapmaması veya kanuna göre yapılması gereken şekilde yerine getirmemesi veya vaktinde yapmayıp geciktirmesi suç sayılmıştır. Görevi kötüye kullanma suçu kasten işlenen suçlardan olup, bu suçtan söz edilebilmesi için; "Kamu görevlisinin görevini bilerek ve isteyerek ihmal etmesi veya geciktirmesi" gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; CMK'nın Geçici 6. maddesinin, 2. fıkrasının (c) bendindeki; "1/6/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarıyla ilgili olarak 231 inci maddenin onbirinci fıkrası gereğince hükmün açıklanması veya yeniden kurulması hâlinde, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onbirinci fıkrasında yapılan değişiklikten önceki kanun yoluna ilişkin hükümler uygulanır." şeklindeki düzenleme uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına veya bu kararın açıklanmasına ilişkin düzenlemenin, 7499 sayılı Kanun'un 40. maddesi ile CMK'ya eklenen Geçici Madde 6/2-a-c bentleri uyarınca ancak 01.06.2024 tarihi itibarıyla uygulanma olanağının bulunması sebebiyle sanık hakkında anılan yasal düzenlemeden önce 24.06.2016 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının temyiz yoluna tabi olduğu kabul edilmiş ve sanığın talebi doğrultusunda temyiz incelemesine geçilmiştir. 1'inci Hava Kuvveti Komutanlığı Askerî Savcılığında ... olarak 23.09.2010 tarihinde göreve başlayan sanığın, tayininin çıktığı 01.09.2014 tarihine kadar bakmış olduğu dosyaların fazla olduğu ve bazı dosyalarda uzun zamandır işlem yapmadığı adli teftişle tespit edilmiştir. Bu hususta görevlendirilen askerî adalet müfettişi tarafından yapılan soruşturma sonucunda tanzim edilen kanaat raporunda, sanığın toplam 36 adet dosyayı 4 ay ile 3 yılı aşan sürede karar yazmaksızın veya işlem yapmaksızın beklettiğine yer verilmiştir. İlk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Yargıtay 5. Ceza Dairesince de sanığın belirtilen eylemi sabit görülerek ihmali davranışla görevi kötüyle kullanma suçunu işlediği kabul edilmiştir. Sanık, aşamalarda bazı dosyaların kapsamlı olması nedeniyle çok sayıda tanık dinlemek zorunda kaldığını, bütün kararlarını titizlikle yazdığını, tecrübeli bir zabıt kâtibiyle sürekli çalışma imkânı bulamadığını, kıdemli savcının adaletsiz bir şekilde dosya dağıttığını, mesai bitiminde dahi çalıştığını savunmuş ve bu savunması kendisiyle birlikte hâkim, savcı ve personel olarak çalışan tanıklarca doğrulanmıştır. Sanığın bakmış olduğu toplam dosya sayısı dikkate alındığında gecikme yaşandığı belirtilen 36 adet dosyanın küçük bir orana tekabül ettiği görülmüştür. Dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerden personelinin başka işlerde de görevlendirilmesi sebebiyle karar ve müzekkerelerin bizzat sanık tarafından yazıldığı, kıdemli savcı idari işlere ve infaz evrakına baktığı için soruşturma dosyalarının çoğunun sanığa tevzi edildiği anlaşılmıştır. Hâl böyleyken sanığın söz konusu gecikmenin yaşanmasında kasıtlı olarak hareket ettiğinden söz edilemeyeceği ve yalnızca kasten işlenebilen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşmadığı kabul edilmelidir. Bu itibarla, Yargıtay 5. Ceza Dairesi kararının, sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan altı Ceza Genel Kurulu Üyesi; sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün onanması gerektiği görüşüyle karşı oy kullanmışlardır. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 15.10.2024 tarihli ve 11-46 sayılı kararının, sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi isabetsizliğinden BOZULMASINA, 2. Dosyanın, Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, birinci inceleme konusu yönünden 22.01.2025 tarihinde oy birliğiyle ikinci inceleme konusu yönünden ise 12.02.2025 tarihinde yapılan ikinci müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.
İlgili Makaleler
- CGK (Ceza Genel Kurulu) Kararları Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatları, daireler arası birleştirme.