Karar Özeti
Ceza Genel Kurulu 2024/55 E. , 2025/577 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 507-61 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1-3.cümlesi, 43/1, 62, 53, 58... . maddeleri uyarınca 10... ay
Karar Detayı
Ceza Genel Kurulu 2024/55 E. , 2025/577 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 507-61 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1-3.cümlesi, 43/1, 62, 53, 58... . maddeleri uyarınca 10... ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, mahsuba ve hapis cezasının mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 01.10.2020 tarihli ve 98-232 sayılı hükmün, sanık müdafii ve katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince 09.03.2021 tarih ve 407-494 sayı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin katılmasına, tekerrür yönünden düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, bu kararın da sanık müdafii ve katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 22.09.2022 tarih ve 10439-8157 sayı ile; "...Mağdurenin soruşturma evresinde çocuk izlem merkezinde alınan ifadesinde sanığın evine birkaç kez gittiğini beyan etmesine rağmen her gittiğinde istismara maruz kalıp kalmadığı konusunda kesin bir beyanda bulunmaması, mahkemede de üç kez gittiğini söylemesine rağmen son gidişinde meydana gelen olayları anlatması, mahkemede tanık olarak dinlenen mağdurenin babannesi ...’nin de mağdurenin kendisine istismar eyleminin bir kez olduğunu söylediğini beyan etmesi ve tüm dosya içeriğine göre, atılı suçtan belirlenen temel cezanın koşulları oluşmadığı hâlde zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı TCK 43. maddesince artırılarak hüküm kurulması karşısında, anılan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi ise 09.02.2023 tarih ve 507-61 sayı ile bozma kararına direnerek önceki hüküm gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir. Direnme kararına konu bu hükmün, sanık müdafii ve katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.05.2023 tarihli ve 48967 sayılı onama istekli tebliğnamesi ile dosya 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 12.10.2023 tarih ve 7086-6289 sayı ile feragat nedeniyle katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyizi ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan nedenlerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI, KONUSU VE ÖN SORUN Direnmenin kapsamına göre inceleme; sanığın katılan mağdureye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile İlk Derece Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünün usulüne uygun olarak alınıp alınmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. III. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesince bozmadan sonra yapılan yargılamanın 09.02.2023 tarihli oturumunda bozma ilamının okunduğu, Yargıtay bozma ilamına karşı diyecekleri sorulan Cumhuriyet savcısının; "Mağdur hakkında düzenlenen adli görüşme değerlendirmesi raporunda mağdur ...'ün mental kapasitesinin yaşıtlarının biraz gerisinde olduğunun, vermiş olduğu ifadenin tutarlı olduğu, bilmediği noktalarda içten bir şekilde belirtmesinden dolayı ifadesinin güvenilir olabileceğinin belirtildiği, Kocaeli Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporunda hasta ile yapılan 17.10.2019 tarihli son görüşmede sanığın mağduru iki kez çağırması üzerine tekrardan sanığın evine gittiğinin belirtildiği, ikinci gidişinde o kişinin mağdura kötü şeyler yaptığı, özel bölgelerine ikinci gidişinde dokunduğunun, cinsel organını ellettiğini, mağdurun çocuk izleme merkezinde alınan ifadesinde sanığın kendisini birden çok kez evine götürdüğünü, pantolonunu indirdiğini, poposunun ve ön tarafının fotoğraflarının çektiğini beyan ettiği, mağdurun suç tarihi itibariyle 9 yaşında olması, maruz kaldığı fiili anlama kapasitesi değerlendirildiğinde, sanığın mağduru birden fazla evine götürdüğü ve cinsel istismarda bulunduğunun kabulü gerektiğinden bozma kararına uyulmaması ve sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, atılı suçun düzenlendiği yasadaki alt ve üst haddi dikkate alındığından sanığın tutukluluk hâlinin devamına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde düşüncesini bildirdiği, ardından bozma ilamına karşı diyeceği sorulan sanık ve sanık müdafiinin beyanı alındıktan sonra, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun şekilde alınmadan duruşmaya son verilip direnme kararına konu hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. IV. GEREKÇE Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 12.09.2024 tarihli ve 362-243; 10.07.2024 tarihli ve 307-2 33... .02.2025 tarihli ve 110-54 sayılı kararları ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere; Yargıtayın bozma ilamı ile derece mahkemelerince verilen hüküm ve kararlar ortadan kalkarlar. Bozmadan sonraki serbestlik ilkesi kapsamında mahkemeler kural olarak bozmadan sonra gerek bir önceki kararlarından, gerekse bozma ilamından tamamen farklı bir sonuca ulaşıp apayrı bir hüküm/karar tesis edebilirler. Bu ilkenin istisnalarından birini direnme/ısrar kararı oluşturur (CMK madde 307/4). Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak bölge adliye veya ilk derece mahkemesi, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar (CMK madde 307/1). Cumhuriyet savcısının bozmaya karşı diyeceklerini bildirmesi ile esas hakkındaki mütalaasını sunması, prensip olarak farklı fonksiyonları ve sonuçları olan savcılık işlemleridir. Bu nedenledir ki Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak derece mahkemesi, bozma kararına uysa da önceki kararında ısrar etse de Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının, savunma hakkının etkin kullanılabilmesine imkân sağlayacak açıklık ve yeterlilikte olması usuli bir mecburiyettir. Bu açıklamalar ışığında ön sorun değerlendirildiğinde; Bozmadan sonra yapılan yargılamanın 09.02.2023 tarihli celsesinde Cumhuriyet savcısı tarafından serdedilen ve ''Olay ve Olgular'' bölümünde ayrıntılarıyla yer verilen bozmaya uyulmaması ve tutukluluk hâlinin devamına ilişkin talebin, usule uygun geçerli ve yeterli esas hakkında mütalaa olarak kabul edilmesi mümkün bulunmadığından, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun olarak alınmadan direnme kararına konu hükmün kurulması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlandığı kabul edilmelidir. Yukarıda açıklanan bu usule aykırılık nedeniyle Yerel Mahkemenin direnme kararına konu hükmün, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun olarak alınmadan yargılamaya son verilip hükmün tesis ve tefhim edilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir. Ulaşılan sonuç karşısında sanık hakkında TCK'nın 43/1. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkin asıl uyuşmazlık konusu değerlendirilmemiştir. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 09.02.2023 tarihli ve 507-61 sayılı direnme kararına konu hükmün, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun olarak alınmadan yargılamaya son verilip hüküm tesis ve tefhim edilmesi suretiyle sanığın savunma haklarının kısıtlanması isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 2- Sair yönler incelenmeksizin verilen kararın mahiyetine binaen sanığın tahliye talebinin REDDİNE, 3- Dosyanın, Kocaeli 6. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Makaleler
- CGK (Ceza Genel Kurulu) Kararları Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatları, daireler arası birleştirme.