Karar Özeti
Ceza Genel Kurulu 2024/579 E. , 2025/60 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 8-47 I. HUKUKİ SÜREÇ Görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar hakkında Yargıtay 5. Ceza Dairesince İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama neticesinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66
Karar Detayı
Ceza Genel Kurulu 2024/579 E. , 2025/60 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 8-47 I. HUKUKİ SÜREÇ Görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar hakkında Yargıtay 5. Ceza Dairesince İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama neticesinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının düşmesine ilişkin verilen 22.10.2024 tarihli ve 8-47 sayılı hükümler katılan vekili ve sanık ... tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.12.2024 tarihli ve 132949 sayılı onama istemli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya Ceza Genel Kurulunca görüşülüp değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ...; hakkında derhâl beraat kararı verilmesi koşulları oluştuğundan düşme kararı verilemeyeceği, Katılan vekili ise; son soruşturmanın açılması kararından önce düzenlenen iddianamenin zamanaşımını kestiği, bu sebeple dava zamanaşımı süresinin dolmadığı, Gerekçeleriyle temyiz başvurusunda bulunmuşlardır. III. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; Hâkimler ve Savcılar Kurulu 1. Dairesince 21.09.2017 tarih ve 9620 sayı ile sanıklar hakkında soruşturma izni verilmesinin teklif edilmesi üzerine Adalet Bakanının 29.09.2017 tarihli oluru ile soruşturma izninin; dosyanın Hâkimler ve Savcılar Kurulu 2. Dairesine 13.09.2018 tarihinde tevdi üzerine de Hâkimler ve Savcılar Kurulu 2. Dairesince 30.11.2021 tarih ve 1044 sayı ile kovuşturma izninin verildiği, Erciş Ağır Ceza Mahkemesince 14.02.2024 tarih ve 242-78 sayı ile; Van İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü tarafından 24.10.2008 tarihinde ... Gazetesi yazarı olan ...'ya ait olduğu sonradan anlaşılan cep telefonlarının PKK/KONGRA-GEL terör örgütü mensupları tarafından kullanıldığına dair istihbari bilgiye istinaden iletişiminin üç ay süreyle dinlenilmesi talebinin kabul edildiği, ...'nun sahte istihbarat raporu ile dinlendiğini iddia ederek şikâyetçi olması üzerine... İl Jandarma Alay Komutanı olan katılan ...'in... 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen önleme dinlemesine ilişkin kararı Jandarma Genel Komutanlığına üst yazı ile göndermesi nedeniyle... Cumhuriyet savcısı olan sanık ... tarafından başlatılan soruşturmada en üst dereceli kolluk amiri olmasına rağmen CMK'nın 161/5. maddesine aykırı olarak katılan hakkında soruşturma izni alınmaksızın soruşturma yürütülüp iddianame tanzim edildiği, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olan sanık ... ile üye hâkimler olan sanıklar ... ve...'in oluşturdukları mahkeme heyeti tarafından iddianamenin kabulüne karar verilerek kovuşturma aşamasına geçildiği, yürütülen yargılamada duruşma savcısı olan sanık ... tarafından 23.05.2011 tarihli oturumda katılanın mahkûmiyetine ilişkin mütalaada bulunulduğu, mahkeme heyeti tarafından da soruşturma ve kovuşturma şartı gerçekleşmeden açılan davaya devam edilerek katılan hakkında mahkûmiyet kararı verildiği, ... Cumhuriyet savcısı olan sanık ...'un ise... Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/1376 numaralı soruşturma dosyasında vermiş olduğu 23.08.2011 tarihli ve 2011/136 sayılı görevsizlik kararında dosya içeriğine uygun olmayan açıklamalarda bulunduğu, katılan ...'in teslim olmuş veya yakalanmış kişinin hukuka aykırı biçimde kasten öldürülmesi emrini verdiğini belirttiği ve evrakı tefrik edip Erciş Cumhuriyet Başsavcılığına göndermek suretiyle... İl Jandarma Alay Komutanı olan katılan hakkında soruşturma izni almayarak soruşturma yürüttüğü, böylelikle sanıkların görevlerinin gereklerine aykırı hareket ederek görevi kötüye kullanma suçunu işlediklerinden bahisle TCK'nın 257/1. maddesi uyarınca yargılanmaları için son soruşturmanın açılmasına karar verildiği, Özel Dairece 22.10.2024 tarihinde suç tarihinin, iddianame düzenleyen sanık ... yönünden 01.12.2010, mütalaada bulunan sanık ... ile mahkûmiyet kararı veren mahkeme heyetini oluşturan sanıklar ..., ... ve... yönünden 23.05.2011, Van İl Jandarma Alay Komutanı olan katılan ...'in kasten öldürme emri verdiği iddiası ile başlatılan soruşturma dosyasında görevsizlik kararını veren sanık ... yönünden 23.08.2011 olduğu, durma süreleri de gözetildiğinde son soruşturmanın açılması kararının verildiği 14.02.2024 tarihinden önce sekiz yıllık asli dava zamanaşımı süresinin dolduğu bu nedenle sanıklar hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verildiği, Anlaşılmaktadır. IV. GEREKÇE TCK'nın 66. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça kamu davasının maddede yazılı sürelerin geçmesiyle düşeceği düzenlenmiş, maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde de beş yıldan fazla olmamak üzere hapis ya da adli para cezasını gerektiren suçlarda bu sürenin sekiz yıl olacağı hüküm altına alınmıştır. TCK’nın 67. maddesinin birinci fıkrasında dava zamanaşımını durduran nedenler, izin veya karar alınması, bekletici sorun yahut kanun gereğince kaçak olduğu hususunda karar verilenler olarak sayılmıştır. Bu düzenlemeye göre, suçun işlenmesi ile başlayan dava zamanaşımı süresi, izin veya karar alınması için yetkili merciye başvurulduğu ya da bir bekletici sorunun ortaya çıktığı günde yahut kanun gereğince kaçak olduğu hususunda karar verildiğinde duracak, izin veya kararın alındığı tarihte ya da bekletici sorun çözümlendiğinde yahut kaçak olduğuna karar verilenler hakkında bu kararın kaldırıldığı tarihte kaldığı yerden işlemeye devam edecektir. Bu nedenle, durma süresinden önce geçmiş olan süre, durma süresinden sonra işleyen zamanaşımı süresine eklenecektir. Dava zamanaşımını kesen nedenler TCK'nın 67. maddesinin ikinci fıkrasında, bir suçla ilgili olarak; şüpheli veya sanıklardan birinin Cumhuriyet savcısı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi ve sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi olarak belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 67. maddesinin 3 ve 4. fıkraları uyarınca kesen bir nedenin varlığı hâlinde zamanaşımı, kesilme gününden itibaren yeniden işlemeye başlayacak ve ilgili suça ilişkin olarak kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacaktır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun süreklilik gösteren birçok kararında açıkça vurgulandığı üzere, yargılama yapılmasına engel olup davayı düşüren hâllerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi hâlinde, yerel mahkeme ya da Yargıtay, re'sen zamanaşımı kuralını uygulayarak kamu davasının düşmesine karar verecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanıklara isnat edilen görevi kötüye kullanma suçunun yaptırımı TCK’nın 257/1. maddesinde 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası olarak öngörülmüş olup aynı Kanun'un 66/1-e maddesi gereğince bu suça ilişkin asli dava zamanaşımı sekiz yıldır. Suç tarihinde kamu görevlisi olan sanıklar hakkında soruşturma izni verilmesinin teklif edildiği 21.09.2017 ile soruşturma izninin verildiği 29.09.2017 ve dosyanın tevdi kararı ile gönderildiği 13.09.2018 ile kovuşturma izninin verildiği 30.11.2021 tarihleri arasında dava zamanaşımının toplam 3 yıl 2 ay 25 günlük süre için durduğu görülmektedir. İddianame ve gerekçeli kararın içeriğine göre daha ağır cezayı gerektiren başka bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan ve sanık ... yönünden 01.12.2010, sanık ... ile mahkûmiyet kararı veren mahkeme heyetini oluşturan sanıklar ..., ... ve... açısından 23.05.2011, sanık ... bakımından ise 23.08.2011 tarihinde gerçekleştirildiği iddia edilen eylemlerle ilgili olarak durma süreleri de gözetildiğinde, sekiz yıllık asli dava zamanaşımı süresinin, sanık ... yönünden 26.02.2022, sanıklar ..., ..., ... ve... yönünden 18.08.2022 ve sanık ... yönünden 18.11.2022 tarihinde Ceza Genel Kurulunun inceleme tarihinden önce dolduğu, dosyaya yansıyan bilgi ve belgeler incelendiğinde sanıklar hakkında derhâl beraat kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, Özel Dairece sanıklar hakkında dava zamanaşımının gerçekleştiğinden bahisle açılan kamu davasının düşmesine ilişkin hükümlerin onanmasına karar verilmelidir. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 22.10.2024 tarihli ve 8-47 sayılı sanıklar hakkında dava zamanaşımının gerçekleştiğinden bahisle açılan kamu davasının düşmesine ilişkin hükümlerinin ONANMASINA, 2. Dosyanın, Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Makaleler
- CGK (Ceza Genel Kurulu) Kararları Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatları, daireler arası birleştirme.