İçeriğe geç
AC
Ceza Genel Kurulu Esas: 2024/516 Karar: 2025/526 Tarih: 2025

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2024/516 K.2025/526

Ceza Genel Kurulu 2024/516 E. , 2025/526 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 12. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 640-450 I. HUKUKÎ SÜREÇ Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85/2, 22/3, 31/3

Karar Özeti

Ceza Genel Kurulu 2024/516 E. , 2025/526 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 12. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 640-450 I. HUKUKÎ SÜREÇ Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85/2, 22/3, 31/3

Karar Detayı

Ceza Genel Kurulu 2024/516 E. , 2025/526 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 12. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 640-450 I. HUKUKÎ SÜREÇ Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85/2, 22/3, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 6 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 24.03.2022 tarihli ve 524-100 sayılı hükmün, suça sürüklenen çocuk müdafii, katılanlar vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Dairesince 30.06.2022 tarih ve 1865-2411 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine, bu kararın da suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 05.10.2022 tarih ve 6262-6266 sayı ile; "...Her ne kadar mahkemece, dosyada mevcut CD içeriğinin incelenmesi sonucu suça sürüklenen çocuğun, meskun mahalde uygulanan 50 km/saat hız limitinin iki katı bir hızla kavşağa giriş yaptığının kabulü ile suça sürüklenen çocuk hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş ise de; heyetçe izlenen CD içeriği ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuğun olay anındaki hızının, mahal şartların iki katı bir hızda olduğuna dair dosyada kesin, somut ve şüpheden uzak delil bulunmadığının anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk hakkında bilinçli taksir hükümleri uygulanmak suretiyle fazla cezaya hükolunması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesi ise 24.11.2022 tarih, 640-450 sayı ve oy çokluğu ile; "Suça sürüklenen çocuğun meskun mahalle, öğrenci servisi ve minibüslerin yoğun bir şekilde faaliyet gösterdiği, adliye ve bir çok okula yakın olan bir bölgede, gündüz vakti insan ve araç yoğunluğunun fazla olduğu bir zaman diliminde, ehliyetsiz ve mahkememizce dinlenen tarafsız kamu tanıkları, kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporları ile kazadan kısa bir süre önce seyir hâlinde bulunurken tespiti yapılan kamera kayıtlarından da izlendiğinde açıkça ve tereddüte mahal bırakmayacak şekilde anlaşılacağı üzere, yasal hız limitinin neredeyse 2 katı bir süratle seyir hâlinde iken kazaya sebebiyet verdiği ve böylelikle öngördüğü neticeyi istememesine karşın neticenin meydana geldiği ve bilinçli taksirle hareket ettiği," şeklindeki gerekçeyle bozmaya direnerek önceki hüküm gibi suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine karar vermiştir. Direnme kararına konu bu hükmün de suça sürüklenen çocuk müdafii, katılanlar vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.07.2023 tarihli ve 76089 sayılı bozma istemli tebliğnamesiyle dosya 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 12. Ceza Dairesince 11.09.2024 tarih ve 5345-4140 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSU Aynı zamanda incelemeye konu dosyanın katılanı olan sanık ... ... hakkında taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü Özel Dairece istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmek suretiyle kesinleşmiş olup direnmenin kapsamına göre inceleme, suça sürüklenen çocuk hakkında bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü ile sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile İlk Derece Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; suça sürüklenen çocuğun eylemini basit taksirle mi yoksa bilinçli taksirle mi gerçekleştirdiğinin belirlenmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; Suça sürüklenen çocuğun, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-a maddesinde sayılan "Aracın hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak" kuralını ihlal ettiğine ilişkin 04.09.2021 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, tutanakta yer alan kaza yeri krokisi ile aynı tarihli olay yeri inceleme raporu, olay yerine doğru aracıyla seyir hâlinde olduğunu gösteren ve İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuğun mahal hız sınırının iki katını aşacak şekilde hareket ettiği yönündeki değerlendirmesine dayanak oluşturan kamera kaydı ile bu görüntülerin çözümüne ilişkin kolluk görevlilerince düzenlenen 04.09.2021 tarihli görüntü inceleme tutanağı, suça sürüklenen çocuğun, kazaya konu diğer aracı kullanan katılan ...’in aracıyla hızlı bir şekilde yola kontrolsüz şekilde çıkması neticesinde kazanın meydana geldiği yönündeki savunması, suça sürüklenen çocuğun idaresindeki kamyonetin hızının 100 kilometrenin üzerinde olduğuna dair katılan ... ile tanıklar ... ve ...’nin ifadeleri ve tüm dosya kapsamına göre; sürücü belgesi olmayan suça sürüklenen çocuğun, 04.09.2021 tarihinde saat 18.00 sıralarında, azami hız limitinin 50 kilometre/saat olarak belirlendiği yerleşim yeri içinde yer alan iki yönlü sokak vasfındaki yolda sevk ve idaresindeki kamyonet ile seyir hâlindeyken olay mahalli olan kavşağa geldiğinde geçiş önceliği kuralına riayet etmeden kavşağa giren katılan ...’in yönetimindeki kamyonete çarpması neticesinde suça sürüklenen çocuğun idaresindeki kamyonetin savrulup park hâlinde olan bir araca ve kaldırımda yürüyen ... ile ...’e çarparak hayatlarını kaybetmelerine yol açtığı, Hatay Adli Tıp Kurumunca düzenlenen raporlar uyarınca katılanlar ..., ... ve ...’in basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayati tehlike geçirecek ve vücutlarında kemik kırıkları olacak şekilde yaralandıkları, soruşturma ve kovuşturma aşamasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan 14.01.20 22... .09.2021 tarihli raporlara göre suça sürüklenen çocuğun kamyonetiyle olay mahalli olan kavşağa yaklaşırken hızını tehlike anında tedbir alabileceği asgari seviyeye düşürüp, kavşak kollarındaki trafik akışını dikkate alarak kontrollü bir şekilde geçişini gerçekleştirmesi gereklerine riayet etmediğinden ve kazanın oluşumunu önlemek için etkin fren ve direksiyon tedbiri almadığından dolayı tali kusurlu olduğu hususlarında Özel Daire ile Derece Mahkemeleri arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. IV. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 25.06.2025 tarihli ve 2025/12-5 E.- 2025/288 K., 26.06.2024 tarihli ve 2020/12-138 E.- 2024/206 K. sayılı içtihatları ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere; Taksir; dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticenin öngörülemeyerek gerçekleştirilmesidir (5237 sayılı TCK’ madde22/2. maddesinde). Kanunda öngörülen bu tanıma göre taksirli suçlarda; 1.Failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı iradi bir davranışı olmalı, 2.Failin hareketi ile netice arasında illiyet bağı bulunmalı ve netice faile objektif olarak isnad edilebilmeli, 3.Netice öngörülebilir olmalı, 4.Ancak fail tarafından öngörülememiş, Bulunmalıdır. Aynı maddenin 3. fıkrasına göre bilinçli taksir; "kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi hâlinde" söz konusu olacaktır. Şu hâle göre, basit ya da bilinçli olsun, taksirle sorumluluktan bahsetmek için evvelemirde neticenin objektif olarak öngörülebilir/objektif olarak isnat edilebilir olması gerekir. Bu şart, kusur sorumluluğunun da temelini teşkil eder. Keza her halde failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmış olması aranacaktır. Basit taksirle bilinçli taksir arasındaki ayırıcı temel ölçüt; taksirde failin öngörülebilir nitelikteki neticeyi öngörememesi, bilinçli taksirde ise tipik neticeyi öngörmüş olduğu hâlde, öngördüğü neticenin meydana gelmemesi için gerekli tedbirleri almadan hareketine devam etmesidir. Bilinçli taksir hâlinde fail, öngördüğü neticeyi istememekte, bilgi, beceri, yetenek, tecrübe, teknik imkânlar vb. etkenlere güvenerek, neticenin meydana gelmeyeceğine inanmakta ve fakat kusurlu hareketine devam etmektedir. B. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme Suça sürüklenen çocuğun, azami hız limitlerine uymaksızın sevk ve idaresindeki kamyonet ile katılan ...’in yönetimindeki kamyonete çarpması neticesinde meydana gelen kazada ... ile ...’e çarparak hayatlarını kaybetmelerine; katılanlar ..., ... ve ...’in ise basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayati tehlike geçirecek ve vücutlarında kemik kırıkları olacak şekilde yaralanmalarına yol açtığı kabul edilen olayda; Sevk ve idaresindeki kamyonet ile olay mahalli olan kavşağa yaklaşırken hızını tehlike anında tedbir alabileceği asgari seviyeye düşürüp, kavşak kollarındaki trafik akışını da dikkate alarak kontrollü bir şekilde kavşaktan geçişini gerçekleştirmesi gereken suça sürüklenen çocuğun, bu gereklere riayet etmemesi ve kazanın oluşumunu önlemek için etkin fren ya da direksiyon tedbiri almaması sebebiyle tali kusurlu olduğunda kuşku bulunmamakla birlikte aşırı süratli şekilde araç kullandığına dair dosyaya yansıyan bir delil bulunmadığı, Derece Mahkemelerinin bu yöndeki değerlendirmelerine yol açan olay yeri görüntülerinin, gerek tek başına gerekse diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde aşırı hızla hareket edildiği sonucuna ulaşılmasını sağlayacak nitelik taşımadığı, sürücü belgesi bulunmayan suça sürüklenen çocuğun araç kullanmayı bilmediğine dair herhangi bir iddianın da ileri sürülmediği anlaşılmakla meydana gelen neticeyi öngördüğü kanıtlanamayan suça sürüklenen çocuğun dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi sebebiyle basit taksirle hareket ettiğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesinin direnme kararına konu hükmünün birden fazla kişinin yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasında bilinçli taksir şartlarının bulunmadığının gözetilmemesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.11.2022 tarihli ve 640-450 sayılı direnme kararına konu mahkûmiyet hükmünün gerekçesinin İSABETLİ OLMADIĞINA, söz konusu hükmün, suça sürüklenen çocuğun eylemini taksirle gerçekleştirdiği gözetilmeksizin, bilinçli taksirle gerçekleştirdiğinin kabul edilmesi isabetsizliğinden BOZULMASINA, 2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla