İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/195 K.2005/209

Hukuk Genel Kurulu 2005/21-195 E. , 2005/209 K.

Esas2005/195Karar2005/209Tarih30 Mart 2005Okuma4 dk · 818 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2005/195
Karar No
2005/209
Karar tarihi
30 Mart 2005
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

818 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2005/21-195 E. , 2005/209 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki “tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 4. İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 3.3.2004 gün ve 2002/722-2004/67 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 21.10.2004 gün ve 2004/4404-8740 sayılı ilamı ile,

(...Uyuşmazlık davacıların murisi Alaaddin Kaya'nın davalı işverenin Libya'daki işyerinde hizmet akdine dayalı olarak 4.12.1984-1.12.1985 tarihleri arasında çalıştığının tesbitine ilişkindir.

Mahkemece, davanın 506 sayılı Yasanın 79. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmişse de varılan sonuç doğru olmamıştır.

Sigortalının 31.8.1984 tarihli işe giriş bildirgesine göre 1.8.1984 tarihinde davalı ..Mesken San. A.Ş.' nin işyerinde çalışmaya başladığı, sigortalı hizmet cetveline göre; 93 günlük çalışmasının Kuruma bildirildiği, davalı Mesa ve Metiş şirketlerince oluşturulan konsorsiyumun Libya' da aldıkları iş üzerine Libya'da açtıkları işyerine gönderilerek bu işyerinde 4.12.1984 tarihinden 1.12.1985 tarihine kadar aralıksız çalışmaya devam ettiği, Türkiye ile Libya arasında imzalanan 9.1.1985 tarihli Sosyal Güvenlik Anlaşması üzerine, 1.9.1985 tarihinde işe giriş bildirgesi düzenlediği çalışmayı doğrulayan tanık anlatımları ile Kurum ve işverene ait kayıt ve belgeler, sözleşmeler ve tüm dosya kapsamı anlaşılmaktadır.

Şu halde, sigortalı için 31.8.1984 tarihinde işe giriş bildirgesi verilmiş olduğundan işe giriş bildirgesinin verilmesinden sonra, önce Türkiye'deki sonra Libya’da ki işyerinde kesintisiz olarak devam eden çalışmalar hakkında hak düşürücü sürenin geçtiğinden dolayısıyla 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesindeki unsurları gerçekleştiğinden söz edilemeyeceğinden, sigortalının Libya' da ki işyerinde 4.12.1984-1.12.1985 tarihleri arasında geçen çalışmaların tesbitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır...)

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle,yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, davacıların miras bırakanlarının, davalılara ait Libya'daki işyerinde hizmet akdine dayalı olarak 4.12.1984-1.12.1985 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

Yerel Mahkemece verilen davanın reddine dair karar Özel Dairece yukarıdaki gerekçeyle bozulmuş, Yerel Mahkemenin önceki gerekçesini tekrarla verdiği direnme kararı, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, A. K.. mirasçıları olan davacıların vasisi sıfatıyla M. K.. tarafından açılmıştır. Vasi tayinine ilişkin mahkeme kararı dosyaya sunulmuş ise de, vasinin görülmekte olan davayı açma konusunda izin aldığı ileri sürülmediği gibi, buna ilişkin bir karar da ibraz edilmemiştir. Hukuk Genel Kurulu’ndaki görüşme sırasında, işin esasına geçilmeden önce, bu yön bir ön sorun olarak incelenmiştir.

Bilindiği üzere, vesayet altına alınan kişiler (küçükler veya kısıtlılar) taraf oldukları davalarda vasileri tarafından temsil edilirler (743 Sayılı Türk Kanunu Medenisi, md. 391. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, md. 448).

743 Sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin 405/8. maddesi, sulh mahkemesinin iznine tabi tuttuğu işler arasında (derhal alınması gereken geçici tedbirler müstesna olmak üzere), husumeti de saymış; böylece, gerek vesayet altındaki kişi adına vasi tarafından dava açılabilmesini ve gerekse kendilerine karşı açılmış bir davada vasi tarafından temsil edilebilmelerini vasinin sulh mahkemesinden izin alması koşuluna bağlamıştır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 461/8. maddesi de, vasinin vesayeti altındaki kişi adına dava açabilmesini vesayet makamının iznine tabi kılmış; öncekinden farklı olarak, vesayet altındakine karşı açılmış olan davalar yönünden bu izin koşulunu kaldırmıştır.

Böylece, anılan her iki Kanuna göre de, konusu ve türü ne olursa olsun, vasinin, vesayeti altındaki kişi adına herhangi bir davayı açabilmesi, her halükarda, bu konuda izin almış olması koşuluna bağlıdır.

Bu koşul, vesayet altındakinin çıkarlarını korumak amacına yönelik olup, o konudaki hukuksal düzenlemeler çerçevesinde kazanılması şansı bulunmayan bir davanın açılmasını ve böylece vesayet altındaki kişinin böylesi bir dava nedeniyle zarara uğramasını engellemek için öngörülmüştür. Dolayısıyla, bu konu kamu düzenine ilişkindir ve o nedenle de, herhangi bir davada vasinin bu yönde izin almış olup olmadığı hususu, Mahkemece ve Yargıtay’ca resen gözetilmelidir.

Vasinin izin almaksızın dava açması durumunda, davayı gören mahkemenin, vasiye bu yönde ilam alıp sunmak üzere uygun bir süre vermesi gerekir; bu husus yerine getirilmeden yargılama yapılarak davanın sonuçlandırılması Kanuna aykırıdır. Böylesi bir kanuna aykırılık ise, Yargıtay’ın temyiz incelemesi sırasında resen dikkate alması gereken bir bozma nedenidir.

Somut olay bu açıklamalar çerçevesinde değerlendirildiğinde: Görülmekte olan davayı, vesayet altındaki davacıları temsilen açmış olan vasinin, böylesi bir davayı açma konusunda, dava tarihinde yürürlükte bulunan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 448. maddesi uyarınca vesayet makamından izin almış olduğu ileri sürülmemiş ve dosyaya buna dair bir ilam sunulmamıştır. Bu durumda, Mahkemece yapılması gereken iş; vasiye, eldeki davayı açması konusunda vesayet makamından izin alması ve buna dair ilamı dosyaya sunması için uygun bir sürenin verilmesi; bu nitelikte bir ilam alınıp sunulduğu takdirde davaya devamla esas hakkında hüküm kurulması; aksi takdirde, esasa girişilmeksizin davanın salt bu nedenle reddine karar verilmesidir.

Yerel Mahkemenin kamu düzenine ilişkin bu gerekliliği gözardı ederek, yargılama yapmak suretiyle esas hakkında karar vermiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir. Direnme kararı bu nedenle bozulmalıdır.

Bozma nedenine göre, işin esası incelenmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K. nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine,30.3.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.

Mahkemesi : Ankara 4. İş Mahkemesi Günü : 26.1.2005 Sayısı : 1172-9

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2005/195, K. 2005/209, 30 Mart 2005 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Eden
  4. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2005/195
Karar No
2005/209
Tarih
30 Mart 2005

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/197 K.2005/189
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/198 K.2005/143
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/199 K.2005/212
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/200 K.2005/210
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/201 K.2005/190
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/202 K.2005/215

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.