İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/733 K.2005/727

Hukuk Genel Kurulu 2005/4-733 E. , 2005/727 K.

Esas2005/733Karar2005/727Tarih14 Aralık 2005Okuma6 dk · 1.258 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2005/733
Karar No
2005/727
Karar tarihi
14 Aralık 2005
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.258 kelime·6 dk okuma·7 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2005/4-733 E. , 2005/727 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki “manevi tazminat“ davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kozan 2.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 28.11.2002 gün ve 2000/148 E. 2002/352 K.sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 26.6.2003 gün ve 2003/3798 E. 851 K. sayılı ilamı ile,

(...Dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırıda bulunulmasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı 15.03.2000 tarihli Gözcü Gazetesinde “şeriatçı doktorun film gibi hayatını yirmi bir yıllık eşi anlatıyor. Benden altı, sekreterinden üç çocuğu var” başlıklı yayınla kişilik haklarına saldırıldığı için eşi E... G..., Gözcü Gazetesi sahibi ve sorumlu yazı işleri müdüründen manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Tarafların sunduğu delillerden, davacı ile davalı E... G... arasında boşanma davası görüldüğü ve yine davalı E.. G.. ve Gözcü Gazetesi haber müdürü M...

T... in davacıya basın yoluyla hakarette bulunduklarından Adana 2.Asliye Ceza Mahkemesi 2000/738 esas sayılı ceza dosyasında yargılandıkları anlaşılmaktadır.

Şu durumda yayının gerçeği yansıtıp yansıtmadığının ve hukuka aykırı olup olmadığının belirlenmesi için taraflar arasında görülen boşanma davasının getirtilmesi ve ayrıca her ne kadar hukuk hakimi ceza hakiminin beraat kararı ile bağlı değilse de, ceza mahkemesindeki olgularla bağlı bulunduğundan ceza dosyasının sonucu beklenerek, bu iki dosyadaki bulgularla yayındaki unsurları karşılaştırılarak kişilik haklarına saldırıda bulunulup bulunulmadığının belirlenerek varılacak sonuca göre bir hüküm kurmak gerekirken, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın bozulması gerekmiştir...)

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalılar vekili Davalı E... G...

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.

A-DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ

Davacı vekili, Gözcü gazetesinin 15 Mart 2000 tarihli nüshasında yayınlanan “Şeriatçı doktorun film gibi hayatını 21 yıllık eşi anlatıyor; benden altı sekreterinden üç çocuğu var” başlıklı haberde, müvekkilinin “kadın düşkünü, psikopat, şeriatçı doktor, iki kadınla nikahsız yaşıyor ayrıca bir de avukat sevgilisi var, gavur…”gibi nitelendirmelerle kamuoyunda küçük düşürüldüğünü; aydın, başarılı ve çalışkan bir doktor olarak yıllarca ülkeye hizmet eden müvekkili hakkında, davalı eski eşin öfke ve hezeyanla sarf ettiği gerçek dışı sözlerin haber yapılması sonucu müvekkilinin manevi yönden ağır zarara uğradığını ileri sürerek, 5.000.000.000TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren kanuni faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

B-DAVALININ CEVABININ ÖZETİ

Davalı E.. G... , evli bulundukları süre içerisinde davacının birçok kadınla birlikte olduğunu, çocuklarına bakmayıp kendisini dövdüğünü, sekreteri ile birlikteliğinden üç çocuğunun dünyaya geldiğini; boşanma davası devam ederken tüm bu olayların basının ilgisini çekmesi nedeniyle, davacı tarafından yapılan haksızlıkları dava konusu yayında dile getirdiğini savunmuştur.

Davalılar G...Yayıncılık A.Ş ve Sorumlu Yazı işleri Müdürü vekili; dava konusu yazıda yer alan iddiaların, davacının eşi E.. G..’nin verdiği bilgiler doğrultusunda ve abartılı ifadeye yer verilmeden haber yayına hazırlandığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C-YEREL MAHKEME KARARININ ÖZETİ

Yerel Mahkeme, “dava konusu yayın gerçek olaylara dayanmadığı gibi; doktor olan davacıyı küçük düşürücü ve kamuoyunda tepkilere yol açacak bir üslupla yazıldığı ve davacının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği” gerekçesiyle “davanın kısmen kabulü ile 2.500.000.000 TL. manevi tazminatın 06.06.2000 dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline” karar vermiştir.

D-TEMYİZ EVRESİ BOZMA VE DİRENME

Davalılar tarafından temyiz edilen karar, Özel Daire’ce yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuş, Yerel Mahkeme önceki kararında direnmiştir.

E-GEREKÇE

Taraflarca ibraz edilen delillerden, davacı ile davalı E.. G... arasında boşanma davasının görüldüğü; dava konusu yayın nedeniyle, davalı E.. G... ve gazete haber müdürü aleyhine basın yoluyla hakaret suçundan cezalandırılmaları istemiyle ceza davası açıldığı anlaşılmaktadır.

Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık; dava konusu yayının gerçeği yansıtıp yansıtmadığının ve hukuka aykırı olup olmadığının belirlenmesi bakımından, boşanma davası ve ceza davasında tespit edilen maddi olgularla yayındaki unsurların karşılaştırılması, bu bağlamda ceza davasının sonucunun beklenilmesinin gerekip gerekmediği noktasındadır.

Uyuşmazlığın çözümüne geçilmeden önce, Ceza Mahkemesi kararlarının hukuk davasına etkisi üzerinde durulmasında yarar vardır.

Ceza Mahkemesi kararlarının Hukuk Mahkemesine (Davasına) etkisi, hukukumuzda Borçlar Kanununun 53.maddesinde düzenlenmiş olup, Hukuk Hakimi Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında esas hukuku bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır.

Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımı, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının da, kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi, özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır.

Borçlar Kanununun 53.maddesinde, “Hakim, kusur olup olmadığına, yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için Ceza Hukukunun sorumluluğa ilişkin hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, Ceza Mahkemesinde verilen beraat kararı ile de mukayyet değildir. Bundan başka Ceza Mahkemesinin kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarının tayini hususunda dahi Hukuk Hakimini takyit etmez.” Hükmü öngörülmüştür.

Bu açık hüküm karşısında, Ceza Mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların Hukuk Hakimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır.

Ne var ki, Hukuk Hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Gerek öğretide ve gerekse Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında, Ceza Hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile Hukuk Hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemleri saptayan Ceza Mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır.

Ceza Mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun Hukuk Mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir (Y.H.G.K. 11.10.1989 gün ve E.1989/11-373, K.472 sayılı ilamı). Bunun nedeni, ceza yargılamasındaki ispat araçları bakımından Ceza Hakiminin Hukuk Hakiminden çok daha elverişli konumda bulunmasıdır.

Bilindiği üzere, hukuk usulü bir şekil hukukudur. Davanın açılması, itirazların ileri sürülmesi, tanıkların ve diğer delillerin bildirilmesi belirli süre koşullarına bağlı kılındığı gibi, yargılamanın süratle sonuçlandırılması gayesi ile belirli kısıtlamalar getirilmiştir. Bunun sonucunda, Hukuk Hakimi şekli gerçeği arayacak, maddi gerçek öncelikli hedefi olmayacaktır. Ancak Ceza Hakimi bunun tersine öncelikli hedef olarak maddi gerçeğe ulaşmaya çalışacaktır.

O halde bir Ceza Mahkemesinin uyuşmazlık konusu olayın tespitine; diğer bir söyleyişle maddi olgulara ilişkin kesinleşmiş saptamasının, aynı konudaki Hukuk Mahkemesinde de kesin delil oluşturacağı açıktır.

Özellikle tarafların iddia ve savunmalarını ispat için, Ceza Mahkemesinde görülmekte olan bir ceza davasına dayanmış olmaları ve ceza kararının Hukuk Mahkemesini bağlaması ihtimali mevcut ise; Hukuk Mahkemesinin , ceza davasının sonuçlanmasını bekletici sorun yapması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.

Bundan ayrı, bir davanın çözümünü etkileyebilecek olan vakıalar için gösterilen delillerin inceleme konusu yapılması gerektiği kuşkusuzdur.

Tüm açıklamalar ışığında somut durum değerlendirildiğinde; davacı A... G..., dava konusu yayında yer alan iddia ve nitelendirmelerin gerçeği yansıtmadığını ileri sürmüş, davalılardan E.. G... yayında evliliği süresince davacı tarafından yapılan haksızlıkları dile getirdiğini savunmuştur. O halde, iddia ve savunma çerçevesinde bu davada öncelikle çözümlenmesi gereken yön, dava konusu yayının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı noktasında düğümlenmektedir.

Davanın ve savunmanın esasını oluşturan maddi olgularla ilgili, taraflarca delil olarak gösterilen ve davacı ile davalılardan E.. G... arasında görülen boşanma davasına ilişkin dosya Mahkemece getirtilerek incelenmediği gibi; davalı E.. G... ile gazete haber müdürünün, uyuşmazlık konusu olay nedeniyle yargılandıkları Ceza Mahkemesinde görülmekte olan davanın sonucu, eldeki Hukuk davası için bekletici sorun yapılmamıştır.

Şu durumda Mahkemece yapılacak iş, tarafların dayandıkları maddi olgulara ilişkin boşanma dosyasının getirtilmesi, Ceza Mahkemesinde saptanan maddi olguların Hukuk Hakimini bağlayacağı düşünülerek ceza davasının sonuçlanmasının bekletici sorun yapılması; bu iki dosyada belirlenen maddi olgularla dava konusu yayında yer alan unsurlar karşılaştırılmak suretiyle sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir.

Hal böyle olunca Yerel mahkemece aynı yönlere işaret eden Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yerinde olmayan gerekçelerle önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalılar G... Yayıncılık A.Ş ve Uğur Sarı vekili ile davalı E.. G...’nin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcın iadesine 14/12/2005 gününde oybirliği ile karar verildi.

Mahkemesi : Kozan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi Günü : 17.06.2004 Sayısı : 109-263

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2005/733, K. 2005/727, 14 Aralık 2005 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Eden
  4. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  5. A-davacının İsteminin Özeti
  6. B-davalının Cevabının Özeti
  7. C-yerel Mahkeme Kararının Özeti
  8. D-temyiz Evresi Bozma Ve Direnme
  9. E-gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2005/733
Karar No
2005/727
Tarih
14 Aralık 2005

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/734 K.2005/721
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/735 K.2005/702
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/736 K.2005/722
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/737 K.2005/703
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/738 K.2006/741
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2005/739 K.2005/683

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.