İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/218 K.2008/220

Hukuk Genel Kurulu 2008/5-218 E. , 2008/220 K. 2008/220

Esas2008/218Karar2008/220Tarih5 Mart 2008Okuma7 dk · 1.454 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2008/218
Karar No
2008/220
Karar tarihi
5 Mart 2008
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.454 kelime·7 dk okuma·6 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2008/5-218 E. , 2008/220 K. 2008/220

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 02/05/2007

NUMARASI : 2007/122-2007/247

Taraflar arasındaki “Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil“ davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gebze Asliye 2. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 04.05.2005 gün ve 2004/508 E- 2005/258 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 12.10.2006 gün ve 2006/7524- 10640 sayılı ilamı ile;

(...Dava, 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10.maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılmasına karar verilen taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.

Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor geçersizdir. Şöyle ki;

01.01.1983 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 83/6122 karar sayılı Arsa Sayılacak Parsellenmemiş Arazi Hakkında Bakanlar Kurulu Kararnamesinin 1-d maddesi uyarınca; dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde kabulü ile emsal mukayesesi yapılmak suretiyle değer biçilmesi gerektiği düşünülmeden taşınmazın arazi niteliğinde kabulü ile değerinin biçilmesi,

Doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalılar vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili istemine ilişkindir.

Davacı vekili; müvekkili idare tarafından kamulaştırılan davalılara ait Gebze ....Köyü ... parsel sayılı taşınmaza idarece belirlenen değer üzerinden pazarlıkla satın alma yolu denenmiş olmasına rağmen netice alınamadığını ileri sürerek, kamulaştırma bedelinin tespiti ile taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili; dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu savunarak, serbest piyasa fiyatları ile tespit edilecek gerçek değerinin davacıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini cevaben bildirmiştir.

Mahkemenin, taşınmazın arazi niteliğinde kabulüyle net gelire göre değer biçen bilirkişi kurulu raporunu esas almak suretiyle “davanın kabulüne” dair verdiği karar, Özel Daire’ce yukarıda yazılı nedenle bozulmuş; Yerel Mahkemece “dava konusu taşınmazın, 83/6122 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi kapsamında arsa niteliğinde bulunmadığı, keşfen belirlenen özellikleri itibariyle de arsa niteliğinde olmadığı” gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; dava konusu taşınmazın arsa mı, yoksa arazi niteliğinde mi olduğu, buna bağlı olarak taşınmaza emsal mukayesesi yapılmak suretiyle değer biçilmesinin gerekip gerekmediği noktasına toplanmaktadır.

4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun değer tespiti esaslarını düzenleyen 11.maddesinde; taşınmazın cins ve nevinin, yüzölçümünün, kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurların, her unsurun ayrı ayrı değerinin, vergi beyanının, kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerinin ve özellikle arsalarda kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerinin ve bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçülerin esas alınarak taşınmaz bedelinin takdiri gerektiği öngörülmüştür.

Yine, kamulaştırılan bir taşınmazın niteliğinin belirlenmesinde değerlendirme tarihinin (m.11), değerlendirmede ise idarece belgelerin mahkemeye verildiği (davanın açıldığı) günün (m.15/son) esas alınması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. Öyle ise, bir taşınmazın arsa mı yoksa arazi mi olduğu değerlendirme günündeki durumuna göre belirlenecek ve kamulaştırma bedeli tespit edilecektir.

Hemen ifade edilmelidir ki; Kamulaştırma Kanununda, arsanın tarifine ilişkin herhangi bir düzenleme mevcut değildir.

Bu konudaki yasal düzenlemeyi içeren 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 12. maddesinin İkinci fıkrasında, “Belediye sınırları içinde belediyece parsellenmiş arazi arsa sayılır” hükmü öngörülmüş; takip eden Üçüncü fıkrasında ise, “Belediye sınırları içinde veya dışında bulunan parsellenmemiş araziden hangilerinin bu Kanuna göre arsa sayılacağı Bakanlar Kurulu kararı ile belli edilir” hükmüne yer verilmiştir.

Sözü edilen madde metnine göre, belediye sınırları içinde bulunan ve belediyece parsellenmiş olan, eş söyleyişle uygulamalı imar planı içerisine alınan taşınmazlar kuşkusuz arsa niteliğinde olup; taşınmaz belediye sınırları içinde veya dışında olup da parsellenmemiş ise, arsa niteliğine ilişkin kıstasların Bakanlar Kurulunun çıkardığı kararnameler ile belirleneceği açıktır.

Bu yöndeki en son düzenleme olan, 28.2.1983 gün ve 83/6122 sayılı Arsa Sayılabilecek Parsellenmemiş Arazi Hakkında Bakanlar Kurulu Kararnamesi’nin 1. maddesinin a, b, c ve d bentlerinde, bir arazinin ve arazi parçasının arsa sayılabilmesi için öngörülen koşullar açıkça belirtilmiş; belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunan yerler anılan maddenin (a) ve (b) bentlerinde, belediye ve mücavir alan sınırları dışında kalan yerler ise (c) ve (d) bentlerinde düzenlenmiştir.

28.02.1983 gün ve 83/6122 sayılı “Arsa Sayılacak Parsellenmemiş Arazi Hakkında Bakanlar Kurulu Kararnamesi”nin 1.maddesinin, bozma ilamında işaret edilen (d) bendinde, “Belediye ve mücavir alan sınırları dışında olup da deniz, nehir, göl ve ulaşım yolları kenarında veya civarında bulunması veya sınai veya turistik önemi yahut hızlı şehirleşme faaliyetleri dolayısıyla İmar ve İskan Bakanlığının önerisi üzerine Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen alanların sınırları içinde, imar planı ile iskan sahası olarak ayrılan yerlerdeki arazi ve arazi parçaları arsa sayılır” hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre, belediye ve mücavir alan sınırları dışında kalan bir taşınmazın Bakanlar Kurulu Kararnamesinin yukarıda değinilen 1/d maddesi uyarınca arsa sayılabilmesi için, bu madde bendinde sayılan özellikte olması ve taşıdığı bu özelliği nedeniyle de İmar ve İskân Bakanlığının önerisi üzerine Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen alanların sınırları içinde imar planı ile iskan sahası olarak ayrılan yerde bulunması gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır.

Öte yandan; imar planlarının, uygulama imar planı ve nazım imar planından oluştuğu göz önüne alındığında, arsa niteliğinin salt uygulama imar planında kalan yerlere hasredilip hasredilemeyeceği, bir başka ifade ile nazım imar planı kapsamında bulunan yerlerinde arsa niteliğinde kabul edilip edilemeyeceği ve buna ilişkin aranacak ek şartlar Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 17.4.1998 gün ve 1996/3 Esas 1998/1 Karar sayılı Kararı ile açıklığa kavuşturulmuştur.

Sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararına göre, uygulama imar planı dışında bulunan taşınmaz nazım imar planı içinde ise, kural olarak yine arsa niteliğinde bulunmakla birlikte, yerleşim yerlerine ve alt yapı hizmetlerinin geldiği bölgeye uzak mesafelerde bulunuyorsa ve yakın zamanda yerleşime açılabilecek bölge içinde bulunmuyorsa arsa niteliğinde kabul edilmeyecektir.

Taşınmaz belediyece yapılan imar planı dışında, ancak belediye veya belediye mücavir alan sınırları içerisinde ise, yine anılan İçtihadı Birleştirme kararına göre taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesi için, etrafının meskûn olması ve belediye hizmetlerinden yararlanması gerekir.

Kısaca özetlemek gerekirse; belediyece yapılan uygulamalı imar planı içerisinde bulunan taşınmazların kesin olarak arsa niteliğinde bulunduğu; uygulama imar planı dışında olup da nazım imar planı içerisinde bulunan taşınmazlar kural olarak arsa niteliğinde bulunmakla birlikte 17.4.1998 gün ve 1996/3 Esas 1998/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurul Kararı’nda açıklanan istisnaların mevcudiyeti halinde arsa niteliğinde kabul edilemeyecekleri;

imar planı dışında, ancak belediye veya belediye mücavir alan sınırları içerisinde bulunan taşınmazların, etrafının meskûn olması ve belediye hizmetlerinden yararlanması halinde arsa niteliğinde kabulü gerektiği; nihayet taşınmaz, belediyece yapılan imar planlarının dışında olduğu gibi, belediye veya belediye mücavir alan sınırlarının da dışında ise,

28.02.1983 gün ve 83/6122 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesinin 1/d maddesinde sayılan özellikte olması ve bu özelliği nedeniyle de İmar ve İskân Bakanlığının önerisi üzerine Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen alanların sınırları içinde imar planı ile iskan sahası olarak ayrılan yerde bulunması halinde ancak arsa olarak kabul edilebileceği, kuşkusuzdur.

Dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre, dava konusu 3556 parsel sayılı taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle imar planı ve belediye mücavir alanı dışında bulunduğu, belediye hizmetlerinden yararlanmadığı, 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planında Organize Sanayi Bölgesi alanında kaldığı anlaşılmaktadır. Esasen bu konuda Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Çözülmesi gereken sorun, belediye ve mücavir alan sınırları dışında kalan (ve dolayısıyla belediye nazım ve uygulama imar planları içerisinde yer almayan) taşınmazın, salt Çevre Düzeni Planında Organize Sanayi Bölgesi alanında bulunması nedeniyle arsa sayılıp sayılamayacağı; bir başka ifadeyle, 28.02.1983 gün ve 83/6122 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesinin 1/d maddesi hükmü kapsamında arsa niteliğinde kabul edilip edilemeyeceği noktasındadır.

Belediye ve mücavir alan sınırları dışında kalan bir taşınmazın 28.02.1983 gün ve 83/6122 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesinin yukarıda değinilen 1/d maddesi uyarınca arsa sayılabilmesi için, bu madde bendinde sayılan özellikte olması ve taşıdığı bu özelliği nedeniyle de İmar ve İskân Bakanlığının önerisi üzerine Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen alanların sınırları içinde imar planı ile iskân sahası olarak ayrılan yerde bulunması gerekir.

Somut olayda, değerlendirme tarihine göre belediye ve mücavir alan sınırları dışında kalan dava konusu taşınmazın, Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen alanların sınırları içinde yer almadığı ve imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmadığı anlaşılmaktadır.

Şu halde, 28.02.1983 gün ve 83/6122 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi’nin 1.maddesinin (d) bendi kapsamı dışında kalan ve maddenin diğer bentlerinde sayılan özellik ve nitelikleri de taşımayan dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde kabulü mümkün değildir. Dava konusu taşınmazın yukarda bahsi geçen İçtihadı Birleştirme Kararına göre de arsa vasfında görülmesi olanaksızdır. Taşınmazın tarım arazisi olduğunda kuşku bulunmamaktadır.

Böylece, tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın değerinin emsal mukayesesi yapılmak suretiyle değil, net geliri esas alınmak suretiyle belirlenmesi gerektiği tartışmasızdır.

Hal böyle olunca; Yerel Mahkemece, isabetli değerlendirme sonucu dava konusu taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğuna ilişkin direnme kararı yerinde olduğu gibi; arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir metoduna göre değer biçen bilirkişi kurulu raporu esas alınmak suretiyle kamulaştırma bedelinin tespiti ile hak sahiplerine ödenmesine karar verilmesi doğrudur. Bu nedenle, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.

SONU Ç

SONUÇ / HÜKÜM

Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı (0,90) YTL. harcın temyiz edenden alınmasına, 05.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2008/218, K. 2008/220, 5 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 02/05/2007
  5. Numarası : 2007/122-2007/247
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonu Ç
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2008/218
Karar No
2008/220
Tarih
5 Mart 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/219 K.2008/3900
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2008/219 K.2008/1619
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2008/219 K.2008/3221
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2008/219 K.2008/1842
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/219 K.2008/3781
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/220 K.2008/3895

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.