İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/271 K.2008/272

Hukuk Genel Kurulu 2008/18-271 E., 2008/272 K.

Esas2008/271Karar2008/272Tarih26 Mart 2008Okuma4 dk · 833 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2008/271
Karar No
2008/272
Karar tarihi
26 Mart 2008
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

833 kelime·4 dk okuma·2 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2008/18-271 E., 2008/272 K.

BOZMA KARARI

DİRENME

1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 429 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki "vakfın dağıtılması" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; (Fatih Asliye İkinci Hukuk Mahkemesi)'nce davanın reddine dair verilen 23.12.2005 gün ve 2005/221-346 sayılı karan incelenmesi davaya vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Onsekizinci Hukuk Dairesi'nin 25.09.2006 gün ve 2006/5842-6835 sayılı ilamı ile,

(...Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Ancak;

Mahkemece Dairemizin 17.02.2003 gün ve 2003/187-778 sayılı bozma karanna uyulmuş ise de gereği yerine getirilmemiştir.

Anılan bozma kararında "Amaçlarını gerçekleştirmek için özgülenmiş hiçbir mala ve hakka sahip olmayan Bilim Araştırma Vakfi'nın dağılmasına (sona ermesine) ve kaydının sicilden silinmesine karar verilmesi gerekir" denildiği ve mahkemece bozma kararına uyulduğu halde sonradan Fatih Dördüncü Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2003/37 Değişik-iş sayılı dosyasında bulunan 02.07.2003 günlü bilirkişi raporuna dayanarak "Vakfın 1999 yılı sonunda gelir fazlası bulunduğu" şeklindeki görüşe itibar edilerek ve ayrıca dava tarihi dikkate alındığında vakfın, senedindeki gayesinin gerçekleştirilmesi için mal tahsisi bulunmadığı da gözardı edilerek davanın reddi yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Temyiz Eden: Davacı vekili

Hukuk Genel Kurulu'nca İncelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, davalı Vakfın dağıtılması ve yöneticilerinin görevden uzaklaştırılması istemine ilişkindir. Hukuk Genel Kurulu'ndaki görüşme sırasında, işin esasına geçilmeden önce, bozmayı takip eden aşamada taraf vekillerinin bozmaya uyulup uyulmaması konusundaki beyan ve talepleri itibariyle (davacı vekilinin bozmaya uyulmasını, davalı vekilinin de bozmaya eylemli olarak uyulmasını İstemiş olmaları karşısında) yerel mahkemenin direnme karan vermesinin usulen mümkün olup olmadığı hususu, ön sorun olarak değerlendirilmiştir.

Ön sorunun konusunu oluşturan olgular şunlardır:

Yerel mahkeme, 11.04.2002 günlü birinci kararıyla, davalı Vakfın dağıtılması gerektiğinin kanıtlanamadığı, hesap durumu itibariyle de aczinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; Özel Daire, amaçlarını gerçekleştirmek için özgülenmiş hiçbir mala ve hakka sahip olmadığı sübut bulan Vakfın dağılmasına (sona ermesine) ve kaydının sicilden silinmesine karar verilmesi gereğine işaretle hükmü bozmuştur.

Yerel mahkeme bozmaya uymuş; ancak uyduğu bozma gereğince davanın kabulü ile Vakfın dağıtılmasına karar vermek yerine, davalı vekiline delil sunması için süre vermiş, sonuçta, 23.12.2005 günlü kararıyla, uyduğu bozmadan sonra alınan tespit raporuna ve başka olgulara dayanarak davayı reddetmiştir.

Bu karar. Özel Daire'ce; davalı Vakfın dağıtılmasına ve kaydının sicilden silinmesine karar verilmesi gereğine işaret eden bozmaya uyulduğu halde, bozma gereklerinin yerine getirilmemesinin ve bozmadan sonra alınan delil tespiti raporundaki "Vakfın 1999 yılı sonunda gelir fazlası bulunduğu" görüşü esas alınmak, dava tarihi itibariyle Vakfın gayesinin gerçekleştirilmesi için mal tahsisi bulunmadığı da gözardı edilmek suretiyle davanın reddedilmesinin yanlış olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.

Bozmadan sonraki 04.07.2007 günlü oturumda, davacı vekili bozmaya uyulmasını istemiştir.

Davalı vekili ise, duruşmadan önce verdiği 03.07.2002 havale günlü dilekçesiyle, aynen "Yargıtay bozma ilamında belirtilen ve Türk Medeni Ka-nunu'nun, bir vakfın dağılmış sayılmasına karar verebilmek için emredici nitelikte aradığı "gayesinin gerçekleşmesinin imkansızlaşması" durumunun mevcut olup olmadığının somut veriler ışığında tespit edilebilmesi bakımından, Yargıtay bozma ilamına karşı eylemli uyularak, müvekkil Vakiin teftiş yılı itibarıyla gayesinin gerçekleşmesinin imkansızlaşmadıgının bilirkişi marifetiyle ve diğer tahkikat vasıtalarıyla tespit edilmesi..." şeklinde beyan ve talepte bulunmuştur.

HUMK'nın 429. maddesi hükmüne göre Yargıtay'ın bozma kararı üzerine hakim, tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra, bozma ilamına uyulup uyulmayacağına karar verir. Bu hükme göre hakim (yerel mahkeme), kural olarak, Yargıtay bozma kararına uymak ya da bu karara karşı direnme kararı vermek konusunda tarafların istekleri ile bağlı olmayıp, serbest takdir yetkisine sahiptir.

Ancak, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre; bozma kamu düzenine ilişkin ve dolayısıyla hakimin kendiliğinden gözönünde bulundurması gereken nedenlere dayalı değilse ve her iki taraf da bozmaya uyulmasını istemişlerse, artık yerel mahkeme önceki kararında direnemez (Bu konudaki yerleşik uygulamaya örnek olarak: Hukuk Genel Kurulu'nun 18.10.1989 gün ve 541-534; 21.02.1990 gün ve 10-117; 07.10.1990 gün ve 439-562; 19.02.1992 gün ve 635-82; 03.02.1993 gün ve 734-26 sayılı kararları).

Somut olayda, Özel Daire'nin bozma gerekçesi kamu düzenine ilişkin bir nedene dayalı değildir. Bozmadan sonraki yargılama aşamalarında davacı vekili bozmaya uyulmasını, davalı vekili de bozmaya eylemli olarak uyulmasını istemiştir.

Direnme kararındaki benimsemenin tersine; davalı vekilinin bozmaya eylemli olarak uyulmasına ve bozma gerekçesinde değinilen olgular hakkında yeniden araştırma yapılmasına yönelik isteminin, yapılacak yeni araştırma sonrasında davanın reddine karar verilmesi yönündeki bir nihai amacı taşıdığı söylenemez.

Zira; davalı vekilinin -eylemli de olsa- uyulmasını istediği bozma ilamında, başkaca hiçbir araştırma ve İnceleme yapılması gerekmeksizin, dosyanın mevcut içeriği itibariyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği açıkça ve kesin olarak belirtilmiştir.

Davalı vekilinin bu içerikteki bir bozmaya uyulmasını istemesiyle birlikte (davacı vekili de bozmaya uyulmasını istemiş olduğundan ve yukarıda açıklanan şekilde bozma gerekçesi kamu düzenine ilişkin bulunmadığından), artık yerel mahkeme bozmaya uymak zorundadır.

Yerel mahkemenin, açıklanan nedenlerle uymak zorunda olduğu bozmaya karşı direnme karan vermesine usulen olanak yoktur.

Başka bir ifadeyle, somut olayda, direnme kararı verilemez.

Direnme karan, açıklanan bu usuli gerekçeyle bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nın 429. maddesi gereğince (BOZULMASINA), istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 26,03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2008/271, K. 2008/272, 26 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Bozma Kararı
  4. Direnme
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2008/271
Karar No
2008/272
Tarih
26 Mart 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2008/272 K.2008/1834
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/272 K.2008/3393
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2008/272 K.2008/2596
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/272 K.2008/285
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2008/273 K.2008/3000
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/273 K.2008/275

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.