İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/428 K.2008/442

Hukuk Genel Kurulu 2008/21-428 E. , 2008/442 K.

Esas2008/428Karar2008/442Tarih18 Haziran 2008Okuma6 dk · 1.137 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2008/428
Karar No
2008/442
Karar tarihi
18 Haziran 2008
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.137 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2008/21-428 E. , 2008/442 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Rize 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla )

TARİHİ : 20/11/2007

NUMARASI : 2007/395-2007/625

Taraflar arasındaki “iptal-tesbit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Rize 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesince davanın reddine dair verilen 16.03.2006 gün ve 29-96 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 30.04.2007 gün ve 7527-7280 sayılı ilamıyla; (...Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine. 2-Davacı, davalı Kurum işleminin iptali ile isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tesbitiyle 31.12.1998 tarihli tahsis başvurusuna göre yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.

Dava, Tarım işçileri Sosyal sigortalar kanunu olan 2925 sayılı Yasa’ya göre sigortalı olan kişinin daha sonra 506 sayılı Kanunun 85. maddesine göre isteğe bağlı sigortalı olup olamıyacağına ilişkindir.

Dosya içeriğine göre; davacı 02.05.1968-01.06.1977 tarihleri arasında zorunlu Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalısı olduğu ancak bu çalışmasının fiili olmadığının müfettiş raporu ile belirlenerek çalışmasının iptal edildiği açılan dava sonucunda da bildirilen çalışmaların hayali olduğunun anlaşılması üzerine davacının açtığı tesbit ve iptal davasının reddine karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 27.12.2002 tarihinde onanarak kesinleştiği, 01.01.1985-31.12.1987 tarihleri arasında 2925 sayılı Yasa’ya göre sigortalı ,

01.01.1988-31.12.1998 tarihleri arasında da 506 sayılı Yasa’nın 85.maddesine göre isteğe bağlı sigortalı olduğu 31.12.1998 tarihinde yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu, ancak Kurumun, önceki sigortalılık süresi olarak 2925 sayılı Yasa’ya göre sigortalı olan kimsenin 506 sayılı Yasa’ya göre isteğe bağlı sigortalı olamıyacağını belirterek isteğe bağlı sigortalılığını iptal ettiği davacının Kurum işleminin iptali için açtığı iş bu davanın ise mahkemenin davacının daha önce açtığı davanın sonuca bağlanarak reddedildiğini sonradan çıkan bir genelge gerekçe gösterilerek yeniden dava konusu yapılamayacağından red ettiği anlaşılmaktadır.

Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanunu olan 2925 sayılı Yasa’da sigortalı olabilmek için hizmet akdi ile süreksiz olarak tarım işinde çalışması esas alınmıştır. 506 sayılı Yasada da hizmet akdi ile çalışma esastır. Ancak, 2925 sayılı Yasa’da işverene prim ödeme külfeti yüklenmemiş, sigortalıdan % 20 oranında prim alınması öngörülmüştür. Adı geçen Yasa’nın 5. maddesinde ise bu Kanun kapsamına girenlerin istekleri halinde sigortalı alacakları kabul edilmiştir.

Yasa’nın 31. maddesinde ise prime esas kazanç olarak 506 sayılı Yasa’ya ekli gösterge tablosundaki en düşük göstergenin katsayı ile çarpımının otuzda biri günlük ücret olarak kabul edilmiş ve tüm sigorta kolları yönünden 506 sayılı Yasa’da öngörülen haklar kabul edilmiştir. Bu Yasa’ya tabi olanların Kurumu ise SSK.’dır. Primlerin ödenmesinde herhangi bir ihtilaf yoktur.

01.01.1985-31.12.1987 tarihleri arası 2925 sayılı Yasa’ya tabi primler, 01.01.1988-31.12.1998 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa 85.maddesine göre isteğe bağlı sigortalılık primlerin ödendiği anlaşılmıştır.

Davalı Kurumca tahsisler genel müdürlüğünün 08.11.2005 tarih ve 034/864985 sayılı “Genel Yazı” başlılık isteğe bağlı sigorta tescil işlemleriyle ilgili yazının 5.ve 6.paragrafında “primleri uzunca bir süre tahsil edilen sigortalıların tahsis aşamasında mağduriyetlerine yol açılmaması için 2925 sayılı Kanuna göre tescil edildikleri halde, isteğe bağlı sigortaya müracaatları kabul edilerek primleri Kurumca tahsil edilen sigortalıların iradelerini isteğe bağlı sigortalı olma yönünde kullandıkları dikkate alınarak isteğe bağlı sigortalılıkları geçerli sayılacaktır.” ibaresi karşısında,

bu genelgeyi nakzeden yeni bir genelgede dosyada bulunmadığı gibi Kurumca da ileri sürülmediğinden mahkemece yapılacak iş, anılan genelge hükümleri çerçevesinde davacının Kuruma başvurması için önel vermek ve kurumun yapacağı işleme göre bir sonuca varmaktan ibarettir.

Yukarıda açıklanan bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmadan eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmesi usule ve Yasa’ya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, isteğe bağlı sigortalılığın geçerli olduğunun tesbiti ile buna aykırı Kurum işleminin iptali istemine yöneliktir. Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; isteğe bağlı sigortalılığın geçerli olduğunun tesbitine yönelik olarak daha önce açılarak kesinleşen davada verilen “red” kararının bu dosyadaki talep yönünden kesin hüküm teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle; yargılama hukuku açısından “dava şartı” ile “kesin hüküm” kavramları üzerinde durulmasında yarar bulunmaktadır.

Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamada bulunabilmesi için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları gerçekleşmeden bir davanın esası incelenemez. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde, hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından, hüküm verilmesine kadar varolmalıdır.

Dava şartlarından bazıları olumlu (davanın açılması sırasında var olması gerekli); bazıları ise olumsuz (davanın açılması sırasında bulunmaması gereken) şartlardır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması yada bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda davanın mesmu (dinlenebilir) olmadığından reddi gerekir.

Dava konusu uyuşmazlık hakkında bir kesin hüküm bulunuyorsa, aynı konuda, aynı taraflar arasında ve aynı dava sebebine dayanılarak yeni bir dava açılamaz. Kesin hükmün bulunması olumsuz dava şartıdır (HUMK m.237). Kesin hüküm, hem bireyler için hem de Devlet için hukuki durumda bir kararlılık ortaya koyar. Bununla, hukuki güvenirlik ve yargı erkine güven sağlandığından kamu yararı ile doğrudan ilgilidir. Daha önce açılıp kesinleşen “iptal-tesbit” istemli davada; aynı devredeki isteğe bağlı sigortalılığın geçerli olmadığı belirlenerek, istemin reddine karar verilmiştir.

Davalı Kurum tarafından “Genel Yazı” başlığıyla merkez ve taşra teşkilatına iletilen 08.11.2005 günlü genelgede.

“2925 sayılı Kanuna tabi tescili olduğu halde, isteğe bağlı sigortaya devam ettirilen sigortalılarla, 506 sayılı Kanun gereği Kuruma verilen Sigortalı İşe Giriş Bildirgesinin gerçek dışı bildirim olup olmadığı hususunda zamanında araştırma yapılmadan tescil edilip isteğe bağlı sigortaya kabulleri yapılan ve primleri uzun bir süre tahsil edilen sigortalıların bulunduğunun tespit edildiği, Kurumca zamanında yeterli araştırma yapılmadan primleri uzunca bir süre tahsil edilen sigortalıların tahsis aşamasında mağduriyetlerine yol açılmaması için;

isteğe bağlı sigortaya devam edenlerin sigortalılık tesciline ilişkin çalışmalarının fiili olup olmadığı konusunda herhangi bir tahkikat istenmeyip, tescilleri ve bu tescile istinaden devam ettikleri isteğe bağlı sigortalılıkları iptal edilmeyerek, 2925 sayılı Kanuna göre tescil edildikleri halde, isteğe bağlı sigortaya müracaatları kabul edilerek primleri Kurumca tahsil edilen sigortalıların, iradeleri isteğe bağlı sigortalı olma yönünde kullandıkları dikkate alınarak isteğe bağlı sigortalılıkları geçerli sayılacağının” belirtilmesi üzerine,

davacı tarafından, kendisi hakkında anılan “Genel Yazı” doğrultusunda işlem yapılması istenmiş, iptali istenen Kurum yazısında ise; kesinleşen yargı kararına dikkat çekilerek dilekçe kapsamındaki isteminin reddine karar verildiği belirtilmiştir.

Kesin hüküm adli gerçeği ifade eder. Anayasanın 138. maddesi uyarınca yasama, yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarını değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez. Kesin hüküm, uyuşmazlığın gelecek için sona ermesini ve böylece hukuki barışın sağlanmasını amaçlamaktadır. Maddi anlamda kesin hükmün sona erdirilebilmesinin yolu yasada belirtilmiştir. Davalı Kurumun, isteğe bağlı sigortalılığın geçerlilik koşulları yönünden “Genel Yazı” doğrultusunda “tahkikat” yapmayacak olması, idarenin yetkisinin ve sorumluluğunun kapsamı açısından değerlendirilmesi gerekli olup, bu olgunun kesin hükmün sonuçlarını ortadan kaldırıcı etkisinin bulunduğu düşünülemez.

Yukarıda belirtilen maddi ve yasal olgular gözetildiğinde, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan gerekçelerle ONANMASINA, gerekli ilam harcı beşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına 18.06.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2008/428, K. 2008/442, 18 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 20/11/2007
  5. Numarası : 2007/395-2007/625
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2008/428
Karar No
2008/442
Tarih
18 Haziran 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2008/429 K.2008/6834
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2008/429 K.2008/429
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/429 K.2008/437
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2008/430 K.2008/430
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/430 K.2008/438
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2008/431 K.2008/431

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.