İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/470 K.2008/468

Hukuk Genel Kurulu 2008/21-470 E. , 2008/468 K.

Esas2008/470Karar2008/468Tarih2 Temmuz 2008Okuma5 dk · 968 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2008/470
Karar No
2008/468
Karar tarihi
2 Temmuz 2008
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

968 kelime·5 dk okuma·6 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2008/21-470 E. , 2008/468 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Ankara 14. İş Mahkemesi

TARİHİ : 08/04/2008

NUMARASI : 2008/161-2008/264

Taraflar arasındaki “manevi tazminat“ davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 14.İş. Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.11.2006 gün ve 2006/438 E. 2006/1010 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi üzerine, Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 12.2.2007 gün ve 2006/21613 E. 2007/16461 sayılı ilamı ile, (...1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddine,

2-Davalının temyizine gelince;

Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremezliğe uğrayan davacının manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece istek, ilamda belirtildiği şekilde kısmen kabul edilmiştir.

“Bu tür tazminat davalarında Borçlar Kanununun 125.maddesine göre zamanaşımı olay tarihinden itibaren 10 yıldır.Somut olayda davalı yasal sürede zamanaşımı iddiasında bulunmuş olup, olay 28.2.1992 tarihinde meydana gelmiş, dava ise 26.5.2006 tarihinde açılmış olduğundan Borçlar Kanunun 125.maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresinin fazlasıyla geçmiş olduğu ortadadır.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde tazminata hükmolunması bozma nedenidir.”

O halde; davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle Hukuk Genel Kurulu'nun 12.3.2008 gün ve 2008/21-245 E. 2008/249 Karar sayılı ilamında da aynı ilkenin kabul edilmiş olmasına göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile,direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 2.07. 2008 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Davacı, 28.02.1992’de davalı fabrika sahası içerisinde kantin önündeki kaldırımda yürürken, sabah saat 08:00’de mesaiye giderken kayarak düşmüş ve sağ ayağı kırılmıştır. İşverence; iş kazası bildirim formu düzenlenerek, kaza SSK’ya bildirilmiştir. İlk rapor 03.03.1992’de kurum ünitesince düzenlenerek sağtibia kırığı olduğu tespit edilmiştir. Daha sonra davacı, iş göremezlik derecesinin tespiti için bir dizi ameliyat geçirerek tedavi edilmiştir.

SSK tarafından kazazedenin söz konusu bu kazaya bağlı sürekli iş göremezlik derecesi SSK Antalya Bölge Hastanesi tarafından düzenlenen Sağtibia kırık ameliyatlısı(vida ameliyatlısı) olduğu ve “sağ ayakta ROMMİNİMAL LİMTASYON MEVCUT bulunduğu tanısı konulmuş olan ve 16.05.2003 tarih ve 1097 nolu “sağlık kurulu raporu” üzerine E. Cetveline göre % 4.1 olarak tespit edilmiştir.

Davacının geçirdiği kazanın İş Kazası olduğu ve sürekli iş göremezlik derecesinin kesinlik kazanması üzerine (bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık yoktur) davacı öncelikle 14.10.2004 tarihinde fazlaya dair hakkını saklı tutarak % 4.1 iş göremezlik oranı üzerinden maddi tazminat davası açmıştır. (Bilirkişi raporuna göre ek davasını da 05.05.2005‘de açmıştır) Davalı tarafın 11.11.2004 tarihli cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunduğu görülmüş ise de mahkemece yargılama sonuçlandırılarak davacı lehine 21.06.2005 tarihinde maddi tazminata hükmedilmiştir. Davalı tarafın temyizi üzerine dosya, ilgilisi Yüksek 21. Hukuk Dairesi’nce incelenmiş ve hüküm isabetli bulunarak 15.11.2005’te onanarak kesinleşmiştir.

Bu kere davacı Yüksek Dairece onanan ve tüm delillerin bulunduğu maddi tazminat dosyasını ve onama ilamını esas alarak, 25.000.000 TL istemle 26.05.2006 tarihinde MANEVİ TAZMİNAT DAVASI açmıştır. Davalı vekili yine, 29.06.2006 tarihli cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunmuş ise de mahkemece kesinleşen maddi tazminat dava dosya kapsamına ve içeriğindeki belgelere dayanılarak ve istem kısmen kabul edilerek 2.000,00 YTL manevi tazminata hükmedilmiştir.

Hükmün her iki tarafça temyiz edilmesi üzerine yine ilgilisi Yüksek 21. Hukuk Dairesi önüne gelmiş, dosya incelenmiş, neticede tazminata konu iş kazasının 28.02.1992’de meydana gelmiş olması, davanın ise 26.05.2006’da açılmış olması, aradan BK 125’te anlatılan 10 yıllık zamanaşımı süresinin fazlası ile geçmiş bulunduğundan mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulünün bozma nedeni olduğu ifade edilerek hüküm oy birliği ile 12.02.2007 tarihli ilamı ile bozulmuştur. Bunun üzerine mahkemece dosya yeniden ele alındığında ilk hüküm gibi hüküm kurularak direnme kararı verilmiştir.

Manevi tazminat davasının dayanağı olan resmi evraklar ve dokümanlar, 1. dava dosyası içerisinde olup, aynısıdır. Ancak manevi tazminat davası maddi tazminat davasının aksine, bölünerek birden çok istemle dava konusu edilemez, talep tek dava ile belirlenmelidir. Bu nedenle idare tarafından hazırlanan tüm bilgi ve belgenin maluliyet raporlarının kesinleşmesi, tazminatın ve miktarının belirlenebilir ve istenebilir hale gelmesi gerekmektedir.

Davacı taraf yeterince özenli davranıp maddi tazminat davası sonucunu aldıktan sonra eldeki işbu davayı açmıştır. Borçlar Kanunu 125’de sözü edilen 10 yıllık dava zamanaşımı, önceki davada da işbu davada da ileri sürülmüş ise de mahkemece değerlendirilip geçerli bulunmamıştır.

Bu durumda uyuşmazlık ilgili yasada sözü edilen zararı tüm sonuçlarıyla birlikte öğrenme ve isteyebilme halinin, dolayısıyla 10 yıllık sürenin başlangıcının; olay tarihi mi(28.02.1992), yoksa maluliyet raporunun kesinleştiği tarih mi( 16.05.2003 ) olduğu noktasında toplanmaktadır. Diğer yandan BK.128’de de anlatıldığı üzere bir borcun istenebilmesi için muacceliyet kesbetmesi gerekmektedir.

Karşı tarafın(borçlu) borcunu ifa edebilmesi için borcun miktarını da belirleyebilecek durumda bulunması gerekir. Üstelik, bu belirleme tarafların da dışında olan idare (SSK) nin idari işlemleri ile gerçekleştirilmektedir. SSK’ca maluliyet oranını belirleyen kesin raporlar hazırlanıp uygulamaya geçirilmediğinde, borcun istenebilme ve ödenebilme olanağı bulunamamaktadır.

Bu nedenle uzun yıllar istikrarlı biçimde 21. Hukuk Dairesi tazminat davalarında maluliyetin kesinleşmesinden önce kurulan hükümler raporlardaki bu eksiklik nedeniyle bozulmuştur. 10 yıllık hak düşürücü sürede, süresinde dava açmak için zararı öğrenme zamanını, maluliyet raporlarının kesinleşmesi tarihinden başlatmıştır. HGK 2002/21-1103, 2002/1067. HGK 05.06.2002 tarih 2002/4-470,2002/477 kararları da bu yoldadır.

Somut olaya ilişkin olmak üzere davacının açtığı ve aynı şartları içeren maddi tazminat davasındaki istemin kabulüne dair olan hüküm 21. Hukuk dairesince isabetli bulunarak onanmış ise de aynı delillere dayanan ve aynı şartlarda gelişen (10 yıllık zamanaşımı defi mevcuttur) manevi tazminat davasının kabulüne dair hükmün aynı yüksek dairece isabetli bulunmayarak bozulması sonucunda yargılardaki birlik ve objektiflik olgusuna kuşku düşüreceği gibi istikrardan uzaklaşıldığı izlenimi verdiğinden tarafımca neticesi isabetli bulunmamaktadır.

Yukarıda anlatılan bu nedenlerle usul ve yasaya uygun yerel mahkeme kararını isbetli bulduğumdan katılmaktayım bunun aksi olan Yüksek 21. Hukuk Dairesi’nin bozma kararını benimseyen Genel Kurulun çoğunluk görüşüne ise katılamamaktayım.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2008/470, K. 2008/468, 2 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 08/04/2008
  5. Numarası : 2008/161-2008/264
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Karşı Oy
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2008/470
Karar No
2008/468
Tarih
2 Temmuz 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2008/471 K.2008/7162
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/471 K.2008/10692
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/471 K.2008/478
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/472 K.2008/10693
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/472 K.2008/491
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/473 K.2008/10694

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.