İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/784 K.2008/768

Hukuk Genel Kurulu 2008/10-784 E. , 2008/768 K.

Esas2008/784Karar2008/768Tarih24 Aralık 2008Okuma6 dk · 1.233 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2008/784
Karar No
2008/768
Karar tarihi
24 Aralık 2008
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.233 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2008/10-784 E. , 2008/768 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Kadıköy 1. İş Mahkemesi

TARİHİ : 08/10/2008

NUMARASI : 2008/122-2008/477

Taraflar arasındaki “Yaşlılık aylığı bağlanması” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kadıköy 1. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 28.2.2007 gün ve 2005/391- 2007/136 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10.Hukuk Dairesi’nin 5.5.2008 gün ve 7823-5388 sayılı ilamıyla;(...Davacı; nüfus kayıtlarının yanmasından sonra yapılan yazımda, doğum tarihinin 28.06.1954 olmasına rağmen, hata sonucu 1955 olduğunu, asıl doğum tarihi esas alınarak yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.

28.05.1973 tarihinde ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başlayan ve kayden 1955 doğumlu olan sigortalının yaşının, İlk işe girişten çok sonra temyiz edilmeksizin kesinleşen Kadıköy 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.01.2003 gün ve 1927/53 sayılı kararı ile 28.06.1954 olarak düzeltildiği anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık, yaşlılık aylığı bağlanmasında; sigortalının ilk defa çalışmaya başladığı tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihinin mi, yoksa, çalışmanın başlamasından sonra mahkeme kararı ile düzeltilen tarihin mi esas alınacağı noktasında toplanmaktadır.

Türkiye'deki sosyal güvenlik kuruluşlarının yaşlılık aylığı bağlanmasıyla ilgili 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 120, 1479 sayılı Bağ-Kur Kanununun 66, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun 105. maddesi, "yaşlılık aylığının bağlanmasında; sigortalının ilk defa çalışmaya başladığı tarihteki yaşının esas alınacağı" şeklinde birbirine paralel düzenlemeler içermekte olup, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.10.2002 gün ve 21-761/777 sayılı kararı da bu doğrultudadır.

08.09.1999 gün ve 23810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4447 sayılı Kanunla tüm sosyal güvenlik kuruluşlarında yaşlılık aylığı bağlanması ile ilgili yaş sınırının yükseltildiği bilinen bir gerçektir.

Ayrıca, yangın sonrası 1956 yılında yapılan yersel yazımda davacının doğum tarihi 1955 olarak tescil edilmiş olup, ibraz edilen ilkokul diploması ve evlilik cüzdanı, yangın öncesi nüfus kayıtlarında doğum tarihinin 1954 olduğu yönünde yeterli olmayıp, bu husus ispat edilememiştir.

Hal böyle olunca, davacının gerçek doğum tarihinin 28.06.1954 olarak kabulü isabetsiz olup, davacının tahsis talebinin bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı düşüncelerle 06.10.2004 tahsis talep tarihini takip eden aybaşından aylık bağlanmasına karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, emeklilik işleminin iptaline ilişkin kurum işleminin kaldırılması ve yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.

Davacı, 1956 yılında Gerze İlçesinde çıkan yangında Gerze Nüfus Müdürlüğü ve bazı kurumlara ait evrakın tümüyle yandığını,nüfus kayıtlarının yeniden yazılması sonucunda doğum tarihinin “1955” olarak yazıldığını,hatalı olarak yazılan bu kaydın tashihi için açtığı davanın, doğum tarihinin 28.6.1954 olduğu belirlenip, lehine sonuçlandığını ileri sürerek,emeklilik işleminin iptaline ilişkin Kurum işleminin kaldırılarak,ilk sigortalılık başlangıcından sonra mahkeme kararı ile 28.6.1954 olarak düzeltilen doğum tarihinin yaşlılık aylığı bağlanmasında nazara alınarak, aylık bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı vekili ise,ilk işe girişten sonra yapılan yaş tashihinin 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 120. maddesine göre, yaşlılık aylığı bağlanmasında dikkate alınamayacağını ,davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,cevaben bildirmiştir.

Mahkemece,davacının tashihe ilişkin olarak açtığı davada, yaş düzeltmesi değil nüfus kayıtlarının yanması nedeni ile gerçek doğum tarihinin belirlenmesinin istendiği ve bu isteğin mahkemece kabul edilerek doğum tarihinin 28.6.1954 olarak düzeltildiği ,anılan ilamda 506 sayılı Yasanın 120.maddesinde belirtildiği anlamda yaş tashihinin söz konusu olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne dair verdiği karar,yukarda açıklanan nedenlerle Özel Dairece bozulmuştur.

Uyuşmazlık, davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasasına 24.6.2004 tarihinde 5198 sayılı Kanunun 16.maddesi ile eklenen, değişik 120.maddesinin 3.fıkrasının eldeki davada uygulanıp uygulanmayacağı noktasında toplanmaktadır. Başka bir deyişle,davacı tarafından ilk işe girişten sonra alınan, Kadıköy 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.01.2003 tarihli 2003/1927-53 K. sayılı ilamının,anılan madde kapsamında bir yaş tashihi davası olup olmadığıdır.

Davanın dayanağını oluşturan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasasının 120.maddesinin 2.fıkrası “… Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında, sigortalıların ve hak sahibi çocuklarının, sigortalının yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı Kanunlara veya bu Kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri, sigortalının sigortaya tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonra doğan çocuklarının da nüfus kütüğüne ilk olarak yazılan doğum tarihleri esas tutulur.” ;

3.fıkrası ise, (Ek fıkra: 24/06/2004 - 5198 S.K./16. md.) “İş kazalarıyla meslek hastalıkları, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasından gelir ve aylık tahsisleri ile sermaye değerinin hesabında, iş kazasının olduğu veya meslek hastalığının hekim raporuyla ilk defa tespit edildiği veya sigortalıların yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı Kanunlara veya 506 sayılı Kanun ile diğer sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonraki yaş tashihleri dikkate alınmaz.” hükmünü düzenlemektedir.

Yaş düzeltilmesi ile ilgili yasal düzenlemeler de, 29.4.2006 tarihinde yürürlüğe giren ve 1587 sayılı Nüfus Kanununu yürürlükten kaldıran 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 10.maddesi “(1) Kurumlarda kişiyle ilgili olarak yapılan işlemlerde nüfus kayıtları esas alınır. Kayıtlar arasında farklılık olması halinde nüfus kayıtlarında değişiklik yapılmaz, usulüne göre diğer kayıtlar düzeltilir.” ve Yine aynı Yasanın 35.maddesi “…(1) Kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz. Ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir…” şeklindedir.

Diğer taraftan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 30.maddesi “- Doğum ve ölüm, nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur.

Nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa, gerçek durum her türlü kanıtla ispat edilebilir.” hükümlerini içermektedir.

Tüm bu yasal düzenlemeler ışığında eldeki davaya sunulan Kadıköy Asliye 6.Hukuk Mahkemesinin 27.1.2003 tarih ve 1927-53 sayılı ilamı incelendiğinde; davacı Cemile Ünlütürk’ün 18.11.2002 tarihli dava dilekçesi ile , 1956 yılında Gerze’de çıkan yangında Nüfus Müdürlüğündeki evrakların yandığı,daha sonra nüfus kayıtlarının yeniden yapılandırılmasında doğum tarihinin hatalı olarak 1955 olarak yazıldığı,oysa gerçek doğum tarihinin 28.6.1954 olduğu iddiasını ileri sürerek dava açtığı ve sonuçta 1955 olarak yazılı bulunan doğum tarihinin iptal edildiği gerçek doğum tarihinin(28.6.1954) yazılmasını istediği ve mahkemece de davanın kabulüne karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 21.2.2003 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

Davacının bildirdiği gibi; nüfus belgelerinin bulunduğu Gerze İlçe Nüfus Müdürlüğü 1956 yılında yanmıştır. Kayıtların yanması sebebiyle ve yangından sonra yersel yazım yapılmıştır.Yersel yazımda davacının doğum tarihi gün ve ay belirtilmeksizin 1955 olarak yazılmıştır.

Nüfus kayıtlarının yapılandırılmasında yersel yazım yapıldığına göre,dayanak kayıtların yanması nedeniyle,davacının gerçek doğum tarihinin ortaya çıkarılması gerektiği açıktır. Davacının, gerek açmış olduğu tashih davasına gerekse eldeki davaya sunduğu belgeler incelendiğinde; “Evlenme cüzdanı fotokopisinde ; 14.6.1973 tarihli sigortalı işe ilk giriş bildirgesinde ve 30.11.1979 tarihli sigortalı karnesinde doğum tarihinin 1954 olarak yazılı olduğu,6.5.1967 tarihli ilkokul diploması ve diploma defterinde ise doğum tarihinin 28.6.1954 olarak yazılı bulunduğu ve tüm bu kayıtların düzeltilen yaşı doğruladığı anlaşılmaktadır.

Kadıköy Asliye 6.Hukuk Mahkemesinin 27.1.2003 tarih ve 1927 E. 53 K.sayılı davasında da aynı belgeler göz önünde bulundurularak yaşı ile ilgili gerçek kayıtlar esas alınıp kayıt düzeltilmesi gerçekleştirilmiştir. Bu ilama konu dava, davacının gerçek yaşının kayda yansıtılması ile ilgilidir. Yoksa nüfusa asıl doğum günü yazılmayıp da küçük veya büyük yazılan kişi tarafından açılan doğum gününün düzeltilmesi sonucunu doğuran klasik yaş tashihi davası değildir. Mevcut yaşı düzeltilmemiştir(Hasan Özkan Asliye Hukuk Davaları ve Tatbikatı Kitabı ,Yaş Düzeltilmesi Davaları syf.75). Verilen karar yaş tashihi ile ilgili olmayıp, kayıt tashihi ile ilgilidir.

Buna göre,ortada 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasası’nın 120.maddesi kapsamında bir yaş tashihi bulunmamaktadır.O halde yaşlılık aylığı bağlanması ile ilgili emeklilik koşullarının oluşmasında mahkemece de tespit edilen bu yaşın dikkate alınmasında bir isabetsizlik yoktur.

Yerel Mahkemenin aynı gerekçeye dayalı direnme kararı yerindedir.Ne var ki,yaşlılık aylığı bağlanması ile ilgili diğer koşullar Özel Dairece incelenmediğinden bu yönde inceleme yapılmak üzere dosya Özel Daireye gönderilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan gerekçeyle, direnme kararı yerinde olup esasa yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 10.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 24.12.2008 gününde oybirliği ile karar verilmişdi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2008/784, K. 2008/768, 24 Aralık 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 08/10/2008
  5. Numarası : 2008/122-2008/477
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2008/784
Karar No
2008/768
Tarih
24 Aralık 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/784 K.2008/786
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/785 K.2008/755
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/786 K.2008/762
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/787 K.2008/786
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2008/788 K.2008/756
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/789 K.2008/18619

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.