İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/406 K.2009/478

Hukuk Genel Kurulu 2009/1-406 E. , 2009/478 K.

Esas2009/406Karar2009/478Tarih4 Kasım 2009Okuma7 dk · 1.474 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2009/406
Karar No
2009/478
Karar tarihi
4 Kasım 2009
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.474 kelime·7 dk okuma·13 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2009/1-406 E. , 2009/478 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Pendik 1.Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 12.05.2009

NUMARASI

2009/202 E-2009/119 K.

Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda.

Pendik 1.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 27.10.2005 gün ve 2004/484 E-2005/459 K. sayılı kararın incelenmesi, davacı vekili taraflndan istenilmesi üzerine, Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 23.10.2008 gün ve 2008/6451-10756 sayılı ilamı ile; (“...Davacı, 10.05.1991 tarihinde davalı ile düzenlenen sözleşme gereği ticari faaliyet sırasında, sözleşme hükümlerinin eksik ifası nedeniyle, davalı şirkete borçlandığını; buna karşılık senetler verdiğini, ancak 04.10.1991 tarihinde yanlar arasında yeniden borç dökümü yapılarak, borcun 45.693.484.725.-TL. olduğunun.

02.03.1992 tarihinden başlayarak 10 taksit halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını; buna karşın davalının hükümsüz hale gelen senetleri takibe koyduğunu. 1992/1991 esas sayılı dosyasında (Pendik 1992/762 sayılı talimat dosyası ile) 249 parseldeki payının ihale ile satıldığını ileri sürerek, iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; gerçekten davacı tarafından davalıya verilen senetlerin icra takibi sonucu, çekişmeli taşınmazdaki davacı payının ihale ile davalıya satılarak kayden davalı adına tescil edildiği, ihalenin feshi davasının retle sonuçlandığı, yargılamanın yenilenmesi isteğinin de reddedildiği görülmektedir.

Hemen belirtmek gerekir ki; önceden İcra Tetkik Merciindeki ihalenin feshi davas! ile buna bağlı açılan yargılamanın yenilenmesi davasında, taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlık irdelenmeyip, İcra Hukuku ile sınırlı olarak yapılan işlemlerin uygunluğu ve ihalenin yöntemine uygun icra edilip edilmediği değerlendirilmiştir.

Oysa, eldeki davada yukarıda açıklanan iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçimi itibariyle, davanın, kaydın davalı taraf adına oluşumunun illetten yoksun olduğu, bu nedenle yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu iddiasına dayalı olduğu açıktır. Bu tür davaların mülkiyet hakkına dayalı olarak her zaman açılabileceği de kuşkusuzdur.

Hal böyle olunca; davanın, davalı hakkında iflasın gerçekleşmiş olması halinde İflas Masasına yöneltilerek, toplanan ve toplanacak olan taraf delillerinin birlikte değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir...”) gerekçesi ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda aşağıda açıklanan gerekçelerle direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle H.U.M.K.nun 2494 sayılı Yasa ile değişik 438/II.fıkrası hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verilip dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, yolsuz tescil iddiasına dayalı, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Hukuk Genel Kurulu görüşmeleri sırasında mahkemece verilen temyize konu kararın yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı, yani ortada bir direnme kararı bulunup bulunmadığı ön sorun olarak görüşülmüştür.

Buna göre, yerel mahkemenin verdiği ilk kararda dava konusu taşınmazın davalı tarafından edinimi, kesinleşen icra takibine dayalı ihale suretiyle satış olduğu, davacı taraf borcu olmayan bir parayı ödemek zorunda kalmışsa, ödediğini hak düşürücü ve zamanaşımı süresi içerisinde ancak alacaklıdan istirdadını isteyebileceği, yoksa ihale ile satılan taşınmazın tapu kaydının iptalini isteyemeyeceği, zaten açtığı ihalenin feshi davasının da reddedildiği ve ihalenin kesinleştiği,

ihalenin feshi davası dışında tapunun devrini sağlayacak hukuki bir yolun da söz konusu olamadığı ve bu hakkın da kullanıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Özel Dairece, yukarda açıklandığı şekilde İcra Tetkik Merciindeki ihalenin feshi davası ile buna bağlı açılan yargılamanın yenilenmesi davasında, taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlık irdelenmeyip, icra hukuku ile sınırlı olarak yapılan işlemlerin uygunluğu ve ihalenin yöntemine uygun icra edilip edilmediğinin değerlendirildiği, davanın yolsuz tescil iddiasına dayalı olduğu, bu tür davaların mülkiyet hakkına dayalı olarak her zaman açılabileceği davanın, davalı hakkında iflasın gerçekleşmiş olması halinde İflas Masasına yöneltilerek,

toplanan ve toplanacak olan taraf delillerinin birlikte değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği bildirilerek bozulmuş olup, yerel mahkemece, mülkiyetin devrine esas taraflar arasında yapılmış resmi bir sözleşme olmadığından geçersizliğinden ve yolsuz tescilden bahsedİlemeyeceği, mülkiyetin devri nedeninin cebri satış olduğu, onun illeti ve dayanağının da ihale olduğu, ihalenin feshi söz konusu olmadıkça tescilin yolsuzluğunun da söz konusu olamayacağı açıklandığı gibi borçlunun gidebileceği tek yolun menfı tespit davası açmak olduğu,

satış olduğuna ve para ödendiğine göre istirdat yolu ile ancak paranın iadesinin istenebileceği, bunun için de bir yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, davacının bu yola da gittiği ve haksız çıktığı, artık yolsuz tescil ve tapu iptali talebinin dinlenemeyeceği gerekçesi ile dava reddedilerek, direnme kararı vermiştir.

Yukarıda açıklandığı üzere; yerel mahkeme, özel dairenin bozma ilamında, belirttiği hususları irdeleyerek önceki hükümden farklı, yeni bir hüküm tesis etmiştir. Bu durumda ortada bir direnme kararı bulunmayıp yeni hüküm olduğundan temyizen incelenmesi görevi, Hukuk Genel Kurulu’na değil, ilgi Özel Daireye ait olacaktır. Bu nedenle, dosyanın, temyiz incelemesi yapılmak üzere 1.Hukuk Dairesine gönderilmesi gerekir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenle, temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın 1.Hukuk Dairesine gönderilmesine,

ESAS NO : 2009/1-406

KARAR NO : 2009/478

MAHKEMESİ

Pendik 1.Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 12.05.2009

NUMARASI

2009/202 E-2009/119 K.

Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda.

Pendik 1.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 27.10.2005 gün ve 2004/484 E-2005/459 K. sayılı kararın incelenmesi, davacı vekili taraflndan istenilmesi üzerine, Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 23.10.2008 gün ve 2008/6451-10756 sayılı ilamı ile; (“...Davacı, 10.05.1991 tarihinde davalı ile düzenlenen sözleşme gereği ticari faaliyet sırasında, sözleşme hükümlerinin eksik ifası nedeniyle, davalı şirkete borçlandığını; buna karşılık senetler verdiğini, ancak 04.10.1991 tarihinde yanlar arasında yeniden borç dökümü yapılarak, borcun 45.693.484.725.-TL. olduğunun.

02.03.1992 tarihinden başlayarak 10 taksit halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını; buna karşın davalının hükümsüz hale gelen senetleri takibe koyduğunu. 1992/1991 esas sayılı dosyasında (Pendik 1992/762 sayılı talimat dosyası ile) 249 parseldeki payının ihale ile satıldığını ileri sürerek, iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; gerçekten davacı tarafından davalıya verilen senetlerin icra takibi sonucu, çekişmeli taşınmazdaki davacı payının ihale ile davalıya satılarak kayden davalı adına tescil edildiği, ihalenin feshi davasının retle sonuçlandığı, yargılamanın yenilenmesi isteğinin de reddedildiği görülmektedir.

Hemen belirtmek gerekir ki; önceden İcra Tetkik Merciindeki ihalenin feshi davas! ile buna bağlı açılan yargılamanın yenilenmesi davasında, taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlık irdelenmeyip, İcra Hukuku ile sınırlı olarak yapılan işlemlerin uygunluğu ve ihalenin yöntemine uygun icra edilip edilmediği değerlendirilmiştir.

Oysa, eldeki davada yukarıda açıklanan iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçimi itibariyle, davanın, kaydın davalı taraf adına oluşumunun illetten yoksun olduğu, bu nedenle yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu iddiasına dayalı olduğu açıktır. Bu tür davaların mülkiyet hakkına dayalı olarak her zaman açılabileceği de kuşkusuzdur.

Hal böyle olunca; davanın, davalı hakkında iflasın gerçekleşmiş olması halinde İflas Masasına yöneltilerek, toplanan ve toplanacak olan taraf delillerinin birlikte değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir...”) gerekçesi ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda aşağıda açıklanan gerekçelerle direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle H.U.M.K.nun 2494 sayılı Yasa ile değişik 438/II.fıkrası hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verilip dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, yolsuz tescil iddiasına dayalı, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Hukuk Genel Kurulu görüşmeleri sırasında mahkemece verilen temyize konu kararın yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı, yani ortada bir direnme kararı bulunup bulunmadığı ön sorun olarak görüşülmüştür.

Buna göre, yerel mahkemenin verdiği ilk kararda dava konusu taşınmazın davalı tarafından edinimi, kesinleşen icra takibine dayalı ihale suretiyle satış olduğu, davacı taraf borcu olmayan bir parayı ödemek zorunda kalmışsa, ödediğini hak düşürücü ve zamanaşımı süresi içerisinde ancak alacaklıdan istirdadını isteyebileceği, yoksa ihale ile satılan taşınmazın tapu kaydının iptalini isteyemeyeceği, zaten açtığı ihalenin feshi davasının da reddedildiği ve ihalenin kesinleştiği,

ihalenin feshi davası dışında tapunun devrini sağlayacak hukuki bir yolun da söz konusu olamadığı ve bu hakkın da kullanıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Özel Dairece, yukarda açıklandığı şekilde İcra Tetkik Merciindeki ihalenin feshi davası ile buna bağlı açılan yargılamanın yenilenmesi davasında, taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlık irdelenmeyip, icra hukuku ile sınırlı olarak yapılan işlemlerin uygunluğu ve ihalenin yöntemine uygun icra edilip edilmediğinin değerlendirildiği, davanın yolsuz tescil iddiasına dayalı olduğu, bu tür davaların mülkiyet hakkına dayalı olarak her zaman açılabileceği davanın, davalı hakkında iflasın gerçekleşmiş olması halinde İflas Masasına yöneltilerek,

toplanan ve toplanacak olan taraf delillerinin birlikte değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği bildirilerek bozulmuş olup, yerel mahkemece, mülkiyetin devrine esas taraflar arasında yapılmış resmi bir sözleşme olmadığından geçersizliğinden ve yolsuz tescilden bahsedİlemeyeceği, mülkiyetin devri nedeninin cebri satış olduğu, onun illeti ve dayanağının da ihale olduğu, ihalenin feshi söz konusu olmadıkça tescilin yolsuzluğunun da söz konusu olamayacağı açıklandığı gibi borçlunun gidebileceği tek yolun menfı tespit davası açmak olduğu,

satış olduğuna ve para ödendiğine göre istirdat yolu ile ancak paranın iadesinin istenebileceği, bunun için de bir yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, davacının bu yola da gittiği ve haksız çıktığı, artık yolsuz tescil ve tapu iptali talebinin dinlenemeyeceği gerekçesi ile dava reddedilerek, direnme kararı vermiştir.

Yukarıda açıklandığı üzere; yerel mahkeme, özel dairenin bozma ilamında, belirttiği hususları irdeleyerek önceki hükümden farklı, yeni bir hüküm tesis etmiştir. Bu durumda ortada bir direnme kararı bulunmayıp yeni hüküm olduğundan temyizen incelenmesi görevi, Hukuk Genel Kurulu’na değil, ilgi Özel Daireye ait olacaktır. Bu nedenle, dosyanın, temyiz incelemesi yapılmak üzere 1.Hukuk Dairesine gönderilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenle, temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın 1.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 04.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2009/406, K. 2009/478, 4 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 12.05.2009
  5. Numarası
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç
  9. Esas No : 2009/1-406
  10. Karar No : 2009/478
  11. Mahkemesi
  12. Tarihi : 12.05.2009
  13. Numarası
  14. Temyiz Eden
  15. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2009/406
Karar No
2009/478
Tarih
4 Kasım 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/407 K.2009/485
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/408 K.2009/486
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/411 K.2009/491
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/412 K.2009/510
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/413 K.2009/481
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/416 K.2009/474

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.