İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/413 K.2009/481

Hukuk Genel Kurulu 2009/4-413 E. , 2009/481 K.

Esas2009/413Karar2009/481Tarih4 Kasım 2009Okuma4 dk · 771 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2009/413
Karar No
2009/481
Karar tarihi
4 Kasım 2009
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

771 kelime·4 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2009/4-413 E. , 2009/481 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Ankara 20.Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 26.05.2009

NUMARASI

2009/148 E-2009/163 K.

Taraflar arasındaki “maddi ve manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 20.Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 17.12.2007 gün ve 2005/513 K.–2007/493 K. sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 20.11.2008 gün ve 2008/2397 E.-14390 K. sayılı ilamı ile;(...Dava, trafik kazası sonucu desteğin ölümü nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı Baki Koyuncu hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar R. K.. ile F. K.. hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacılar tarafından temyiz edilmiştir.

Dava konusu olay topun peşinden koşan davacıların desteğinin ikinci şeritte seyreden davalılardan R, K..’un kullandığı aracın çarpmasından sonra sol tarafa düştüğü ve üçüncü şeritte 1 metre arkadan gelen davalı B. K..’nun aracının çarpması sonucunda ölmesi şeklinde meydana gelmiştir. Olayla ilgili ceza dosyasında alınan 02.03.2004 tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu raporuna ve bu dosyada İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim görevlilerinden alınan 02.10.2006 tarihli raporuna göre olayda davalı B. K..’nun hızı yavaş olsa dahi olayın önlenemeyeceği, ölümün hangi aracın çarpmasından sonra meydana geldiği belirlenemediğinden davalı B. K.. olayda kusursuz bulunmuştur.

Desteğe ilk çarpan davalı sürücü R. K.. çarpmadan sonra bir araba boyu gidip durduğu halde desteğe ikinci kez çarpan davalı B. K.. çarpmadan sonra 22–23 metre gidip durabildiğinden hızının 70 km/saat olduğu belirlenmiş ve nizami hız sınırını aştığı ve trafik kurallarını bu eylemi ile ihlal ettiği sabittir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre ölenin araç yoluna kaçan topun peşinden yola tedbirsiz ve dikkatsiz girmesi nedeniyle %75 oranında kusurlu olduğunun belirlenmesi doğrudur.

Çocuğa ilk çarpan R. K..’a diğer davalı B. K..’nun hız limitini aşmak suretiyle ölümün meydana gelmesinde katkıda bulunmuştur. Bu durumda davalıların %25 kusurdan müştereken müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekir. Mahkemece her iki sürücünün de sorumlu tutulmaları gerekirken davalı B. K..’nun kusurlu olmadığı gerekçesiyle hakkında açılan davanın tümden reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacılar vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, trafik kazası sonucu desteğin ölümüne dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacılar vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece, yukarıda belirtilen gerekçe ile karar bozulmuştur.

Yerel Mahkemece, önceki gerekçelerle ve ayrıca hâkimin, bilirkişi raporu ile bağlı olmadığı, ancak özel ve teknik bilgiyi gerektiren durumlarda kendisini bilirkişi yerine koyup şahsi bilgisine göre kusur belirlemesi yaparak karar veremeyeceği, yapılan kusur incelemeleri doğrultusunda davalı B..’nin kusurlu olmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; küçüğe ikinci kez çarpan B. K..’nun, bilirkişi raporlarında kusurlu olmadığı belirtilmesine karşın, ölümün meydana gelmesinde bu kişinin kusurlu bulunduğunun hakim tarafından kabul edilip edilemeyeceği, bir başka deyişle hakimin, alınan bilirkişi raporlarıyla bağlı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Ceza mahkemesi kararlarının hukuk davasına etkisi, hukukumuzda Borçlar Kanununun 53.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan yasa maddesinde, “Hakim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun sorumluluğa ilişkin hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraat kararı ile de mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesinin kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarının tayini hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez.” hükmü öngörülmüştür.

Bu açık hüküm karşısında, ceza mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır.

Ne var ki, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Gerek öğretide ve gerekse Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemleri saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır.

Ceza Mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir. Bunun nedeni, ceza yargılamasındaki ispat araçları bakımından ceza hakiminin hukuk hakiminden çok daha elverişli konumda bulunmasıdır. Maddi olgu saptanarak beraat kararı verilmiş ise; bu yön, hukuk yargılaması sırasında dışlanamaz ve aksi benimsenemez. Yerleşik yargısal uygulamalar bu doğrultudadır.(Hukuk Genel Kurulunun 24.05.2006 gün ve 2006/9-280 E.-319 K. sayılı Kararı).

Somut olayda, ceza mahkemesince Adli Tıp Kurumu raporuna göre kusursuz olduğu anlaşılan B. K..’nun unsurları itibarıyla oluşmayan müsnet suçundan dolayı beraatına dair verilen karar, onanarak kesinleşmiştir.

Mahkemece, ceza mahkemesinin gerekçeli kararında yer alan maddi olguları dikkate alınarak değerlendirme yapılmıştır. Bu durumda, ceza mahkemesinin bu kararının hukuk hakimini bağlayacağı açıktır. O halde, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, gerekli temyiz ilam harcı peşin alınmış olduğundan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04.11.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2009/413, K. 2009/481, 4 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 26.05.2009
  5. Numarası
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2009/413
Karar No
2009/481
Tarih
4 Kasım 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/416 K.2009/474
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/417 K.2009/511
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/418 K.2009/470
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/419 K.2009/10333
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/419 K.2009/475
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/420 K.2009/482

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.