İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/427 K.2009/492

Hukuk Genel Kurulu 2009/6-427 E., 2009/492 K.

Esas2009/427Karar2009/492Tarih11 Kasım 2009Okuma6 dk · 1.193 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2009/427
Karar No
2009/492
Karar tarihi
11 Kasım 2009
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.193 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2009/6-427 E., 2009/492 K.

ONALIM HAKKI

PAYLI MÜLKİYET

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 732 ]

4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 733 ]

"İçtihat Metni"

Taraflar arasındaki "şufa (onalım)" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; (Antalya Dördüncü Asliye Hukuk Mahkemesi)'nce davanın kabulüne dair verilen 15.05.2008 gün ve 2006/336-2008/172 sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Altıncı Hukuk Dairesi'nin 04.11.2008 gün ve 9209-11961 sayılı ilamı ile; (...Uyuşmazlık, onalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece 13.450 YTL onalım bedeli üzerinden davanın kabulüne, davalı Şefika adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi üzerine, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilesinin dava konusu payın ilişkin bulunduğu 13 no'lu parselin paydaşlarından olduğunu, Hollanda'da ikamet ettiğini, Türkiye'ye dönüşünde bir işlem için Tapu Sicil Müdürlüğüne gittiğinde dava konusu edilen payın 28.02.2005 tarihinde davalı Mehmet'e satıldığını, onun da onalım hakkının kullanılmasını engellemek için 29.09.2005 tarihinde eşi olan davalıya bağışladığını öğrendiğini, onalım hakkını kullanmak istediğini belirterek, davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.

Davalılar vekili, onalım hakkının payın üçüncü kişiye satılması halinde kullanılabileceğini, tapuda davalı Şefika'ya yapılan temlikin ise bağış olması nedeniyle davacının onalım hakkının bulunmadığını, diğer yandan üzerinde pay olmayan davalı Mehmet'e dava açılamayacağını, ayrıca payın

dava tarihindeki değerinin tespitini istediklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Onalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisini veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile de kullanılabilir hale gelir.

Onalım hakkının kullanılması ile bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Onalım hakkını kullanan paydaş bu payı satın almak isterken tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamından ibaret onalım bedelini depo etmesi gerekir. Ancak davacı, tapuda yapılan işlemin tarafı olmadığından tapuda yapılan temliki işlemin muvazaalı olduğu iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir. İşlemin gerçekte bağış olmayıp satış olduğunun belirlenmesi halinde, şayet satış bedeli kanıtlanabilirse bu bedel, yoksa keşfen bilirkişi aracılığı ile tapudaki işlem tarihinde saptanan bedel onalım bedeli olur.

Olayımıza gelince; davacının paydaşı olduğu 13 no'lu parselde bulunan ve dava konu edilen 528/972 pay, taşınmazın bir kısım paydaşları tarafından 28.02.2005 tarihinde 13.000 YTL bedelle davalı Mehmet'e satılmıştır. Adı geçen davalı da söz konusu payı 29.09.2005 tarihinde eşi olan davalıya 13.000 YTL bedel göstererek bağışlamıştır. Davacı son temlikin muvazaalı olup gerçekte payın satıldığını ileri sürerek onalım davası açmıştır.

Bu iddia üzerine mahkemece yerinde yapılan keşif sonrasında düzenlenen 02.10.2007 tarihli bilirkişi raporunda temlik tarihi itibariyle payın değerinin 382.528.96 YTL, dava tarihi itibariyle ise 421.509.44 YTL olduğu belirtilmiştir. Yine davacının iddiası doğrultusunda dinlenen tanıkları payın davalı Şefika'ya bağışlandığını beyan etmelerine karşın gerçekte satıldığına dair bir beyanda bulunmamışlardır.

Dava konusu edilen payın eşler arasında tapuda bağış olarak temlik edilmesi, payın değerinin tapuda gösterilen bedelin çok üzerinde bulunması, tanık beyanlarının temlikin aslında satış olduğunu kanıtlayacak yeterlilikte olmaması karşısında davacı tapuda yapılan bağışın satış olduğunu kanıtlayamamıştır.

Onalım hakkı yukarıda açıklandığı üzere sadece payın üçüncü kişiye satılması halinde kullanılabileceğinden ve dava konusu edilen pay da davalı Şefika'ya bağışlanmış olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı

şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gibi, tapuda üzerinde pay kaydı bulunmayan davalı Mehmet hakkındaki davanın reddedilmemesi de usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Temyiz Eden: Davalılar vekili

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz etiildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve klanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

S o n u ç: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme ararının Özel Daire'nin bozma kararında açıklanan nedenlerden dolayı HUMK'nın 429. maddesi gereğince (BOZULMASINA), istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 11.11.2009 gününde oyçokluğuyla karar yerildi.

KARŞI OY

Taraflar arasında görülen onalım davası sonunda mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar Özel Daire'ce bozma ilamında belirtilen nedenlerle bozulmuş, yerel mahkemenin direnme kararı üzerine HGK tarafından Özel Daire bozma ilamı doğrultusunda yerel mahkeme kararı bozulmuştur.

Aşağıda açıklanan nedenlerle bozma ilamına katılamıyorum: Davalılardan Mehmet davacının da paydaş bulunduğu taşınmazdan pay satın almıştır. Yedi ay kadar sonra da bu payını tapuda bağış yolu ile eşi olan diğer davalıya intikal ettirmiştir. Özel Daire bozma kararının gerekçesinde dinlenen tanıkların payın Mehmet tarafından davalı Şefıka'ya bağışlandığını beyan etmelerine rağmen gerçekte satıldığına dair bir beyanda bulunmadığını belirtmiştir. Keza bozma ilamında onalım hakkının sadece satışta kullanılabileceği, nizalı pay davalı Şefıka'ya bağış yolu ile geçtiğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün doğru olmadığı gerekçesi ile yerel mahkeme kararı bozulmuştur.

HUKUK BOLÜMÜ

İlke olarak Özel Daire'nin bozma gerekçeleri doğrudur, ancak eldeki davada davacı yapılan işlemin bağış olmayıp satış olduğu yolunda bir iddiada bulunmamıştır. Davalılar karı-koca olup zaten hayatın olağan akışına göre de işlemin genel olarak bağış olması her zaman rastlanan bir olaydır. Davacı yapılan işlem bağış olmakla beraber bu işlemin kendisinin onalım hakkının ortadan kaldırılması için danışıklı yapıldığını iddia etmektedir.

Tapudaki devrin aslında bağış olmayıp satış olduğunu iddia etmek başka şey, bağış işleminin danışıklı olduğunu söylemek başka şeydir. Davacı bağışın gerçek amacının kendisinin onalım hakkını önlemek olduğunu iddia etmektedir. Türk Medeni Yasası'nın 733/3. maddesine göre davalı Mehmet'in payın satın alındığına dair davacıya bir uyarı çekmeksizin aldığı payını eşine devretmesi zaten başlı başına danışıklı işlemin bir delilidir.

Bu konuda zaten kolay kolay delil bulmak da mümkün olmamakla birlikte dinlenen tanık da davalı Mehmet'e pay alımının sakıncalı olduğu hatırlatıldığında kendisinin gerekli tedbirleri aldığı yolunda beyanda bulunduğunu söylemiştir.

Davacı taraflar arasında onalım hakkının önlenmesi için yapılan bağış işleminin dışındadır, bu nedenle olayın oluş biçimi, onalım hakkının kullanım süresi içerisinde karı-koca arasında yapılmış olması gözönüne alındığında gerçek amacın davacının onalım hakkını önlemek için yapıldığı çok açıktır. Bu nedenle davacının böyle bir iddiası olmamasına rağmen bağışın satış olduğu ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddi doğru değildir.

Aksi düşünüldüğü takdirde paylı taşınmazda pay satın alan kişi bunu danışıklı olarak bir yakınına bağış olarak devrettiğinde hiçbir zaman onalım hakkı kullanılamayacaktır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının doğru olduğu ve işin esasının incelenmesi için Özel Daire'ye gönderilmesi gerektiği düşüncesindeyim.

Erdal SANLI Birinci Başkanvekili

KARŞI OY

Davacının hissedarı olduğu 7463 ada 13 parselde kayıtlı taşınmazın davalı Mehmet tarafından diğer hissedarlardan satın alınıp bilahare eşi olan diğer davalı Şefika'ya devredildiği ileri sürülerek yasal şufa hakkına ve muvazaa iddiasına dayanılarak hissenin iptaline karar verilmesi talep ve dava edilmiş, mahkemenin tapunun iptaline dair verdiği karar Yüksek Özel Daire'ce bozulmuş, direnme kararı da Yüksek Hukuk Genel Kurulu'nca bozulmuştur.

Davacı yasada öngörülen hakka dayanarak şufa hakkını kullanmıştır. Davalılar karı koca olup şufa hakkını bertaraf etmek amacıyla devir işlemini bağış olarak gerçekleştirmişlerdir. Olayda şufa hakkının ortadan kaldırılması amacıyla ve durumu

bilmesi gereken kişilerce yapılan bağış açıkça muvazaaya dayalıdır. Bu tür işlemlerin şılfa hakkını ortadan kaldırdığının kabul edilmesi halinde benzer uygulamaların çoğalacağı ve bu yolla onalım hakkının ortadan kaldırılacağı ortadadır. Davalılar karı koca olup iyiniyetle hareket ettikleri, durumu bilmediklerine dair savunmalarına itibar olunması mümkün değildir.

Belirtilen nedenlerle davanın kabulüne dair mahkeme kararının onanması gerektiğini düşündüğümden aksine oluşan sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

İhsan ULUSOY Onbeşinci Hukuk Dairesi Başkanı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2009/427, K. 2009/492, 11 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Onalım Hakkı
  4. Paylı Mülkiyet
  5. Karşı Oy
  6. Hukuk Bolümü
  7. Karşı Oy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2009/427
Karar No
2009/492
Tarih
11 Kasım 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/428 K.2009/483
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/430 K.2009/471
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/431 K.2009/472
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2009/432 K.2009/7429
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/432 K.2009/499
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/436 K.2009/487

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.