İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/491 K.2009/592

Hukuk Genel Kurulu 2009/11-491 E. , 2009/592 K.

Esas2009/491Karar2009/592Tarih23 Aralık 2009Okuma9 dk · 1.806 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2009/491
Karar No
2009/592
Karar tarihi
23 Aralık 2009
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.806 kelime·9 dk okuma·6 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2009/11-491 E. , 2009/592 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ : 12.03.2009

NUMARASI

2008/784 E-2009/139 K.

Taraflar arasındaki “Maddi Tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda. Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 04.07.2006 gün ve 2002/5 E- 2006/506 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekillleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 30.06.2008 gün ve 2007/6974-2008/8692 sayılı ilamı ile;

(“...Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında 01.12.1993 tarihli ortaklık anlaşması yapıldığını, buna göre müvekkilinin taksitler halinde 1.500.000.000.-TL.sı ödeyeceğini, buna karşılık davalıların hissedar oldukları dava dışı ..Kimya San.Ltd.Şti.ndeki % 50 hisselerini müvekkiline devredeceklerini, ayrıca miras yolu ile davalılara intikal eden İstanbul ...., Bakırköy’deki 1465 parsel sayılı fabrika arsasının, yanındaki 1466 parsel sayılı arsa ile birlikte maliyenin öngördüğü 1.400.000.000.-TL üzerinden %8 harç ödeyerek tapudan D...

Ltd.Şti.ne bila bedel devir edeceklerinin kararlaştırıldığını, bu işlemlerin yapılmasından sonra müvekkilinin fıçı yenileme projesi için 4.500.000.000.-TL’sı ödeme yapacağını ve 01.12.1993 tarihinden önceki borçlardan müvekkilinin sorumlu olmayacağını belirlendiğini, müvekkilinin edimini ifa etmesine rağmen davalıların devir etmesi gereken tapuları bir türlü devir etmediğini, oysa müvekkilinin anlaşmadan asıl beklentisinin anlaşmaya konu taşınmazların tapularının şirkete devir etmek olduğunu, müvekkilinin de bu nedenle fıçı yenileme projesi için kararlaştırılan ödemeyi yapmadığını,

davalıların bu arada anlaşmaya konu gayrimenkulu kat karşılığı inşaat şeklinde müteahhide devir ettiklerini ileri sürerek, fazlaya ait haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000.000.000.-TL’sının davalılardan tahsil edilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili, müvekkili B. G..’in ortaklık anlaşmasında taraf olmadığını, dava konusu 1465 parsel sayılı arsanın tüm maliklerince onaylanmış bir anlaşmanın bulunmadığını, kaldı ki sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğunu, davacının sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmediğini, ortaklık anlaşması zımnen fesh edilmiş olduğundan, davacıya normal şirket hisse satışı yapıldığını ve şirketin temsil yetkisinin verildiğini, savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların taşınmazlar yönünden yaptıkları sözleşmenin satış vaadi niteliğinde olduğu, bununda noterden düzenlenmediği için geçersiz olduğu,

geçersiz sözleşmeye dayanılarak verilen şeylerin aynen geri iadesi gerektiğinden, davacının kendisine devredilen şirket hisse devir miktarı dışında kalan miktarı davalılardan isteyebileceği, ancak aradan uzun süre geçmesi nedeni ile iade ödendiği tarihten itibaren dava tarihine kadar getirilmek suretiyle dava tarihindeki aynı paranın alım gücü gözönüne alınarak iade edilecek miktarın belirleneceği, bu şekilde davacının ödediği 1.500.000.000 -TL’sının dava tarihindeki satın alım değerinin 12.793.650.000.-TL’sı belirlendiği,

ne var ki davacı tarafın her iki davalıdan 250.000.000.-TL değerli toplam 500.000.000.-TL değerli şirket hissesi aldığı ve geri vermediği,bu miktarında dava tarihine göre güncelleştirildiğinde 4.264.550.000.-TL.sı olduğu, bu miktarın 1.500.000.000.-TL’sı karşıladığından indirildiğinde bakiye 8.529.10 YTL olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 8.529.10 YTL’sı davalılardan tahsiline oy çokluğu ile karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalılar vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davacı vekili, 28.12.2001 tarihli dava dilekçesinde, müvekkili ile davalılar arasında 01.12.1993 tarihli ortaklık anlaşması yapıldığını, buna göre müvekkilinin ve tarafların sözleşmenin birinci aşamasında düzenlenen yükümlülükleri yerine getirdiğini ancak anlaşmanın 3'ncü maddesinde düzenlenen yükümlülüğü davalıların yerine getirmediğini, oysa müvekkilinin anlaşmadan asıl beklentisinin anlaşmaya konu taşınmazların şirkete devrini sağlamak olduğunu, şayet davalılar devri yapmış olsalardı müvekkilinin şirketteki hissesinin değerinin en az gayrimenkullerin değeri kadar artacağını,

ancak davalıların bu gayrimenkulu kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle müteahhide devir ettiklerini ileri sürerek, mahkemece taşınmazların değerinin tesbit edilip denkleştirici adalet ilkesi göz önüne alınarak müvekkilinin zararının davalılardan tahsilini talep etmiştir.

Bir başka deyişle; davacı “Ortaklık Anlaşmasının” 3 ncü maddesine dayalı olarak davasını açtığı halde mahkemece HUMK.nun 74 ncü maddesi gereğince talep aşılmak suretiyle, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan hisse devir bedeli olarak ödediği 1 .500.000.000.-TL.nın denkleştirici adalet ilkesi gereğince güncelleştirilerek farkının davalılardan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir.

3-Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir...") gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalılar vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında 01.12.1993 tarihli ortaklık anlaşması yapıldığını, buna göre müvekkilinin taksitler halinde 1.500.000.000.-TL.sı ödeyeceğini, buna karşılık davalıların hissedar oldukları dava dışı ...Kimya San.Ltd.Şti.ndeki %50 hisselerini müvekkiline devredeceklerini, ayrıca miras yolu ile davalılara intikal eden 1465 parsel sayılı fabrika arsasını ve yanındaki 1466 parsel sayılı arsayı tapudan ..Kimya San.Ltd.Şti.ne bedelsiz devir edeceklerinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin edimini ifa etmesine rağmen davalıların devir etmesi gereken tapuları devretmediklerini,

oysa anlaşmadan asıl beklentisinin anlaşmaya konu taşınmazların tapularının şirkete devir etmek olduğunu,eğer taşınmazlar şirkete konulsa idi şirket hisse değerinin taşınmaz değerleri kadar artacağını ileri sürerek tazminat isteminde bulunduğuna göre, mahkemece, maddi tazminat hesabının yapılmasında öncelikle dava tarihi itibariyle ..Kimya San.Ltd.Şti.’ye ait bilançolar uzman bilirkişi aracılığıyla incelenerek,

şirket değerinin belirlenmesi,daha sonra taraflar arasında düzenlenen ortaklık anlaşmasına göre 1465 ve 1466 (Yeni 1 parsel) şirket mal varlığı arasına katılmış olsaydı şirket değerinin ne olacağı hesaplanarak,her iki durumda davacıya ait hissenin değeri belirlenerek, varsa davacının maddi kaybına göre davacı lehine tazminata karar verilmesi gereklidir.

Açıklanan bu gerekçe de gözetilerek,Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 23.12.2009 gününde, oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Dava, yanlar arasında adi yazılı şekilde yapılan 01.12.2003 tarihli ve “Ortaklık Anlaşması” başlıklı sözleşmeden kaynaklanmaktadır.

Davacı, 01.12.2003 tarihli sözleşme gereğince, davalılara (1,5) milyar ödediğini; ancak, davalıların sadece hissedarı oldukları dava dışı ...Kimya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin %50 hissesini devrettiklerini; miras yoluyla adlarına intikal eden İstanbul-Bakırköy, Bağcılarda bulunan 1465 parsel sayılı olarak tapuya tescilli fabrika arsasını, yanındaki 1466 parsel sayılı arsa ile birlikte Maliyenin öngördüğü 1.400.000 TL bedel üzerinden %8 harç ödeyerek ...Ltd.

Şirketine devretmeyi de yüklenmiş oldukları halde bu edimlerini yerine getirmediklerini. Oysa, sözü edilen taşınmazlar .. Ltd.

Şirketine devredilmiş olsalardı, kendisinin şirketteki %50 hissesinin değerinin, en az taşınmazların değeri kadar artacağının ileri sürerek taşınmazların değerlerinin tespit edilip denkleştirici adalet ilkesi de göz önünde tutularak uğradığı zararının belirlenmesini, müspet zararı olarak, fazlaya ilişkin hakkının saklı tutulmasıyla 50.000.000.000 TL.nin davalılardan müteselsilen tahsilini dava etmiştir.

Mahkemece, yanlar arasındaki sözleşmenin tapulu taşınmazın temlikine ilişkin kısmının, zorunlu şekil koşuluna uygun yapılmamış olması sebebiyle geçersiz olduğundan, verilen şeylerin iadesinin gerekeceği ve dolayısıyla davacının kendisine devredilen %50 şirket hisselerinin devir miktarı dışında kalan ödemesini davalılardan isteyebileceği kabul edilerek, denkleştirici adalet kuralı da uygulanmak suretiyle, davalılara ödenen 1.500.000.000 TL.nin dava tarihine göre güncel değeri (12.793.650.000) TL.dan, davacıya devredilen %50 şirket hissesinin de değeri olan 500.000.000 TL.nin de (4.364.550.000) TL olduğu hesaplanıp mahsubuyla (8.529,10YTL) (TL).nin davalılardan tahsiline fazla istemin reddine karar verilmiştir.

Yerel mahkemenin 2006/5 esas ve 2006/506 karar sayılı ilk hükmü, taraf vekillerince temyiz edilmiş ve Yargıtay 11.Hukuk Daire’sinin 30.06.2008 tarih, 2008/6974 esas ve 2008/8692 karar sayılı ilâmıyla davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; davalı vekilinin temyiz itirazları kısmen kabul edilerek;

“….davacı ortaklık anlaşmasının 3.üncü maddesine dayalı olarak davasını açtığı halde mahkemece HUMK.nun 74.ncü maddesi gereğince talep aşılmak suretiyle taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan hisse devri bedeli olarak ödediği 1.500.000.000 TL.nın denkleştirici adalet ilkesi gereğince güncelleştirilerek farkının davalılardan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir” gerekçesiyle davalı yararına bozulmuş ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının ise, bozma sebebine göre şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Davacı vekilinin yerel mahkemece verilen ve bozulan kararın temyizine yönelik sunduğu temyiz dilekçesinde açıkça; “sonuç olarak mahkeme kararını sadece gayrimenkullerin şirkete devri taahhüdünün geçersiz sayılması ve bu nedenle göz önüne alınmayan müspet zarar yönünden temyiz ediyoruz” bildiriminde bulunmuş ve diğer yönlerden yani %50 şirket hisselerinin davacıya devri bedelinin güncelleştirilen miktarının, davalılara ödenen 1.500.000.000 TL.nın güncelleştirilen tutarından mahsubuyla artanın tahsili hakkındaki mahkeme kararının doğru olduğunu kabul ederek temyiz etmemiştir. O halde, denilebilir ki; davacı İKİ SEBEPLE MADDİ TAZMİNAT İSTEMEKTEDİR:

a)Davalılara ödenen, 1.500.000.000 TL.nın dava tarihi itibarıyla günceleştirilen tutarından, davacıya devredilen %50 oranındaki hisselere ödenen bedelin, yine dava tarihine göre güncelleştirilen değerinin mahsubuyla artan paranın davalılardan tahsili gerektiği,

b)Sözleşme gereğince ...Ltd. Şirketine kayden temliki yüklenilen taşınmazların davalılarca temlik olunmaması sebebiyle, davacının ...Ltd. Şirketindeki %50 hissesinin değerinin en az taşınmazların değeri kadar en az taşınmazların değeri kadar artmasının önlenmesi, sebepleridir.

Yanlar arasında yapıldığı Yerel Mahkemece de, Yargıtay 11. Hukuk Daire’since de kabul edilen 01.12.1993 tarihli ve “Ortaklık Anlaşması” başlıklı sözleşme incelendiğinde de: Davacının,

aa)Kasım, Aralık, Ocak aylarında üç çeşit taksitte davalılara 1.500.000.000 TL ödemeyi,

bb)Fabrika binası, yan taraftaki arsa ve binanın bulunduğu 1465 parsel sayılı taşınmazı 1.400.000 TL bedel göstererek ve %8 harcını da karşılamak suretiyle Delta Ltd. Şirketine satın almayı,

cc)Yukarıdaki edimlerinin ifası amacıyla ödenen paranın 6.000.000.000 TL.na tamamlanmasını ve tamamlanacak 4.000.000.000 TL.nin fıçı yenileme projesinin öz kaynağını oluşturmasını ve 500.000.000 TL.nın da tesisin çalışmasını sağlamak için (6) ay süre içinde yapılacak harcamaları karşılamak için ödenmesini yüklenmiş olduğu açıklıkla anlaşılmaktadır.

Davalıların karşı edimleri ise:

aa)...Ltd. Şirketindeki %50 hisselerinin davacıya temlikini,

bb)Fabrika binası, yan taraftaki arsa ve binanın bulunduğu 1465 parsel sayılı taşınmazın .. Ltd. Şirketine kayden temlikini,

cc)Davacının, ...Ltd.Şirketinin 01.12.1993 tarihinden eski hiçbir borçtan sorumlu tutulmamalarını; Maliye ve SSK.dan alınacak temyiz kağıtlarının davacıya verilmesini içermektedir.

Diğer yandan 01.12.1993 tarihli sözleşme gereğince, davacının yüklendiği edimini kısmen ifa ettiği ve bu kapsamda davalılara 1.500.000.000 TL ödediği; Yine davalıların da edimlerini kısmen ifa ederek, noterde düzenlenen 14.10.1994 tarih ve 37740 yevmiye numaralı sözleşme ile 250.000.000 TL bedelle davalı R..G..’in, 14.10.1994 günlü ve 37741 yevmiye numaralı sözleşme ile de 250.000.000 TL bedelle B. G..’in, dava dışı ...td.Şirketindeki %25’şer olmak üzere toplam %50 hisselerini davacıya temlik etmiş oldukları; tarafların sözleşme ile yükümlendikleri ve yukarda açıklanan diğer edimlerini ifa etmedikleri çekişmesizdir.

Yerel mahkemece bozulan önceki kararda direnilmiş ve direnme kararını sadece davalı vekili temyiz etmiştir. Oysa, direnme kararını temyiz etmeyen davacı vekili, direnme kararını temyiz eden davalı vekilinin temyiz dilekçesine karşı sunduğu cevap dilekçesinde aynen; “…Her iki davalıya ödenen 1.500.000.000 TL.nın hem hisse devir bedeli, hem de davalı tarafın sözleşmenin 3.maddesinde devredeceği yazılı taşınmazın karşılığı olduğu” denilmektedir. Davacı vekilinin bu açıklaması dahi, davacının sözleşme ile yükümlendiği ediminin yukarda açıklanan kapsamda olduğunu doğrulamaktadır.

Türk Medeni Kanunu’nun 706, Borçlar Kanunu’nun 213, Tapu Kanunu’nun 26 ve Noter Kanunu’nun 60.maddeleri hükümleri gereğince, tapulu taşınmazın ya da payının kayden temliki sözleşmelerini, kural olarak “düzenleme” şeklinde yapılmadıkça geçerli olmaz. Somut olayda, yanlar arasındaki sözleşmenin, “taşınmaz temliki” yönünden resmi şekilde yapılmaması sebebiyle geçersiz olduğu kuşkusuzdur.

O halde, Borçlar Kanunun 61 ve izleyen maddeleri gereğince ve “haksız iktisap” kuralları uyarınca geçersiz sözleşmenin tarafları, ancak verdiklerinin karşılıklı olarak iadesini talep ve dava edebilirler. Somut olayda da, davacının %50 oranındaki şirket hissesi bedelinden fazla ödemesi, davalıların haksız iktisabı sayılarak mahkemece, “denkleştirici adalet” kuralı da uygulanarak belirlenmiş ve yukarda açıklanan miktardaki alacağın tahsiline karar verilmiştir.

Geçersiz sayılan sözleşme nedeniyle olumlu ya da olumsuz zarar istemez. Bu hukuksal nedenlerle, sözleşme konusu taşınmazların Delta Ltd. Şirketine temlik edilmemesi sebebiyle davacının olumsuz ya da olumlu zararından söz edilemez ve mahkemece bu sebeple istenen maddi tazminatın reddine karar verilmesi doğrudur.

Müsbet ve menfi zararla ilgili istem mahkemece reddedilmiş ve dolayısıyla davalı yararına “usuli kazanılmış hak” oluştuğuna göre, mahkemece hangi hususun soruşturulması yapılacaktır. O halde, özel Dairece davalı vekilinin diğer temyiz itirazları incelenmediğinden, direnme uygun görülerek dava dosyasının Yargıtay 11. Hukuk Daire’sine gönderilmesi gerektiği görüşünde olduğumuzdan Sayın Çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2009/491, K. 2009/592, 23 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 12.03.2009
  5. Numarası
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Karşı Oy
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2009/491
Karar No
2009/592
Tarih
23 Aralık 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/494 K.2009/620
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/499 K.2009/574
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/503 K.2009/585
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2009/504 K.2009/6404
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/512 K.2009/22609
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2009/516 K.2009/575

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.