İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/674 K.2010/650

Hukuk Genel Kurulu 2010/2-674 E. , 2010/650 K.

Esas2010/674Karar2010/650Tarih15 Aralık 2010Okuma5 dk · 911 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2010/674
Karar No
2010/650
Karar tarihi
15 Aralık 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

911 kelime·5 dk okuma·6 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2010/2-674 E. , 2010/650 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Ankara 10. Aile Mahkemesi

TARİHİ : 28/06/2010

NUMARASI : 2010/593-2010/837

Taraflar arasındaki “boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 10.Aile Mahkemesince, asıl davanın reddine, karşı dava yönünden ise boşanma davasının kabulüne, maddi ve manevi tazminat davasının ise reddine dair verilen 27.10.2008 gün ve 2008/173 E-2008/1266 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 22.10.2010 gün ve 2009/1204-2010/3045 sayılı ilamı ile;

(...Tarafların yedi ay birlikte yaşadıkları halde aralarında cinsel birleşmenin gerçekleşmediği, davacının halen bakire olduğu hususları dosya kapsamıyla sabittir. Taraflar hakkında düzenlenen hastane sağlık kurulu raporlarında, cinsel ilişki kurmaya engel oluşturacak fiziki, anatomik ve psikolojik bir durumun saptanamadığı belirtilmiştir. Davalının 02.04.2008 tarihli oturumdaki açıklamaları, tanık ifadeleri ve diğer kanıtlar birlikte değerlendirildiğinde, fiziki ve psikolojik herhangi bir sorunu bulunmadığı halde, cinsel birleşmeyi gerçekleştiremeyen davalının boşanmaya neden olay olaylarda tamamen kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.

Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir.

Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır.

O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 BK. md. 42,43,44,49) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Dairenin bozma kararında açıklanan nedenlerden dolayı HUMK.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 15.12.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Davacı kadın tarafından davalı koca aleyhine eldeki boşanma davası açılmıştır. Davacı kadın ayrıca yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat istemlerinde bulunmuştur. Mahkemece toplanan delillere göre boşanmaya neden olan olaylarda taraflar eşit kusurlu görülerek, boşanma davasının kabulüne ve Türk Medeni Kanununun 174/2 gereğince kadın daha az kusurlu olmadığından davacının tazminat isteminin reddine hükmedilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı kadın, kendisinin kusurunun bulunmadığını, asıl kusurun davalı kocaya ait olduğunu belirtip, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

Özel Daire bozma ilamında aynen şu hususu belirtmiştir; “…fiziki ve psikolojik herhangi bir sorunu bulunmadığı halde, cinsel birleşmeyi gerçekleştiremeyen davalının boşanmaya neden olay olaylarda tamamen kusurlu olduğu anlaşılmaktadır... O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 BK. md. 42,43,44,49) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekir….”

Görüldüğü gibi, Özel Dairenin boşanma davasında yerel mahkemece belirlenen kusur oranı yönünden herhangi bir bozması (boşanma yönünden bir temyiz bulunmadığı gerekçesi ile) yoktur. Özel Daire bozma ilamında belirtilen hususlar dışında kararın diğer bölümlerini bozma kapsamı dışında bıraktığından, boşanma kararı ve kararın gerekçesi artık taraflar arasında kesin hüküm oluşturmuştur. Yani boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu kesinleşen mahkeme kararı ile saptanmıştır.

Davacı kadının istediği maddi ve manevi tazminat talepleri konusunda, boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek sonuca varılacaktır. Kesin hükme rağmen yeniden boşanma dışındaki taleplerle ilgili kusur incelemesi yapılması kesin hüküm kuralına aykırıdır. Hüküm fıkrası ile sıkı sıkıya bağlı olan gerekçenin de kesin hüküm teşkil edeceği yargısal uygulamada ve doktrinde sapma olmaksızın kabul edilmektedir.

Özel Dairenin eskiden beri uygulaması bu yöndedir. Örneğin, 2.Hukuk Dairesi 11.2.1982 gün ve 8582/1186 sayılı kararında, hakimi hüküm vermeye hukuken zorlayan gerekçenin kesin hüküm niteliğinde olduğunu kabul etmiştir. (Yargıtay Kararlar Dergisi 1982/6-784-786).

Keza Özel Daire başka bir kararında, yoksulluk nafakasının boşanmanın eki niteliğinde olduğunu, bu nedenle boşanma kararı ve onun gerekçesi ile sıkı sıkıya bağlı olduğunu, boşanmada kusur unsuru tespit edilmiş ise bu hususun kesin hüküm ve bunun sonucu olarak kesin delil oluşturacağını, hüküm fıkrası ile gerekçesi arasında zorunlu bir bağ varsa hükmün gerekçesinin de kesinlik kazanacağını, kesinlik kazanan bir hükmün sonuçlarının ancak yargılamanın iadesi yolu ile değiştirilebilmesinin mümkün olduğunu, bunun dışında hükmün (dolayısı ile gerekçenin) sonuçlarını kaldırmanın mümkün olmadığını,

boşanma davasıyla kesinleşen kusurluluk olayının yoksulluk nafakası için de kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağını açıkça belirtmiştir. (Y.2.H.D. 10.2.1993 668/1096. Esat Şener. Nafaka, 1994, s.130-131. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 2001, c.5, s. 5050-5053)

Somut olaya gelince; Özel Daire kararında da belirtildiği gibi boşanma kesinleşmiş olup, bunun sonucu tarafların boşanmaya neden olan olaylarda eşit kusurlu olduğu hususu da boşanma ile birlikte kesinleşmiştir. Bundan sonra tarafların kusur durumu tazminat davası ile ilgili olarak yeniden araştırılamaz ve tartışılamaz. Bu duruma rağmen, Özel Dairenin kesinleşen hükmün aksine, olayda davalı kocanın tam kusurlu bulunduğunu belirtmesinin yasal bir dayanağı bulunmadığından, davacı kadının tazminat isteminin reddine dair yerel mahkeme kararı doğru olup, onanması gerekir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, direnme kararın Özel Dairenin kararı yönünde bozulmasına dair olarak verilen çoğunluk görüşüne katılamıyorum.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2010/674, K. 2010/650, 15 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 28/06/2010
  5. Numarası : 2010/593-2010/837
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Karşı Oy
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2010/674
Karar No
2010/650
Tarih
15 Aralık 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/675 K.2010/21827
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/675 K.2010/11426
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2010/675 K.2010/698
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2010/678 K.2010/7887
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/687 K.2010/19985
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2010/688 K.2010/7614

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.