İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2011/319 K.2011/431

Hukuk Genel Kurulu 2011/2-319 E. , 2011/431 K.

Esas2011/319Karar2011/431Tarih22 Haziran 2011Okuma4 dk · 724 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2011/319
Karar No
2011/431
Karar tarihi
22 Haziran 2011
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

724 kelime·4 dk okuma·6 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2011/2-319 E. , 2011/431 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Ankara 7. Aile Mahkemesi

TARİHİ : 17/02/2011

NUMARASI : 2010/1426-2011/152

Taraflar arasındaki “fiili ayrılık nedeniyle boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 7. Aile Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 14.10.2008 gün ve 2008/778-1161 sayılı kararın incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 23.02.2010 gün ve 2008/20583-3248 sayılı ilamı ile;

“…Davalı vekili kararın verildiği oturumda davanın reddini savunup süre talebinde bulunmuştur. Bu nedenle taraflardan delilleri sorulup gösterdikleri taktirde toplanıp, sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır…”

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu(TMK)’nun 166/4 maddesine dayalı boşanma istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkili ile davalının 20.03.1999 tarihinde evlendiğini, çocukları olmadığını, Ankara 3. Aile Mahkemesi’nin 2003/947 E., 587 K. numaralı dosyasında açılan boşanma davasının retle sonuçlandığını, Yargıtay 2 . Hukuk Dairesinin 2004/4689 E., 2004/7890 K. sayılı onama ilamıyla kararın kesinleştiğini, kararın kesinleşmesinden itibaren tarafların ayrıldığını, eldeki dava tarihine kadar da bir araya gelmediklerini, müvekkilinin bundan sonra davalı ile ortak bir hayat kuramayacağını belirterek, tarafların TMK’nun 166/4 maddesi gereğince boşanmalarına, bağlanan tedbir nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili ile davacının boşanma davası reddedildikten sonra hiç bir araya gelmediklerini, ancak davalının boşanmak istemediğini beyan ederek süre talebinde bulunmuştur.

Mahkemece, taraflar arasında daha önce açılan boşanma davasının reddine ilişkin kararın 08.11.2004 tarihinde kesinleştiği, görülmekte olan dava tarihi itibariyle 3 yıllık ayrılık süresinin dolmuş olduğu, tarafların kabulüne göre de bu süre içerisinde ortak hayatın yeniden kurulamadığı gerekçesi ile, TMK’nun 166/4 maddesi gereğince tarafların boşanmalarına dair verilen karar; Özel Dairece, yukarıda metni aynen yazılı gerekçe ile bozulmuş; yerel mahkemece, önceki gerekçelerle direnme kararı verilmiştir.

Direnme kararını davalı vekili temyiz etmiştir.

Açıklanan maddi olgu, bozma ve direnme kararlarının kapsamları itibariyle Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; taraflar arasında daha önce açılıp redle sonuçlanan boşanma davasının 08.11.2004 tarihinde kesinleşmiş, eldeki davanın 30.06.2008 tarihinde TMK’nun 166/4 madde ve fıkrası gereğince açılmış olması karşısında, davalı delillerinin toplanmasına gerek bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Taraflar arasında daha önce görülen, “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” nedenine dayalı boşanma davası, Ankara 3. Aile Mahkemesi’nin 18.12.2003 gün ve 2003/347-587 sayılı kararı ile reddedilmiş ve bu karar Yargıtay denetiminden geçerek 08.11.2004 tarihinde kesinleşmiş; görülmekte olan dava ise, 30.06.2008 tarihinde açılmıştır.

Davacı koca ile davalı kadının bu sürede bir araya gelmedikleri ve ortak hayatı yeniden kurmadıkları hususu ise taraf beyanlarından açıkça anlaşıldığından, mahkemece tarafların boşanmalarına dair verilen kararda bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Esasen, tarafların boşanmalarına ilişkin verilen karar yönünden, yerel mahkeme ile özel daire arasında uyuşmazlık da bulunmamaktadır.

Öte yandan, tahkikatın sonlandırılması ve esas hakkında bir karar verilebilmesi için taraflar arasındaki tüm çekişmeli konuların tespit edilmesi, tamamı hakkında karar verilmesi ve böylece verilen son hüküm ile taraflar arasında çekişme konusu yapılmış hususun bırakılmaması gerekir. Bu husus, tüm kaza-i ve ilmi içtihatlarla da kabul edilmiştir(1086 s. HUMK. m.217).

Öteki deyişle, taraflar arasında çekişmeli hususlar varsa, hakim bunu gidermeden yargılamayı bitiremez. Asıl talebin ferileri hakkında da bu ilke aynen uygulanmalıdır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; yukarıda da açıklandığı üzere taraflar arasında daha önce açılan boşanma davası reddedilmiş, bu karar kesinleştikten sonra taraflar bir daha bir araya gelmemiş ve aradan üç yıldan daha fazla bir süre geçtikten sonra eldeki dava açılmıştır.

Ne var ki, davalı asıl ve vekili, tüm bu hususları kabul etmekle birlikte, 14.10.2008 tarihli son duruşmada, boşanmayı istemediğini beyan ederek mahkemeden süre talebinde bulunmuştur.

Davalının bu beyanından, boşanmanın feri hükümleri yönünden taraflar arasındaki çekişmenin halen devam ettiği açıkça anlaşılmaktadır.

Mahkemece, taraflara boşanmanın ferileri yönünden beyanda bulunmak ve delillerini sunmak üzere, süre ve imkan verilmesi gerekir. Bu sürenin verilmemesi “adil yargılanma hakkı”nın bir uzantısı olan “savunma hakkı”nın kısıtlanması niteliğindedir. Böyle bir kısıtlama ortada iken sağlıklı bir hükme varılması da olanaklı değildir.

Hal böyle olunca, bu gereklere uyulmadan davanın kabulüne dair verilen karar doğru görülmemiştir.

Bu nedenle: Aynı yöne işaret eden ve Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire Bozma kararına uyulmak gerekirken, yanılgılı gerekçe ile önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olup; kararın bozulması gerekir.

SONU Ç

SONUÇ / HÜKÜM

Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda ve Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 22.06.2011 gününde ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2011/319, K. 2011/431, 22 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 17/02/2011
  5. Numarası : 2010/1426-2011/152
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonu Ç
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2011/319
Karar No
2011/431
Tarih
22 Haziran 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2011/320 K.2011/3681
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2011/320 K.2011/389
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2011/324 K.2011/400
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/325 K.2011/4058
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2011/325 K.2011/11155
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2011/325 K.2011/13132

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.