İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2011/44 K.2011/203

Hukuk Genel Kurulu 2011/1-44 E. , 2011/203 K.

Esas2011/44Karar2011/203Tarih20 Nisan 2011Okuma6 dk · 1.192 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2011/44
Karar No
2011/203
Karar tarihi
20 Nisan 2011
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.192 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2011/1-44 E. , 2011/203 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 05/04/2010

NUMARASI : 2010/19-2010/164

Taraflar arasındaki “Tapu iptali ve tescil” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;Mersin Asliye 3.Hukuk Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen 2.6.2008 gün ve 2006/169-2008/351 sayılı kararın incelenmesi asıl ve birleşen dava davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 1.4.2009 gün ve 2812-3958 sayılı ilamı ile;

(“...Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 9 ve 44 parsel sayılı taşınmazlar ile 25 parselde bulunan 15 nolu bağımsız bölüm miras bırakan Y...İ...Sıdalı adına kayıtlı iken 16.9.2005 tarihinde muris adına dava dışı kızı N... tarafından vekil sıfatıyla .. parselin davalı E..S..’e, ..parselin diğer davalı F...A..’e satış suretiyle, 15 nolu bağımsız bölümün ise çıplak mülkiyetinin eşit pay olarak davalılara satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmaktadır.

Davacılar, anılan temliklerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır.

Davalılar, satışın gerçek olduğunu ve satış bedelini miras bırakanın hesabına yatırmak suretiyle ödediklerini savunmuşlardır. Mahkemece de satışın gerçek olduğu benimsenerek dava reddedilmiş ise de gerek eldeki dava dosyası içeriğinden ve gerekse Mersin 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/216 Esas sayılı dava dosyası içeriğinden miras bırakanın diğer mirasçılara da bazı temliklerde bulunduğu gözetildiğinde olayda denkleştirme amacının olup olmadığı yönünde araştırma ve inceleme yapılması gerekeceğinde kuşku yoktur.

Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini Satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 1-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmeside büyük önem taşımaktadır.

Bunun içinde ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı,miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı,davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

Öte yandan miras bırakan sağlığında hak dengesini gözeten kabul edilebilir ölçüde ve tüm mirasçıları kapsar biçimde bir paylaştırma yapmışsa mal kaçırmak kastından söz edilmeyeceğinden olayda 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararının uygulanamayacağı da kuşkusuzdur.

Hal böyle olunca; davanın, Mersin 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/216 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilerek, miras bırakandan tüm mirasçılarına intikal eden taşınır taşınmaz mallar ve haklar araştırılmalı, her bir mirasçıya nakledilen malların ve hakların nitelikleri ve değerleri hakkında uzman bilirkişiden rapor alınmalı, böylece yukarıda değinilen anlamda bir paylaştırma kastının bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulmalı, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.

Davacıların temyiz itirazları yerindedir...”)

gerekçesiyle dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Asıl ve birleşen dava davacılar vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava,muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacılar asıl ve birleşen davada miras bırakanları olan babaları Y.. İ...’in, maliki olduğu ..parsel sayılı taşınmazın ..nolu bağımsız bölümü,..nolu parseli ile ...nolu parselini mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak davalılara temlik ettiğini ileri sürerek,miras payı oranında tapu iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir.

Mahkemece, taşınmazların satışının muvazaalı olmadığı gerekçesi ile davaların reddine karar verilmiştir.

Davacıların temyizi üzerine Özel Dairece hüküm yukarda açıklanan gerekçelerle bozulmuştur.Yerel Mahkemece önceki kararda direnilmiş; hükmü asıl ve birleşen dava davacıları vekili temyiz etmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; miras bırakanın gerçekleştirdiği tüm temliklerdeki iradesinin denkleştirme amacı güdüp gütmediğinin araştırılmasının gerekip gerekmediği noktasındadır.

Bilindiği üzere uygulamada ve öğretide "Muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada, miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Bu durumda; yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanun’un 706, Borçlar Kanunu’nun 213 ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Öte yandan miras bırakan sağlığında hak dengesini gözeten kabul edilebilir ölçüde ve tüm mirasçıları kapsar biçimde bir paylaştırma yapmışsa mal kaçırmak kastından söz edilmeyeceğinden olayda 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararının uygulanamayacağı da kuşkusuzdur.

Somut olayda, çekişme konusu ... ve.. parsel sayılı taşınmazlar ile ... parselde bulunan 15 nolu bağımsız bölüm miras bırakan Y... İ.. Sıdalı adına kayıtlı iken 16.9.2005 tarihinde muris adına dava dışı kızı N... tarafından vekil sıfatıyla .. nolu parselin davalı E.. S...’e, ... nolu parselin diğer davalı F...A...’e satış suretiyle, 15 nolu bağımsız bölümün ise çıplak mülkiyetinin eşit pay olarak davalılara satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmaktadır.

Ayrıca mirasçılar tarafından Mersin 2.Asliye Hukuk Mahkemesinde de 2006/216 esasla birleşen, muris muvazaasına dayalı olarak karşılıklı başkaca davaların açıldığı da anlaşılmaktadır.Yani 2006/216 esaslı dosyada, miras bırakan tarafından dava konusu taşınmazlar dışında başkaca taşınmazların da eldeki davanın tarafları olan mirasçılarla,diğer bir mirasçıya temlik edildiği görülmektedir.

Her ne kadar Özel Daire bozma ilamında, açıkça dile getirmemişse de, Yerel Mahkemeyi denkleştirme araştırmasına sevk ettiğinden ve ancak muvazaalı işlemlerde denkleştirme kastı varsa muvazaa davası reddedileceğinden, eldeki davada gerçekte miras bırakan tarafından gerçekleştirilen temliki işlemlerin muvazaalı yapıldığı olgusunu zımnen kabul ettiği anlaşılmaktadır. Ne var ki, Mahkemece miras bırakan tarafından yapılan diğer temlikler irdelenmemiştir. Öyleyse 2006/216 esaslı davaya konu temliklerin de dikkate alınarak,miras bırakanın gerçekleştirdiği tüm temliklerdeki iradesinin denkleştirme amacı güdüp gütmediğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

O halde Mahkemece, davanın çözümünde, Mersin 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/216 Esas sayılı dava dosyasının sonucu da önem taşıyacağından, anılan dava kesinleştiyse sonucunun değerlendirilmesi, henüz kesinleşmediyse beklenmesi, eldeki davada ve 2006/216 Esaslı dosyada yapılan, miras bırakandan tüm mirasçılarına intikal eden mallar ve haklar göz önünde bulundurularak, miras bırakanın bu temliklerde yukarıda değinilen anlamda bir paylaştırma kastının bulunup bulunmadığının tereddüde yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılarak, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gereklidir.

Direnme kararı açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı olup; kararın bu değişik nedenlerle bozulması gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Asıl ve birleşen dava davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçelerle H.U.M.K.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının temyiz edene iadesine, 20.4.2011 gününde, oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2011/44, K. 2011/203, 20 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 05/04/2010
  5. Numarası : 2010/19-2010/164
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2011/44
Karar No
2011/203
Tarih
20 Nisan 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2011/45 K.2011/4152
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2011/45 K.2011/198
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2011/45 K.2011/44
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2011/45 K.2011/214
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/46 K.2011/3091
  • Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu E.2011/46 K.2011/199

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.