İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2011/764 K.2012/286

Hukuk Genel Kurulu 2011/4-764 E. , 2012/286 K.

Esas2011/764Karar2012/286Tarih4 Nisan 2012Okuma6 dk · 1.279 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2011/764
Karar No
2012/286
Karar tarihi
4 Nisan 2012
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.279 kelime·6 dk okuma·6 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2011/4-764 E. , 2012/286 K.

MANEVİ TAZMİNAT DAVASI

DÜŞÜNCE VE KANAAT ÖZGÜRLÜĞÜ

KİŞİLİK HAKLARI

1982 ANAYASASI (2709) Madde 26

1982 ANAYASASI (2709) Madde 25

"İçtihat Metni"Taraflar arasındaki “Manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 13. Hukuk Mahkemesince “davanın kısmen kabulüne” dair verilen 04.06.2009 gün ve 2008/480 E. 2009/179 K.sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 13.12.2010 gün ve 2009/10931 E. 2010/12897 K. sayılı ilamı ile;

(...Davacı, … Derneği Denizli Şubesi tarafından düzenlenen 11.11.2008 günlü konferans sırasında bir konuşma yapan davalının söylediği, anlatım özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyecek sözlerin, meslek ve kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ileri sürerek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.

Davalı ise, daha önce konuşma yaparak Anayasa’nın değiştirilemez ilkelerini tartışmaya açan davacının kendi kusurundan yararlanamayacağını, söylediği sözlerin düşünce açıklaması niteliğinde olduğunu belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.

Yerel mahkemece, davalının konuşmasında öz ve biçim dengesinin bozulduğu, eleştiri ve yorum sınırlarının aşıldığı gerekçesiyle, istemin bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden; davacının konuk olarak davet edilip katıldığı. Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde 10.11.2008 günü düzenlenen “Anayasalarda Değiştirilemez İlkeler” konulu toplantıya konuşmacı olarak katılan dava dışı Anayasa Mahkemesi Raportörü O.’nun yaptığı sunumda.

Anayasa’nın değiştirilemez maddeleri ile diğer maddeler arasında üstünlük kurulamayacağını; bu maddeler arasında soyut ve somutluk ilişkisinin bulunduğunu; değişebilir normların, değiştirilemez maddelerin somut hali olduğunu, bir Anayasa değiştirildiği zaman, değiştirilemez maddelerine de dokunmanın kaçınılmaz olacağını, değiştirilemez ilkelerin, esnekliğe ve işlevselliğe aykırı bir düşünce taşıdığını söylediği; toplantının kapanışı nedeniyle bir konuşma yapan davacının da; sempozyumun konusunu Anayasa Mahkemesi’nin kuruluş yıldönümünde konu olarak belirlemeyi düşündüğünü;

ancak, ne kadar cesaretli olabileceği hususunda endişeleri bulunduğunu; konunun, Türkiye açısından hayati bir değere sahip olduğunu belirttiği.

Anayasa’nın değiştirilemez ilkeleri konusunda görüşlerini açıklayan davacıya karşı davalının da 11.11.2008 günlü konuşmasında; “...H. gerçekte layık olmadığı bir mevkiye getirilen, hukukçu da olmayan, getiriliş biçimi ve sırf o biçimi sağlamak için çıkarılan yasa bizzat Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş, bulunduğu makamın ağırlığını ve sorumluluğunu bilmeyen bir zat. Şimdi, atasözünü hatırlatmakta yarar vardır.

Bu doğrudan doğruya kılavuz, istikamet, sonuç meselesidir. Ben siyasi iktidarın bu tür aldatmacalı yol göstericilere itibar etmemesini öneririm...” biçimindeki sözleri söylediği anlaşılmaktadır.

Tarafların yukarıya alıntılanan değerlendirme ve yorumları, birer düşünce açıklaması niteliğinde olup gerçek olup olmadıkları tartışılamaz ve gerçekliklerinin kanıtlanması da istenilemez. Bu yönün, mahkemece de araştırılması gerekmez.

Diğer yandan, davacının ülke sorunları ile ilgili görüşlerini açıklaması doğal olduğu gibi; bu düşüncelerin, davalı tarafından eleştirilmesi de olağan kabul edilmelidir.

Davalının, davacının mesleki konumu yönünden yaptığı açıklamanın yakışıksız olduğu, bu konuda yol göstermesinin doğru olmadığı ileri sürülmüş ise de; davalının konuşmanın bütünlüğü göz önünde tutulduğunda, konu ile anlatım arasındaki düşünsel bağlılığın korunduğu, yalnızca sert eleştiri olarak kabul edilebilecek nitelendirmelerde bulunulduğu sonucuna varılmıştır.

Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulmadığı sonucuna varılıp istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir…)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili. Anayasa Mahkemesi Başkanı olan müvekkilinin,.

Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından düzenlenen “Anayasalarda Yazılı Değiştirilemez İlkeler ve Değerler” konulu sempozyumda yaptığı konuşmadan bir gün sonra 11.11.2008 tarihinde Atatürkçü Düşünce Derneği Denizli Şubesi’nce düzenlenen konferansta konuşan davalının, “H. gerçekte layık olmadığı bir mevkie getirilen, hukukçu da olmayan, getiriliş biçimi ve sırf o biçimi sağlamak için çıkarılan yasa bizzat Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş, bulunduğu makamın ağırlığını ve sorumluluğunu bilmeyen bir zat.

Şimdi atasözünü hatırlatmakta yarar vardır. Bu doğrudan doğruya kılavuz, istikamet, sonuç meselesidir.

Ben siyasi iktidarın bu tür aldatmacalı yol göstericilere itibar etmemesini öneririm...” şeklindeki sözlerinin tüm gazetelerde yayımlandığını, Yargıtay Onursal Başsavcısı olan davalı tarafından sarf edilen bu sözler nedeniyle bireylerin yargı mensuplarına duydukları saygının zedelendiğini ve müvekkilinin ağır manevi zarara uğradığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 YTL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; müvekkilinin beyanlarının, davacının Anayasa’nın değiştirilemez ilkelerini tartışmaya açan ve basın yoluyla kamuya yansıyan konuşmasının eleştirisi mahiyetinde düşünce açıklamaları olduğunu ve davacının Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilmesinden bu yana gelişen süreci de göz önünde bulundurmak suretiyle eleştirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemenin, “dava konusu konuşmada özle biçim arasındaki dengenin bozulduğu, eleştiri ve yorum yapma sınırları aşılarak doğrudan davacının kişiliğine yönelen suçlayıcı ve aşağılayıcı sözler ile kişilik haklarının ihlal edildiği” gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın 11.11.2008 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline” dair verdiği karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Özel Daire’ce yukarıda başlık bölümünde yazılı gerekçeyle bozulmuştur.

Yerel Mahkemece önceki kararda direnilmiş; hükmü temyize davalı vekili getirmiştir.

Anayasa Mahkemesi Başkanı olan davacının, konuk olarak katıldığı.

Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde 10.11.2008 günü düzenlenen “Anayasalarda Değiştirilemez İlkeler” konulu sempozyumda konuşmacı olarak katılan dava dışı Anayasa Mahkemesi Raportörü O.’nun Anayasa’nın değiştirilemez maddeleri ile diğer maddeler arasında üstünlük kurulamayacağı, değiştirilemez ilkelerin, esnekliğe ve işlevselliğe aykırı bir düşünce taşıdığı… şeklindeki sunumundan sonra aynı toplantıda kapanış konuşması yapan davacının; sempozyumun konusunu Anayasa Mahkemesi’nin kuruluş yıldönümünde konu olarak tespit etmeyi düşündüğünü belirterek, “Ancak bu konuda ne kadar cesaretli olabilirim, o konuda biraz endişeliyim.

Ama görüyorum ki hem vakfın hem de. Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin cesaretle tespit ettikleri konunun ne kadar önemli ve Türkiye açısından ne kadar hayati bir değere sahip olduğunu anlamak mümkündür” ifadelerine yer verdiği, çekişme dışıdır.

Yine, Yargıtay Onursal Başsavcısı olan ve 11.11.2008 tarihinde … Derneği Denizli Şubesi’nce düzenlenen konferansta konuyla ilgili olarak konuşan davalının,

“H. gerçekte layık olmadığı bir mevkie getirilen, hukukçuda olmayan, getiriliş biçimi ve sırf o biçimi sağlamak için çıkarılan yasa bizzat Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş, bulunduğu makamın ağırlığını ve sorumluluğunu bilmeyen bir zat. Şimdi atasözü hatırlatmakta yarar vardır. Bu doğrudan doğruya kılavuz, istikamet ve sonuç meselesidir. Ben siyasi iktidarın bu tür aldatmacalı yol göstericilere itibar etmemesini öneririm.”

Şeklinde sözler sarf ettiği de uyuşmazlık dışıdır.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davalının 11.11.2008 tarihli konuşmasının bir düşünce açıklaması ve sert eleştiri niteliğinde kabul edilip edilemeyeceği, dolayısıyla manevi tazminat ile sorumlu tutulmasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

Bilindiği gibi, düşünce ve kanaat özgürlüğü Anayasa’nın 25. maddesinde düzenlenmiş, 26. maddesinde ise bu özgürlüğün başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının korunması amaçlarıyla sınırlanabileceği öngörülmüştür.

O halde, kişilerin şöhret veya haklarına ve özel yaşamlarına saldırı oluşturacak davranışların düşünce açıklaması kapsamında değerlendirilemeyeceği her türlü duraksamadan uzaktır.

Bu noktada, başkalarının şöhret veya haklarına, kişiliğine yönelik saldırıların, eleştiri sınırları içinde düşünce açıklaması mahiyetinde bulunduğundan söz edilmesi olanaksızdır.

Somut olayda dava, davalının yukarıda belirtilen 10.11.2008 tarihinde yapmış olduğu konuşmasından sonra davacı tarafından sarf edilen sözlere ilişkindir. Davalının, bir gün önce bir sempozyumda tartışılan, davacının da görüşlerini açıkladığı anayasalardaki değiştirilemez kurallarla ilgili olarak bir gün sonra yapmış olduğu konuşmada; konunun özünden ziyade davacının kişiliği ve Anayasa Mahkemesi Üyeliği ile Anayasa Mahkemesi Başkanlığına seçim yöntem ve tarzı üzerinde durduğu belirgindir.

Bu noktadan hareketle, dava konusu edilen 11.11.2008 tarihli konuşmada sarf edilen, “…bulunduğu makamın ağırlığını ve sorumluluğunu bilmeyen bir zat. Şimdi atasözünü hatırlatmakta yarar vardır. Bu doğrudan doğruya kılavuz, istikamet, sonuç meselesidir…” şeklindeki ifadelerin ve herkesçe malum atasözü ile yapılan benzetmenin, davacıyı küçük düşürücü, mesleki ve kişisel itibarına saldırı niteliğinde bulunduğu açıktır.

Şu açıklamaların sonucu olarak, dava konusu sözlerin Anayasa Mahkemesi Başkanı olan davacının kişilik haklarını doğrudan hedef aldığı, eleştiri sınırlarının aşıldığı, özle biçim arasındaki denge bozulduğu ve bu suretle hukuka aykırı bulunduğu her türlü duraksamadan uzaktır.

Bu itibarla; Yerel Mahkemece, davacı yararına manevi tazminat koşullarının gerçekleştiğine dair verilen direnme kararı yerindedir.

Ne var ki, Özel Dairece tazminat miktarı yönünden inceleme yapılmadığından, bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya, Özel Daireye gönderilmelidir.

SONU Ç

SONUÇ / HÜKÜM

Yukarıda yazılı gerekçelerle yerel mahkemenin direnme kararı uygun olup; davalı vekilinin tazminat miktarına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 4. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 04.04.2012 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2011/764, K. 2012/286, 4 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Manevi Tazminat Davası
  4. Düşünce Ve Kanaat Özgürlüğü
  5. Kişilik Hakları
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonu Ç
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2011/764
Karar No
2012/286
Tarih
4 Nisan 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2011/765 K.2012/4738
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2011/769 K.2012/2854
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2011/771 K.2012/134
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/772 K.2012/13494
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2011/773 K.2012/5173
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2011/774 K.2012/12215

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.