İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/1069 K.2013/379

KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU (2918) Madde 3

Esas2012/1069Karar2013/379Tarih20 Mart 2013Okuma6 dk · 1.227 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2012/1069 E., 2013/379 K.·İşleten Sıfatı Destekten Yoksun Kalma Aracın Kayıt Malikinin İşleten Sıfatı

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Mart 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.227 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU (2918) Madde 3

KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU (2918) Madde 19

KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU (2918) Madde 20

KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU (2918) Madde 30

"İçtihat Metni"Taraflar arasındaki “tazminat” davasında yapılan yargılama sonunda; Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce davanın davalı S.. Ö.. yönünden reddine diğer davalılar yönünden kabulüne dair verilen 22.12.2009 gün ve 2006/368 E., 2009/526 K. sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 02.06.2011 gün ve 2011/6028 E., 2011/6319 K. sayılı ilamı ile;

(...1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2-Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, sürücü ve davalı Şirket hakkındaki istemin bir bölümü kabul edilmiş; araç sahibi S.. Ö.. hakkındaki istem ise işleten olmadığı gerekçesiyle reddedilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.

Davacılar, davalılardan Y.. A..'ın sürücüsü olduğu trafik sicilinde diğer davalı S.. Ö.. adına kayıtlı ve öteki davalı Şirket'in servis aracı olarak işçilerini taşıttığı otobüsün, destek Hüseyin Bayhan'ın ölümüne yol açtığını belirterek, davalıların maddi ve manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını istemişlerdir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 3 ve 19. maddelerine göre trafik kaydı “işleteni” kesin olarak gösteren bir belirti (karine) değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin üçüncü kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasal düzenleme de yoktur.

İşletenlik, trafik kaydı adına olan kişiden mülkiyeti muhafaza kaydı ile satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süre ile kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişiye geçmiş olur. Bu bakımdan işletenliğin kayda rağmen başkasına geçmiş bulunduğu her zaman kanıtlanabilir.

Fakat bu konuda getirilecek kanıtların üçüncü kişiler yönünden bağlayıcı nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını ortadan kaldıracak (halele uğratacak) bir sonuç yaratmaması gerekir.

Dava konusu olayda, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası'nın 20. maddesine göre tescil edilmiş araçların her türlü satış ve devrinin noterlerce yapılacağına ilişkin düzenleme ve yukarıda belirtilen açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, trafik kazasına neden olan araç davalılardan S.. Ö.. adına kayıtlı olup başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde eylemli kullanımı bulunduğu geçerli kanıtlarla kanıtlanmış değildir. Sürücünün ceza davasında bu yönde açıklamalarda bulunması, yukarıda anılan ilke karşısında, davacıların hukuki durumunu etkilemez.

Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalılardan S.. Ö.. yönünden de işin esası incelenip varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, onun hakkındaki istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir...)

gerekçesiyle yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacılar yararına bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece kısmen önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Yerel mahkemece; trafik kazasına karışan aracın işleteninin davalı şirket olduğu, her ne kadar bilirkişi raporunda davalı-kayıt malikinin de sorumlu olduğundan bahsedilmiş ise de, yasanın işleteni esas alması ve kayıt malikini farazi işleten olarak kabul etmesi, ancak olayımızda kayıt malikinin işleten olmadığının anlaşılmış olması,

davalı şirketin işleten olduğunun belirlenmiş olması nedeniyle, kayıt maliki Selçuk yönünden davanın reddine, araç sürücüsü ile işleten olarak kabul edilen davalı şirketin bilirkişi raporunda belirlenen destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talebinden sorumlu olduğunun kabulüne dair verilen karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine, Özel Dairece yukarıda yazılı gerekçelerle bozulmuş, Yerel Mahkeme, kararın “S..

Ö..’ın işleten sıfatına” ilişkin kısmına direnmiştir.

Davacılar vekili, direnme hükmünü temyize getirmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, trafik kazasına karışan aracın, kayıt malikinin işleten olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Konunun sağlıklı çözümü için öncelikle “işleten” teriminin hukuki niteliğinin irdelenmesinde yarar vardır.

2918 sayılı Kara Yolları Trafik kanunu (KTK)’nun 3. maddesinde araç sahibi; “araç için adına yetkili idarece tescil belgesi verilmiş veya sahiplik ya da satış belgesi düzenlenmiş kişidir”, işleten ise, “araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen ya da aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet ya da rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde tanımlanmıştır.

Yasada ve öğretide, işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçütler söz konusudur. Bunlardan şekli ölçüt, satışa esas olan tescil belgesinde, trafik belgesinde, sigorta poliçesi ve vergi kaydında yazılı olmayı; maddi ölçüt ise, araçtan yararlanmayı ve araç üzerindeki eylemli egemenliği ifade etmektedir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda işleten kavramı ve kimlerin işleten olabileceği belirtilmiştir. Kural olarak aracın trafik sicilinde adına kayıtlı olduğu kişi, yani araç sahibi, aracı kendi hesabına ve kendisine ait olmak üzere kullanıyor, üzerinde çıkar sağlıyorsa; hem şekli hem de maddi anlamda işleten sıfatını alacaktır.

Noterlerin düzenleme yoluyla yaptığı satış ve devir işleminin arkasından yapılacak tescil, mülkiyete karine oluşturması bakımından önem taşır. Kuşku olan durumlarda aracın malikine işleten gözüyle bakılmalı ve buna ağırlık verilmelidir.

Nitekim, Hukuk Genel Kurulu’nun 06.03.2002 gün ve 2002/11-71 E. 2002/141 K.; 24.03.2004 gün ve 2004/10-165 E., 2004/171 K.; sayılı kararlarında da aynı ilke benimsenmiştir.

Görüldüğü gibi, sicilde malik görünen kişi, karine olarak aracın işleteni sayılmaktadır. Bunun sebebi, trafik kazasında sorumlu olan şahsın kolayca belirlenmesi ve zarar görenin zararının en kısa sürede giderilmesini sağlamaktır. Belirtmek gerekir ki, sicilde malik olarak görünen kişi her zaman aracın işleteni olmayabilir. Bu durumda, araç sahibi, aracın üzerinde fiili hakimiyeti bulunmadığını, araç için bir başkasının harcamalarda bulunduğunu veya araç üzerindeki ekonomik çıkarın bir başkasına ait olduğunu, işleten sıfatının bulunmadığını kanıtlayabilirse sorumluluktan kurtulabilir.

Hukuk Genel Kurulu’nda yapılan görüşmelerde azınlıkta kalan görüş sahiplerince; 2918 Sayılı Yasanın 20.maddesinin (d) fıkrası ile trafik siciline tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirlerin noterler tarafından yapılacağı, bu nedenle işleten sıfatının S..Tekstil San ve Tic. Ltd. Şti’ne devredildiğinin resmi belge ile isbat edilmeyen olayda, resmi kayıtlara göre kayıt malikinin işleten olduğunu, dava dilekçesinin hukuki vasıflandırmasının hakime ait olması nedeni ile dava dilekçesinde işleten olarak S..Tekstil San ve Tic. Ltd. Şti’nin gösterilmesinin sonucu değiştirmeyeceği, bu nedenle direnme kararının bu gerekçe ile bozulması gerektiği görüşü savunulmuş ise de, çoğunlukça bu görüş benimsenmemiştir.

Somut olayda; davacıların murisi Hüseyin ’ın 01.08.2005 tarihinde otobüs durağında beklediği sırada, davalı S.. Ö.. adına kayıtlı, Yusuf 'un sevk ve idaresindeki, içinde yolcu olarak davalı S.. Tekstil Ltd. Şti’ye ait işçilerin bulunduğu otobüsün çarpması sonucu hayatını kaybettiği ve davacıların, araç sürücüsü, işçileri taşınan şirket ve araç malikinden maddi ve manevi tazminat talebinde bulundukları görülmüştür. Açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında.

Mahkemece, kazaya karışan 41 ...24 plakalı araç maliki S.. Ö..’ın, aracı uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi sözleşmeler ile kiraya verip vermediği ya da üçüncü kişilerin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufta bulunup bulunmadığı konusunda yeterli araştırma yapılmadan, araç malikinin işleten sıfatının bulunmadığı kabul edilerek önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarda açıklanan değişik gerekçeden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 1086 sayılı HUMK’nın 440/1-3 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içersinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.03.2013 gününde yapılan ikinci görüşmede oyçokluğuyla karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/1069, K. 2013/379, 20 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2012/1069
Karar No
2013/379
Tarih
20 Mart 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2012/1071 K.2013/5695
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/1076 K.2013/381
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2012/1081 K.2013/2479
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2012/1082 K.2013/6140
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2012/1083 K.2013/5697
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/1084 K.2013/401

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.