İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/1394 K.2013/419

HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 295

Esas2012/1394Karar2013/419Tarih3 Nisan 2013Okuma5 dk · 971 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2012/1394 E., 2013/419 K.·Telefon Sözleşmesinin Sahte Vekaletname İle İmzalanması Noter Senedindeki İmzanın Reddi Sahtelik Davası

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Nisan 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

971 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 295

HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 314

NOTERLİK KANUNU (1512) Madde 82

NOTERLİK KANUNU (1512) Madde 162

"İçtihat Metni"Taraflar arasındaki “menfi tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir Asliye 2. Hukuk Mahkeme’since davanın kabulüne dair verilen 20.12.2010 gün ve 389/517 E., K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 31.10.2011 gün ve 4131/13506 E., K. sayılı ilamı ile;

(...Davacı vekili, davalı şirketçe gönderilen 09.04.2010 tarihli yazı ile kendilerinden 9.826,16 TL telefon konuşma ücreti talep edildiğini, müvekkilinin davalı şirkete abone olmadığı gibi telefon kullanıcısı da olmadığını iddia ederek, borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili savunmasında, abonelik sözleşmesi davacı tarafından Memduh 'a verilen vekâletnameye dayalı imzalanıp, sözleşmede belirlenen adrese 0232... 86 24 no'lu telefon hattının çekildiğini konuşma ücretlerinin ödenmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davalı ile davacı arasında düzenlenen abone sözleşmesini imzalayan dava dışı Memduh 'a verilen vekâletnamedeki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Abonelik sözleşmesi dava dışı Memduh 'a, davacı yanca verildiği iddia olunan 28.07.2003 tarihli vekâletname ile imzalanmıştır. Davacı vekâletnamedeki imzayı inkâr etmiştir. Bu durumda dava HUMK'nun 314. maddesi anlamında açılmış bir sahtelik davasıdır.

HUMK 295/f.1 ve 1512 Sayılı Noterlik Kanunu’nun 82/f.III maddeleri hükmüne göre noterlikçe onaylanan imza, sahteliği sabit oluncaya kadar geçerlidir. Böyle bir imzanın sahteliği iddiası ise, sözleşmenin diğer tarafına olduğu kadar sözleşmedeki imzayı onaylayan notere karşıda ileri sürülmüş bir iddia olup, hükmen sabit görülmesi halinde noterin Noterlik Kanunu’nun 162. maddesi uyarınca hukuki sorumluluğuna da yol açabileceği gibi, noterin savunması bu davanın sonucunu etkileyebilir.

Şu halde onaylı imzanın sahteliği iddiasının bu imzayı onaylayan noterin taraf olmadığı bir davada incelenip, hükme bağlanması usul hukuku ilkelerine uygun düşmemektedir.

Bu durumda mahkemece, davacı tarafa ilgili noter aleyhine dava açmak üzere mehil verilerek açtığı davanın iş bu davayla birleştirilmesi halinde noterin de savunması ve sunduğu deliller incelenerek, birleştirilmeme halinde o davanın sonucu beklenerek bir karar verilmelidir...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin telefon abonesi olmadığını ileri sürerek, abonelik ilişkisi bulunmadığının tespiti ile dava konusu telefon hattı nedeniyle borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı tarafından dava dışı Memduh isimli kişiye verilen vekâletname ile abonelik sözleşmesinin imzalandığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, abonelik sözleşmesinin davacı adına imzalanmasında kullanılan vekâletnamedeki imzanın davacının eli ürünü olmadığının bilirkişi raporu ile belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davalı vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde gösterilen nedenlerle bozulmuştur.

Yerel Mahkemece, önceki kararda direnilmiş; hükmü temyize davalı vekili getirmiştir.

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; telefon abonelik sözleşmesinin, vekâleten dava dışı üçüncü bir kişi tarafından imzalandığı olayda, vekâletnamedeki imzanın davacının eli ürünü olmadığının tespit edilmesinin eldeki menfi tespit davasının kabulü için yeterli neden olup olmadığı, burada varılacak sonuca göre; davanın HUMK'nun 314. maddesi anlamında açılmış bir sahtelik davası olarak nitelendirilerek,

vekâletname tanzimi esnasında yapılan bu sahteciliğin Noterlik Kanunu’nun 162. maddesi uyarınca noterin de sorumluluğunu gerektirmesi nedeniyle, davacı tarafa ilgili noter aleyhine dava açmak üzere mehil verilerek açtığı davanın iş bu davayla birleştirilmesi halinde noterin de savunması ve sunduğu deliller incelenerek, birleştirilmeme halinde o davanın sonucu beklenmek suretiyle işbu davadaki uyuşmazlığın çözümlenmesinin gerekli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Senetlerin delil olma niteliğine ilişkin olarak 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)’nın 295. maddesi; “Mahkeme ilamlariyle katibiadillerce re'sen tanzim olunan senetler sahteliği ve salahiyattar memurların salahiyetleri dahilinde usulüne tevfikan tanzim veya tasdik ettikleri vesikalar hilafı ispat olununcaya kadar delili kati teşkil eder.

Şu kadar ki mahkeme işbu evrak hakkında şüpheyi davet eden haller görürse bunları tanzim ve tasdik eden daireden izahat itasını istiyebilir” hükmünü içermektedir.

Bu yasal düzenleme uyarınca noterler tarafından tanzim olunan belgeler, aksi ispatlana kadar kesin delil hükmündedir.

Bir senedin doğru olmadığını ileri süren borçlu, resmi senedi (mesela senetteki imzayı) inkâr etmekle yetinemez. Resmi senedi kabul etmeyen borçlunun senedin sahteliğini ileri sürmesi (ya sahtelik iddiasında bulunması veya ayrı bir sahtelik davası açması) gerekir (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.2, s.2158).

Görülmekte olan bir davada dayanılan bir resmi senedin sahte olduğunun aynı mahkemede bildirilmesine sahtelik iddiası denir. Örneğin; resmi senette borçlu gözüken kişinin böyle bir senet için noter önüne gitmediğinin veya senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmesi, birer sahtelik iddiasıdır. Sahtelik iddiası, resmi senedi düzenleyen veya onaylayan noterin veya resmi kişinin haksız fiil işlemesi demektir (Kuru, a.g.e.; s. 2159-2161).

Bu itibarla; somut olayda davacının, davalı ile sözleşme ilişkisi bulunmadığını ve kendi adına atfen vekâleten imza atılmasına dayanak teşkil eden vekâletnamedeki imzanın kendi eli ürünü olmadığını ileri sürmesinin, yukarıda açıklandığı üzere bir sahtelik iddiası olarak kabulü gereklidir. Bu sahtelik iddiası, dava dışı noter tarafından tanzim edilen bir resmi senede ilişkin olduğu için de ilgili noterin taraf olmadığı davada incelenip hükme bağlanması yerinde değildir.

Zira, hükmen sabit görülmesi halinde noterin bu sahtelik nedeniyle 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 162. maddesi uyarınca hukuki sorumluluğu söz konusu olabileceğinden, kendi işlemine karşı yapılan sahtelik iddiasına karşı notere savunma hakkı verilmesi ve elde edilecek deliler çerçevesinde sahtelik iddiası konusunda bir karar verilmesi gereklidir.

O halde; Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, aynı Kanun'un 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 03.04.2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/1394, K. 2013/419, 3 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2012/1394
Karar No
2013/419
Tarih
3 Nisan 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/1395 K.2013/10570
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/1397 K.2013/11474
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/1397 K.2013/414
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/1398 K.2013/575
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/1399 K.2013/573
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/1400 K.2013/4627

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.