İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/1564 K.2013/580

HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 8

Esas2012/1564Karar2013/580Tarih24 Nisan 2013Okuma6 dk · 1.153 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2012/1564 E., 2013/580 K.·Ortaklığın Giderilmesi Davadan Feragat İhalenin Feshi Kararlarında Karar Düzeltme Yolu

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Nisan 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.153 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 8

HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 79

HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 440

HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 571

İCRA VE İFLAS KANUNU (İİK) (2004) Madde 366

İCRA VE İFLAS KANUNU (İİK) (2004) Geçici Madde 7

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 4

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 24

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 176

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 311

"İçtihat Metni"Taraflar arasındaki “ihalenin feshi” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Şebinkarahisar Sulh Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 09.04.2010 gün ve 2010/10 E., 2010/72 K. sayılı kararın incelenmesinin davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 30.11.2010 gün ve 2010/21232 E., 2010/28216 K. sayılı ilamı ile onanmış, taraf vekillerinin karar düzeltme istemi üzerine 12. Hukuk Dairesi'nin 11.10.2011 gün ve 2011/9560 E., 2011/18652 K. sayılı ilamı ile;

(... Şebinkarahisar Sulh Hukuk Mahkemesinin 09.04.2010 tarih ve 2010/10-72 sayılı kararının taraflarca temyiz edilmesinden sonra Dairemizin 30.11.2010 tarih ve 2010/21232-72 sayılı kararı ile onanması üzerine taraflarca karar düzeltme yoluna gidildiği tespit edilmiştir.

Bu aşamadan sonra davacı vekilinin kimliği ekli 07.10.2011 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiği görülmekle, Dairemizin onama kararının kaldırılarak, davacı vekilinin davadan feragatı hakkında bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir ...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, ihalenin feshi istemine ilişkindir.

Davacılar vekili, Şebinkarahisar Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 04.02.2003 gün ve 2002/233 E., 2003/15 K. sayılı ilamı ile 135 ada, 14 parselde kayıtlı taşınmazın satış suretiyle ortaklığının giderilmesine karar verildiğini, bunun üzerine aynı Mahkeme Satış Memurluğu'nun 2009/6 satış sayılı dosyası ile taşınmazın davalılardan A.. H..'ya ihale ile satıldığını, ancak ihalenin usulüne uygun yapılmadığını belirterek ihalenin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı A.. H.. vekili, ihalenin usulüne uygun yapıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı M.. T.., dava dilekçesinde belirtilen hususları kabul ettiğini beyan etmiş ve beyanını imzalamıştır.

Davalı Ü.. T.., davaya bir diyeceğinin olmadığını beyan etmiştir.

Davalı Şükriye , ihalenin kanun ve yönetmeliklere uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalılar, duruşmalara katılmamış ve cevap vermemişlerdir.

Yerel Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece onanmış, daha sonra davacılar vekili ve davalı A.. H.. vekilinin karar düzeltme istemi ve davacılar vekilinin feragat dilekçesi üzerine, Özel Daire'ce yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuştur. Yerel mahkemece, davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin süresinde olmadığı, kararın kesinleştiği, karar kesinleştikten sonra davadan feragat edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile önceki kararda direnilmiştir.

Direnme hükmünü, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu'nun önüne gelen uyuşmazlık; Özel Daire kararına karşı süresinde karar düzeltme isteminde bulunup bulunulmadığı ve yerel mahkeme kararının kesinleşip kesinleşmediği; buradan varılacak sonuca göre, davadan feragat nedeniyle verilen bozma ilamının yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.

Hukuk Genel Kurulu’ndaki görüşmeler sırasında, işin esasının incelenmesine geçilmeden önce mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK.)'nun 440 ve 571. maddeleri ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK.)'nun 366 vd. maddeleri gözetildiğinde, ortaklığın giderilmesi davası sonucunda verilen karar gereğince, satış memurluğunca yapılan ihalenin feshi istemine yönelik sulh hâkiminin verdiği kararlara karşı, karar düzeltme yolunun açık olup olmadığı ön sorun olarak tartışılmıştır.

Hemen belirtmek gerekir ki, taşınır ve taşınmaz mallar üzerindeki mülkiyet ortaklığının giderilmesi için açılan davalarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)’nun 4/1-b (mülga 1086 sayılı HUMK. 8. maddesinin II/2.) maddesi gereğince sulh hukuk mahkemeleri görevli bulunmaktadır. Ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar veren sulh hukuk mahkemesi, satış işlemlerini yapmak ve bedelini tevzi etmek üzere bir satış memuru tayin eder. Bu memur, icra memuru olabileceği gibi mahkemeye mensup olan veya olmayan herhangi bir kimse de olabilir.

Satış memuru, mülga 1086 sayılı HUMK'un 571. maddesi hükmü gereğince, satış işlemlerini İİK hükümlerini uygulamak suretiyle yapar. Satış memurunun karar ve işlemlerine karşı itiraz ve şikâyetler ile satışın kanuna aykırılığı iddiasıyla açılan ihalenin feshi davalarının icra hukuk mahkemelerinde değil, ortaklığın giderilmesi kararını veren sulh hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerekir.

İhalenin feshine ilişkin karar her ne kadar Sulh Hakimi tarafından verilmiş ise de, mülga 1086 sayılı HUMK.nun 571. maddesine göre ihalenin İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılması gerektiğinden, satış ve sonrasında da İİK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na, 5311 sayılı Kanunun 29. maddesi ile eklenen “Geçici Madde 7” atfıyla uygulanmakta olan İİK'nun 366. maddesi uyarınca, icra ve iflas dairelerinin hukuka müteallik kararları aleyhine karar düzeltme yoluna gidilebileceği belirtilmiş bulunduğundan Sulh Hukuk Mahkemesince verilen ihalenin feshine ilişkin kararlara karşı karar düzeltme yolu açık olmaktadır.

Hal böyle olunca, yerel mahkemece verilen karara karşı karar düzelme yolunun açık olduğuna oybirliğiyle karar verilmiş ve işin esasının incelenmesine geçilmiştir.

İşin esasına gelince;

Davaya son veren taraf işlemlerinden biri olan feragat, davanın taraflarından birinin (davacının) netice-i talebinden vazgeçmesidir. Hiç kimse kendi lehine olan bir davayı açmaya zorlanamayacağı gibi (HUMK. m.79; HMK. m.24), davacı da açmış olduğu bir davayı sonuna kadar takip etmeye zorlanamaz.

Usul Hukukumuzda kural olarak hüküm kesinleşinceye kadar davadan feragat edilebilir. Ancak, bazı istisnai hallerde feragat davayı sona erdirmez(Hizmet tespiti davalarında olduğu gibi).

Feragat, davayı sona erdiren kesin bir usul işlemidir. Feragatten dönülmesi ve mülga HUMK.nun 83.maddesi ve HMK. nun 176 maddesine göre, ıslah yolu ile feragatin hükümsüz kılınması olanaksız ise de, irade bozukluğu hallerinde feragat ve kabulün iptali istenebilir (HMK. 311/1-2. cümle; Kuru, B.:Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.Baskı, Cilt:IV, İstanbul 2001, sahife:3646 vd.)

Bilindiği gibi, feragat yalnız mevcut davadan değil, o dava ile istenen haktan da vazgeçme anlamına gelmektedir. Davadan feragat neticesinde, feragate konu hak tamamen düşer ve artık bir daha dava konusu yapılamaz (Postacıoğlu,İ.E.:Medeni Usul Hukuku Dersleri, 6.Bası,İstanbul 1975, sahife:479).

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; yerel mahkemenin davanın kabulüne dair verdiği karar, davacılar vekilin temyizi üzerine Özel Daire'ce onanmıştır.

Onama ilamı davacılar vekiline 26.01.2011 tarihinde, davalı vekiline ise 30.12.2010 tarihinde tebliğ edilmiş; davacılar vekili 09.02.2011 harç tarihli davalı vekili ise 12.01.2011 harç tarihli dilekçelerle karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır. Davacılar vekili daha sonra 07.10.2011 havale tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini bildirmiştir. Bu durumda, davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin süresinde olmadığı, davalı vekilinin karar düzeltme isteminin ise süresinde olduğu anlaşılmaktadır.

Her ne kadar, davacılar vekilinin karar düzeltme istemi süresinde olmasa da, davalı vekili süresi içinde karar düzeltme isteminde bulunduğundan, mahkeme kararı henüz kesinleşmemiş bulunmaktadır. Hal böyle olunca; yerel mahkemenin, hükmün kesinleştiği, dolayısıyla karar kesinleştikten sonra davadan feragat edilmesinin mümkün olmadığı yönündeki direnme gerekçesi isabetli değildir.

O halde, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Direnme kararı bu nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, aynı Kanun'un 440. maddesi uyarınca hükmün tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 24.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/1564, K. 2013/580, 24 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2012/1564
Karar No
2013/580
Tarih
24 Nisan 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/1565 K.2013/9390
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/1565 K.2013/572
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2012/1565 K.2013/184
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/1566 K.2013/9353
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2012/1567 K.2013/12675
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/1567 K.2013/579

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.