İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/1929 K.2013/782

Hukuk Genel Kurulu 2012/18-1929 E. , 2013/782 K.

Esas2012/1929Karar2013/782Tarih29 Mayıs 2013Okuma6 dk · 1.210 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2012/1929
Karar No
2013/782
Karar tarihi
29 Mayıs 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.210 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2012/18-1929 E. , 2013/782 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 30/05/2012

NUMARASI : 2012/290-2012/354

Taraflar arasındaki “vakfın dağıldığının tespiti” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 02.11.2011 gün ve 2008/552 E., 2011/508 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin 08.03.2012 gün ve 2012/1475 E., 2012/2384 K. sayılı ilamı ile;

(...Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Ancak;

Davalı vakfın dağıldığının tespitine karar verilirken, 5737 sayılı Vakıflar Yasasının 27., Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 33. ve vakfın senedinin 41. maddeleri gereğince, mal varlığının tespiti ile devri konusunda bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, vakfın dağıldığının tespiti istemine ilişkindir.

Davacı vekili, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nce düzenlenen denetim raporu ile davalı vakfın hiç gelirinin olmadığını, bu mal varlığı ile vakfın hayatiyetini devam ettirmesinin mümkün olmadığını ve vakıf yöneticilerinin ilgisiz kaldığı hususlarının tespit edildiğini belirterek, Türk Medeni Kanunu'nun 116. maddesi gereğince vakfın mal varlığının tespiti ile vakfın dağıtılmasına, malvarlığının gayece benzer bir vakfa devrine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Abdullah Baba Vakfı Başkanı cevabında; Abdullah Baba Vakfı'nın amacının eğitim gören çocuklara burs vermek ve fakirlere yardım etmek olduğunu, ancak bu amaçlarına ulaşamadıklarını, vakıf senedindeki taşınmazın tapusunun vakıf adına devrinin yapılamadığını, bu taşınmazın başkasına satıldığını beyan etmiştir.

Mahkemenin; davanın kabulü ile davalı Abdullah Baba Vakfı’nın Türk Medeni Kanunu’nun 116. maddesi uyarınca dağılmış olduğunun tespitine, vakfın herhangi bir mal varlığı bulunmaması nedeniyle benzer vakfa devir ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına dair verdiği karar; davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekilinin temyizi üzerine Özel Daire’ce yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmuş; Yerel Mahkemece, önceki kararda direnilmiştir.

Direnme kararını, davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili temyiz etmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; dava konusu vakfın mal varlığının tespiti ve tahsisi konusunda bir karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

Uyuşmazlığın çözümü için vakfın sona erme sebepleri ve sona ermenin hukuki sonuçlarının açıklanmasında fayda vardır.

Hemen belirtmek gerekir ki, vakıflar, bizzat kendi kararlarıyla sona erme hali dışında, tüzel kişiliğin sona erme sebepleriyle sona ererler.

Dernekler ile şirketlerin aksine vakıflar, varlıklarının sona ermesine kendi iradeleriyle karar veremezler. Çünkü bu yolla sona erme vakfın mahiyetine uymadığı gibi, vakfın zorunlu organı olan yönetim organının ve hatta bizzat vakfı kurmuş olan kişinin (vakfedenin) dahi vakfın sona ermesine karar verme yetkileri yoktur. Ancak, vakfeden, vakıf kurarken vakfın sona ermesini gerektirecek sebepleri veya vakfın süresini vakıf senedinde belirtmiş olabilir; çünkü buna hakkı bulunmaktadır. (Jale Akipek/Turgut Akıntürk/Derya Ateş Karaman; Türk Medeni Hukuku Başlangıç Hükümleri, Kişiler Hukuku, I. Cilt, Sekizinci Bası, Beta yayınları, İstanbul 2011, s. 704)

Vakıflar ya kendiliğinden (dağılma) veya mahkeme kararı(dağıtma) (TMK. m, 116, Vakıflar Yön, m. 19-20) ile sona ererler. Bazı hallerde mirasçı veya alacaklıların itirazı üzerine de vakıf sona erebilir (M. Kemal Oğuzman/Özer Seliçi/Saibe Oktay Özdemir; Kişiler Hukuku (Gerçek ve Tüzel Kişiler), 9. Bası, Filiz Kitabevi, İstanbul 2009, s. 320)

Vakıfların kendiliğinden sona ermesi (dağılması) hiç bir karara gerek olmaksızın kişiliğinin kanundan ötürü ortadan kalkması ile olur. Türk Medeni Kanunu(TMK) kendiliğinden sona erme sebeplerinden sadece birisini düzenlemiştir. Bu da, vakfın amacının gerçekleşmesinin imkansız hale gelmiş olmasıdır (TMK. m.116/I). Bu durumun dışında bir vakıf, vakıftan yararlanmaları öngörülmüş olanların tamamının ölmüş veya kuruluş amacının gerçekleşmiş olması yahut aciz (ödeme güçsüzlüğü) haline düşmüş bulunması hallerinde de kendiliğinden (dağılma ile) ortadan kalkmış olur.

Diğer taraftan, vakfı kuran kişi, kuruluş sırasında bu vakfın belli bir süre faaliyette bulunmasını arzulamış ve bu arzusunu süreyi göstermek suretiyle vakıf senedinde belirtmiş bulunabilir. Vakıf kuranın (vakfedenin), vakıf senedine bu yolda bir kayıt koyma hakkına sahip bulunduğu genellikle kabul edilmektedir. Bu nedenle vakfeden tarafından belirli bir süre için kurulmuş olan bir vakıf, bu sürenin dolmasıyla kendiliğinden ortadan kalkmış olur.

Vakfın sona emesi hallerinden bir diğeri ise, vakfın mahkeme kararı ile sona erdirilmesidir.

TMK. 101/I madde; “Cumhuriyetin Anayasa ile belirlenen niteliklerine ve Anayasanın temel ilkelerine, hukuka, ahlaka, milli birliğe ve milli menfaatlere aykırı veya belli bir ırk ya da cemaat mensuplarını desteklemek amacıyla vakıf kurulamaz" şeklindedir.

Kurulmuş olan bir vakfın yasak amaç güttüğü veya yasak faaliyetlerde bulunduğu sonradan anlaşılırsa veya amacı sonradan yasaklanmış olan vakfın yasaklanan amacının değiştirilmesine imkan bulunmazsa, vakıf denetim makamının veya C. Savcısının başvurusu üzerine duruşma yapılarak mahkemece dağıtılır(TMK m.116/2).

Vakfın sona ermesi halinde, ortaya mal varlığının tasfiyesi ile arta kalan malvarlığının özgülenmesi (tahsisi) konusu çıkar.

Tüzel kişilere ilişkin genel hükümlerde belirtildiği gibi, vakfın tasfiyesi, MK’nun 53. maddesi hükmüne tabidir. Buna göre Kanunda ve kuruluş belgesinde aksine hüküm yoksa tasfiye, terekenin resmi tasfiyesine ilişkin hükümlere göre yapılacaktır. Tasfiye için vakfın malvarlığının aktif ve pasifi tespit edilerek defteri tutulur, mal ve haklar paraya çevrilir, alacaklar tahsil edilir, borçlar ödenir (TMK. m. 634-635).

Medeni Kanun m. 54/I 'e göre; kanunda veya kuruluş belgesinde başka hüküm yoksa ya da yetkili organ başka türlü karar vermedikçe, tasfiye edilen tüzel kişinin malvarlığı en yakın amacı güden kamu kurum ve kuruluşuna geçer. Ancak özgülenme amacının aynı olmasına dikkat edilir. Medeni Kanun’un vakıflarla ilgili hükümlerinde, sona erme halinde mal varlığının tahsisinin nasıl yapılacağı belirtilmemiştir.

Vakıflar Kanunu’nun 27. maddesinde bu konuda getirilen düzenlemeye göre ise; sona eren yeni vakıfların borçlarının tasfiyesinden arta kalan mal ve haklar, vakıf senedinde yazılı hükümlere göre, senetlerinde özel bir hüküm bulunmayanlarda ise Genel Müdürlüğün görüşü alınarak mahkeme kararıyla benzer amaçlı bir vakfa, dağıtılan yeni vakıfların borçlarının tasfiyesinden arta kalan mal ve haklar ise Genel Müdür1üğe intikal eder.

Vakfın sona ermesi halinde eğer sona eriş, amacın gerçekleşmesinin imkansızlaşması sebebine dayanıyorsa, vakıf mahkeme kararıyla sicilden silinir (TMK. m.116/I).

Eğer vakfın kişiliği asliye hukuk mahkemesinin kararıyla dağıtılmak suretiyle sona ermişse, durum mahkeme siciline tescil edilir.

Tüzüğe göre, vakfın sona ermesi durumu Vakıflar Genel Müdürlüğünde tutulan merkezi sicile kaydedilir ve Genel Müdürlük tarafından Resmi Gazetede ilan olunur.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu vakfın, aciz (ödeme güçsüzlüğü) haline düşmüş olduğu (TMK. m.116/I) tespit edildiğinden yerel mahkemece, vakfın dağılmış olduğunun tespitine karar verilmiş, ancak vakfın mal varlığının tahsisi konusunda bir hüküm kurulmamıştır.

Az yukarda anlatıldığı üzere, Vakıflar Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca mahkeme kararı ile vakfın dağıldığına karar verilmesi halinde, vakfın mal varlığının tahsisi konusunda bir karar verilmesi gerekmektedir.

Dava konusu vakfın vakıf senedinde, 1119 parsel sayılı taşınmaz vakfa özgülenmiş olup, TMK m. 105 gereğince taşınmazın mülkiyeti, vakfın tüzel kişiliğini kazanmasıyla vakfa geçmiş bulunmaktadır. Her ne kadar, vakfa ait taşınmaz başkasına satılmış olsa da, vakfın bu taşınmaz nedeniyle en azından tazminat hakkı bulunduğundan mahkemenin; vakfın herhangi bir mal varlığı bulunmaması nedeniyle benzer vakfa devir ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına yönündeki direnmesi yerinde değildir.

Hal böyle olunca; aynı hususa işaret eden ve Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Açıklanan nedenlerle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının bozma ilamında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, aynı Kanun'un 440. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/1929, K. 2013/782, 29 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 30/05/2012
  5. Numarası : 2012/290-2012/354
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2012/1929
Karar No
2013/782
Tarih
29 Mayıs 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/1932 K.2013/8689
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/1932 K.2013/787
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/1933 K.2013/8688
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2012/1934 K.2013/3602
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2012/1934 K.2013/8687
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/1934 K.2013/13730

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.