İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/725 K.2013/241

Hukuk Genel Kurulu 2012/3-725 E. , 2013/241 K.

Esas2012/725Karar2013/241Tarih13 Şubat 2013Okuma6 dk · 1.124 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2012/725
Karar No
2013/241
Karar tarihi
13 Şubat 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.124 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2012/3-725 E. , 2013/241 K.

HUKUK GENEL KURULU KARARLARINA KARŞI MAHKEMELERCE DİRENME KARARI VERİLEMEYECEĞİ

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 297

HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 388

HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 439

"İçtihat Metni"Taraflar arasındaki "tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Şanlıurfa 2.Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 26.01.2010 gün ve 2009/419 E- 2010/53 K. sayılı kararın incelenmesi davalı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 3.Hukuk Dairesi'nin 27.12.2010 gün ve 2010/10988-21783 sayılı ilamıyla;

(…Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Davacı, fidan yetiştiriciliği ve pazarlaması işi ile uğraştığını ve bu kapsamda Bilecik türü 3000 adet ceviz fidanını 1004 numara ile davalıdan satın aldığını ve 12.12.2007 tarihli sertifika ile teslim ahp müşterilerine sattığını, ancak müşterilerden dava dışı Necla'nın destekleme primi almak için Tarım İl Müdürlüğüne başvurusunun reddedildiğinden mahrum kaldığı prim miktarı 4.430 TL'yi ödediğini, oysa bu durumun sertifikanın başka kişilere kullandırması nedeniyle davalının kusuru olup ödenen 4.430 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, duruşmaya gelmemiş cevap da vermemiştir.

Mahkemece; dava dışı Necla 'nın davacıdan almış olduğu ceviz fidanları için Tarım İl Müdürlüğü'ne destekleme primi almak üzere başvurduğunda sertifikanın başka şahıslarca kullanıldığından talebinin reddedildiğini ve davacının 4.430 TL'yi ödediği banka dekontları ile anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmü davalı taraf temyiz etmektedir.

Davaya konu ceviz fidanlarının karantina taşıma ve fatura karşılığı 12.12.2007 tarihinde 3000 adet ve 1004 sertifika no'su ile davalı tarafından davacıya, davacı tarafından da 3.kişilere satıldığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır.

Ancak, davalının yetiştirdiği sertifikalı fidan sayısının Türkiye genelinde başka çiftçiler tarafından kullanılması sonucu yer kalmaması, davalının aynı sertifika no'su ile 3000'den fazla fidan satması Fatma Necla 'nın başka sertifika no'su ile değişik ceviz fidanı dikmesi durumunda destekleme priminden yararlanıp yararlanamayacağı araştırılmamıştır.

Ayrıca, BK 44 md.hükmüne göre "Zarara uğrayanın zararın ihdasına veya zararın tezayüdüne yardım ettiği ve zararı yapan şahsın hal ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakim, zarar ve ziyan miktarını tenkis yahut zarar ve ziyan hükmünden sarfınazar edebilir." Nitekim davalı temyiz dilekçesinde durumdan haberdar olsa doğru numaralı sertifikayı vereceğini bildirmiştir.

Davacının yargılama olmaksızın kendiliğinden çiftçiye ödeme yapmakta kusuru bulunup bulunmadığı da araştırılmamıştır.

Bu anlatılanlar ışığında araştırma yapılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir…)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkilinin fidan yetiştirdiğini ve pazarladığını, Bilecik türü 3000 adet ceviz fidanını da sertifikalı olarak 1004 numarayla davalıdan aldığını, 3000 adet ceviz fidanına ait meyve ve asma fidan sertifikası, buna ait zirai mücadele ve karantina taşıma ve satış sertifikası da 12.12.2007 tarihinde düzenlenmiş olup ürünlerin müvekkili tarafından teslim alındığını, davalıdan almış olduğu sertifikalı fidanları kendi faturası ve 1004 sertifika numarasıyla müşterilerine sattığını, davalının müvekkile sattığı 1004 numaralı sertifikayı başkalarına da kullandırdığını,

müvekkilinden sertifikalı ceviz fidanı alan Fatma Necla isimli müşterinin destekleme primi almak için tarım il müdürlüğüne müracaat ettiğini ve talebinin reddedildiğini, bu redden dolayı almaktan mahrum kaldığı prim miktarı olan 4.430 TL’yi müvekkilinden talep etmesi üzerine müvekkil tarafından ödenmek zorunda kalındığını belirterek, 4.430 TL'nin dava tarihten itibaren yasal faiziyle davalıdan alınarak müvekkile verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, yargılamaya katılmamış ve savunmada da bulunulmamıştır.

Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar; Özel Dairece, yukarıda başlık bölümünde aynen yazılı olan ilam ile bozulmuş; mahkemece, önceki gerekçeler tekrarlanmak suretiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme kararının davalı vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12.10.2011 gün ve 2011/3-732-628 sayılı kararı ile kısa karar ile gerekçeli kararın bir birine uyumlu olmadığı gerekçesi ile direnme kararı bozulmuştur.

Mahkemece, yeniden verilen direnme kararında ise aynen, “…Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12/10/2011 tarihli 2011/3-732 esas 2011/628 sayılı bozma kararına DİRENİLMESİNE,

2-Davacının talebi doğrultusunda 4.430,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,…” denilmiştir.

Direnme kararını davalı vekili temyize getirmektedir.

Tarafların iddia ve savunmaları ile bozma ve direnme kararlarının kapsamı itibariyle Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; mahkemece yapılan araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olup olmadığı, bozma ilamında işaret edilen araştırmaların yapılmasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

İşin esasına geçilmeden önce; mahkemece 19.4.2012 tarihli direnme kararında Özel Daire’nin bozma ilamına karşı değil, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12.10.2011 tarihli bozma kararına karşı direnilmesine denilmesinin usulüne uygun bir direnme kararı olup olmadığı ön sorun olarak tartışılmıştır.

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 439/son fıkrasında “Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara uymak zorundadır” hükmünü amirdir.

Aynı hüküm 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)’nun 373/6 maddesinde de tekrar edilmiştir.

Madde hükmünden açıkça anlaşılacağı üzere, direnme kararı temyiz edilirse, temyiz incelemesini Yargıtay Hukuk Genel Kurulu yapar. Hukuk Genel Kurulu, direnme kararını doğru bulursa, direnme kararını onar; bozma kararını doğru bulursa, direnme kararını bozar. İlk derece mahkemesi Hukuk Genel Kurulunun kararına uymak zorundadır, bu karara karşı direnme kararı veremez.

Somut olayda, mahkemece Hukuk Genel Kurul kararına karşı direnme kararı verilmiştir.

Hukuk Genel Kurul kararlarına karşı mahkemelerce direnme kararı verilemeyeceği yukarıdaki madde kapsamında her türlü tartışmadan uzaktır.

Ayrıca, mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388. (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)’nun 297) maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.

Aynı kural, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 389. (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)’nun 298.)maddesinde de tekrarlanmış; HUMK.nun 381. (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)’nun 294.) maddesinde ise “Kararın tefhimi en az 388.maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçilerek okunması suretiyle olur” hükmüne yer verilmiştir.

Açıklanan hükümlerin ortaya koyduğu bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki, dava içinden davalar doğar ve hükmün hedefine ulaşması engellenir. Kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.

Ayrıca, bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini yitirdiğinden ona atıf suretiyle hüküm tesisinin yukarıda açıklanan kurallara uygun düşmeyeceği de aşikardır.

6100 sayılı HMK’nun yürürlüğünden sonraki dönemde de Hukuk Genel Kurulu’nun 05.10.2011 gün ve 2011/20-607 E.-604 K.sayılı kararıyla bu ilkeler aynen kabul edilmiştir.

Somut olayda da, direnme gerekçesi açık ve ayrıca belirtilmemiş, ilk karardaki gerekçeler aynen tekrarlanmıştır.

O itibarla mahkemece, 6100 sayılı HMK(mülga 1086 sayılı HUMK)’nun yukarıda açıklanan amir hükümleri gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş, direnme kararının belirtilen nedenlerle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen “ Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, bozma nedenine göre sair temyiz sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, aynı Kanun'un 440.maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 13.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/725, K. 2013/241, 13 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Hukuk Genel Kurulu Kararlarına Karşı Mahkemelerce Direnme Kararı Verilemeyeceği
  4. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2012/725
Karar No
2013/241
Tarih
13 Şubat 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/728 K.2013/2808
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/730 K.2013/251
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2012/732 K.2013/1091
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/732 K.2013/207
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2012/734 K.2013/2315
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2012/734 K.2013/3462

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.