İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/108 K.2013/1397

Hukuk Genel Kurulu 2013/1-108 E. , 2013/1397 K.

Esas2013/108Karar2013/1397Tarih25 Eylül 2013Okuma6 dk · 1.187 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/108
Karar No
2013/1397
Karar tarihi
25 Eylül 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.187 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2013/1-108 E. , 2013/1397 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 15/11/2012

NUMARASI : 2012/742-2012/759

Taraflar arasındaki “tapu iptali ve tescil“ davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce davanın kabulüne dair verilen 09.11.2010 gün, 2008/543 E - 2010/496 K sayılı kararın incelenmesi Davalı ile dâhili davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 05.07.2011 gün, 2011/1958 E - 7912 K sayılı ilamı ile;

(...Dava muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptal tescil ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden toplanan delillerden, miras bırakan O.’ın dava konusu 12 .. .. parsel sayılı taşınmazındaki 2/3 payını 03.06.1996 tarihinde satış suretiyle davalı oğlu Y.’a temlik ettiği, Y.. tarafından paydaş D.A.aleyhine açılan şufa davası sonucunda diğer 1/3 payında davalı adına tescil edilerek davalı Y.’un taşınmazda tam mülkiyet sahibi olduğu, 22.10.2008 tarihinde ve satış suretiyle taşınmazı dava dışı N. K.’a sattığı, N.tarafından da 30.10.2008 tarihinde R.K.’a satış suretiyle devredildiği görülmektedir. Davacılar HUMK’nun 186. maddesi gereğince son kayıt maliki R.’ı davaya dâhil ederek tapu iptal tescil isteğinde bulunmuşlar, davalı Y.yönünden ise ecrimisil talep etmişlerdir.

Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l–4–1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Bunun içinde ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

Somut olaya gelince; yukarıda değinilen ilkeler dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile birlikte değerlendirildiğinde mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm vermeye yeterli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.

Hal böyle olunca, yukarıda değinilen ilkeler gözetilerek miras bırakan tarafından ilk el konumunda olan davalılardan Y.’a yapılan temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, muvazaalı olduğunun saptanması halinde 2. ve 3. el konumunda olan N. ve R.’ın iyiniyetli maliki olup olmadıklarının araştırılması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.

Öte yandan kabule göre de davada pay oranında iptal ve tescil isteğinde bulunulduğu halde talep aşılarak ve davada taraf olmayan mirasçılardan İ.’a da pay verilmesi suretiyle talepten fazlaya karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi, ecrimisile ıslahla faiz talep edilmesine ve ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması da doğru değildir...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davalı ile dâhili davalı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacılar vekili; dava konusu..parsel sayılı taşınmazın 2/3 payının miras bırakanları O..’a ait iken, mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak davalı oğlu Yusuf’a satıldığını ileri sürerek miras payları oranında tapu iptal tescil ve ecrimisil isteğinde bulunmuşlardır.

Davalı Y.. dava konusu taşınmazın dedesi V.P.adına kayıtlı iken ölümü ile mirasçıları O.M. ve M.’e kaldığını, M.’nın 1/3 payını kendisinin satın aldığını, ancak şufa hakkının kullanılmaması için babası O. adına yapıldığını, daha sonra babasının payını satın aldığını kalan payı da şufa hakkını kullanarak satın aldığını, taşınmazdaki bağı kendisinin diktiğini, N.’ye sattıktan sonra taşınmazla ilgisinin kalmadığını bildirmiştir.

Yargılama sırasından taşınmazı satın alan ve HUMK’nun 186. maddesi gereğince davaya dâhil edilen R. K.vekili; dava konusu taşınmazı N. K.’ın müvekkiline sattığını, davanın Y. P. aleyhine tazminata dönüştürülmesi gerektiğini, R. K.’ın TMK’nun 1023. maddesi gereğince iyiniyetli 3. kişi konumunda olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davaya konu taşınmazın her ne kadar Y.P.tarafından dava dışı N.K.'a satışı N. K.tarafından da dâhili davalı R.K.'a satış gösterilmiş ise de, yapılan satış tarihleri arasında kısa süre bulunması ve taşınmazın gerçek değerinin altında bir bedelle devredilmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dava konusu taşınmazın R.K.a satışı yapılmış olmasına karşın davalı Y.P.'ın halen taşınmazı kullanıyor olması gözetildiğinde, yapılan işlemlerin mirasçıdan mal kaçırmaya yönelik olduğu gerekçesiyle tapunun iptali ile miras bırakanın mirasçıları adına tesciline ve ecrimisilin yasal faiziyle birlikte davalı Y.’tan tahsiline dair verilen karar, Özel Daire’ce yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmuştur.

Yerel Mahkeme, İ. P.'a yönelik bozma ilamına uyulmasına karar verilerek önceki gerekçeler tekrarlanmak suretiyle davanın kabulüne dair ilk hükümde direnilmiş, direnme hükmü, davalı Y.ve dâhili davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; toplanan delillere göre, miras bırakan tarafından davalı oğluna yapılan temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olup olmadığı, son kayıt maliki dâhili davalının TMK 1023. maddesinden yararlanıp yararlanamayacağı noktalarında toplanmaktadır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle; miras bırakan O.tarafından davalı Y.a yapılan temlik yönünden hükme yeterli araştırma ve inceleme yapılmaması, temlik tarihindeki gerçek değerinin tespit edilmemesi, miras bırakanın taşınmaz satmaya ihtiyacının bulunup bulunmadığı, temlike konu taşınmaz dışında başka mal varlığının olup olmadığı, murisin diğer çocukları ile husumeti ve davalı oğlu Y.’u diğer çocuklarından öne çıkaracak bir olgunun bulunup bulunmadığı, davalı Y.’un satış tarihinde çekişmeli taşınmazı alım gücünün araştırılmaması,

sonucuna göre de, muris tarafından davalı Y.’a yapılan temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olup olmadığının tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlenmemesi doğru değildir. Mahkemenin sadece dava konusu taşınmazı Yusuf’tan satın alan N.ve dâhili davalı R.’a yapılan temlikleri gerekçe göstermesi, Y.’tan satın alanlar yönünden TMK 1023 maddesi kapsamında yeterli bir araştırma yapmaması da doğru görülmemiştir.

Bu bakımdan Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Diğer taraftan, ecrimisil isteği yönünden Daire bozma ilamında kabule göre denilerek bozma nedeni belirtildiği, kabule göre bozma belirtilmesi durumunda, yerel mahkemece bu hususta direnme kararı veremeyeceği gözetilerek bu yönde kurulan hüküm inceleme dışı bırakılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı ve dâhili davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Hukuk Genel Kurulu tarafından benimsenen Özel Dairenin bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, aynı Kanunun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 25.09.2013 gününde yapılan görüşmede oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/108, K. 2013/1397, 25 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 15/11/2012
  5. Numarası : 2012/742-2012/759
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/108
Karar No
2013/1397
Tarih
25 Eylül 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2013/109 K.2013/12128
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2013/110 K.2013/12129
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/111 K.2013/19704
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/112 K.2013/19698
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/112 K.2013/17527
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/114 K.2013/19697

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.