İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/1154 K.2014/1041

Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce davanın kabulüne dair verilen 03.11.2011 gün ve 2009/198 Esas-2011/513 Karar sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi…

Esas2013/1154Karar2014/1041Tarih17 Aralık 2014Okuma4 dk · 802 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2013/1154 E., 2014/1041 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Aralık 2014
Mahkemesi
Konya (Kapatılan) 4.Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
07/03/2013
Numarası
2013/18 E-2013/59 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

802 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce davanın kabulüne dair verilen 03.11.2011 gün ve 2009/198 Esas-2011/513 Karar sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 09.07.2012 gün ve 2012/327 Esas-2012/11387 karar sayılı ilamı ile;

(...Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Kazım Tamer Akman'ın davalıdan olan alacağını 02.03.2009 tarihli temlikname ile devir aldığını ve temliğin davalıya ihbar olunduğunu, alacağın ödenmediğini ileri sürerek 300.000 TL alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava dışı Kazım Tamer Akman'a borçları olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davalının temlik ihtarına karşı mal verildiğini, davada ise hatır çeki aldığını bildirerek çelişki yarattığı, borçlu olmadığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Davacı, temliğe dayalı alacak isteminde bulunmaktadır. Öncelikle dava dışı Kazım Tamer Akman'ın davalıdan alacaklı olduğunu davacı yan kanıtlayacaktır.

Dosyaya sunulan delillere göre dava dışı Kazım Tamer Akman'ın davalıya çek verdiği ve karşılığında davalıdan mal ve nakit ödeme aldığı anlaşılmaktadır.

Ancak alacak borç ilişkisinin tespiti yönünden alınan bilirkişi raporu ve ekleri alacak miktarını belirlemeye ve kesin olarak tespite yeterli olmadığı gibi Yargıtay denetimine de elverişli değildir.

Bu durumda davalı ve dava dışı Kazım Tamer Akman arasındaki ticari ilişkiyi tüm boyutları ile çelişkileri gideren rapor alınıp temlik tarihi ile davalının dava dışı Kazım Tamer Akman'a ne miktar borcu olduğu saptandıktan sonra uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir....)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, dava dışı temlik eden ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki nedeniyle mevcut olduğu ileri sürülen alacağın tahsili istemine ilişkindir

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde gösterilen nedenlerle bozulmuştur.

Yerel Mahkemece, önceki kararda direnilmiş; hükmü temyize davalı vekili getirmiştir.

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; dava dışı temlik eden ile davalı şirket arasındaki alacak-borç ilişkisinin tespiti için yeterli araştırmanın yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.

Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle, bilirkişi raporlarındaki tespitlerin incelenmesi gereklidir.

Dosyada mevcut kök ve iki ayrı ek bilirkişi raporunda özetle; davalı şirketin ticari defterlerinin kapanış tasdikinin bulunmadığı, defterler usulüne uygun olarak tutulmadığından sahibi lehine delil olamayacağı, davalı tarafın ticari defterlerindeki kayıtlar uyarınca, davalı şirketin, dava dışı temlik eden Kazım T.A.a borcunu mal verme, nakit ödeme, virman, bankadan ödeme vb. şekillerde ödeme yaptığının anlaşıldığı,

dava dışı temlik edenin davalı şirkete verdiğini iddia ettiği çek tutarının 2.491.812,00 TL, davalının defterlerinde tahsil edildiği belirtilen çek tutarının 1.499.262,00 TL, banka kayıtlarına göre davalı tarafından tahsil edilen çek tutarının ise 1.647.750,00 TL olduğu, bu durumda, banka kayıtlarına göre davalı tarafından çekilen çek tutarından defterlerindeki ödeme kaydı düşüldüğünde farkın (davalı borcunun) 6.902,40 TL olduğu şeklinde görüş bildirilmiştir.

Delil listesinde tarafların ticari defterlere ve banka kayıtlarına delil olarak dayandıklarını açıklamış olmaları nedeniyle, bilirkişi raporunda yer alan bu tespit, uyuşmazlığın çözümü için önem kazanmaktadır. Bozma ilamında da bahsi geçen bu husus; “davalının, dava dışı temlik edene borcunu mal verme, nakit ödeme, virman, bankadan ödeme vb. şekillerde yaptığının” bilirkişi tarafından açıklanmış olmasıdır.

Her ne kadar yerel mahkemece, davalı tarafından alındığı kabul edilen çek bedellerinin ödenmediği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, bilirkişi raporunda ödeme yapıldığına ilişkin ibareler yer almış ancak, bu ödemelerin ne zaman ve ne şekilde yapıldığına ilişkin gerekli araştırma yeterli düzeyde yapılmamış, bahsi geçen taraflar arasındaki ticari ilişki tereddüde yer vermeyecek şekilde ortaya konulmamıştır.

Bu durumda, davalı şirket tarafından yapıldığı belirtilen ödemelerin taraflarca ileri sürülen deliler çerçevesinde (banka kayıtları vb) araştırılarak belirlenmesi suretiyle temlik tarihi itibariyle davalı şirketin, temlik eden kişiye ne miktarda borcu olduğunun denetime imkân verecek şekilde tespit edilmesinin gerektiğine Kurul çoğunluğunca karar verilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu’ndaki görüşmeler esnasında bir kısım üyelerce; davalının davaya konu çeklerin hatır çeki olduğu ve bedellerinin geri ödendiği şeklinde savunma yaparak ispat yükünü kendi üzerine aldığı için finansman amacıyla alınan hatır çeki bedellerinin geri ödendiğini ispat etmesinin gerektiği, somut olayda ise davalının bu yönde bir delil ibraz etmediğinden yerel mahkeme kararının onanmasının gerektiği belirtilmiş ise de, Kurul çoğunluğunca bu görüş yukarıda açıklanan gerekçelerle kabul edilmemiştir.

O halde, davalı şirketin dava dışı temlik eden K. T. A. ne miktarda borcu olduğu belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesine işaret eden ve Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 17.12.2014 gününde yapılan ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/1154, K. 2014/1041, 17 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/1154
Karar No
2014/1041
Tarih
17 Aralık 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/1172 K.2014/20893
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/1175 K.2014/997
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/1184 K.2014/995
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/1196 K.2014/20795
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/1198 K.2014/20796
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/1201 K.2014/20828

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.