İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/160 K.2013/1390

Hukuk Genel Kurulu 2013/9-160 E. , 2013/1390 K.

Esas2013/160Karar2013/1390Tarih25 Eylül 2013Okuma7 dk · 1.405 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/160
Karar No
2013/1390
Karar tarihi
25 Eylül 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.405 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2013/9-160 E. , 2013/1390 K.

İŞÇİLİK ALACAKLARI

İŞÇİNİN AYLIK ÜCRETİNİN BELİRLENMESİNDE (SİGORTA KAYITLARI VE İMZALI ÜCRET BORDROLARI VARKEN) EMSAL ÜCRET ARAŞTIRMASI

GEREKÇENİN GENİŞLETİLMESİ

İŞÇİNİN GERÇEK ÜCRETİNİN TESPİTİ

VEKİLİN YEMİN TEKLİF ETME YETKİSİ

"İçtihat Metni"Taraflar arasındaki “işçilik alacakları” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kayseri 3. İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen, 11.03.2010 gün ve 2009/265 E., 2010/95 K. sayılı kararın incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 20.06.2012 gün ve 2010/15452 E., 2012-23934 K. sayılı ilamı ile;

(...A) Davacı İsteminin Özeti

Davacı, davalı işyerinde çamur işçisi olarak çalıştığını, en son 523 TL net ücret aldığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacağının tahsilini talep etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti

Davalı, davacının kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesi suretiyle iş sözleşmesinin feshedildiğini, aylık net 403 TL ücret aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

C)Yerel Mahkeme Kararının Özeti

Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davacının asgari ücret aldığından bahisle yapılan ödeme nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı alacağı bulunmadığı, fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili alacaklarının ise sübut bulmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

D)Temyiz

Kararı davacı taraf temyiz etmiştir.

E) Gerekçe

1- Somut olayda davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işverence haksız olarak feshedildiğini beyanla bir kısım işçilik alacaklarınnı hüküm altına alınmasını istemiştir.

Davalı işveren ise davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı vekilinin yaptığı yemin teklifine davalı işveren temsilcisi tarafından yerine getirilmesi gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.

Mahkemece, her ne kadar davalı işveren temsilcisinin eda ettiği yemine değer verilmiş ise de teklif edilen yemin metnindeki hususlarla ilgili ispat külfetinin kime ait olduğu yeterli bir şekilde araştırılmaksızın kime ait olduğu bir yana davacı vekilinin dosyadaki vekaletnamesinde karşı tarafa yemin teklif etme yetkisinin bulunmadığı gözardı edilmiştir.

Bu itibarla davacı tarafça teklif edilen ve karşı taraf temsilcisinin yerine getirdiği yemin yok hükmündedir.

Davacı işçinin yaptığı iş ve kıdemi itibariyle de işçilik alacaklarının hesaplanmasında esas alınan ücret asgari ücret olarak kabul edilmiş ise de tanık beyanları ve yapılan emsal ücret araştırması ile de doğrulanan davacının talep ettiği ücretin hesaplamalarda dikkate alınmaması isabetsizdir.

Yukarıdaki anlatımlar ışığında mahkemece gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davacının hak ettiği alacakların hesaplanıp ödendiği anlaşılan miktarların mahsubu ile hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması hatalıdır…) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, işçilik alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkilinin davalı iş yerinde 12/10/1999 tarihinden 03/05/2007 tarihine kadar aralıksız olarak çamurhane bölümünde çalıştığını, en son net 523 TL ücret aldığını, fazla çalışma yapmasına rağmen kendisine fazla çalışma ücreti ödenmediği gibi, dini bayramların ilk günü hariç, ulusal bayramların tamamında çalışmasına rağmen bu çalışmalarının karşılığı olan ücretlerin de ödenmediğini, davalı iş verenin kötü niyetli olarak, kıdem ve ihbar tazminatlarını ödememek için müvekkilinin iş akdine son verdiğini belirterek, işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı işveren vekili, davacının disiplinsiz çalışmaları sonucunda yapılan uyarılara uymadığı gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı ödenmek suretiyle iş akdine son verildiğini, verilen kıdem ve ihbar tazminatlarını aldığına dair imzasının bulunduğunu, davacının en son net ücretinin 403 TL olduğunu, diğer alacakları yönünde ise, her hangi bir çalışması bulunmadığından davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece; tarafların ücret konusunda iddialarının ispat edememeleri nedeniyle, davacıya ödenen kıdem ve ihbar tazminatlarına esas alınan net ücretin, sigorta sicil dosyasındaki asgari ücret üzerinden brüt 562,50 TL aylık ücrete tekabül ettiği, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatı alacağının olmadığı, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil alacaklarının sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekilinin temyizi üzerine, Özel Dairece, yukarıda belirtilen nedenlerle karar bozulmuştur.

Yerel Mahkemece; önceki gerekçeler yanında, bozma ilamında her ne kadar davacı vekilinin yemin teklif etmek için vekaletnamede yetkisinin olmadığı iddia olunmuş ise de dosyadaki dava dilekçesi ekindeki vekaletnamede, davacı vekili yemin teklif etmeye yetkili kılındığı, her ne kadar yemin içeriği itibariyle ispat külfeti noktasında eleştiri getirilmiş ise de, davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yapıldığı ve karşılığında makbuz alındığı iddia olunduğundan, makbuzlardaki imzanın kendisine ait olmadığını veya makbuz içeriğindeki miktarları almadığını ispat külfetinin davacıya düştüğü, gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Mahkemenin direnmeye ilişkin kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacının aylık ücretinin belirlenmesinde, sigorta kayıtları ve imzalı ücret bordroları varken, emsal ücret araştırmasının dikkate alınıp alınamayacağı noktasında toplanmaktadır.

I-) Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşme sırasında, işin esasının incelenmesine geçilmeden önce. Mahkemenin ilk kararının gerekçesinde yer almayan “davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yapılmış ve karşılığında makbuz alındığı iddia olunmuştur.

Makbuzlardaki imzanın kendisine ait olmadığını veya makbuz içeriğindeki miktarları almadığını ispat külfeti davacıya düşmektedir” gerekçesiyle oluşturulan direnme kararının, gerçekte direme kararı mı, yoksa Özel Dairenin incelemesinden geçmeyen yeni bir hüküm niteliğinde mi olduğu hususu, ön sorun olarak ele alınmıştır. Direnme kararında “davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yapılmış ve karşılığında makbuz alındığı iddia olunmuştur.

Makbuzlardaki imzanın kendisine ait olmadığını veya makbuz içeriğindeki miktarları almadığını ispat külfeti davacıya düşmektedir” denilmesinin gerekçenin genişletilmesi niteliğinde bulunduğu oybirliği ile benimsenmiş ön sorun da bu şekilde aşıldıktan sonra, direnme hükmünün esastan incelenmesine geçilmiştir.

II-) İşin esasına yönelik olarak yapılan incelemede:

A-İş akdinin işverence haksız feshi nedeniyle işçinin alacak miktarı belirlenirken, bu hesabı doğrudan etkileyecek olan işçinin gerçek ücretinin saptanması gerekmektedir. Gerçek ücret; işçinin kıdemi, yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücrettir.

İş akdinin tarafları görünüşte bir ücret belirlemiş olabilirler, ancak bu ücret tarafların aralarında kararlaştırdıkları gerçek ücret olmayabilir. Uygulamada bazen taraflar arasında kararlaştırılmış olan gerçek ücret (örneğin SSK primlerini daha az ödemek amacıyla) bordroya yansıtılmamakta, daha düşük (örneğin asgari ücret) gösterilmektedir. Bu gibi durumlarda yargıç tarafından gerçek ücretin saptanması yoluna gidilmelidir (Prof. Dr. S. Süzek, İş Hukuku, 2. Bası, Beta Yayınları, Sy:287).

İş sözleşmesinin tarafları arasında ücret miktarı konusunda çıkabilecek ihtilaflarda gerçek ücretin her türlü delille ispatı mümkündür. Aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, tanık beyanları gibi delillerle işçinin imzasını taşıyan ücret bordroları veya hizmet sözleşmesinde yazılı olan ücretin gerçek olmadığı kanıtlanabilir. Ücretin mevcut delillerle şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi mümkün bulunmayan kimi durumlarda, yapılan iş, hizmet süresi ve diğer belirleyici özellikler belirtilmek suretiyle ilgili meslek örgütlerinden sorulmak suretiyle de belirlenebilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 02.07.2003 gün ve 2003/21-440-440, 28.06.2006 gün ve 2006/9-479-484, 22.10.2008 gün ve 2008/9-641-649 sayılı kararlarında da benimsenen araştırma ilkeleri uyarınca, somut olaya bakıldığında; davacının, kıdemi, yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre ödenmesi gereken ücretin asgari ücretin üstünde olduğunu kabul etmesi gerekir; bu durumun yapılan emsal ücret araştırması ile de doğrulanmış olması karşısında, davacının talep ettiği ücretin hesaplamalarda dikkate alınması gerekirken asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamaya göre sonuca gidilmesi isabetsizdir.

Yukarıda belirtilen maddi ve yasal olgular dikkate alındığında, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

B) Her ne kadar bozma ilamında, davacı vekilinin vekaletnamesinde yemin teklif etme yetkisi bulunmadığı belirtilmiş ise de, dosya içersinde bulunan, Kayseri 1. Noterliğinin 14.10.2005 gün ve 16216 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davacı Mehmet D., Avukat Yılmaz K.’yi vekil tayin ettiği vekaletnamede, yemin teklif etme yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından, Özel Daire bozma ilamında yer alan “Mahkemece, her ne kadar davalı işveren temsilcisinin eda ettiği yemine değer verilmiş ise de teklif edilen yemin metnindeki hususlarla ilgili ispat külfetinin kime ait olduğu yeterli bir şekilde araştırılmaksızın kime ait olduğu bir yana davacı vekilinin dosyadaki vekaletnamesinde karşı tarafa yemin teklif etme yetkisinin bulunmadığı gözardı edilmiştir.

Bu itibarla davacı tarafça teklif edilen ve karşı taraf temsilcisinin yerine getirdiği yemin yok hükmündedir.” Şeklindeki bölümün bozma metninden çıkarılması gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

1-Yukarıda (II).maddenin (A) bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 Sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA,

2-Yukarıda (II).maddenin (B) bendinde açıklanan nedenlerle, bozma ilamının son paragrafında yer alan “Mahkemece, her ne kadar davalı işveren temsilcisinin eda ettiği yemine değer verilmiş ise de teklif edilen yemin metnindeki hususlarla ilgili ispat külfetinin kime ait olduğu yeterli bir şekilde araştırılmaksızın kime ait olduğu bir yana davacı vekilinin dosyadaki vekaletnamesinde karşı tarafa yemin teklif etme yetkisinin bulunmadığı gözardı edilmiştir.

Bu itibarla davacı tarafça teklif edilen ve karşı taraf temsilcisinin yerine getirdiği yemin yok hükmündedir” şeklindeki bölümün bozma metninden çıkarılmasına, hükmün belirtilen bu gerekçelerle BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 5521 sayılı Kanunun 8/son maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25.09.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/160, K. 2013/1390, 25 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İşçilik Alacakları
  4. Gerekçenin Genişletilmesi
  5. İşçinin Gerçek Ücretinin Tespiti
  6. Vekilin Yemin Teklif Etme Yetkisi
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/160
Karar No
2013/1390
Tarih
25 Eylül 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/161 K.2013/16379
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/161 K.2013/15886
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/161 K.2013/1333
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/162 K.2013/16451
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/163 K.2013/20677
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/164 K.2013/16315

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.