İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/2447 K.2015/1359

Taraflar arasındaki “tahliye” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 7.Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 04.10.2012 gün ve 2012/272 E. 2012/1011 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,…

Esas2013/2447Karar2015/1359Tarih15 Mayıs 2015Okuma5 dk · 929 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2013/2447 E., 2015/1359 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Mayıs 2015
Mahkemesi
İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarihi
16/07/2013
Numarası
2013/597-2013/665
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

929 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki “tahliye” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 7.Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 04.10.2012 gün ve 2012/272 E. 2012/1011 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 25.03.2013 gün ve 2013/2820 E. 2013/5185 K. sayılı ilamı ile;

(...Dava, iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesi ve alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili kiralanan taşınmazın 1/2/2009 tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiralandığını iddia etmiş, davalı taraf ise kira sözleşmesinin 10 yıl olduğunu savunmuştur. Mahkemece 10 yıl ibaresinin tarafların bilgisi ve rızası kapsamında sözleşmeye yazıldığı kabul edilmiştir. Davacı, kira sözleşmesinin 1 yıl süreli iken 10 yıl olarak düzeltildiğini beyan ettiğine göre mahkemece kira sözleşmesinde tahrifat yapılıp yapılmadığının hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava ,iki haklı ihtar nedeniyle tahliye istemine ilişkindir.

Davacı vekili, taraflar arasında 01.02.2009 başlangıç tarihli 1 yıl süreli sözleşme ile davacıya ait taşınmazın davalıya kiralandığını, sözleşmenin öncelikle davacı tarafından imzalanarak davalıya gönderildiğini dava öncesine kadar kira sözleşmesi aslının davalıda kalması nedeniyle sözleşmeyi göremediklerini, dava öncesinde talep etmeleri üzerine davalının sözleşme fotokopisini gönderdiğini, bu şekilde sözleşme süresinin davalı tarafından sonradan ''on yıl'' olarak değiştirildiğini öğrendiklerini,

gerçekte sözleşmenin ''bir yıl''süreli olduğunu 01.02.2011-01.02.2012 kira döneminde süresinde ödenmeyen Aralık 2011 kirası için 29.12.2011 tarihli ve Ocak 2012 kirası için 03.01.2012 tarihli ihtarnamenin tebliğ edildiğini, ödeme yapılmadığını belirterek 6570 Sayılı Kanun m.7/e uyarınca iki haklı ihtar nedeniyle tahliyeye, aylık 850 TL üzerinden 1700 TL kira alacağının tahsiline karar karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili ; kira sözleşmesinin on yıl süreli olarak düzenlendiğini ve fotokopisinin davacıya verildiğini, buna göre davanın süre bitiminden itibaren 1 ay içerisinde açılması gerektiğini, davanın süresinde olmadığını, ayrıca ihtarname tebliğlerinin usulsüz olduğunu ve 2. ihtarnamenin kira parası muaccel olmadan gönderilmesi nedeniyle geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Yerel Mahkemece; davacı tarafın davalının dayandığı sözleşmedeki imzaya itirazının olmaması, davacının kira süresinin bir yıl olduğuna dair sözleşme aslı ya da fotokopisini ibraz edememesi karşısında, 10 yıl ibaresinin tarafların bilgisi ve rızası kapsamında sözleşmeye yazıldığı kabul edilmiş, kira süresinin 10 yıl olarak kabulü karşısında iki haklı ihtara dayalı tahliye davasının sürenin hitamı olan 01.02.2019 tarihinden itibaren bir aylık süre içinde açılması gerektiği, erken açılan davanın yerinde olmadığı,

kaldı ki ihtarnamelerin daimi çalışan sıfatıyla tebliğ edildiği kişinin kiracının çalışanı olduğuna dair iddia ve delilin bulunmadığı, ihtarnamelerin tebliğinin usulsüz olduğu, dava konusu kira alacağının davadan önce ödendiğinin hesap ekstresinden anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davalı vekilinin temyizi üzerine hüküm, Özel Dairece yukarıda yazılı gerekçelerle bozulmuştur.

Yerel Mahkemece; önceki gerekçeye ilaveten ''..kira sözleşmesindeki bir yıl ibaresinin 10 (On) yıl haline getirildiği gözle görülebilir nitelikte olup, bu husus tarafların da kabulündedir. Bu nedenle tahrifat yapılıp yapılmadığı konusunda rapor alınmasına yönelik Yargıtay bozma ilamına iştirak etmek mümkün olmamıştır.

TBK'nun 1. maddesine göre; sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. İrade açıklaması, açık veya örtülü olabilir. 6. maddesine göre öneri uygun bir sürede reddedilmediği taktirde sözleşme kurulmuş sayılır.

Somut olaya dönüldüğünde, aksine delil bulunmadığından sözleşme süresindeki düzeltmenin sözleşmenin kurulduğu 01.02.2009 tarihinde yapıldığının kabulü gerekmektedir. Davacı tarafından davanın açıldığı 2012 yılı başına kadar sözleşmenin 10 yıl olduğuna dair önerisini reddetmemiştir. Sözleşmenin alıkonulmadığı, davadan önce davalıdan istendiğine dair iddiaların yazılı sözleşme karşısında dinlenmesi mümkün görülmemiştir.Kira süresinin davacının rızasıyla 10 yıl olarak düzeltildiğinin kabulü karşısında, süre bitiminden itibaren 1 ay içerisinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir '' gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, kira sözleşmesinin süresi kısmındaki ''on yıl'' ibaresinin tarafların bilgi ve rızası kapsamında sözleşmeye yazılıp yazılmadığı, bu hususun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerekip gerekmediği, sözleşmenin süresinin bir yıl mı on yıl mı olduğu ve varılacak sonuca göre davanın süresinde açılıp açılmadığı noktasında toplanmaktadır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.207 uyarınca senetteki çıkıntı, kazıntı veya silinti ayrıca onanmamışsa ,inkar halinde gözönünde tutulmaz. Bu tür çıkıntı,kazıntı ve silinti mahkemece senedin geçerliliğine ve anlamına etkili olacak nitelikte görülürse, senet kısmen veya tamamen hükümsüz sayılabilir.

Sözleşmede yapılan çıkıntı ve silintilerin de taraflarca ayrıca imzalanması gerekmektedir. Aksi takdirde yapılan değişikliğin inkar edilmesi durumunda bu değişiklik yok sayılır. Hatta yapılan bu değişiklik sözleşmenin geçerliliği ile ruhuna aykırı mahiyette görülürse sözleşmenin kısmen veya tamamen geçersizliği sonucunu doğuracaktır.

Somut olayda kira sözleşmesi aslını sunan davalı sözleşmenin süresinin sözleşmenin başında on yıl olarak kararlaştırıldığını ileri sürmekte ise de yapılan incelemede sözleşmenin süresinin bir yıl iken on yıl olarak değiştirildiği anlaşılmaktadır. Esasen bu husus mahkemenin de kabulündedir.O halde sözleşmede tahrifat yapılıp yapılmadığı hususunda bilirkişi raporu alınmasına yönelik bozma kararı yerinde değildir. Ne var ki bu değişiklik usulünce imzalanmamıştır. Bu durumda yapılan değişiklik geçersiz olduğundan taraflar arasındaki sözleşmenin düzeltme öncesi haliyle bir yıl süreli olarak kabulü gerekir.

Öte yandan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 352.maddesinin ikinci fıkrası uyarınca iki haklı ihtar nedeniyle tahliye davasının kira süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde açılması gerekir.

Bu hükme göre 01.02.2009 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesine dayanılarak 01.02.2011-01.02.2012 kira döneminde gerçekleşen iki haklı ihtar nedeniyle 17.02.2012 tarihinde açılan dava süresindedir.

Dava süresinde açılmakla mahkemece işin esası incelenerek karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle direnme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Direnme kararı, açıklanan bu değişik gerekçeyle bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda gösterilen değişik nedenlerden dolayı BOZULMASINA, isttek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine 15.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/2447, K. 2015/1359, 15 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Eden
  4. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/2447
Karar No
2015/1359
Tarih
15 Mayıs 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/2453 K.2015/26502
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/2570 K.2015/40400
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/2675 K.2015/28925
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/2697 K.2015/40461
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/2730 K.2015/40401
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2013/2733 K.2015/40402

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.