İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/395 K.2013/1568

Hukuk Genel Kurulu 2013/10-395 E. , 2013/1568 K.

Esas2013/395Karar2013/1568Tarih13 Kasım 2013Okuma6 dk · 1.290 kelime

KÜNYE

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/395
Karar No
2013/1568
Karar tarihi
13 Kasım 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.290 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Hukuk Genel Kurulu 2013/10-395 E. , 2013/1568 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ

İzmir 5. İş Mahkemesi

TARİHİ : 15/11/2012

NUMARASI : 2012/384-2012/764

Taraflar arasındaki “itirazın iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 5. İş Mahkemesi’nce icra müdürlüğünün yetkisizliğine dair verilen 29.03.2012 gün ve 2012/61 E., 2012/169 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 18.06.2012 gün ve 2012/11568 E., 2012/11641 K. sayılı ilamı ile;

“…Dava; trafik kazasında yaralanan sigortalının tedavi masraflarından oluşan Kurum zararlarının olayın meydana gelmesinde kusurlu aracı sigortalayan sigorta şirketinden tahsili amacı ile yapılan icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, hükmüne uyulan Bozma ilamı doğrultusunda takibin yapıldığı İzmir 2. İcra müdürlüğünün yetkisizliğine, davalı sigorta şirketinin merkezinin bulunduğu Beykoz Nöbetçi İcra Müdürlüğünün yetkili olduğunun kabulüne karar verilmiştir.

Motorlu araçların karayollarında oluşturdukları ve zorunlu mali mesuliyet sigortasını yapan sigortacıyla da ilişkisi bulunan davaların görülmesinde hangi yer mahkemesinin yetkili olacağı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesinde özel yetki kuralı olarak düzenlenmiştir. Getirilen hükümle davacılara seçimlik hak tanınmıştır.

Anılan hükme göre, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar ve bu arada geçilen takipler, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentesinin bulunduğu yer mahkemelerinde açılabileceği gibi kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde de açılabilir.

Bu hükmün uygulanabilmesi yani davacının sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentesinin bulunduğu yerde açılabilmesi için kazaya neden olan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasının mevcut olması şarttır.

Somut olayda; Mahkemece, davaya konu kazanın İzmir, Yenifoça’da meydana geldiği ve davacı Kurumca seçimlik hakkın kazanın olduğu yer olarak kullanıldığı, bu durumda takibin yapıldığı İzmir 2. İcra Müdürlüğü’nün yetkili olduğu gözetilmeksizin, hükmüne uyulan Bozma ilamına yanlış anlam verilerek hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır…” gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN

Davacı SGK vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sürücü idaresindeki aracın sigortalının yaralanmasına sebebiyet verdiğini, yaralanan sigortalıya Kurumca yapılan tedavi masrafı nedeniyle oluşan Kurum zararının;

½ oranında kusura isabet eden miktarının davalı sigorta şirketi ve kusurlu sürücü aleyhine açılan icra takibi ile tahsilinin istendiğini, davalı sigorta şirketinin itirazı üzerine hakkındaki takibin durduğunu ancak, sürücünün kullandığı aracın davalı şirkete sigortalı olduğu ve sürücünün kusurunun trafik kazası tespit tutanağından anlaşıldığını, bu durumda davalı sigorta şirketinin sürücünün kusuru nedeniyle meydana gelen Kurum zararından sorumluluğu bulunduğunu beyanla, itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı F.Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; şirketlerinin ticari ikametgahı İstanbul-Beykoz sınırları içinde olduğundan davanın yetkisiz mahkemeye açıldığını, dava dilekçesinin yetki yönünden reddi ile dosyanın yetkili ve görevli Beykoz Asliye Hukuk Mahkemesine (İş Mahkemesi Sıfatıyla) gönderilmesi gerektiğini, öte yandan Kurumun tazminat talebi için olayın iş kazası olduğunun ve şoförün kusurunun ve zararın kanıtlanması gerektiğini, poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, takip ve davanın borçluların ikametleri dışında açıldığı gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine dair verilen ilk karar, Özel Daire’nin 06.12.2011 tarihli kararı ile; “öncelikle icra dairesinin yetkisine itirazın incelenmesi” gerektiğinden bahisle bozulmuştur.

Bozma ilamına uyulmasına karar veren mahkemece, yapılan değerlendirme sonunda; “takibin borçluların ikamet adresinde yapılması gerektiği, borçlu şirketin yerleşim yerinin Beykoz, diğer borçlu sürücünün yerleşim yerinin ise Yenifoça/İzmir olduğu, İzmir icra dairelerinin yetkili olmadığı” gerekçesiyle “borçlunun icra dairesinin yetkisine yaptığı itirazın kabulü ile İzmir 2. İcra Müdürlüğünün yetkisizliğine, Beykoz icra müdürlüğünün yetkili olduğunun kabulüne” dair verilen karar, davacı SGK vekili tarafından temyizi üzerine,

Özel Daire tarafından 18.06.2012 tarihinde yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmuş, mahkemece “dosyaya işlemi yapan şube ya da acente ile ilgili bir bilgi sunulmadığı gibi, kazanın İzmir’de değil, Karşıyaka İş Mahkemesinin görev ve yetki alanı içinde bulunan Yenifoça ilçesinde meydana geldiği” gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme kararı davacı SGK vekili tarafından temyiz edilmektedir.

Uyuşmazlık, takibin yapıldığı İzmir İcra Müdürlüğü’nün yetkili olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Öncelikle belirtilmelidir ki, icra dairesinin yetkisi kamu düzenine ilişkin olmayıp, alacaklının yetkisiz bir icra dairesinde takip yapması halinde, icra dairesi kendiliğinden yetkisizliğini gözetemeyeceği için borçlunun itiraz yolu ile bunu ileri sürmesi gerekir.

Davalı-borçlunun icra dairesinin yetkisine itiraz etmesi durumunda mahkemece, 2004 sayılı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz incelenir ve eğer takibin yapıldığı icra dairesinin yetkisiz olduğu anlaşılırsa davanın bu nedenle reddi gerekir.

2004 sayılı İİK'nun 50. maddesine göre, para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili icra dairesi, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)’nun yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirlenir. Bu nedenle, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun yetki konusundaki hükümlerinin, somut olaydaki uyuşmazlıkla sınırlı olarak açıklanmasında yarar görülmüştür:

HUMK’nun “Selahiyet” başlıklı 9.maddesi (6100 sayılı HMK m. 7), kanunda aksine bir hüküm olmadıkça, her davanın, açıldığı tarihte davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesinde görüleceğini öngörmektedir. Bu hükme göre, genel yetkili mahkeme davalının ikametgahı mahkemesidir.

İlamsız icrada yetki,hususunda da aynı hüküm geçerlidir. Şu durumda, ilamsız icrada genel yetkili icra dairesi HUMK.nun 9. maddesi gereği borçlunun ikametgahının bulunduğu yerdeki icra dairesidir.

Genel yetkili mahkeme yanında, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 21. (HMK m.16) maddesi uyarınca haksız fiilin vuku bulduğu yer mahkemesinde de dava açılabilir. Buna göre haksız fiilin vuku bulduğu yer mahkemesi (dolayısıyla icra dairesi) de yetkilidir.

Öte yandan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Hukuki Sorumluluk ve Sigorta” başlıklı sekizinci kısmının beşinci bölümünde “Ortak Hükümler” ana başlığı altında “Yetkili Mahkeme” alt başlıklı 110 maddesinde ise; “Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.” ifadesine yer verilmiştir.

Görüldüğü üzere, haksız fiilden kaynaklanan zararın trafik sigortacısından tahsiline yönelik ilamsız icra takibine itirazın iptali davasında genel ve birden fazla özel yetkili mahkeme (icra dairesi) belirlenmiş olup, bu yetkilerin hiçbiri kamu düzenine ilişkin kesin yetki değildir.

Özel yetki genel yetkiyi ortadan kaldırmaz ise de, onun yanında varlığını sürdürür; dolayısıyla dava veya icra takibi, davacının/alacaklının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili icra dairesinde veya mahkemede açılabilir.

Bir dava (takip) için birden fazla (genel ve özel) yetkili mahkeme (icra dairesi) varsa, davacı, bu mahkemelerden (icra dairelerinden) birinde dava açmak (takip yapmak) hususunda bir seçimlik hakka sahiptir.

Bu yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; uyuşmazlık temelinde, motorlu araç kazasından kaynaklanan hukuki sorumluluğa dayanmaktadır.

Kurum, motorlu araç kazasında yaralanan sigortalısına yaptığı ödemeyi, zarar sorumlusunun zorunlu mali sorumluluk sigortacısından talep ettiğinden, zarar görenin hangi yer icra dairesinde takip yapması gerekiyorsa, SGK’nun da aynı yerde takip yapması gerekmektedir.

Somut uyuşmazlıkta, icra takibi İzmir İcra Müdürlüğünde yapılmış olup, trafik-iş kazası Yenifoça İzmir’de meydana gelmiş, trafik sigortası (ZMSS) Manisa’da düzenlenmiştir. Davalı sigorta şirketinin genel müdürlük adresi Beykoz’da olup, davacı SGK temyiz dilekçelerinde, davalı sigorta şirketinin takibin yapıldığı İzmir’de şubesi ve bölge müdürlüğü bulunduğunu belirtmiş ise de, mahkemece bu konuda araştırma yapılmamıştır.

Mahkemece, öncelikle, 2918 sayılı KTK'nun 110. maddesi de gözetilerek; olay, takip ve dava tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin takibin yapıldığı yerde şube veya bölge müdürlüğünün bulunup bulunmadığı ve sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer açıklığa kavuşturularak, davacının icra dairesi yönünden yetki konusunda seçimlik hakkını doğru şekilde kullanıp kullanmadığı belirlenmeli, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığının kabulü halinde; işin esasına girilerek karar verilmeli, takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığının tespiti halinde ise; yetkili icra dairesinde usulüne uygun bir icra takibi bulunmadığından ve geçersiz takibe dayalı olarak itirazın iptali davası açılamayacağından davanın reddi gerektiği hususu gözetilerek karar verilmelidir.

O halde direnme kararı, açıklanan bu değişik gerekçeyle bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı SGK vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen değişik nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8/3. fıkrası uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 13.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/395, K. 2013/1568, 13 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Tarihi : 15/11/2012
  5. Numarası : 2012/384-2012/764
  6. Temyiz Eden
  7. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/395
Karar No
2013/1568
Tarih
13 Kasım 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/396 K.2013/17331
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2013/397 K.2013/39739
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/397 K.2013/16770
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2013/397 K.2013/17373
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2013/398 K.2013/41182
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2013/398 K.2013/17679

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.