İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/556 K.2014/40

Taraflar arasındaki “menfi tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Samsun Asliye Ticaret Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 13.09.2011 gün ve 39/268 esas, karar sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,…

Esas2013/556Karar2014/40Tarih22 Ocak 2014Okuma5 dk · 958 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2013/556 E., 2014/40 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Ocak 2014
Mahkemesi
Samsun 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
10/10/2012
Numarası
2012/300-2012/385
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

958 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasındaki “menfi tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Samsun Asliye Ticaret Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 13.09.2011 gün ve 39/268 esas, karar sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 16.04.2012 gün ve 2011/15715 esas, 2012/6489 karar sayılı ilamı ile;

(...Davacı vekili, müvekkilinin, oğlu için ev satın aldığını ve karşılığında baba-oğul müteahhit olan dava dışı Erman ve A.. B..'e 40.000 TL bedelli 1 adet bonoyu imzalayıp verdiğini, işbu bono bedelini ödeyerek bu şahıslardan ibraname aldığını, ancak müteahhitlerin bononun bir başkasında olduğunu söyleyerek bonoyu kendisine iade etmediklerini, daha sonra davalı tarafından bu bonoya dayalı olarak müvekkili hakkında takip başlatıldığını, söz konusu bononun zamanaşımına uğradığı gibi müvekkilinin icraya konu edilen bono bedelini ödemiş olması nedeniyle davalı alacaklıya karşı da sorumluluğunun bulunmadığını belirterek takibe konu bono nedeniyle davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, ödeme iddiasının HMK'nun 292.maddesi gereğince senetle ispat edilmesi gerektiğini ve yine TTK'nun 690. maddesine yollaması ile 599. maddesi gereğince borçlu davacının şahsi def ilerinin iyi niyetli hamil olan müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, davacının söz konusu senet bedelini kendi lehtar ve cirantalarına ödemiş bulunması ve ödemeye ilişkin işbu şahsi def’inin zamanaşımı nedeniyle kambiyo vasfını yitirmiş olan senedi elinde bulunduran davalıya yönelik olarak da ileri sürme imkanının olması ve buna görede davacının senet bedelini ödediğini ispat etmesi karşısında, senedin bedelsiz kaldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Takip konusu bono 1.1.2006 vadeli olup R.G.Ltd. Şti. tarafından 3.2.2009 tarihinde takibe konulmuştur. Bonoyu düzenleyen davacı bononun bedelinin lehtara ödenerek ibraname alındığını, bononun zamanaşımına uğradığını ileri sürerek menfi tespit davası açmıştır. Zamanaşımına uğramış bonodan dolayı kambiyo senetlerine ilişkin haklar yitirilmiş olur. Davacı keşideci ile davalı arasında temel ilişki bulunmamaktadır.

Zamanaşımına uğrayan kambiyo senetlerinde TTK'nun 644. maddesinde düzenlenen sebepsiz iktisap hükmü uygulanır. Bu durumda sebepsiz zenginleşmediğini ispat yükü davacı keşidecidedir. Mahkemece, bu yönler gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken davalının TTK'nun 644. maddesi ile tanınan hakkı ortadan kaldıracak şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

Yerel mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde yazılı gerekçeyle bozulmuş; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Direnme kararını, davalı vekili temyize getirmiştir.

Hukuk Genel Kurulu’nda yapılan görüşmelerde işin esasına geçilmeden önce, Özel Daire bozma ilamına karşı davalı vekilinin uyulmasını talep etmesi, davacı vekilinin de bozma ilamının tebliği üzerine yazılı beyanında Yargıtay bozma ilamına uyulmasını talep etmesi, ancak duruşmadaki beyanında direnilmesini talep etmiş olması karşısında Yerel Mahkemece direnme hükmü kurulmasının mümkün olup olmadığı hususu ön sorun olarak tartışılmıştır.

Bilindiği üzere, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)'nun 429. maddesi hükmüne göre; Hâkim, Yargıtay'ın bozma kararı üzerine tarafları duruşmaya çağırıp dinledikten sonra bozma ilamına uyulup uyulmayacağına karar verir.

Görülüyor ki hâkim kural olarak, Yargıtay’ın bozma kararına uyup uymamak konusunda tarafların düşünce ve istekleri ile bağlı olmayıp, bu yönden serbest davranmak; uyma ya da direnme kararı vermek yetkisine sahiptir.

Diğer taraftan, çekişmeli yargıda bozma kararına karşı diyecekleri sorulan tarafların bozma kararına uyulmasını istemeleri, bozma nedenleri bakımından bozma kararına uyulmasını isteyen tarafı bağlayabilecek ve davayı karşı taraf yararına sona erdirebilecek bir nitelik taşıyorsa, böyle bir durumda, artık hâkimin direnme kararı vermesi olanağı bulunduğundan da söz edilemez. Eş söyleyişle, bozma nedenlerinin kamu düzenine ilişkin ve dolayısı ile hâkimin kendiliğinden (re'sen) göz önünde bulundurulması gereken sebeplerden olmaması halinde taraflar veya vekilleri, bozma kararına uyulmasını istemişlerse, artık mahkeme önceki kararda direnemez. Zira, bozmaya uyulması talep edilmekle artık bozma lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğmuş olur.

1086 sayılı HUMK’nda “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamakta ise de bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla, Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir.

Usulü kanılmış hak, anlam itibariyle; bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir (Hukuk Genel Kurulu'nun 18.10.1989 gün 541-534, 21.2.1990 gün 10-117. 7.10.1990 gün 439-562. 19.2.1992 gün 635-82. 23.2.1994 gün 936-94. 03.03.2010 gün ve 2010/12-81-118.

27.09.2006 gün ve 2006/19-635 E. 2006/573 K; 15.10.2008 gün ve 2008/19-624 E. 2008/632 K ile 17.02.2010 gün ve 2010/9-71 E. 2010/87 K. , 06.06.2012 gün ve 2012/18-105 E., 2012/336)

Somut olay incelendiğinde; kamu düzenine ilişkin olmayan ve dolayısı ile hakimin kendiliğinden (re'sen) göz önünde bulundurması gerekmeyen çekişmeli yargı işine ilişkin temyize konu davada, mahkeme kararının Özel Daire'ce bozulmasını takiben tarafların beyanları alınmıştır. Davacı vekili bozma ilamının kendisine tebliği üzerine yazılı beyanında bozma ilamına uyulmasını talep etmiş, duruşmadaki beyanında da bozma ilamına direnilmesini talep etmiş, davalı vekili ise bozmaya uyulmasını istemiştir. Bu durumda davacı vekili bozma ilamına uyulmasını talep ettikten sonra bu beyanından dönerek direnilmesini talep etmesi mümkün değildir.

O halde, mahkemenin kamu düzenine ilişkin olmayan eldeki davada, her iki tarafın bozmayı kabul yönündeki bu irade açıklamalarını nazara almadan, direnme kararı vermesi olanaklı değildir.

Hal böyle olunca; mahkemece tarafların beyanları ve bu beyanların doğurduğu hukuki sonuç da gözetilerek, bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesinin atfı dikkate alınarak HUMK.nun 429. maddesi gereğince usulden BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, 1086 sayılı HUMK'nun 440/I. maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.01.2014 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/556, K. 2014/40, 22 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/556
Karar No
2014/40
Tarih
22 Ocak 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/557 K.2014/811
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/560 K.2014/772
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2013/560 K.2014/630
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/561 K.2014/1714
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2013/562 K.2014/1183
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2013/562 K.2014/427

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.