İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/580 K.2014/393

Taraflar arasındaki “istihkak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi’nce davanın kabulüne dair verilen 27.01.2010 gün ve 2007/2147 E., 2010/66 K. sayılı kararın incelenmesi davalı (alacaklı) vekili tarafından…

Esas2013/580Karar2014/393Tarih26 Mart 2014Okuma5 dk · 928 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2013/580 E., 2014/393 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Mart 2014
Mahkemesi
İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi
Tarihi
05/09/2012
Numarası
2012/413 E.-2012/883 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

928 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasındaki “istihkak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesi’nce davanın kabulüne dair verilen 27.01.2010 gün ve 2007/2147 E., 2010/66 K. sayılı kararın incelenmesi davalı (alacaklı) vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nin 02.06.2011 gün ve 2011/1311 E.-2011/5600 K. sayılı ilamıyla;

(...Davacı 3.kişi vekili İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün 2007/8174 sayılı takip dosyasında müvekkilinin işyerinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılması ile kötüniyet tazminatı talep etmiştir.

Davalı alacaklı vekili, haciz sırasında borçlunun kasada oturduğunu, işçilerin işyeri sahip olarak borçluya gösterdiklerini, asıl işletenin borçlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı borçlu duruşmada, mahcuzların davacıya ait olduğunu beyan etmiştir.

Mahkemece haczin ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmadığı mahcuzlar borçlunun huzurunda haczedilmiş olsa da davacı 3.kişi tarafından sunulan kira sözleşmesi, vergi dairesi ve ticaret sicili kayıtlarından haciz yapılan işletenin ve menkullerin davacıya ait olduğunun anlaşıldığı, mülkiyet karinesinin davacı 3. kişi yararına olup aksinin alacaklı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.

Uyuşmazlık, 3. kişinin İİK.nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.

Dava konusu haciz 26.10.2007 tarihinde davacı 3. kişinin işyeri adresinde yapılmış ise de borçlu haciz sırasında hazır bulunduğu gibi haciz tutanağı içeriğinden borçlunun kasada oturduğu işçiler tarafından patron olarak çağrıldığı haciz tutanağı içeriği ile sabittir. Kaldı ki haciz adresine tebliğe çıkartılan ve 16.4.2007 tarihinde iade edilen ödeme emri tebligatında borçlunun tanınmadığı belirtildikten sonra işçi olarak çalışırken ayrıldığı şerhi yazılmıştır.

Bu durumda, İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu/alacaklı yararına olduğu açıktır. Bu yasal karinenin aksinin davacı 3. kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. HUMK.nun 299. maddesi uyarınca alacaklının haklarını etkilemeyen adi nitelikli kira sözleşmesi ve her kişi adına düzenlenmesi olanaklı borcun doğumundan sonra düzenlenmiş bulunan faturalar yasal karinenin aksini ispata yeterli değildir.

Ayrıca davacı 3. kişi tarafından ibraz edilen vergi levhası, telefon vs faturaları gibi belgelerin de mülkiyeti ispata yeter belge olmadıkları ortadadır. Tanık beyanlarından da davacı 3. kişi ile borçlu arasında akrabalık bağı olduğu, borçlu ile davacı 3. kişinin haciz adresinde birlikte çalıştıkları anlaşılmaktadır.

Bu durumda, yasal karinenin aksini ispat edemeyen davacı 3. kişinin davasının reddi gerekirken aksi düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, üçüncü kişinin takip hukukuna ilişkin istihkak istemine ilişkindir.

Yerel Mahkemece; istemin kabulüne dair verilen karar davalı(alacaklı) vekilinin temyizi üzerine, Özel Daire’ce yukarıda yazılı gerekçe ile bozulmuş; yerel mahkemece önceki hükümde direnilmiştir.

Direnme hükmü davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 97/a maddesinde yer verilen “mülkiyet karinesi”nin aksinin davacı üçüncü kişi yararına kanıtlanıp kanıtlanamadığı, noktasında toplanmaktadır

Davanın yasal dayanağını oluşturan İcra ve İflas Kanunu’nun 97/a maddesi uyarınca; “Bir taşınır malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır. Borçlu ile üçüncü şahısların taşınır malı birlikte ellerinde bulundurmaları halinde dahi mal borçlu elinde addolunur. Birlikte oturulan yerlerdeki mallardan mahiyetleri itibariyle kadın, erkek ve çocuklara aidiyetleri açıkça anlaşılanlar veya örf ve adet, sanat, meslek veya meşgale icabı olanlar bunların farz olunur. Bu karinenin aksini ispat külfeti iddia eden kişiye düşer.

İstihkak davacısı malı ne suretle iktisap ettiğini ve borçlunun elinde bulunmasını gerektiren hukuki ve fiili sebep ve hadiseleri göstermek ve bunları ispat etmekle mükelleftir.”

Anılan madde; borçlu ile üçüncü kişinin taşınır malı birlikte ellerinde bulundurmaları halinde dahi malın borçlu elinde addolunacağına ilişkin, borçlu dolayısıyla alacaklı yararına mülkiyet karinesi içermektedir (Hukuk Genel Kurulu’nun 18.09.2013 gün ve E:2013/17-166, K:2013/1360 sayılı ilamı).

Somut olayda; davalı-alacaklı M.. T.. vekili tarafından davalı-borçlu Ş.. Ş.. hakkında kambiyo senetlerine özgü yapılan icra takibinde 51.284,31 TL’nin tahsili istenildiği, yapılan takipte haciz adresine çıkarılan ödeme emri tebligatında borçlunun işçi olarak çalışırken ayrıldığına dair şerh verildiği, 26.10.2007 tarihinde davacı üçüncü kişinin işyeri adresinde yapılan haciz sırasında borçlunun kasada oturduğu ve işyerinde çalışan işçiler tarafından patron olarak çağrıldığı, ayrıca borçlunun haciz sırasında borcu ödeme taahhüdünde bulunduğu haciz tutanağı içeriğinden anlaşılmaktadır.

Bu durumda, yukarıda belirtilen İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu belirgindir. Bu yasal karinenin aksi, davacı üçüncü kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir.

Davacı üçüncü kişi tarafından delil olarak ibraz edilen adi yazılı kira sözleşmesi ile her zaman düzenlenmesi olanaklı faturalar, vergi levhası, telefon faturası gibi belgelerin, yasal karinenin aksini ispata yeterli olmadığı ve mülkiyeti kanıtlayacak nitelikte olmadıkları aşikardır.

Hal böyle olunca; yerel mahkemece, yasal karinenin aksini ispat edemeyen davacı üçüncü kişinin davasının reddine karar verilmesi gerekirken, somut olayda yasal karinenin İİK’nun 99.maddesi uyarınca davacı üçüncü kişi yararına olduğu yönündeki hatalı değerlendirmeye dayanarak, davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.

Bu nedenle, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle somut olayda borçlu ile davacı üçüncü kişi arasında akrabalık bağının bulunmamasına ve Daire’nin karar düzeltme ilamında akrabalık bağına ilişkin kullanılan ifadenin maddi hataya dayalı olduğu ve sonuca etkili olmamasına göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Geçici madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 366/III. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.03.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/580, K. 2014/393, 26 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2013/580
Karar No
2014/393
Tarih
26 Mart 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2013/583 K.2014/269
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2013/585 K.2014/4977
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/586 K.2014/4923
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/590 K.2014/3710
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/591 K.2014/3709
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2013/591 K.2014/4441

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.