KÜNYE
Hukuk Genel Kurulu 2014/2062 E., 2015/1151 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Gaziantep 3.Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 25/02/2014
- Numarası
- 2013/563 E-2014/114 K.
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki "alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gaziantep 3.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 03.07.2012 gün ve 2009/202 E- 2012/443 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin 29.05.2013 gün ve 2012/16351 E.-2013/9505 K. sayılı ilamıyla bozulmuş, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN
Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava; alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava kısmen kabul, kısmen red edilmiş, hükmün yukarıda başlık bölümünde esas ve numarası belirtilen karar ile bozulması üzerine, mahkemece önceki gerekçeler ile direnilmiştir.
Mahkemece, kısa kararda "önceki kararda ısrar edilerek davanın kısmen kabulü ile, 4.237,00 TL.'nin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karşın, gerekçeli kararda davanın kısmen kabulü ile 4.237,00 TL.'nin 25.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" denilmek suretiyle kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu 294/3.maddesi uyarınca kararın tefhimi her halde HMK 297/2.maddesinde belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçilerek okunması suretiyle olur..
Bu durumda gerekçeli kararın, tefhim edilen karar yanlışta olsa, buna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak Yargıtay yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Bu aykırılık kamu düzenine ilişkin olup diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunmasının bozma sebebi olduğu ise, 10.04.1992 gün 1991/7-4 K. sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararı gereğidir.
Bu nedenle mahkemece yapılacak iş, tefhim edilen kısa karara uygun gerekçeli karar ve buna uygun hüküm oluşturmak olup buna aykırı direnme kararı usul yönünden bozulmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/2062, K. 2015/1151, 1 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama