İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2014/796 K.2015/2772

Taraflar arasındaki "tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gaziantep Asliye 4. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 14.06.2012 gün ve 2011/692 E.- 2012/463 K. sayılı kararın incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi…

Esas2014/796Karar2015/2772Tarih2 Aralık 2015Okuma6 dk · 1.112 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2014/796 E., 2015/2772 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Aralık 2015
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.112 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki "tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gaziantep Asliye 4. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 14.06.2012 gün ve 2011/692 E.- 2012/463 K. sayılı kararın incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 21.03.2013 gün ve 2012/9602 E.-2013/4127 K. sayılı ilamı ile;

(…Davacı vekili, 1972 yılında yapılan kadastro çalışmalarında kimsenin zilyetliği altında bulunmadığından tescil harici bırakılan, mevki ve sınırlarını bildirdiği bir parça taşınmazın davacı ve murisleri tarafından imar-ihya edilerek tarım arazisi haline getirildiğini ve zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiğini açıklayarak, davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine vekili; 24.07.2009 tarihli dilekçesi ile taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında olup davacı lehine zilyetlikle kazanma koşulları gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesini savunmuş, dayalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi ise cevap vermediği gibi yargılama oturumlarına da iştirak etmemiştir.

Mahkemece, davanın kabulü ile 03.05.2013 tarihli teknik bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 5.916,8 m2'lik yerin davacı adına tesciline karar verilmesi üzerine; Hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, imar-ihya ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik, hukuki sebeplerine dayalı olarak TMK'nun 713/1, ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddeleri gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Daire 16.06.2011 gün 2010/6508 Esas, 2011/3506 Karar sayılı bozma ilamında; "...Taşınmazın belirlenen niteliğine göre dava konusu yerin imar ve ihyaya muhtaç yerlerden olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesindeki imar ve ihya için aranan tüm olumlu ve olumsuz koşulların saptanması gerekir.

Ne var ki teknik bilirkişi tarafından keşif sırasında uygulanan 1985 tarihli hava fotoğrafına ve rapor kapsamına göre dava konusu taşınmazın tarım arazisi olduğu anlaşılmıştır. Eldeki tescil davası da 11.06.2009 tarihinde açıldığına göre kazanmayı sağlayan 20 yıllık zilyetlik süresinin dolduğu, bu bakımdan imar ve ihyanın uygulanan hava fotoğrafına göre 1985 yılında tamamlandığının kabulü gerekmektedir.

O halde saptanan bu durum karşısında imar ve ihya koşulları yönünden ayrıca bir araştırma ve inceleme yapılamasına gerek bulunmamaktadır. Ancak İmar ve ihyaya muhtaç bir yerin 3402 sayılı Kanunu'nun 17. maddesi 1. fıkrası uyarınca kazanmayı sağlayan zilyetlikle edinilebilmesi için imar planlarının oluşturulduğu ve onaylandığı tarihe kadar 20 yıllık kazanma süresinin dolmuş bulunması gerekmektedir. Bu nedenle teknik bilirkişi Harita Kadastro Mühendisi O.

Bülent Göksu'nun 12.05.2010 tarihli rapor ve krokisi eklenmek suretiyle krokide 2130 parselin batısında A harfi ile gösterilen tescile konu taşınmazın hangi tarihte imar planı kapsamına alındığı ve imar planının onay tarihinin Şahinbey Belediye Başkanlığı'ndan sorulması, imar-ihyanın tamamlandığı 1985 yılında imar planının onaylandığı tarihe kadar 20 yıllık kazanma süresinin dolup dolmadığının belirlenmesi ve buna göre değerlendirmesinin yapılması gerekir." ... işaret etmiştir.

Mahkemece, Yargıtay bozma ilamına uyulmakla 04.02.1959 gün ve 1957/13 Esas 1959/5 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da (R.G. 28.04.1959 gün sayı: 10193) belirtildiği üzere, taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar ve bozmada belirtilen esaslar çerçevesinde mahkemece hüküm verme yükümlülüğü ortaya çıkar. Usuli kazanılmış hak, kamu düzeniyle ilgili olup mahkemece kendiliğinden gözönünde tutulur.

Somut olayda dava konusu taşınmazın imar-ihyasının 1985 yılında tamamlandığı bozma ilamı ile belirlenmiş ve mahkemece uyulan bozma ilamına karşı davacı tarafça, karar düzeltme yoluna gidilmemiştir.

Bu halde mahkemece bozma ilamı kapsamı dışına çıkılarak imar-ihyanın 1985 yılında tamamlandığı hususunda davalı Hazine lehine oluşan usuli müktesep hak gözönünde tutularak, bu tarihten taşınmazın kapsamında kaldığı imar planının kesinleştiği 06.12.1995 tarihine kadar, davacı lehine zilyetlikle kazanmayı sağlayan 20 yıllık süre dolmadığından davanın reddi yerine yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir...)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek kararın süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 713/1. maddesi uyarınca tapusuz taşınmazın tapu siciline tescili istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar; Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde yer alan nedenlerle bozulmuş, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Direnme kararını davalı Hazine vekili temyize getirmiştir.

Hukuk Genel Kurulunda işin esasına girilmeden önce 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 6360 sayılı Kanun hükümleri gözönüne alınarak davada taraf teşkilinin sağlanıp sağlanmadığı hususu önsorun olarak ele alınıp, incelenmiştir.

On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 6360 sayılı Kanunun 1. maddesi gereğince;

1-Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Ordu, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa ve Van illerinde, sınırları il mülki sınırları olmak üzere aynı adla büyükşehir belediyesi kurulmuş ve bu illerin il belediyeleri büyükşehir belediyesine dönüştürülmüştür.

2-Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Erzurum, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Konya, Mersin, Sakarya ve Samsun büyükşehir belediyelerinin sınırları il mülki sınırlarıdır.

3-Birinci ve ikinci fıkrada sayılan illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılmış, köyler mahalle olarak, belediyeler ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmıştır.

Aynı Kanunun Geçici 1. maddesinin 13. fıkrasında; “1. maddeye göre tüzel kişiliği kaldırılan belediye ve köylerin mahkemelerde süren davalarında katıldıkları ilçe belediyesi taraf olur” hükmü yer almaktadır.

Bu hüküm Kanunun “Yürürlük” başlıklı 36. maddesi uyarınca ilk mahalli idareler genel seçiminin yapıldığı 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.

Bilindiği üzere, tapuda kayıtlı olmayan bir taşınmazı fasılasız ve nizasız 20 sene müddetle malik sıfatı ile elinde bulunduran ve zilyedi olan kişinin, taşınmazın kendi mülkü olmak üzere adına tescilini talep edebileceği 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. (önceki Türk Kanunu Medeni’sinin 639.) maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye dayanılarak açılacak tescil davalarının kamu düzenini ilgilendirmesi nedeni ile; davanın Hazine ve Köy tüzel kişiliğine, varsa diğer ilgili kamu tüzel kişilerine karşı yöneltilmesi gerekir.

Tescil davasının kamusal niteliği gereğince hakim, yasal hasım durumundaki Hazine ve köy tüzel kişiliği ile varsa ilgili kamu tüzel kişiliğini kendiliğinden davaya dahil ederek, taraf teşkilini sağlamak zorundadır.

Somut olayda, dava dilekçesinde Hazine ile birlikte Küçük Kızılhisar Köyü ve Geneyik Köyü'ne husumet yöneltilmiş, ancak hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanunun 1. maddesi uyarınca Küçük Kızılhisar Köyü ve Geneyik Köyü'nün tüzel kişilikleri kaldırılmış ve mahalle olarak bağlı bulundukları ilçesinin belediyesine katılmışlardır. Aynı Kanunun Geçici 1. maddesinin 13. fıkrası uyarınca bu köylerin mahkemelerde süren davalarında katıldıkları ilçe belediyesi taraf olacaktır. Taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup, şart gerçekleşmeden davanın esası incelenemeyeceğinden, öncelikle davalı Hazinenin yanında, husumetin, tüzel kişilikleri kaldırılan köy tüzelkişilikleri yerine katıldıkları ilçe belediyesine yaygınlaştırılması gerekir.

O halde, yukarıda açıklandığı üzere, yerel mahkeme direnme kararının 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 6360 sayılı Kanun hükümleri nazara alınarak taraf teşkilinin sağlanmasına ilişkin değişik gerekçe ile bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı sair hususlar incelenmeksizin usulden BOZULMASINA, 02.12.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/796, K. 2015/2772, 2 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2014/796
Karar No
2015/2772
Tarih
2 Aralık 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/796 K.2015/12938
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/802 K.2015/12939
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/804 K.2015/23390
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2014/804 K.2015/12940
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2014/805 K.2015/32197
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/808 K.2015/23385

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.