İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2015/3036 K.2016/29

Taraflar arasındaki “rücuen tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 28.05.2014 gün ve 2013/221 E. 2014/146 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,…

Esas2015/3036Karar2016/29Tarih20 Ocak 2016Okuma5 dk · 1.020 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2015/3036 E., 2016/29 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Ocak 2016
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.020 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki “rücuen tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 28.05.2014 gün ve 2013/221 E. 2014/146 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 18.11.2014 gün ve 2014/20626 E. 2014/16206 K. sayılı ilamı ile;

“...Davacı vekili, davacıya ait aracın asli kusurlu olarak neden olduğu kazada yaralanan ...’a 8.000 TL. manevi tazminat ödendiğini, davalı sigorta şirketinin kazaya neden olan davacı aracının İhtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğunu, taraflar arasında yapılan sigorta sözleşmesinde manevi tazminat içinde teminat verildiğini, zarar görene ödenen tazminatın tahsili için sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını belirterek zarar görene ödenen 8.000 TL. manevi tazminatın ihtiyari mali sorumluluk sigortası kapsamında davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı sigorta şirketi vekili, sigortalının kusuru oranında sorumlu olduklarını, zarar görene manevi tazminat ödeneceğine dair mahkeme kararının gönderilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece davalı sigorta şirketine zarar görenin başvuru yapmadığı, ihtiyari mali sorumluluk sigortasının zorunlu mali sorumluluk sigortası limitleri üzerinde kalan miktardan sorumlu olduğu, zorunlu mali sorumluluk sigortası tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, ihtiyari mali sorumluk sigortasına başvuru ve rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesinde davacıya ait olup davalı sigorta şirketine ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın neden olduğu kaza nedeniyle yaralanan üçüncü kişiye yapılan ödemenin rücuen tahsilini talep etmiştir.

Dosya kapsamına göre davacıya ait araç davalı sigorta şirketine kaza tarihini kapsayan ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalıdır.

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın, sigortanın kapsamını belirleyen A.1. maddesinde, “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” hükmü yer almaktadır.

Motorlu Kara Taşıtları ihtiyari mali sorumluluk sigortası genel şartlarının sigorta teminatının kapsamı başlıklı 1.maddesinde ise sigortacı aracın işletenine yükletilebilecek hukuki sorumluluğu poliçe teminatı kapsamında olmak şartıyla zorunlu mali sorumluluk sigortası haddi üstünde kalan kısmını poliçede yazılı azami miktara kadar temin edeceği düzenlenmiştir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 88.maddesi gereğince bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.

Aynı yasanın 109/4. maddesine göre ise Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. Başka bir deyişle dava dışı üçüncü kişiye verilen zarardan aracın işleteni, sürücüsü ve sigorta şirketi müştereken ve müteselsilen sorumludur.

Buna göre de meydana gelen zarardan birlikte sorumlu bulunanlardan birinin yaptığı ödeme nisbetinde diğer borçlular da borçtan kurtulmuş olur, bir başka ifade ile müteselsil borçlulardan birinin yaptığı ödeme alacaklıya karşı olan borcu tüm borçlular yönünden ödenen miktar kadar sona erdirir.

Bu anlamda öncelikle davacının zarar gören 3. kişiye ödeme yaptıktan ve bu şekilde dava hakkını kazandıktan sonra kendi aracının ihtiyari mali mesuliyet sigortasını akteden ve zarar gören üçüncü kişiye bir ödeme yapmamış olan davalıya karşı dava açabilir.

Davacıya ait araç dava dışı üçüncü kişi idaresinde bulunan motosiklete çarpması nedeniyle motosiklet sürücüsü yaralanmış, davacı işleten yaralanan kişiye 8.000 TL. manevi tazminat ödediğini belirterek bu miktarın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Dosyada mevcut birleşik sigorta poliçesine göre zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinde teminat verilmeyen manevi zararların da davalı tarafından düzenlenen ihtiyari mali sorumluluk sigortası kapsamında teminat altına olduğu anlaşılmıştır.

Davacı araç işleteni olup zarar görenin zararını ödedikten sonra ihtiyari mali sorumluluk sigortası genel şartlarının 1. maddesinde belirtildiği şekilde işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına alan sigortacısından ödediği tazminatı rücuen talep etmiştir. Açıklanan nedenlerle davacının zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinde teminat altına alınmayan manevi zararlar için; davacının zarar sorumlusuna yaptığı ödeme kadar davalı sigortacısına başvurabileceğinin kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir...”

gerekçesi ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, sigortalı araç maliki tarafından zarar gören üçüncü kişiye yapılan manevi tazminat ödemesinin aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısından rücuen tahsili istemine ilişkindir.

Hukuk Genel Kurulundaki görüşme sırasında işin esasının incelenmesinden önce, temyize konu kararın gerçekte yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı; dolayısıyla temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulunca mı yoksa Özel Dairece mi yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak tartışılmıştır.

Bilindiği üzere; direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozmadan esinlenerek yeni herhangi bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir (6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 429. maddesi).

Eş söyleyişle; mahkemenin yeni bir bilgi, belge ve delile dayanarak veya bozmadan esinlenip gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek, dolayısıyla da ilk kararının gerekçesinde dayandığı hukuki olguyu değiştirerek karar vermiş olması halinde, direnme kararının varlığından söz edilemez.

Somut olayda Mahkemece zarar gören tarafından sigorta şirketine başvuru yapılmadığı, ihtiyari mali sorumluluk sigortacısının zorunlu mali sorumluluk sigortası limitleri üzerinde kalan miktardan sorumlu olduğu, buna göre ihtiyari mali sorumluk sigortasına başvuru ve rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş iken direnme olarak adlandırılan kararda bu kez tarafların, kazanın niteliği ve zarara uğrayanın durumunu tespit etmeden manevi tazminatın miktarını aralarında takdir ettiklerini,

bu sebeple davacının zarar sorumlusuna yaptığı manevi tazminat ödemesi kadar sigorta şirketine başvurabileceğinin kabul edilmediğini ayrıca üçüncü kişinin davacı veya sigortacısına karşı maddi ve manevi tazminat davası açmadığı gerekçesine yer verilerek; yeni bir hukuki gerekçeye dayalı olarak direnme olarak adlandırılan karar verilmiştir.

Buna göre mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı; ilk kararda tartışılıp, değerlendirilmemiş yeni gerekçeye dayalı, yeni hüküm niteliğinde olduğu her türlü duraksamadan uzaktır. Hal böyle olunca; kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi Hukuk Genel Kuruluna değil Özel Daireye aittir. Bu nedenle, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 17. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 20.01.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2015/3036, K. 2016/29, 20 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2015/3036
Karar No
2016/29
Tarih
20 Ocak 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2015/3036 K.2016/152
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2015/3037 K.2016/55
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2015/3037 K.2016/179
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2015/3038 K.2016/117
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2015/3039 K.2016/56
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2015/3039 K.2016/802

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.