İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2016/829 K.2020/746

1. Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İzmir 5. İş Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesince yapılan…

Esas2016/829Karar2020/746Tarih13 Ekim 2020Okuma7 dk · 1.395 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2016/829 E., 2020/746 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Ekim 2020
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.395 kelime·7 dk okuma·4 bölüm

1. Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İzmir 5. İş Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.

2. Direnme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

3. Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla değişikliği öncesi hâliyle 438. maddesinin 2. fıkrası hükmü gereğince direnme kararının temyiz incelemesinde duruşma yapılmayacağından davalı ... vekilinin duruşma talebinin reddine karar verilip dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ

Davacı İstemi:

4. Davacı T.C. Ziraat Bankası (Banka) vekili 09.11.2012 havale tarihli dava dilekçesinde; davalılar tarafından kullandırılan kredilerin zamanında ödenmemesi nedeniyle müvekkili tarafından kredi borçluları ve kefilleri hakkında icra takibi başlatıldığını, bu takiplerden bir dosyanın kapandığını, diğerlerinde ise kısmi tahsilatlar yapıldığını, banka müfettişlerince yapılan incelemeler sonucunda verilen kredilerde, rakamların yüksek olması ve teminatların eksik veya yetersiz olması sebebiyle kusuru, ihmalleri ve basiretsizlikleri tespit edilen davalıların kusurlu hareketleri nedeniyle müvekkili bankanın zarara uğradığını ileri sürerek 1.010,988,00TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

Davalı Cevabı:

5. Davalı ... vekili 27.12.2012 havale tarihli cevap dilekçesinde; borçlular hakkında aciz vesikası alınmadan müvekkiline dava açılamayacağını, müvekkilinin davacı bankada toplam 33 yıl, Selçuk şubesinde ise 17.04.2006-15.08.2008 tarihleri arasında 2 yıl 3 ay çalıştığını, kendisinin şube müdürü olarak doğrudan hiçbir işlem yapmadığını, usulsüz işlem yapılmamasına rağmen kredilerde bazen geri dönüşler olmayabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

6. Davalı ... vekili 27.12.2012 havale tarihli cevap dilekçesinde; şubede tarımsal ve ticari kredilerden yönetmen ...'nın ve müdür ...'ın sorumlu olduğunu, kredi dosyalarındaki kredi komitesi imzalarının kendileri tarafından sonradan imzalandığını, tahsisten sonra kredilerin amacına ve koşullarına uygun kullandırılıp kullandırmadığının tespitinin teknik konu olduğunu ve bu sürecin de ...'nın sorumluluğunda olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

7. Davalı ... vekili 30.01.2013 tarihli cevap dilekçesinde özetle; her kredinin risk taşıdığını, dolayısıyla her batan kredi için çalışanların sorumluluğuna gidilemeyeceğini, müvekkilinin her iki davalıya göre oldukça kıdemsiz olduğunu, her işleminin şube müdürünün denetimine tabi olduğunu, davalıların kasten bankanın zararına ve kendilerinin ya da üçüncü kişilerin yararına hareket ettiklerinin iddia edilmediği gibi bu hususta dosyaya sunulan herhangi bir kanıtın olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkeme Kararı:

8. Selçuk Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.06.2013 tarihli ve 2012/312 E., 2013/165 K. sayılı kararı ile; davanın iş sözleşmesine bağlı alacakların tahsiline yönelik olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, dosyanın talep hâlinde görevli ve yetkili İzmir Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

9. Davacı vekili 27.08.2013 havale tarihli dilekçe ile dosyanın İzmir Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.

10. İzmir 5. İş Mahkemesinin 22.09.2014 tarihli ve 2013/699 E., 2014/575 K. sayılı kararı ile; davacı Bankanın Selçuk şubesi nezdinde tarımsal krediler ile ilgili komitede görevlendirilen ve kredilerin tahsisinde birinci derecede yetki ve sorumluluğu bulunan davalıların yeterli koşulları bulunmadığı için esasen kullandırılmaması ve tahsis edilmemesi gereken kredilerin tahsisine onay verdikleri, devamında da yeterli denetim ve özeni göstermeyerek tarımsal faaliyetlere hasredilmiş olan kredilerin amaç dışı şahsi ve ticari finansmanlarda kullanılmasına sebebiyet verdikleri,

finansman gücü belirsiz ve iktisadi geleceği şüpheli üçüncü kişilere kredi tahsis ederek maddi zarara yol açtıkları bu şekilde 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (818 sayılı Kanun) 321. maddesini ihlâl ettikleri, ikame edilen icra takiplerinin semeresiz kalacağı anlaşıldığından 818 sayılı Kanun’un 41. maddesinde belirtilen maddi tazminat koşullarının oluştuğu, davacı Banka tarafından gerçekleştirilen kısmi tahsilatların ve kapatılan kredi borçlarının tenkisiyle birlikte davacıların ağır kusurlu olarak sebebiyet verdiği zararın dava tarihi olan 09.11.2012 itibarı ile toplam 878,901,00TL olduğu,

anılan maddi zararın tamamından her üç davalının da müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, iç ilişkide ise somut olaydaki kusurlarının derecesi ve ağırlığına göre davalılardan ... ile ...'nın olayda asli sorumlu olduklarından 878,901,00TL tutarındaki toplam zararın tamamından, kredi komitesi üyesi olan diğer davalı ...'nün ise olayda fer'i sorumluluğunun bulunduğundan, meydana gelen zararın yarısı oranında sorumlu olması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Özel Daire Bozma Kararı:

11. İzmir 5. İş Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

12. Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 12.05.2015 tarihli ve 2015/9290 E., 2015/8612 K. sayılı kararı ile; davalıların sair temyiz itirazları reddedildikten sonra “…Kesin rehin açığı belgesi “borç ödemeden aciz vesikası” ile eşdeğerde bir belge değildir. Kesin rehin açığı belgesi yalnızca rehnedilen taşınırın borcu karşılamadığını ortaya koyarken, borç ödemeden aciz vesikası borçlunun tüm malvarlığının borcu karşılamak açısından yeterli olmadığın anlamını taşımaktadır.

Davacı bankanın öncelikle borç ödemeden aciz vesikası alarak borcun karşılanamadığını ortaya koyması ve ancak bundan sonra tahsil kabiliyeti bulunmayan krediyi tahsis etmeleri nedeniyle kusur durumuna göre bu miktardan davalıların sorumlulukları belirlenmelidir. Aciz vesikası alınmadan zararın tazmini yoluna gidilmesi henüz oluşmayan bir zarardan dolayı bankanın kredi borçlusu dışında çalışanlarından da kredi tahsili yapmasına yol açar. Aciz vesikası düzenlendiği ortaya konulmadan davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Direnme Kararı :

13. İzmir 5. İş Mahkemesinin 09.11.2015 tarihli ve 2015/563 E., 2015/552 K. sayılı kararı ile; önceki gerekçeye ilaveten 2008 yılında müşterilere verilen krediler nedeni ile müşterilerin temerrüte düştüğü tarihten itibaren alacakların tahsili yönünden çalışmaların başlatıldığı, icra takip dosyalarının 2009 ve 2010 Esasına kayıtlı oldukları, dava açılıncaya kadar icra takip dosyaları ile usulsüz kullandırıldığı belirlenen kredilere ilişkin borçlarda alacağın tahsili yoluna gidildiği,

kredi kullanan müşterilerce sunulan teminatların paraya çevrilmesi çalışmaları yapılmasına rağmen teminatlandırılan krediler yönünden kesin rehin açığı belgesinin düzenlendiği, bu aşamadan sonra alacakların tahsilinin çok zor olduğu, borçluların haczi kabil malların bulunmadığı yönündeki icra memurluğunca düzenlenen tutanakların borç ödemeden aciz vesikası niteliğinde olduğu, buna rağmen ayrıca icra memurluğundan borç ödemeden aciz vesikası almanın sonuca etkili olmayacağı, iptal davası açılırken aciz belgesi sunulmasının aranmadığı,

davalıların kullandıkları yüksek miktarlı kredilerde yeterli teminat alınmadığı ve kredi alan kişilerin birbirleri ile akraba oldukları, aynı taşınmazların teminat olarak gösterildiği tarımsal krediler kullandırılırken kredi konusu hayvan ve bitkilerin görüldüğüne ve ekildiğine ilişkin davalılarca düzenlenmiş tutanakların bulunmadığı, kontrolleri yapılmadığı anlaşıldığı, personel yetersizliği iddiasının ancak kredilerin zamanında verilmemesi sonucunu doğurması gerektiği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme Kararının Temyizi: 14. Direnme kararı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

II. UYUŞMAZLIK

15. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacı bankanın borç ödemeden aciz vesikası almasının gerekip gerekmediği, kredi borçlularının haczi kabil malının bulunmadığına ilişkin icra müdürlüğünce düzenlenen tutanakların aciz belgesi niteliğinde kabul edilip edilemeyeceği, aciz vesikası alınmadan zararın tazmini yoluna gidilmesi durumunda henüz oluşmayan bir zararın bulunup bulunmadığı ve davacı bankanın kredi borçlusu dışında davalılar hakkında kredi tahsili yapmasına yol açıp açmayacağı ve burada varılacak sonuca göre aciz vesikası düzenlendiği ortaya konulmadan davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.

III. ÖN SORUN

16. Direnme kararının temyiz incelemesi için Hukuk Genel Kurulunda bulunduğu sırada davacı vekilinin 16.09.2020 havale tarihli dilekçesi ile taraflar arasında sulh sözleşmeleri imzalandığını belirterek dilekçe ekinde sunulan sulh sözleşmeleri doğrultusunda gereğinin yapılmasını talep etmesi ve dosya kapsamında sulh sözleşmelerini imzalayan tarafların kimlik tespitlerinin yapıldığına dair bilgi ve belgeye rastlanılmadığı gibi sulh sözleşmesinde imzası bulunan Yunus Kaya ve Erdal Coşar’ın davacı adına sulh olmaya yetkili olup olmadığına ilişkin belgenin de bulunmadığının anlaşılması karşısında,

bu hususta 7251 sayılı Kanunun 30. maddesiyle değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 314. maddenin 3. fıkrası gereğince sulh hususunda ek karar verilmek üzere dosyanın hükmü veren mahkemeye gönderilmesinin gerekip gerekmediği hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.

IV. GEREKÇE

17. Mahkemece nihai karar verildikten sonra kararın temyizi aşamasında tarafların sulh olması hâlinde ne gibi bir işlem yapılacağı konusuna ilişkin olan 28.07.2020 tarihli ve 31199 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanunu’nun (7251 sayılı Kanun) 30. maddesiyle değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun/ HMK) 314. maddesinin 3. fıkrası; “…Sulh, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı sulh hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir.” şeklinde düzenlenmiştir.

18. Somut olay değerlendirildiğinde; eldeki dosya temyiz incelemesi için Hukuk Genel Kurulunda bulunduğu sırada davacı vekilinin 16.09.2020 havale tarihli dilekçe ile taraflar arasında sulh sözleşmeleri imzalandığını belirterek dilekçe ekinde sunduğu sulh sözleşmeleri doğrultusunda gereğinin yapılmasını talep ettiği ve dosya içeriğinde bahsi geçen sulh sözleşmelerinin bulunduğu anlaşıldığından 6100 sayılı Kanun’un 314. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince mahkeme tarafından sulh sözleşmeleri değerlendirilmek suretiyle ek bir karar verilmesi gerekmektedir.

19. O hâlde dosya, sulh hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; Davacı vekili tarafından sunulan sulh sözleşmeleri uyarınca 6100 sayılı Kanunu’nun 314. maddesinin 3. fıkrasına göre gerekli değerlendirme yapıldıktan sonra ek bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 13.10.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2016/829, K. 2020/746, 13 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Yargılama Süreci
  4. II. Uyuşmazlık
  5. III. Ön Sorun
  6. IV. Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2016/829
Karar No
2020/746
Tarih
13 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2016/864 K.2020/689
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2016/865 K.2020/733
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2016/914 K.2020/4440
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2016/924 K.2020/5447
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2016/925 K.2020/5959
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2016/927 K.2020/728

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.