İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2016/858 K.2016/583

Taraflar arasındaki "alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 12.10.2012 gün ve 2011/152 E., 2012/502 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,…

Esas2016/858Karar2016/583Tarih4 Mayıs 2016Okuma5 dk · 1.080 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2016/858 E., 2016/583 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Mayıs 2016
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.080 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki "alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 12.10.2012 gün ve 2011/152 E., 2012/502 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 13.05.2013 gün ve 2013/2401 E., 2013/7848 K. sayılı ilamı ile;

(...Davada, davacının arsa tahsis talebinin Antalya Belediyesi tarafından kabul edildiğini ve Antalya Belediye Meclisinin 16/10/1987 gün ve 248 sayılı kararı ile Antalya Merkez Duraliler Köyü eski 226 parsel (yeni 2699 parsel) sayılı taşınmazda kalan 4 nolu blokun davacıya tahsisine karar verildiğini Duraliler Köyü 226 parselin mülkiyetinin çekişmeli olduğunun anlaşıldığını, Kadastro Mahkemesinde açılan dava sonucu bu parselin Vakıflar İdaresine ait olduğuna karar verildiğini, bunun sonucu olarak davacı kooperatifin inşaat ruhsatına ve projesine uygun olarak inşaatları tamamlamış olmasına karşın,

bugüne kadar davacı kooperatif ve kooperatif üyelerinin tapularını alamadıklarını, arsa tahsisi karşılığında davalıya ödenen 105.000,00 TL nedeniyle davacıya tahsis edilen taşınmazın dava tarihindeki bedelinin tespiti ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesini bu istekleri kabul edilmediği takdirde denkleştirici adalet ilkesi uyarınca davacı tarafından davalıya ödenen 105.000,00 TL'nin dava tarihinde ulaşacağı bedelin nemalandırılarak işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekilinin 06.06.2012 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ettiği, ıslah harcını yatırdığı ve dava değerini 884.044,34 TL'ye çıkardığı anlaşılmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; dava konusu yerin imar planında ucuz konut alanı olarak belirlendiğini, davalı müvekkili belediyenin yegane amacının kamu hizmeti olduğunu davacılardan alınan bedel ile kamulaştırma yapmak suretiyle davacılara ucuz konut sağlamak üzere tahsis yapıldığını bu amaçla hareket eden müvekkili belediyenin zenginleştiğinin düşünülemeyeceğini aksine söz konusu bedelin davacıya ödenmesi halinde kamunun sırtından davacının zenginleştirilmiş olacağını bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi istenilmiştir.

Mahkemece, davalı belediye tarafından encümen kararına istinaden tahsis yapıldığı, ancak tapudan davacıya devir yapılamaması karşısında bu işlem nedeniyle davalı tarafın sebepsiz zenginleştiği, davacının davalıya ödemiş olduğu 105.000.000 TL'nin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca dava tarihinde ulaşacağı miktarın 884.044,34 TL olacağının belirlenmesi bu miktar üzerinden davacının davasını ıslah etmesi karşısında davacının davasının kabulüne, 884.044,34 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesi cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Davacı, geçersiz sözleşme ile satın aldığı taşınmazın tapu kaydının verilmemesi nedeniyle uğradığı zararın giderimini istemiş; mahkemece de, satım bedeli dava tarihi itibarıyla güncellenerek dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.

Davaya konu taşınmazın davalılara teslim edilmediği dava dilekçesinden ve sair belgelerden anlaşılmaktadır. Mahkemece bu durum taraflardan sorularak tespit edilmeden, eksik inceleme ile karar verilmiştir. Oysa, geçersiz satışta, alıcı taşınmazı satıcı da satış bedelini kullanırken henüz birinin diğeri yararına fakirleşme ve zenginleşmesi gerçekleşmemiştir. Taşınmaz alıcı tarafından satıcıya teslim edildiği taktirde yoksullaşanın mal varlıklarından ekonomik bir değer, zenginleşen davalının mal varlığına geçmekte, bu nedenle davacının alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmaktadır.

Mahkemece, teslim olgusu tespit edilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya uygun görülmemiştir.

Kabule göre de, ıslah ile artırılan miktara ıslah tarihinden itibaren yasal oranda faiz yürütülmesi gerekir. Bu miktarın dava tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmesi doğru değildir…)

gerekçesi ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Dava, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarıca alacak istemine ilişkindir.

Yerel mahkemece, davacıya bedel karşılığında tahsis edilen ancak tapuda devri yapılmayan taşınmaz nedeniyle davalı Belediye'nin sebepsiz olarak zenginleştiği gerekçesiyle ıslah edilen miktar üzerinden davanın kabulüyle, 884.044,34 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Davalı vekilinin temyizi üzerine, Özel Dairece yukarıda yer alan gerekçe ile karar bozulmuş, yerel mahkemece direnme kararı verilmiştir.

Direnme hükmü, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Hukuk Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında uyuşmazlığın esasının incelenmesinden önce, mahkemenin bozulan ilk kararında “Davacının peşin ödediği 742,50 TL harç ile ıslahta ödediği 12.385,60 TL olmak üzere toplam 13.128,10 TL harcın mahsubu ile 39.384,13 TL bakiye ilam harcının davalıdan alınmasına, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 45.571,33 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacının harç olarak ödemiş olduğu 13.128,10-TL ile yapmış olduğu 1.062,70 TL yargılama gideri olmak üzere 14.447,80 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,” karar verildiği halde, direnme olarak adlandırılan kararında "Harç, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden mahkememizin 2011/152 Esas, 2012/502 Karar sayılı ilamı ile değerlendirildiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına," şeklinde ilk hükme atıfta bulunularak karar verilmiş olması nedeniyle, yerel mahkemece usulüne uygun şekilde direnme kararı oluşturulup oluşturulmadığı hususu ön sorun olarak incelenmiştir.

Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı HMK)'nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümler, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.

HMK’nun 294. maddesinin 3. fıkrasında ise “Hükmün tefhimi herhalde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur” hükmüne yer verilmiştir. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki, dava içinden davalar doğar, hükmün hedefine ulaşılmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.

Öte yandan, direnme kararları yapıları gereği, kanunun hukuka uygunluk denetimi yapmakla görevli kıldığı Yargıtay dairesinin denetimi sonucunda hukuka aykırı bularak, gerekçesini açıklamak suretiyle bozduğu bir yerel mahkeme kararının aslında hukuka uygun bulunduğuna, dolayısıyla bozmanın yerinde olmadığına ilişkin iddiaları içerdiklerinden, o iddiayı yasal ve mantıksal gerekçeleriyle birlikte ortaya koymak zorunda olduğu gibi, direnilen ve uyulan kısımları da kalem kalem net ve birbirine uygun bir biçimde içermelidir.

Nitekim, aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.03.2008 gün ve 2008/15-278 Esas, 2008/254 Karar; 21.10.2009 gün ve 2009/9-397 Esas, 2009/453 Karar; 07.05.2014 gün ve 2013/4-1121 Esas, 2014/626 Karar sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.

Bu genel açıklamaların ışığında somut olaya gelince, yerel mahkemece bozulan ilk kararında yargılama gideri, harç ve vekâlet ücreti bakımından miktarları belirtilmek suretiyle ayrı ayrı hüküm kurulmasına karşılık, direnme kararında bu hususlarda bir karar verilmeyerek, bozma kararı ile hayatiyetini yitiren ilk hükme atıf yapılmak suretiyle hüküm tesis edilmiş olması yukarıda açıklanan kurallara uygun değildir.

Bu itibarla, bozulan ilk karar ile direnme kararı arasında farklılık bulunduğundan yerel mahkemece usule uygun direnme hükmü kurulması için, işin esasına yönelik temyiz itirazları incelenmeksizin kararın usulden bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle direnme kararının yukarıda açıklanan gerekçelerle usulden BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 04.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2016/858, K. 2016/583, 4 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2016/858
Karar No
2016/583
Tarih
4 Mayıs 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2016/858 K.2016/5241
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2016/858 K.2016/8481
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2016/859 K.2016/3618
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2016/859 K.2016/14572
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/859 K.2016/18029
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2016/859 K.2016/9383

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.