İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/2250 K.2019/1068

Taraflar arasındaki “sıra cetvelindeki sıraya itiraz” talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda Isparta İcra (Hukuk) Mahkemesince dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair verilen 10.10.2013 tarihli ve 2013/321 E., 2013/449 K. sayılı karar…

Esas2017/2250Karar2019/1068Tarih15 Ekim 2019Okuma6 dk · 1.255 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2017/2250 E., 2019/1068 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Ekim 2019
Mahkemesi
İcra Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.255 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki “sıra cetvelindeki sıraya itiraz” talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda Isparta İcra (Hukuk) Mahkemesince dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair verilen 10.10.2013 tarihli ve 2013/321 E., 2013/449 K. sayılı karar şikâyetçiler vekili tarafından temyiz edilmekle; Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 13.12.2013 tarihli ve 2013/8877 E., 2013/8016 K. sayılı kararı ile;

(...Şikayetçiler vekili borçluya ait taşınmazların satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde işçi alacaklısı olan müvekkillerinin imtiyazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Şikayet olunan vekili sıra cetvelilinin (cetvelinin) daha evvel görülen davalar sonunda verilen kararlara uygun biçimde düzenlendiğini, şikayetçilerin alacağının imtiyazlı sayılan dönemde doğmuş işçi alacağı niteliğinde olmadığını savunarak, şikayetin reddini istemiştir.

İcra Mahkemesi'nce iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, itirazın alacakların işçi alacağı olduğundan bahisle esas ve miktara yönelik olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

Kararı, şikayetçiler vekili temyiz etmiştir.

İcra ve İflas Kanunu'nun 142 nci maddesine göre sıra cetveline itiraz davaları kural olarak genel mahkemelerde görülür; itiraz sadece sıraya ilişkinse şikayet yolu ile icra mahkemesinde ileri sürülür.

Somut olayda şikayetçilerin talebi alacaklarının işçi alacağı niteliğinde olduğu ve Yasa'nın tanıdığı imtiyaz nedeniyle ilk sırada yer alması gerektiği noktasında olup, itiraz sıraya yöneliktir. Bu istemin içeriğine göre alacağın niteliğinin belirlenmesi, esasa yönelik bir incelemeyi gerektirmeyeceğinden uyuşmazlığın çözüm yeri icra mahkemesidir. Açıklanan nedenle esas hakkında bir karar verilmek gerekirken, görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir…)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Talep, sıra cetvelindeki sıraya itiraza ilişkindir.

Şikâyetçiler vekili; borçluya ait taşınmazların satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde işçi alacaklısı olan müvekkillerinin imtiyazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Şikâyet olunan vekili; sıra cetvelinin daha evvel görülen davalar sonunda verilen kararlara uygun biçimde düzenlendiğini, işçi alacaklarının 4857 sayılı Kanun ve buna bağlı çıkarılan yönetmelikler gereğince kabul edilen belgelere dayanmasının gerektiğini, davacıların gerçekten borçlunun işçisi olduğunun dahi belli olmadığını, sadece bonoda işçi alacağı yazmasının yeterli kabul edilmediğini, muvazaalı düzenleme yapıldığını, alacağın İİK’nın 206. maddesine göre işçi alacağı olarak değerlendirilmesinin de mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece; davacılar vekilinin itirazının kendi alacaklarının işçi alacağı olduğundan bahisle alacağın esas ve miktarına yönelik olup yalnızca sıralamaya ilişkin bulunmadığı gerekçesiyle İİK’nın 142. maddesi uyarınca mahkemenin görevsizliğine, görevsizlik nedeniyle HMK’nın 20. maddesi uyarınca dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

Şikâyetçiler vekilinin temyizi üzerine hüküm, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde açıklanan gerekçelerle bozulmuştur.

Yerel Mahkemece; her ne kadar davacılar istemlerinde alacaklarının işçi alacağı niteliğinde olup imtiyaz nedeniyle ilk sırada yer alması gerektiğini bildirmiş iseler de davalının cevap dilekçesinde açıkça belirtildiği üzere muvazaa iddiası bulunup davacıların gerçekten borçlunun işçisi olmadığı iddia edildiğinden sıra cetvelinde esasa yönelik bir inceleme yapılmasının gerekeceği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme kararı şikâyetçiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; eldeki davaya genel mahkemelerin mi yoksa icra hukuk mahkemesinin mi bakmakla görevli olduğu noktasında toplanmaktadır.

Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle konuya ilişkin yasal mevzuatın ve ilgili kavramların irdelenmesi gerekmektedir.

2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) “Sıra Cetveli” başlıklı 140. maddesine göre; satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmezse icra dairesi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar. Alacaklılar 206. madde mucibince iflas hâlinde hangi sıraya girmeleri lazım geliyorsa o sıraya kabul olunurlar. Bununla beraber ilk üç sıraya kayıt için muteber olan tarih haciz talebi tarihidir. 141. maddeye göre, sıra cetvelinin birer suretinin icra dairesi tarafından alakadarlara tebliğ edilir.

Kanun’un “Cetvele İtiraz” başlıklı 142. maddesi ise aynen;

“Cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel mündericatına itiraz edebilir.

Dava basit muhakeme usuliyle görülür.

İtiraz alacağın esas ve miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dairse şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur” şeklinde düzenlenmiştir.

Genel olarak belirtmek gerekir ki; paraların paylaştırılması aşaması icra takibinin son aşamasıdır. Alacaklının talebiyle başlayan takip talebi, ödeme emri, haciz ve satış aşamalarından sonra icra dairesi, haczedilen mal tek alacaklı için haczedilmişse elde edilen parayı alacaklıya ödeyecektir. Aynı malların birden fazla alacaklı için haczedilmiş olmasında yani hacze iştirak hâlinde ise üç ihtimal ile karşılaşılır:

Satış tutarı aynı derecede hacze iştirak etmiş olan (m.100-101) bütün alacakları (faiz ve takip giderleriyle birlikte) ödemeye yeterse, para bütün alacaklılar arasında paylaşılır.

Buna karşılık satış tutarı, aynı derecede hacze iştirak etmiş olan (m.100-101)bütün alacakları (faiz ve takip giderleriyle birlikte) ödemeye yetmezse, icra dairesi önce tamamlama haciz yapar. Tamamlama haciz ile elde edilen malların satış tutarı ile daha önce haczedilmiş ve satılmış bulunan malların satış tutarı toplamı da, bütün alacakları ödemeye yetmezse, icra dairesi alacaklılarına bir sıra cetveli yapar.

Sıra cetvelinde aynı derecede hacze iştirak etmiş olan (m.100-101) bütün alacaklılar, alacak miktarları ve faizleri ile gösterilir. Bu alacaklıların her biri belli bir sıraya girer. Bu sıra, İİK’nın 206. maddesinde gösterilmiştir (Kuru, B: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara, 2013, s. 730, 733).

Alacaklılar sıra cetvelinin bir suretinin kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde sıra cetveline şikâyet yoluna başvurabilirler veya 142. madde gereğince sıra cetveline itiraz davası açabilirler. Bu süre içerisinde şikâyet ya da itiraz yoluna başvurulmazsa sıra cetveli kesinleşir. Sıra cetveli kesinleşmeden icra müdürü paraları paylaştıramaz.

Şikâyet İİK’nın 16. maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu madde;

“Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır.

Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir” amir hükmünü içermektedir.

O hâlde, icra dairesinin sıra cetvelini yaparken bu husustaki takip hukuku hükümlerine aykırı hareket ettiği ve yapılan işlemin hadiseye uygun olmadığı iddia edilmekte ise; bu hâlde sıra cetveline karşı başvurulacak olan yol, icra mahkemesine şikâyet (m. 16) yoludur (m. 142,III). İİK’nın 142/III hükmünden, sıra cetveline karşı şikâyet yolunun sadece sıraya karşı bir itirazda bulunulması hâline münhasırmış gibi bir anlam çıkmakta ise de, icra müdürünün uymak ve kanunen yapmak zorunda olduğu bütün hususlardan dolayı m.16 gereğince şikâyet yoluna başvurulabilir. Sıra cetveline karşı şikâyet sebeplerinden en önemlisi bir alacaklının istediği sıraya kabul edilmemesidir.

Sıra cetveline karşı koymak isteyen alacaklı (bu konudaki takip hukuku kurallarının yanlış uygulandığını iddia etmeyip) sıra cetveline alınmış olan bir alacaklının alacağına veya onun sırasına (veya hem alacağına hem de onun sırasına ) itiraz etmek istiyorsa, o zaman sıra cetveline karşı, mahkemede itiraz yoluna başvurması, yani o alacaklıya karşı genel mahkemede dava açması gerekir (Kuru, s. 734, 736).

Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Şikâyetçiler vekili; müvekkillerinin alacaklarının işçi alacağı olduğunu, işçi alacaklarının İİK’nın 206. maddesine göre imtiyazlı alacaklar olduğunu, Kanun’un tanıdığı imtiyaz nedeniyle sıra cetvelinde Isparta Defterdarlık Davraz Vergi Dairesi Müdürlüğünden sonra ikinci sırada yer alması gerektiğini, sıra cetvelindeki sıranın yanlış düzenlendiğini ileri sürerek, müvekkillerinin alacağının ikinci sıraya alınması yönünde talepte bulunmuştur. Bu istemin içeriğine göre alacağın niteliğinin belirlenmesi, esasa yönelik bir incelemeyi gerektirmeyeceği gibi, talep de icra dairesinin sıra cetveli düzenlerken takip hukuku hükümlerine uymadığı ve işlemin de hadiseye uymadığı iddiasını içermektedir.

Mevcut bu hâlde; uyuşmazlığın çözüm yerinin icra mahkemesi olduğu hususu açıkça anlaşılmakta olduğundan icra mahkemesince işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair karar verilmiş olması doğru değildir.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Şikâyetçiler vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana iadesine, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na 5311 sayılı Kanun’un 29. maddesi ile eklenen Geçici 7. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken İİK’nın 366/III. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren on gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 15.10.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2250, K. 2019/1068, 15 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2017/2250
Karar No
2019/1068
Tarih
15 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2017/2252 K.2019/6076
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2017/2253 K.2019/6077
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/2254 K.2019/5714
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2017/2259 K.2019/9483
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/2261 K.2019/5717
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2017/2263 K.2019/9689

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.