İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/2286 K.2017/2026

Taraflar arasındaki karşılıklı “boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Ankara 11. Aile Mahkemesince “davacı/ birleşen davalının davasının reddine, davalı birleşen davacının davasının kabulüne” dair verilen 27.06.2013 gün ve 2012/317 E.,…

Esas2017/2286Karar2017/2026Tarih20 Aralık 2017Okuma4 dk · 772 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2017/2286 E., 2017/2026 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Aralık 2017
Mahkemesi
Aile Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

772 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki karşılıklı “boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Ankara 11. Aile Mahkemesince “davacı/ birleşen davalının davasının reddine, davalı birleşen davacının davasının kabulüne” dair verilen 27.06.2013 gün ve 2012/317 E., 2013/836 K. sayılı karar, davacı birleşen davalı vekilinin ve katılma yolu ile davalı birleşen davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 19.03.2014 gün ve 2013/23038 E., 2014/6225 K. sayılı kararı ile;

"...Mahkemece, "evlilik birliğinin kocanın kusurlu davranışları sonucu temelinden sarsıldığı" kabul edilerek, kocanın boşanma davasının reddine, kadının açtığı birleştirilen boşanma ve nafaka davalarının kabulüne karar verilmiş ve kadın yararına kararda gösterilen miktarlarda maddi ve manevi tazminata ve yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir.

Oysa davalı-davacı (kadın)'ın da kocasına basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde fiziki şiddet uyguladığı, "geri zekalı, hayatımdan çık git, seni istemiyorum" diyerek eve almadığı yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu hale göre, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında kadın da kusurlu olup, koca da boşanma davası açmakta haklıdır.

O halde kocanın boşanma davasının da kabulüne karar verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile reddi doğru bulunmamıştır...."

gerekçesiyle karar bozulmakla yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Asıl ve birleşen davalar, karşılıklı olarak evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma ile bağımsız açılan tedbir nafakası istemine ilişkindir.

Davacı birleşen davalı (erkek) vekili müvekkilinin emekli olmasıyla birlikte sorunlar çıktığını, davalının müvekkilini beğenmemeye başladığını, "sen adam mısın, erkek misin, seni sevmiyorum, istemiyorum git bu evden" şeklinde hakaretler ettiğini, 01.03.2012 tarihinde müvekkilini eve almadığını, küfür ve hakaret ederek evden kovduğunu, ertesi günü müvekkilinin eve gitmesine rağmen yine eve alınmayıp darp edildiğini ileri sürerek tarafların boşanmalarına, velayetin babaya tevdiine ve 200.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı birleşen davacı (kadın) vekili (birleştirilen) bağımsız tedbir nafakası talepli dava dilekçesinde, eşinden sürekli şiddet gördüğünü, eşinin ortak edindiği taşınmazları, banka ve borsada bulunan paraları kaçırma ihtimalinin olduğunu ileri sürerek 1.500 TL tedbir nafakasına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı birleşen davacı (kadın) vekili (birleştirilen) boşanma talepli dava dilekçesinde, davalının müvekkiline defalarca hakaret edip müvekkilini evden kovduğunu, müşterek çocuklar ve evin ihtiyaçları için çok az harcama yaptığını, evliliğin son yedi yılında davalının cinsel anlamda sorunları olmasına rağmen tedaviye yanaşmadığını, genellikle küserek kimseyle konuşmadığını, en son 26.02.2012 tarihinde aradığı kitabı bulamayan davalının müvekkiline hakaretler edip yumrukla vurduğunu, müvekkilinin şikâyetçi olması üzerine davalının ceza aldığını, davalının ayrı yaşamaya başladığı dönemde de başka bir kadınla yaşamaya başladığını ileri sürerek tarafların boşanmalarına, velayetin anneye verilerek maddi ve manevi tazminat ile nafakaya hükmedilmesini istemiştir.

Mahkemece, asıl davada kadının evlilik birliğinin temelinden sarsılması sonucunu doğuracak kusurlu davranışı kanıtlamadığından davanın reddine, erkeğin her vesileyle sorun çıkartıp kadına ve çocuklara şiddet uygulaması, evin ihtiyaçlarının karşılanmasında sosyal refah düzeyine nazaran özenli davranmaması şeklindeki kusurlu davranışları neticesinde evlilik birliğinin sarsıldığı gerekçesiyle birleşen davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, müşterek çocuk Ahmet'in yaşı ve yaşam alışkanlıkları nazara alınarak velayet hakkının anneye tevdiine, çocuk için 500,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına,

davalı birleşen davalı kadın lehine 20.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminata, kadının yoksulluk nafakasını talebinin reddine, birleşen tedbir nafakası davasının ise erkeğin yukarıda belirtilen kusurlu davranışları nedeniyle davalı birleşen davacı kadının ayrı yaşama hakkı doğduğundan kabulüne karar verilmiştir.

Davacı birleşen davalı vekilinin ve katılma yolu ile davalı birleşen davacı vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık kısmında açıklanan gerekçerle bozulmuştur.

Yerel Mahkemece davacı birleşen davalı tanıklarının binada bulunma sebeplerini açıklamalarına dair beyanlarına binada sürekli bir kapıcısının olması ve temizliğin de bu kapıcı tarafından yapılması nedeniyle itibar edilmediğini, bu nedenle ve özellikle tanık olarak dinlenen müşterek çocukların beyanları da nazara alındığında davacı/ birleşen davalı tanık sözlerinin boşanmayı temine yönelik sözler olduğu, temyiz sırasında dosyaya konulan Ankara 14. Sulh Ceza Mahkemesinin 08.10.2013 tarih ve 2012/169-2013/784 sayılı kararında sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, açıklanmayan bir hüküm olup mahkemeyi bağlayan bir mahkûmiyet hükmü olmadığı belirtilerek önceki hükümde direnilmiştir.

Direnme kararı davacı birleşen davalı (erkek) vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, somut olayda davalı birleşen davacı kadının da kusurlu olup olmadığı, burada varılacak sonuca göre, davacı birleşen davalı erkeğin boşanma davasının kabul edilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı birleşen davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 20.12.2017 gününde oy birliği ile tebligat tarihinden itibaren on beş günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2286, K. 2017/2026, 20 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2017/2286
Karar No
2017/2026
Tarih
20 Aralık 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/2286 K.2017/21461
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/2287 K.2017/21462
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/2288 K.2017/15523
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/2288 K.2017/21463
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2017/2288 K.2017/5874
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2017/2289 K.2017/4433

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.