İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/2296 K.2020/476

1. Taraflar arasındaki “evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Demirköy Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesince verilen davanın reddine dair karar davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 2.…

Esas2017/2296Karar2020/476Tarih24 Haziran 2020Okuma6 dk · 1.221 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2017/2296 E., 2020/476 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Haziran 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.221 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

1. Taraflar arasındaki “evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Demirköy Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesince verilen davanın reddine dair karar davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ

Davacı İstemi:

4. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ikâmet ettikleri evin yarı hissesini devretmesi için müvekkiline sürekli baskı yapıp bu konuda tartışma çıkardığı, aynı sebeple aralarında ceza davasına konu olayın yaşandığı, müvekkilinin uzun süre tutuklu kaldığı, mahkûmiyetine karar verildiği, ancak kararın henüz kesinleşmediği, önceki eşinden olan ve Almanya’da yaşayan çocukları ile görüşmesini istemediği, asılsız şikâyetlerde bulunduğu gerekçesiyle tarafların boşanmalarına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabı:

5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; iddiaların doğru olmadığını, davacının ikamet ettikleri evin yarı hissesini devretmek istediğini, müvekkilinin böyle bir talebinin olmadığını, davacının önceki evliliğinden olma çocuklarının etkisinde kalarak tartışma çıkardığını, çeşitli bahanelerle müvekkiline saldırdığını, bıçakla yaraladığını, müvekkilinin hayati tehlikeyi birçok ameliyat geçirip tedavi olarak atlattığını, yine de eşinden şikâyetçi olmadığını, müvekkilinin davacıyı hâlâ sevdiğini, açıklanan sebeplerle davanın reddine, aksi hâlde aylık 1.000,00TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 250.000,00TL maddi ve 250.000,00TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararı:

6. Demirköy Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 08.11.2013 tarihli ve 2013/6 E., 2013/73 K. sayılı kararı ile; Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/371 E., 2012/359 K. sayılı ilamıyla davacının eşini öldürmeye teşebbüs etmek suçundan ceza aldığı, tarafların ayrı yaşadıkları, bu duruma göre davacının tam kusurlu olduğu, boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurunun bulunması gerektiği, kimsenin kendi kusuruna dayanarak dava açamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Özel Daire Bozma Kararı:

7. Yargıtay 2. Hukuk Dairesince 15.10.2014 tarihli ve 2014/9216 E., 2014/19751 K. sayılı kararı ile;

‘’… Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (koca) tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Mahkemece davacının tam kusurlu olduğu gerekçesi ile davacının davası reddedilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacının mahkemece belirlenen kusurları yanında davalı kadının da eşine, müşterek evin yarı hissesini kendisine devretmesi için baskı yaptığı, bu sebeple eşini tersleyip, azarladığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda; tarafların evlilik birliği temelinden sarsılmış olup; bu sonuca ulaşılmasında her iki taraf da kusurlu olmakla birlikte, davacı kocanın eşine göre daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu evliliğin devamında davalı kadın bakımından korunmaya değer bir yararı kalmamıştır. Türk Medeni Kanunu’nun 166/2. maddesi koşulları gerçekleşmiştir.

Mahkemece boşanmaya karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde isteğin reddedilmesi usul ve yasaya aykırı…’’ olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Direnme Kararı:

8. Demirköy Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 08.07.2015 tarihli ve 2015/21 E., 2015/25 K. sayılı kararı ile bozma öncesi kararda yer alan gerekçeye yer verildikten sonra; her ne kadar bozma ilamında davalının az da olsa kusurunun bulunduğu kabul edilmiş ise de, tanıkların bizzat eşler arasında bir tartışmaya şahit olmadıkları, davacının anlatımıyla bilgi sahibi oldukları dikkate alındığında tanıkların yanlı beyanlarına itibar edilmediği,

ayrıca eşler arasındaki malvarlığına ilişkin taleplerin tek başına evlilik birliğini temelinden sarsacağı ve diğer eş için evliliği katlanılamaz hâle getireceğinin kabul edilemeyeceği, davacının eşini öldürmeye teşebbüs ettiği, tam kusurlu olduğu, kimsenin kendi kusuruna dayanarak dava açamayacağı, aksi bir kabulün kusurlu eşi ödüllendirirken insanlardaki adalete güven duygusunu da zedeleyeceği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme Kararının Temyizi: 9. Direnme kararı yasal süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

II. UYUŞMAZLIK

10. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda, davalının boşanmaya sebep olan olaylarda az da olsa kusurunun bulunup bulunmadığı, burada varılacak sonuca göre davacının evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı boşanma davasının kabulünün gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır

III. GEREKÇE

11. Boşanma sebebi olarak dayanılan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “Evlilik birliğinin sarsılması” başlıklı 166/I-II. maddesi;

“Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir” hükmünü içermektedir.

12. İlke olarak her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki sebeplere göre hükme bağlanır. Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması, eş söyleyişle davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararın kalmaması hâlinde bu olayın hükümde göz önüne alınması ve böyle bir durumda mahkemenin, davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermesi gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır.

13. Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olgu nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir.

14. Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 166/1 maddesinde yer alan evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı boşanma istemine ilişkin olup davacı vekili tarafından 22.01.2013 tarihinde açılmıştır. Davanın reddine dair ilk kararın davacı vekilince temyizi üzerine, Özel Dairece davanın kabul edilmesi gerektiğine yönelik verilen bozma ilamına mahkemece direnilmiş ve direnme kararı davacı vekilince temyiz edilmiştir.

15. Direnme kararı Özel Dairece incelendikten sonra davacı asilin 05.03.2019 tarihinde öldüğü davacı mirasçısı vekilinin Türk Medeni Kanunu’nun 181/2 maddesi gereğince davaya devam isteğine ilişkin 19.09.2019 tarihli dilekçesinden anlaşılmaktadır.

16. Eşlerden birinin ölümü üzerine taraflar arasındaki evlilik birliği mahkeme kararına ihtiyaç duyulmadan kendiliğinden sona erer. Ölüm, evlilik birliğini kendiliğinden sona erdiren bir sebeptir.

17. Evliliğin mahkeme kararı ile sona erdirilmesi için açılan bir boşanma davasında eşlerden birinin ölümü hâlinde, evlilik birliği kendiliğinden sona erdiği için konusu kalmayan boşanma davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir. Mahkemece de bu durum gözetilerek davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmelidir.

18. Yine aynı Yasa’nın ‘’ Miras hakları ‘’ başlıklı 181. maddesi ise;

"Boşanan eşler, bu sıfatla birbirlerinin yasal mirasçısı olamazlar ve boşanmadan önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendilerine sağlanan hakları, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça, kaybederler.

(Değişik ikinci fıkra: 31/3/2011-6217/19 md.) Boşanma davası devam ederken, ölen eşin mirasçılarından birisinin davaya devam etmesi ve diğer eşin kusurunun ispatlanması hâlinde de yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.’’ hükmüne haizdir.

19. Türk Medeni Kanunu’nun 181. maddesinin ikinci fıkrası boşanma davası devam ederken ölen eşin mirasçılarına sağ kalan eşin boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurlu olup olmadığının tespitine yönelik olarak davaya devam etme imkânı sağlamıştır. Buna göre taraflarca usulüne uygun bir şekilde açılan boşanma davaları mirasçılar tarafından sürdürülebilir.

Mirasçılar tarafından sürdürülen boşanma davalarında ölen eş delillerini sunmuş ise mirasçıların yeniden delil gösterme hakları bulunmamaktadır. Ölen eş tarafından sunulan ve fakat mahkemece toplanılmayan delillerin araştırılıp değerlendirilmesi mirasçılar tarafından talep edilebilir.

Somut olayda davacının karar tarihinden sonra ölümü üzerine önceki eşinden olan çocuğu mirasçısı olarak Türk Medeni Kanunu’nun kendisine tanıdığı ‘’sağ kalan eşin boşanmaya sebebiyet verecek derecede kusurlu olup olmadığının tespitine’’ yönelik olarak dilekçesini sunmuştur.

20. O hâlde, davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına ve kusur tespiti bakımından da sonucu uyarınca bir karar verilmek üzere yukarıda açıklanan değişik gerekçelerle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; Direnme kararının değişik gerekçelerle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,

İstek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, Aynı Kanun’un 440. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 24.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2296, K. 2020/476, 24 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Yargılama Süreci
  4. II. Uyuşmazlık
  5. III. Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2017/2296
Karar No
2020/476
Tarih
24 Haziran 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/2332 K.2020/3945
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2017/2333 K.2020/4832
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2017/2336 K.2020/4711
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2017/2340 K.2020/4833
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2017/2343 K.2020/2129
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2017/2344 K.2020/2087

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.