İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/2365 K.2018/1383

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 12. Hukuk Dairesince;

Esas2017/2365Karar2018/1383Tarih2 Ekim 2018Okuma10 dk · 2.095 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2017/2365 E., 2018/1383 K.

Karar tarihi
2 Ekim 2018
Mahkemesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi (İlk Derece
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.095 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 12. Hukuk Dairesince;

“GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı vekili duruşmada tekrarladığı dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari alacağı nedeniyle borçlu S.S Gül 91 Yapı Kooperatifi hakkında Ümraniye 1. İcra Müdürlüğünün 2002/6886 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edilmesi nedeniyle İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesine açtıkları 2002/1817 esas sayılı itirazın kısmen iptaline ilişkin dava sonucu verilen 28.02.2008 günlü itirazın iptaline ilişkin hükmün Yargıtay 15. Hukuk Dairesi tarafından 12.05.2009 tarihinde onanarak kesinleştiğini, borçlu kooperatif adına kayıtlı Ümraniye Çekmeköy 22 ada 4 parselde kayıtlı 11 adet taşınmaza haciz konulduğunu,

arsa sahibi Mavişe Selvi'nin Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinden aldığı 2004/533 esas 2009/433 karar sayılı ilamı gerekçe göstererek yaptığı başvuru sonucu Ümraniye 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/45 esas 2010/10 sayılı kararı ile taşınmazlar üzerindeki haczin kaldırıldığını, temyizleri üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2010/20675 esas 2011/952 sayılı ilamı ile haczin kaldırılmasına ilişkin kararın bozulduğunu, karar düzeltme isteminin reddedildiğini, bozmadan sonra mahkemece verilen hacizlerin kaldırılmaması yönündeki kararın aynı Daire tarafından 2012/29504 esas 2013/5404 sayılı ilam ile onandığını,

onamaya karşı yapılan karar düzeltme isteminin reddedildiğini, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin bozma ilamından sonra tapuya haciz müzekkeresi yazıldığını, ancak hacizli toplam 11 adet taşınmazdan 3'ü dışındakilerinin Mavişe Selvi tarafından elden çıkarıldığının tespit edildiğini, kalan 3 taşınmaza haciz konulup 2 taşınmazın ihalesi yapılmakla birlikte ihalenin henüz kesinleşmediğini,

taşınmazların arsa sahibi Mavişe Selvi'ye tesciline ilişkin Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ilamında hacizlerin kaldırılmasına ilişkin bir hüküm bulunmamasına rağmen Ümraniye 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/45 esas 2010/10 sayılı haczin kaldırılması kararı ile alacağın tahsilinin zorlaştığını, borçlu kooperatifin başkaca taşınmazı da bulunmadığını, ne kadar tahsilat yapılacağının henüz bilinmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere belirsiz alacak davası olarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, dava konusu edilen karar nedeniyle oluşan bir zarar bulunmadığını, kararın mevzuata uygun olarak verildiğini, verilen kararda kasıt, kusur veya hata bulunmadığını, kararın, delillerin değerlendirilerek soyut yasa hükümlerinin somut olaya uygulanması sonucu hak ve nesafet kuralları gözetilerek vicdani kanaat doğrultusunda verildiğini, HMK'nun 46. maddesinde öngörülen tazminat koşullarının oluşmadığını ileri sürerek davanın reddine ve disiplin para cezası ile yargılama giderlerine hükmedilmesini istemiş, yargılama aşamasında dilekçesini tekrar etmiştir.

İHBAR; Dava dilekçesi ve ekleri ile tensip tutanağı kendisine tebliğ edilen Hâkim ... Sarıoğlu davaya karşı bir beyanda bulunmadığı gibi yargılamaya da katılmamıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME

Dava; HMK’nun 46. maddesi uyarınca hakimin yargısal faaliyetinden kaynaklanan ve Hazine aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir.

GÖREV

Görevli yargı merciine ilişkin olarak HMK’nun 47. maddesinde; “Devlet aleyhine açılan tazminat davası, ilk derece ve bölge adliye mahkemesi hâkimlerinin fiil ve kararlarından dolayı, Yargıtay ilgili hukuk dairesinde…açılır ve ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülür” hükmüne yer verilmiştir. Bu maddeye göre, karar temyiz edilse idi, temyiz incelemesi Yargıtay’ın hangi Hukuk Dairesinde yapılacak idiyse, dava o hukuk dairesinde açılacaktır. İcra Hukuk Mahkemesi Hâkimlerinin, ilâma dayanmayan takiplerden kaynaklanan şikayete ilişkin kararlarından dolayı tazminat davası açılmış olup, bu konuda temyiz mercii Dairemiz olduğundan, ilk derece mahkemesi sıfatıyla davaya bakmaya da görevli bulunmaktadır.

SÜRE

Dava yasal süre içerisinde açılmıştır.

İHBAR

HMK’nun 48. maddesinin 2. fıkrasında yer alan; “Mahkeme, açılan tazminat davasını, ilgili hâkime resen ihbar eder” emredici hükmü gereği, dava, kararı veren hâkim ... Sarıoğlu'na re'sen ihbar edilmiştir.

HARÇ VE GİDER AVANSI

HMK’nun 120. maddesinin 1. fıkrasında; “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır” hükmüne yer verilmiş olup, davacı anılan hüküm gereğince dava açarken ödemesi gereken harç ve gider avansını yatırmıştır.

ÖN İNCELEME

Dava dilekçesi ve ekleri ihbar olunan ile davalıya, davalı vekilinin cevap dilekçesi davacı vekiline tebliğ edilmiş, HMK’nun 137 v.d. maddeleri uyarınca ön inceleme aşaması tamamlanmış, tarafların sulh olmayacakları anlaşıldığından tahkikata geçilmiştir.

HMK’nun 46/1. maddesinde, Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı Devlet aleyhine tazminat davası açılabileceği vurgulandıktan sonra, dava sebepleri;

Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması, sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması, farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması, duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması, duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması, hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması şeklinde tahdidi olarak gösterilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.07.2011 gün ve 2011/4 Esas 2011/4 Karar sayılı kararında vurgulandığı üzere, Hâkimlerin görevlerini yaparken yargısal faaliyetleri sebebiyle, kasıtla veya ağır ihmalle kanuna açıkça aykırı karar vermiş olmaları durumunda, vermiş oldukları zararlar için HMK'nun 46. maddesinde sayılan hâllerde haklarında tazminat davası açılabilecektir. Açıklanan hükümler, hâkimin vicdani kanaatindeki bağımsızlığını, yargı erkinin herhangi bir etki altında kalmamasını ve adalete güven duygusunun sarsılmamasını temin amacıyla yasaya konulmuştur.

T.C. Anayasasının 138/1-2. maddesi gereğince. “Hâkimler görevlerinde bağımsızdırlar. Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.” Hâkimlerin Anayasa güvencesi altına alınan bağımsızlığı, ilke olarak yargı fonksiyonunun ifa edilmesi dolayısıyladır.

Yargı yetkisinin özellikleri, hâkimler için özel bir sorumluluk düzeninin uygulanmasını zorunlu kılmıştır. Zira yargı görevinin bağımsızlık ve tarafsızlık içinde aksatılmadan yerine getirilmesi esastır. Gerçekten, hâkimlerin diğer devlet memurlarının tâbi bulundukları sorumluluk esaslarına bağlanmaları, yaptıkları her işlemin, aleyhlerine bir tazminat davasına yol açabileceğini düşünmelerine ve bunun sonucu olarak tereddüt içinde kalmalarına yol açabilir.

Tabiidir ki; adaletin gerçekleşmesi, hâkim hakkında sorumsuzluk müessesesinin kabulünü gerektirmez. Ancak, hâkimin hukuki sorumluluk hâlleri benimsenirken, yargısal faaliyetten ibaret olan esas görevinin aksatılmamasına büyük özen gösterilmesi zorunludur. Gelişigüzel bir sorumluluk sisteminin benimsenmesi, hâkimin bağımsızlığını ve tarafsızlığını tehlikeye düşürebilir.

Hâkimlerin verdikleri kararlarından dolayı ilke olarak sorumlu tutulmayacakları esas olmakla beraber, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, hâkimin bağımsızlığı kadar tarafsızlığını da güvence altına almak amacıyla, onun hukuki sorumluluğunu sınırlı olarak kabul etmiş ve aynı zamanda sorumluluğun tespitini özel bir usule tâbi tutmuştur.

Hâkimin yargılama faaliyetinden dolayı Devlet aleyhine tazminat davası açılabilmesi için; HMK’nun 46. maddesinde tahdidi olarak yazılı bulunan sebeplerin bir ya da bir kaçının gerçekleşmesi, Hâkimin görevini yaparken davacıya karşı düşmanlığı veya karşı tarafla dostluğu nedeniyle, davacı aleyhine, kasıtla veya ağır ihmalle kanuna açıkça aykırı karar vermiş olması, kasten adalete ve yasalara aykırı karar verdiğinin, tevil ve tefsire ihtiyaç göstermeyecek derecede açık ve kesin olması, davacının karardan dolayı zarar görmesi ve hâkimin davranışı ile zarar arasında illiyet bağının olması ve bu hususların davacı tarafından kanıtlanması gerekir.

Somut olayda; alacaklının borçlu kooperatif hakkında Ümraniye 1. İcra Müdürlüğünün 2002/6886 esas sayılı dosyası ile başlattığı genel haciz yolu ile ilamsız takibin, İstanbul Asliye 3. Ticaret Mahkemesinin 2002/1817 esas sayılı dosyasında verilip temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen itirazın kısmen iptali kararı ile iptal edilen miktar itibariyle kesinleştiği, haciz aşamasına geçilen takipte borçlu kooperatif adına kayıtlı Ümraniye Çekmeköy 22 ada 4 parselde kayıtlı taşınmazlar üzerine haciz konulduğu,

satışa hazırlık aşamasında, takipte taraf olmayan arsa sahibi 3. kişi Mavişe Selvi'nin hacizli taşınmazların borçlu kooperatif adına olan tapu kayıtlarının iptali ile kendi adına tesciline dair Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinden aldığı 18.06.2009 tarih ve 2004/533 esas - 2009/433 karar sayılı ilâmı ibraz ederek hacizli taşınmazlar üzerindeki haczin kaldırılması isteminde bulunduğu, söz konusu başvurunun Ümraniye 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 21.01.2010 tarih ve 2010/45 esas 2010/10 sayılı kararı ile kabul edilerek 07.01.2010 tarihli haciz işleminin kaldırılmasına ve satışın iptaline karar verildiği,

haczin kaldırılmasına ilişkin söz konusu kararın alacaklının temyizi üzerine Dairemizce 17.02.2011 tarih ve 2010/20675 esas 2011/952 karar sayılı ilamı ile bozulup karar düzeltme isteminin de 10.10.2011 tarih ve 2011/18318-18617 sayılı ilamı ile reddedildiği, haczin kaldırılması kararının bozulmasından sonra yeniden haciz konulması sırasında hacizli taşınmazlardan üçü dışındakilerinin Mavişe Selvi tarafından elden çıkarıldığı, bu nedenle mülkiyeti devredilen taşınmazlar ile ilgili haczin uygulanamadığı anlaşılmakta ise de;

ihbar olunan hâkimin, kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı, sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı, farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm vermiş olduğunu, duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak,

duruşma tutanakları ile hüküm veya kararları değiştirmiş yahut tahrif etmiş veya söylenmeyen bir sözü hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi göstermiş ve buna dayanılarak hüküm vermiş olduğunu, hakkın yerine getirilmesinden kaçınmış olduğunu, kasıtlı hareketle veya ağır ihmal sonucu, yasaya ve adalete aykırı karar verdiğini veya memuriyet görevini savsadığını kabule yeterli delil bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Tüm dosya kapsamından, hâkimin bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile bunların gerçekleştirilmesine yönelik teminatlar, hâkimlerin keyfî davranabilecekleri, istedikleri şekilde karar verebilecekleri ve bu kararlardan da sorumlu olmayacakları anlamına gelmemekle birlikte, somut olayda, yukarıda detaylıca açıklandığı üzere HMK’nun 46. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisinin mevcut olmadığı sonuç ve vicdani kanaatına varıldığından, işbu davanın esastan reddine ve aynı yasanın 49. maddesi hükmü uyarınca davacının takdiren 500,00 TL disiplin para cezası ile mahkûmiyetine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara ve heyetin takdirine göre;

1- HMK'nun 46.maddesi uyarınca açılan davanın REDDİNE,

2- HMK’nun 49. maddesi uyarınca davacının takdiren 500,00 TL disiplin para cezası ile cezalandırılmasına,

3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 37,25 TL başvurma harcı yerine 24,30 TL alınmış olduğundan, eksik kalan 12,95 TL başvurma harcı ile 57,60 TL maktu karar ve ilam harcı, peşin alınan 854,00 TL harçtan düşülerek, arta kalan 783,45 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek hâlinde ödeyene iadesine,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

5-HMK’nun 333. maddesi gereği, hükmün kesinleşmesinden sonra, davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısım kalması halinde davacıya iadesine karar verilerek, tebliğ giderinin iade edilecek avanstan karşılanmak suretiyle bu kararın davacıya tebliğine,

6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı yararına hesaplanan 3.000,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,”

dair oybirliği ile verilen 23.01.2015 gün ve 2014/1 E., 2015/1 K. sayılı karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Davacı tarafın temyiz isteminin süresinde olduğunun anlaşılmasından ve dosyadaki tüm kâğıtların okunmasından sonra gereği düşünüldü: Dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili müvekkilinin bir ticari alacağından dolayı borçlu S.S.

Gül 91 Yapı Kooperatifi hakkında ilamsız icra takibi başlattığını, borçlunun itirazı üzerine 09.12.2002 tarihinde İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/1817 E. sayılı dosyası ile borçlu hakkında itirazın iptali davası açtığını, mahkemece itirazın iptaline ve takibin devamına karar verildiğini, bu kararın onanarak kesinleşmesi üzerine borçlu kooperatif adına kayıtlı on bir adet bağımsız bölümü üzerine haciz konulduğunu,

bunun üzerine arsa sahibinin Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/533 E. 2009/433 K. sayılı kararını gerekçe göstererek yaptığı başvuru sonucu Ümraniye 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/45 E. 2010/10 K. sayılı kararı ile taşınmazlar üzerindeki haczin kaldırıldığını, bu kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesince bozulduğunu ve karar düzeltme isteminin reddedildiğini, bozmaya uyan Ümraniye 1. İcra Hukuk Mahkemesince haczin kaldırılması talebinin reddedildiğini, bu kararın arsa sahibi Mavişe Selvi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesince onandığını ve karar düzeltme isteminin reddedildiğini,

bozmadan sonraki aşamada tapu müdürlüğüne haciz için müzekkere yazıldığını ancak taşınmazlardan üç tanesi dışındakilerin Mavişe Selvi tarafından satıldığının anlaşıldığını, kalan üç taşınmaza haciz konulup iki taşınmazın ihalesi yapılmakla birlikte ihalenin henüz kesinleşmediğini,

taşınmazların Mavişe Selvi adına tesciline ilişkin Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararında taşınmazlar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına ilişkin açık bir hüküm olmamasına ve üstelik hükmün gerekçe kısmında davacının taşınmaz üzerindeki hacizleri kabul ederek kendi adına tescilini istediği de belirtilmiş olmasına rağmen Ümraniye 1. İcra Hukuk Mahkemesince verilen haczin kaldırılması kararı ile alacağın tahsilinin zorlaştığını, borçlu kooperatifin başkaca taşınmazı da bulunmadığını,

kalan üç taşınmazdan alacağın ne kadarının tahsilinin mümkün olacağının henüz bilinmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak davası olarak davanın kabulü ile mahsuplardan sonra kalacak alacağın faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Hazinesi vekili davanın süresinde açılmadığını, uğranıldığı iddia edilen zararın dayanağı bulunmadığını, zararın neden ibaret olduğunun belirtilmediğini, kararın yasal mevzuata uygun olarak verildiğini, işlemde kusur, kasıt ve hata olmadığını, HMK'nın 46. maddesinde belirtilen koşulların oluşmadığını, ayrıca HMK’nın 48. maddesine göre dayanılan sorumluluk nedenlerini ispata yarayacak yeterli delil sunulmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İhbar olunan hâkim yargılamaya katılmamış ve herhangi bir beyanda da bulunmamıştır.

İlk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 12. Hukuk Dairesince yukarıda başlık bölümüne alınan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, gerekli temyiz ilâm harcı peşin alındığından başka harç alınmasına mahal olmadığına, karar düzeltme yolu açık olmak üzere 02.10.2018 gününde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2365, K. 2018/1383, 2 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. “Gereği Düşünüldü
  4. İddia
  5. Savunma
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Hukuki Nitelendirme
  7. Görev
  8. Süre
  9. İhbar
  10. Harç Ve Gider Avansı
  11. Ön İnceleme
  12. Hüküm
  13. Hukuk Genel Kurulu Kararı
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2017/2365
Karar No
2018/1383
Tarih
2 Ekim 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2017/2366 K.2018/12288
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2017/2367 K.2018/12290
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/2368 K.2018/11331
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2017/2368 K.2018/12286
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2017/2371 K.2018/12278
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2017/2372 K.2018/12280

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.