İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/2660 K.2019/273

Taraflar arasındaki “hizmet tespiti” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Gaziantep 1. İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 17.03.2015 tarihli ve 2013/51 E., 2015/80 K. sayılı karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay…

Esas2017/2660Karar2019/273Tarih7 Mart 2019Okuma7 dk · 1.421 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2017/2660 E., 2019/273 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mart 2019
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.421 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki “hizmet tespiti” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Gaziantep 1. İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 17.03.2015 tarihli ve 2013/51 E., 2015/80 K. sayılı karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 06.10.2015 tarihli ve 2015/11035 E., 2015/17737 K. sayılı kararı ile;

"…Dava, davacının 01.05.1983 - 01.01.2013 tarihleri arasında davalı işverenlere ait çiftlikte geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.

Davacının ailesi ile birlikte davalı işverenlere ait çiftlikteki evde kaldığı, zaman zaman çalışmalarının olduğu ve karşılığında ücret aldığı ve buna dair davacı tarafından adi yazılı nitelikte düzenli olmayan çeşitli belgelerin sunulduğu, davacının aynı zamanda bazı zamanlarda dava dışı şirketlerde öğrenci taşıma işi yaptığı ve bazı dönemlerde kendisine ait hayvanlardan kazanç sağladığı, davalı işverenlerin çok büyük arazilerinin olduğu uyuşmazlık konusu değildir.

Uyuşmazlık, davacının davalı işverenlere ait çiftlikteki çalışmalarının davalı işverenlere bağlı şekilde düzenli olup olmadığı, sürekli mi yoksa mevsimlik mi, tam zamanlı mı yoksa kısmi zamanlı mı olduğu, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Somut olayda; davalı çiftliğin büyüklüğü, yapılan tarımın niteliği, davacıya ekip biçmesi için arazi verilip verilmediği, veriliyorsa davacının sadece bu arazilerle mi yoksa işverenlere ait tüm arazilerle mi ilgilendiği, arazi veriliyorsa bunun yaptığı işin karşılığı ücret olarak mı yoksa ortaklık anlaşması kapsamında mı verildiği, davacı dışında davalı çiftlikteki işleri kimin ne şekilde yaptığı, devamlı surette bir çalışana ihtiyaç olup olmadığı, davacının mesaisinin ne kadarının bu işlere ayırdığının araştırılmadığı, buna göre eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği görülmüştür.

Yapılacak iş; tapudan ve mahallinde keşif yapılarak davacının çalıştığını iddia ettiği davalı işverenlere ait arazilerinin büyüklüğünün, niteliğinin ve yapılan tarımın çeşidinin araştırılması, buna göre bu işlerin kaç kişi ile hangi zamanlarda yapılacağı konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınması, davalı işyerinde yapılması gereken bu işlerin kim ya da kimler tarafından yapıldığı, davalı işverenler ile davacı arasında ortakçılık sözleşmesi olup olmadığı, varsa davacının sadece bu arazilerle mi yoksa işverenlere ait tüm arazilerle mi ilgilendiği,

davacıya ekip biçmesi için arazi verildiğinin anlaşılması halinde dahi bunun davalılara ait çiftlikteki çalışmalarının karşılığı olarak mı yoksa başka bir amaç ile mi verildiğinin araştırılması, davacının davadışı şirketlerde zaman zaman çalışmaları bildirilmiş olsa da ilgili şirketlerden davacının bu çalışmaların ne şekilde olduğu, mesaisinin ne kadarının bu işlere ayırdığının sorulması, ondan sonra bu işlerin davalı işyerindeki çalışmalarına engel olup olmadığının tartışılması, bu kapsamda;

davacının gerek davalı işverene ait işyerinde, gerekse de davadışı işyerlerindeki çalışmalarının ne şekilde olduğu hususunun -davacının çalışmalarını bilebilecek nitelikte olacak şekilde ve kolluk ve muhtarlık marifetiyle tespit edilecek- tanıklara sorulması, buna göre davacının davalı işverenlere ait çiftlikteki çalışmalarının sürekli mi yoksa mevsimlik mi ve bu işler için tam zamanlı mı yoksa kısmi zamanlı bir çalışmanın gerektiği hususunun tartışılması ve sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.…" gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 2494 sayılı Kanun ile değişik 438/II. fıkrası hükmü gereğince direnme kararlarının temyiz incelemesinde duruşma yapılamayacağından duruşma isteğinin reddine karar verilip dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkilinin davalılara ait olan Göğüş Çiftliği isimli iş yerinde 01.05.1983 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını, çiftlikte traktörlerin şoförlük ve bakım işlerini yürüttüğünü, 05.12.1985 tarihinde kadar bu işleri yürüten müvekkilinin askere gitmek üzere işten ayrıldığını, 1987 yılında askerden döndükten sonra çiftlikte yeniden çalışmaya başlayarak bu sefer bekçilik ve vekillik işini yürüttüğünü ve 01.01.2013 tarihine kadar çalışmaya devam ettiğini,

müvekkilinin sırf sigortasının yapılması için 2001-2008 yılları arasında ek iş olarak civar köylerdeki çocukların taşımalı sistemle okula götürülmesi işini üstlenen bir şirkette çalıştığını, ancak günde iki-üç saatini bu işe ayırdığını, asıl çalışmasının Göğüş Çiftliğinde devam ettiğini ileri sürerek müvekkilinin davalı iş yerinde çalışma süresinin ve prime esas kazancının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili, davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.

Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili; öncelikle davalılardan ..., ... ve ... aleyhine husumet yöneltilemeyeceğini, belirtilen davalıların davacının çalıştığını iddia ettiği çiftlikle herhangi bir ilişkilerinin bulunmadığını, Göğüş Çiftliğinin Göğüş ailesine ait olup Gaziantep ili Oğuzeli İlçesi Çatalsu Köyü Bekit Mevkiinde konuşlanmış gerçek kişi sıfatına haiz 1.420 dönümlük bir tarlada 3 ortaklı susuz tarım yapılan bir aile çiftliği olduğunu, herhangi bir tüzel kişiliğinin bulunmadığını, davacının ise Göğüş Çiftliğinde gündelikçi tarım işçisi olarak çalıştığını ve ihtiyaç olması durumunda iş için çağrıldığını,

davacı ile müvekkilleri arasında bir iş sözleşmesi bulunmadığını, Çiftlikte vekillik ve bekçilik yapmasının da söz konusu olmadığını, kaldı ki davacının ortaklık ve kiralama yoluyla başkalarına ait arazilerde tarımsal faaliyette bulunduğunu, 2001-2004 yılları arasında başka bir köydeki toprak sahibine ait tarlayı kiraladığını ve ekip biçtiğini, yine 2001-2008 yılları arasında 1027083 sicil numaralı iş yerinde sigortalı olarak çalıştığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece; davacıya ait sigorta dosyası, alınan cevabi yazılar, dinlenen tanık beyanları, davacının gelir sahibi olması, mahallinde yapılan keşif esnasında mahkemece edinilen izlenim ve tüm dosya muhteviyatından davacının davalılara ait işyerinde çalışmadığı yolunda kanaat oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekilinin temyizi üzerine hüküm, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde açıklanan gerekçelerle bozulmuştur.

Yerel Mahkemece, davacının 28 yıl gibi uzun süredir kendisi ve ailesi ile birlikte davalılara ait olmayan ve çiftlik sınırları içerisinde bulunmayan bir evde ikamet etmekte olup gerek iddialarda gerekse dosyaya sunulan tüm kayıt ve belgelerden de anlaşılacağı üzere tarafların çalışma şekli veya anlaşma şekline yönelik olarak aralarında bir uyuşmazlık olmadığı, taraf tanıklarının da beyan ettiği şekilde davacının çalışma düzenine rıza göstererek aralarındaki anlaşma bozulana kadar aynı şekilde çalışmaya devam ettiği ve ayrılınca dava açtığı hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının iddialarında samimi olmadığı ve çalışmanın hizmet akdine dayalı olmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, somut olay bakımından hizmet tespiti talebinde bulunan davacının dava konusu Göğüş Çiftliğinde hizmet akdine dayalı olarak çalışıp çalışmadığına yönelik yapılan araştırmanın yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasına geçilmeden önce mahkemece verilen direnme kararında “Davanın reddine dair verilen önceki kararda direnilmesine” şeklinde hüküm kurulduğu dikkate alındığında usulüne uygun bir direnme kararının bulunup bulunmadığı hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.

Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.

6100 sayılı HMK’nın 294. maddesinin 3 fıkrasında ise “Hükmün tefhimi her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur” hükmüne yer verilmiştir.

Ayrıca, bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini yitirdiğinden ona atıf suretiyle hüküm tesisinin yukarıda açıklanan kurallara uygun düşmeyeceği de aşikardır.

Nitekim Yargıtay'ın yerleşmiş görüşü de bu yöndedir (Hukuk Genel Kurulunun 05.04.2017 tarihli ve 1610-668 sayılı; 24.05.2017 tarihli ve 1265-1005 sayılı kararları).

Somut olaya gelince; mahkemece aslolan kısa kararda ve gerekçeli kararda yukarıda açıklanan mevzuata uygun hüküm fıkrası oluşturulmamış sadece "...Davanın reddine dair verilen önceki kararda direnilmesine…" denilmekle yetinilmiş, ilk verilen karara atıf yapılarak hüküm kurulmuş, dosya kapsamı dikkate alınarak açık, infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı niteliklere haiz kısa karar kurulmamıştır.

Bu durumda, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde usulün öngördüğü anlamda oluşturulmuş bir hüküm bulunmadığı gibi, direnme kararlarını denetleyen Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenebilecek nitelikte teknik anlamda bir direnme hükmü de bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Şu durumda mahkemece yapılacak iş; dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakkın sıra numarası altında belirtildiği açık, infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı niteliklere haiz kısa karar ve buna uygun gerekçeli karar oluşturulmasıdır.

Bu itibarla, yerel mahkemece usulüne uygun direnme hükmü kurulması için işin esasına yönelik temyiz itirazları incelenmeksizin kararın usulden bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Direnme kararının yukarıda açıklanan gerekçelerle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 429. maddesi gereğince usulden BOZULMASINA, istek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, bozma nedenine göre bu aşamada davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, aynı Kanun’un 440. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 07.03.2019 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2660, K. 2019/273, 7 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2017/2660
Karar No
2019/273
Tarih
7 Mart 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2017/2662 K.2019/1903
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/2664 K.2019/4292
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/2665 K.2019/5912
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/2666 K.2019/4308
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/2667 K.2019/4874
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/2668 K.2019/4873

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.