KÜNYE
Hukuk Genel Kurulu 2019/698 E., 2020/277 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2020
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
717 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen “tazminat” davasından dolayı bozma kararı üzerine direnme yoluyla verilen İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.12.2015 tarihli ve 2015/906 E., 2015/930 K. sayılı kararın bozulmasını kapsayan ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulundan çıkan 09.04.2019 tarihli ve 2017/17-1508 E., 2019/422 K. sayılı kararın karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacılar vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca dilekçe, düzeltilmesi istenen karar ve dosyadaki ilgili bütün belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü:
1. Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
2. Davacılar vekili; davalı ... şirketine zorunlu trafik sigorta poliçesiyle sigortalı aracın sürücüsü ve işleteni olan davacıların desteğinin 24.07.2008 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini ileri sürerek toplam 7.000,00TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davalı vekili; maddi zararın tazminine ilişkin taleplerin zarar görenin, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten başlayarak iki yıl içinde zamanaşımına uğrayacağını, somut olayda cezayı gerektiren bir fiil olmadığından ceza zamanaşımının uygulanamayacağını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir.
4. Yerel mahkemece; kazanın tek taraflı olduğu ve suç teşkil eden bir eylem de taşımadığından ceza zamanaşımının uygulanamayacağı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 109. maddesinde öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
5. Davacılar vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece; 2918 sayılı KTK’nın 109/2. maddesi gereği ceza zamanaşımının uygulanması gerektiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 66. maddesine göre somut olay bakımından öngörülen zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu gözetilerek davanın süresinde açıldığının kabulü ile işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
6. Yerel mahkemece önceki gerekçelerle verilen direnme kararının, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.04.2019 tarihli ve 2017/17-1508 E., 2019/422 K. sayılı kararı ile; 2918 sayılı KTK’nın 109/2. maddesi gereği ceza zamanaşımının uygulanması gerektiği, kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 66. maddesine göre uygulanması gereken zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu ve davanın süresinde açıldığı gözetilerek işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir.
7. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bozma kararına karşı davacılar vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
8. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık: tek taraflı ve sürücünün tam kusuru ile meydana gelen trafik kazasında ölen sürücünün yakınlarının, aracın trafik sigortacısı şirketten destekten yoksun kalma tazminatı talebi hâlinde zamanaşımı süresinin 5237 sayılı TCK' na mı yoksa 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 109. maddesine mi tabi olacağı noktasında toplanmaktadır.
9. Hukuk Genel Kurulunca yapılan görüşmeler sırasında bir kısım üyelerce somut olay bakımından ceza zamanaşımının uygulanamayacağı ve iki yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş olduğundan davanın zamanaşımı yönünden reddine dair verilen yerel mahkeme kararının doğru olduğu; bir kısım üyelerce de Hukuk Genel Kurulu kararının yerinde olduğu belirtilmiş ise de;
gelinen aşama ve karar düzeltme isteminde bulunanın sıfatına göre inceleme yapılması gerektiği hususunda oy birliğine varılmış ve 2918 sayılı KTK’nın 109/2. maddesi gereği ceza zamanaşımının uygulanması gerektiği, 5237 sayılı TCK’nın 66. maddesine göre somut olay bakımından öngörülen zamanaşımı süresinin 8 yıl değil de 15 yıl olduğu gözetilerek davanın süresinde açıldığının kabulü ile işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/698, K. 2020/277, 10 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama