İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2021/566 K.2022/1747

1. Taraflar arasındaki “menfi tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince…

Esas2021/566Karar2022/1747Tarih15 Aralık 2022Okuma6 dk · 1.166 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2021/566 E., 2022/1747 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Aralık 2022
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.166 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

1. Taraflar arasındaki “menfi tespit” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ

Davacı İstemi:

4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin birikmiş ve devam eden nafaka alacağının tahsili için eski eşi hakkında başlatılan icra takibini yürütmek üzere davalı avukata vekâlet verdiğini ancak davalının dosya infaz edilmeden ve alacağın tamamı tahsil edilmeden vekâlet ücretini istemesi üzerine davalıyı haklı olarak azlettiğini, davalının ise müvekkili aleyhine vekâlet ücretinin tahsili için icra takibi başlattığını ileri sürerek müvekkilinin başlatılan takip sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı cevabı:

5. Davalı cevap dilekçesinde; davacının kendisini haksız azlettiğini, davacı aleyhine başlattığı icra takibinin vekil-müvekkil arasındaki vekâlet ücretine dayandığını, davacının vekilliğini yaptığı takibin 649.000TL ve bu miktarın %10'unun da 64.900TL olduğunu, haksız azil nedeniyle davacı taraftan bu bedeli talep etme hakkının doğmasına rağmen asgari ücret tarifesi uyarınca karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücreti baz alınarak 36.961TL (36.810TL vekâlet ücreti+151TL masraf bedeli) talep ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesi Kararı:

6. Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.10.2015 tarihli ve 2014/242 E., 2015/396 K. sayılı kararı ile; azlin haklılığı ispat edilemediğinden davalının vekâlet ücretine hak kazanacağı, benimsendiği belirtilen bilirkişi raporunda davalının takip ettiği icra takibi için 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164/4. maddesine göre vekil-müvekkil arasındaki ücret için isteyebileceği vekâlet ücretinin 32.810TL, aynı Kanun’un 164/son maddesine göre karşı taraf vekâlet ücretinin de 32.810TL olduğunun, davalının harcadığını iddia ettiği masrafı talep edemeyeceğinin belirtildiği,

davalının icra takibi ile talep ettiği vekâlet ücretinin bilirkişi raporuyla hesaplanan vekâlet ücretinin altında kaldığı, bu nedenle davacının vekâlet ücretine yönelik menfi tespit talebinin reddinin gerektiği, talep edilen 151TL masraf bedeli yönünden Avukatlık Kanunu’nun 173/2. maddesine göre dava ve takip masraflarının vekil edene ait olduğu ve işin başında avukata ödendiğinin karine olduğu,

davalı avukatın aksini ispat edememesi nedeniyle bu yönden davanın kabulünün gerektiği gerekçesiyle takibe konu 36.961,00TL asıl alacağın 151TL'lik kısmı yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

Özel Daire Bozma Kararı: 7. Yerel Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

8. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 22.10.2018 tarihli ve 2016/2122 E., 2018/9850 K. sayılı kararı ile; “…Somut uyuşmazlığa ilişkin olarak, mahkemece, alınan bilirkişi raporunda, davalının azlinin haklı/haksız olması konusunda takdir ve değerlendirme mahkemeye ait olmak üzere, azlin haksız olması durumuna göre davalının takip ettiği icra takibi için isteyebileceği vekalet ücretinin.

Av. Kanunu 164/4. maddesine göre akdi vekalet ücretinin 32.810,00 TL olduğu, Av. Kanunu 164/son maddesine göre karşı yan vekalet ücretinin 32.810,00 TL olduğu, rapor edilmiştir. Davalı, icra takibindeki talebinin vekil- müvekkil arasındaki vekalet ücretine ilişkin olduğunu bildirmiştir.

Hükme esas alınan raporda bilirkişi tarafından hem akdi hem yasal vekalet ücreti hesaplanmış olup mahkemece, davalı yanın, icra takibinin vekil- müvekkil arasındaki vekalet ücretine ilişkin olduğuna ilişkin beyanı göz ardı edilerek davalı yanca başlatılan takipte hem akdi hem karşı yan vekalet ücreti talep edilmiş gibi değerlendirilerek davalının talebinin raporda belirlenen miktarın altında kaldığına ilişkin değerlendirmesi doğru olmamıştır.

Hal böyleyken Mahkemece, davalının başlattığı icra takibindeki talebinin akdi vekalet ücretine ilişkin olduğu nazara alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur. Direnme Kararı:

9. Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.11.2020 tarihli ve 2019/558 E., 2020/426 K. sayılı kararı ile; ilk kararda benimsendiği gibi azlin haksız olduğu, davalının davacıdan yalnızca karşı yan vekâlet ücreti ve yapmış olduğunu iddia ettiği 151TL'lik masraf ücretini talep ettiği, bilirkişi raporuna göre davalının 32.810TL karşı yan vekâlet ücreti talep edebileceği belirtilmişse de dava değerinin 649.000TL olduğu, Avukatlık Kanunu’nun 164/4. fıkrasına göre davalının talep edebileceği karşı yan vekâlet ücretinin 36.901TL olduğu,

icra takibinde talep ettiği 36.961TL'lik kısım içerisinde her ne kadar 151TL'lik masraf alacağına ilişkin talep bulunmuşsa da, masraf yapıldığına dair dosyada bir bilgi ve belgeye rastlanmadığından ilk karardaki gibi bu kısma yönelik talebin reddinin gerektiği, her ne kadar davalının 36.961TL'den 151TL masraf bedeli çıkarıldığında 36.901TL'den daha az bir bedel kaldığı görülse de, davalının bozma ilamına direnilmesi talebi göz önüne alındığında talepten daha azına hükmedilebileceği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

Direnme Kararının Temyizi: 10. Direnme kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

II. UYUŞMAZLIK

11. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda davalı tarafça başlatılan icra takibinde akdi vekâlet ücretinin mi yoksa karşı taraf vekâlet ücretinin mi talep edildiği, buradan varılacak sonuca göre mahkemece verilen direnme kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

III. ÖN SORUN

12. Hukuk Genel Kurulundaki görüşme sırasında işin esasının incelenmesinden önce, mahkemece verilen direnme adı altındaki kararın yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı; dolayısıyla, temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulunca mı, yoksa Özel Dairece mi yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak değerlendirilmiştir.

13. Bilindiği üzere; direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için, mahkeme bozmadan esinlenerek yeni herhangi bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir (6217 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi).

14. Başka bir deyişle mahkemenin yeni bir delile dayanarak veya bozmadan esinlenerek gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek dolayısıyla da ilk kararının gerekçesinde dayandığı hukukî olguyu değiştirerek karar vermiş olması hâlinde direnme kararının varlığından söz edilemez.

15. Somut olayda, mahkemece ilk kararda hem akdi hem karşı yan vekâlet ücretinin toplanması suretiyle belirlenen miktara göre karar verilmesine rağmen, Özel Dairece davalı avukatın yalnızca akdi vekâlet ücretini istediği, karşı yan vekâlet ücretini istemediğine işaret edilmesi üzerine bu kez yalnızca karşı yan vekâlet ücreti istenildiğinin kabulü ile ilk karardan farklı açıklama ve hesaplamayla aynı sonuca varılmak suretiyle hüküm tesis edildiği, bu şekilde direnme adı altında karar verildiği anlaşılmaktadır.

16. Şu hâle göre, mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, kurulan hüküm aynı ise de Özel Dairenin bozmasından sonra gerekçenin değiştirildiği, bu şekilde farklı gerekçeye dayalı olarak verilen kararın yeni hüküm niteliğinde olduğu kabul edilmelidir.

17. Hâl böyle olunca; kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir. Bu nedenle, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

Davacı vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,

Ancak karar düzeltme yolunun açık olması sebebiyle öncelikle mahkemesince kararın taraflara tebliğine ilişkin işlemlerin yerine getirilmesine, karar düzeltme yoluna başvurulması hâlinde dosyanın Hukuk Genel Kuruluna, başvurulmaması hâlinde ise mahkemesince doğrudan YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,

6217 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.12.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/566, K. 2022/1747, 15 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Yargılama Süreci
  4. II. Uyuşmazlık
  5. III. Ön Sorun
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2021/566
Karar No
2022/1747
Tarih
15 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2021/575 K.2022/1660
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/577 K.2022/15910
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/580 K.2022/18359
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/596 K.2022/15131
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/597 K.2022/20640
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/598 K.2022/8850

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.