İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2021/638 K.2022/480

1. Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı Yargıtay 4. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın esastan reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel…

Esas2021/638Karar2022/480Tarih7 Nisan 2022Okuma7 dk · 1.346 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2021/638 E., 2022/480 K.

Karar tarihi
7 Nisan 2022
Mahkemesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.346 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

1. Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı Yargıtay 4. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın esastan reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ

Davacı İstemi:

4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, boşandığı eşinin abisi olan ... ile ortak aile şirketlerinin olduğunu, bu kişiyle birlikte toplam üç parselin 1/4’er hissesini satın aldıklarını ve ev hanımı olması nedeniyle ...’nu bu taşınmazlardaki hisselerinin şirket işlerinde gerektiğinde alınan kredilere teminat gösterilmesi veya rayiç bedelin ödenmesi karşılığında satışı için 2008 yılında vekil tayin ettiğini, ...’nun bu vekâletnameyi kötüye kullanarak hisseleri aynı taşınmazda hissedar olan öz kızı Seda Sagun’a değerinin çok altında bir bedel karşılığı satış suretiyle devrettiğini, bedelini de ödemediğini,

vekâlet görevinin kötüye kullanılmasına dayalı alacak davası açıldığını, Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.01.2015 tarihli ve 2013/487 E., 2015/8 K. sayılı kararıyla davalılardan ...’nun vekâlet görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın kabulüne, kızı olan diğer davalı Seda Sagun yönünden ise kendisine uygun şartlarda taşınmazı satın almasının hayatın olağan akışına uygun olduğu,

bilerek davacının zararına hareket ettiğinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, davalılar arasındaki baba-kız ilişkisi belirtilerek devralan Seda Sagun’un da kötü niyetli olup tazminattan sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle kararı temyiz ettiklerini, Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 07.11.2016 tarihli ve 2015/29190 E., 2016/20499 K. sayılı kararıyla mahkeme kararının oy çokluğuyla onandığını, onama kararına muhalif kalan üyelerin kendi itirazlarında olduğu gibi devralan hakkında da davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirttikleri,

karar düzeltme talebinin de hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedildiğini, davalılardan ... yönünden icra takibi başlattıklarını, ancak kızı Seda Sagun’un yakın arkadaşı Rukiye isimli kişinin de muvazaalı icra takibi yaptığını öğrendiklerini, bu nedenle sıra cetveline itiraz davası açtıklarını, lehlerine karar verildiğini, davalılardan ...’nun ölümünden sonra diğer davalı kızı Seda Sagun ile birlikte tüm mirasçılarının terekenin borca batık olması nedeniyle mirasın reddi kararı aldıklarını, Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin hukuka aykırı ve gerekçesiz kararları nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek,

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabı: 5. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresinin dolduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 46. maddesinde belirtilen şartların oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Özel Daire Kararı: 6. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 23.02.2021 tarihli ve 2020/15 E., 2021/18 K. sayılı kararı ile;

“…DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; boşandığı eşinin abisi olan ... isimli kişi ile balık işiyle uğraşan ortak aile şirketlerinin olduğunu, bu kişiyle birlikte toplam 3 parselin 1/4’er hissesini satın aldıklarını ve ev hanımı olması nedeniyle bu taşınmazlardaki hisselerinin şirket işlerinde gerektiğinde alınan kredilere teminat gösterilmek veya rayiç bedelin ödenmesi karşılığında satışı için 2008 yılında vekil tayin ettiğini, ...’nun bu vekaletnameyi kötüye kullanarak hisseleri aynı taşınmazda hissedar olan öz kızı Seda Sagun’a değerinin çok altında bir bedel karşılığı satış suretiyle devrettiğini, bedelini de ödemediğini,

vekalet görevinin kötüye kullanılmasına dayalı baba-kız hakkında alacak davası açtığını, Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14/01/2015 gün ve 2013/487 E - 2015/8 K sayılı ilamıyla davalılardan ...’nun vekalet görevini kötüye kullandığı benimsenerek bu davalı yönünden davanın kabulüne, kızı olan diğer davalı Seda Sagun yönünden ise kendisine uygun şartlarda taşınmazı satın almasının hayatın olağan akışına uygun olduğu,

bilerek davacının zararına hareket ettiğinin kabul edilemeyeceği şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verildiğini, davalılar arasındaki baba-kız ilişkisi belirtilerek devralan Seda Sagun’un da kötü niyetli olup tazminattan sorumlu tutulması gerekçesiyle kararı temyiz ettiklerini, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 07/11/2016 günlü ilamıyla kararın oyçokluğuyla onandığını, muhalif üyelerin kendi itirazları gibi davalı devrala n hakkında da davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karara muhalif kaldıklarını, karar düzeltme isteminde bulunduklarını,

ancak ihbar olunanların HUMK’nun 440/2 maddesine açıkça aykırı olarak itirazlarını reddederken gerekçe gösterme zorunda olmalarına rağmen hiçbir gerekçe belirtmeyerek itirazlarının cevapsız bırakıldığını, davalılardan ... yönünden icra takibi başlattıklarını, ancak kızı Seda Sagun’un yakın arkadaşı Rukiye isimli kişinin de muvazaalı icra takibi yaptığını öğrendiklerini, bu nedenle sıra cetveline itiraz davası açtıklarını,

lehlerine karar verildiğini davalılardan ...’nun ölümünden sonra diğer davalı kızı Seda Sagun ile birlikte tüm mirasçılarının terekenin borca batık olması nedeniyle mirasın reddi kararı aldıklarını ve özetle Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin hukuka aykırı ve gerekçesiz kararları nedeniyle zarara uğradığını beyan ederek maddi zararının tazminini istemiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresinin dolduğu, HMK’nun 46. maddesindeki sorumluluk koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Yargılama aşamasında ihbar olunan sıfatı kaldırılan ...; dosya kapsamı, ileri sürülen deliller, somut olayın özellikleri birlikte değerlendirilerek çoğunluk ve muhalefet görüşleri de bu doğrultuda ortaya konularak kararlar verildiğini, usul, esas ve yasal dayanaktan yoksun olan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, hakimlerin hukuki sorumluluğuna dayalı olarak maddi tazminat istemine ilişkindir.

Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/487 E - 2015/8 K sayılı dosyasının onaylı örnekleri getirtilerek incelenmiştir.

6100 sayılı HMK’nun 46 maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. HMK 46. maddesine göre Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı ancak aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir:

a)Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.

b)Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.

c)Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması.

ç)Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması.

d)Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması.

e)Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması.

Somut olayda, sorumluluğa dayanak yapılan olgular, ihbar olunanlar tarafından yargılama aşamasındaki itirazlarının hukuka aykırı, gerekçesiz olarak reddedildiği ve bu nedenle zarara uğradığı iddialarıdır.

Tazminat istemi, yasa yolları düzenlenmiş bulunan yargısal işlem ve kararlara ilişkindir. Davacının iddiası ve gelişim biçimi itibariyle, hukuki süreç işlemiştir. Davacı, HMK 46. maddede sayılan sınırlı hukuki sorumluluk nedenlerinin eldeki davada gerçekleştiğini kanıtlayamamıştır. Hal böyle olunca davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

Öte yandan HMK’nun 49. maddesi uyarınca, davanın esastan reddi halinde disiplin para cezasına hükmedilmesi gerektiğinden, bu konuda dava konusu olayın gelişim biçimi ve dosyaya yansıyan olgular göz önünde bulundurulmuş, 1.000,00-TL disiplin para cezasının verilmesinin uygun olacağı değerlendirilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

Yukarıda gösterilen nedenlerle;

1-HMK'nun 46. maddesindeki şartlar oluşmadığından davanın esastan reddine,

2-HMK'nun 49.maddesine göre takdiren 1.000,00-TL disiplin para cezasının davacıdan tahsiline ve hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Alınması gereken 59,30-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 1.707,75-TL'den mahsubuna, kalan 1.648,45-TL'nin istek halinde davacıya iadesine,

4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 5.940,00-TL maktu avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,…” karar verilmiştir.

Kararın Temyizi:

7. Özel Daire kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

II. GEREKÇE

8. Dava, HMK’nın 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

9. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. HMK’nın 46. maddesinde “(1) Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir:

a) Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.

b) Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.

c) Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması.

ç) Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması.

d) Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması.

e) Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması.” düzenlemesi bulunmaktadır.

10. Somut olayda HMK'nın 46. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat şartları oluşmadığından Özel Dairece davanın reddine karar verilmesi yerindedir.

11. Hâl böyle olunca, yapılan açıklamalara, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, Daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

III. SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın ONANMASINA, Harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 07.04.2022 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/638, K. 2022/480, 7 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Yargılama Süreci
  4. Cevap
  5. Gerekçe
  6. Hüküm
  7. II. Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2021/638
Karar No
2022/480
Tarih
7 Nisan 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2021/639 K.2022/515
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/640 K.2022/6394
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/641 K.2022/6395
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/646 K.2022/2276
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/647 K.2022/2769
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/648 K.2022/2851

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.