KÜNYE
Hukuk Genel Kurulu 2024/287 E., 2025/500 K.
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1687 E., 2022/2185 K.
- Özel daire kararı
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 17.02.2022 tarihli ve
Karar Metni
703 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
2021/3594 Esas, 2022/2105 Karar sayılı BOZMA kararı
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
Direnme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
A. Ön Sorun
Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesinden önce, direnme olarak adlandırılan kararın yeni delil ikamesi suretiyle bu delile de dayanılarak değişik gerekçe ile verilen yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulu tarafından mı yoksa Özel Daire tarafından mı yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.
B. Gerekçe
1. Değerlendirme
1. Direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozma kararından esinlenerek yeni bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli, gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir.
2. Mahkemenin yeni bir delile dayanmak veya bozmadan esinlenmek suretiyle gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek karar vermiş olması hâlinde direnme kararının varlığından söz edilemez.
3. Yargıtayın istikrar kazanmış içtihatlarına göre, mahkemece direnme kararı verilse dahi bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak, bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme veya toplanan yeni delillere dayanmak, önceki kararda yer almayan ve Özel Daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak suretiyle verilen karar, direnme kararı olmayıp yeni hüküm niteliğindedir.
4. Somut olayda dosya içeriğine göre 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun (3201 sayılı Kanun) kapsamında yurt dışı ev kadınlığı borçlanma süreleri arasında Türkiye’de geçen süreleri de borçlanma hakkı olduğunun tespiti istemiyle açılan eldeki davada, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ilişkin verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ilk kararda davacının kısa süreli olarak Türkiye’de bulunduğu sürelerin yurt dışı ikamet olgusunu değiştirmeyeceği,
İlk Derece Mahkemesi kararı bu yönden yerinde olmakla birlikte ödenen borçlanma bedelinin yurt dışı hizmet borçlanma bedeli sayılması ile ilgili karar verilmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, davacının 20.06.1992-17.07.1994,
13.07.1995-21.08.1995 ve 17.07.1996-01.01.1998 tarihleri arası süreleri 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma hakkının olduğunun ve başvuru tarihinde geçerli olan günlük borçlanma bedeli 21,65 TL üzerinden yapılan 28.500,00 TL borçlanma bedelinin 1305 gün borçlanma karşılığı olduğunun tespitine karar verildiği.
Özel Dairece borçlanılan sürelerin sigortalının iradesine bırakılamayacağı, davacının ancak yurt dışında geçen ev kadınlığı sürelerini borçlanması mümkün olduğundan davanın reddi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince direnme kararında ise bozma ilâmında belirtildiği şekilde davacının yurt dışında geçen ev kadınlığı sürelerini borçlanma hakkı bulunduğu belirtildikten sonra getirtilen pasaport kayıtlarına itibar edilmek suretiyle bu defa taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne,
davacının yurt dışında ev kadını olarak geçirdiği, 25.07.1992-17.07.1994, 28.07.1996-12.07.1997 ve 13.08.1997-01.01.1998 tarihleri arası süreleri 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma hakkı bulunduğunun ve davacının, başvuru tarihinde geçerli olan günlük borçlanma bedeli üzerinden yaptığı 28.500,00 TL'nin 1305 gün borçlanma bedeli karşılığı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Bu hâli ile Bölge Adliye Mahkemesince direnme adı altında verilen kararın yeni delil ikamesi suretiyle bu delile de dayanılarak değişik gerekçe ile verilen ve Özel Daire denetiminden geçmemiş yeni hüküm niteliğinde olduğu her türlü duraksamadan uzaktır.
5. Hâl böyle olunca yeni hükme yönelik temyiz itirazları Özel Dairece incelenmelidir. 6. Bu nedenle yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/287, K. 2025/500, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama