İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /Hukuk Genel Kurulu

YARGITAY · HUKUK GENEL KURULU

İçtihat Metni

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2025/187 K.2025/172

1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı Yargıtay 4. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda davanın esastan reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca…

Esas2025/187Karar2025/172Tarih26 Mart 2025Okuma6 dk · 1.277 kelime

KÜNYE

Hukuk Genel Kurulu 2025/187 E., 2025/172 K.

Karar tarihi
26 Mart 2025
Mahkemesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla
Sayısı
2023/97 E., 2024/76 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.277 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı Yargıtay 4. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda davanın esastan reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ

Davacı İstemi

4. Davacı dava dilekçesinde. S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi yönetim kurulunun oy birliğiyle almış olduğu 20.04.1999 tarihli ve 31 sayılı karar ile anılan kooperatif adına kayıtlı Balıkesir ili ... ilçesi ... köyü ...

Mevki 32-31-11 pafta, 16 ve 17 parsel numaralı taşınmazların 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 15. maddesi gereğince ifraz edilerek müstakil arsalara bölünmesine karar verildiğini, kooperatif başkanı ve yardımcılarının Bakırköy 20. Noterliğinin 21.04.1999 tarihli ve 15788 yevmiye numaralı vekâletnamesi ile yüklenici sorumlusu, harita mühendisi ve kadastro teknikerleri ile birlikte yapılan ölçüm sonucu 16 No.lu parselden beş, 17 parselden ondört arsa üretildiğini, ifrazın (kapatılan) ...

Belediye Encümenin 25.05.1999 tarihli ve 18/93 sayılı kararı ile oybirliğiyle kabul edildiğini, 07.06.2003 tarihinde noter huzurunda yapılan kura çekilişi ile de ifraz edilen arsaların dağıtılıp teslim edildiğini, kooperatifin tüzel kişiliğinin de tasfiyenin tamamlanması ile bu tarihte sona erdiğini, kooperatif tasfiye heyetinin 17.10.2006 tarihinde ferdileşme ve tapuların ödeme yapanlara devri için ... Tapu Sicil Müdürlüğüne başvuruda bulunduğunu, Balıkesir ili ... ilçesi ...

Mahallesi 423 ada 12 No.lu parselin kendisi adına tescilinin talep edildiğini, tapu senetlerinin hak sahiplerine verildiğini, böylece kooperatif kurucu üyelerinin ortaklığının 17.10.2006 tarihinde sona erdiğini, kooperatifin ticaret sicilinden yine bu tarihte terkin edildiğini, Burhaniye Tapu ve Kadastro Müdürlüğünün yaptığı çalışma sonucu yeniden düzenlenen 423 ada 12 No.lu ifrazlı, ruhsatlı ve müstakil tapulu dubleks mesken tapusunun 28.03.2016 tarihli ve 518 yevmiyeli numarası ile kendisine verildiğini,

Burhaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2012/541 Esas sayısı ile açılan itirazın iptali davasında tapu sicil müdürlüğüne yazılan yazıya verilen cevapta ...

Tapu Sicil Müdürlüğünde sözü edilen sitenin tüzel kişiliğinin bulunmadığının belirtildiğini, kooperatifin terkin edilmesi ile vekâlet görevi sona eren ..., ... ile ... isimli kişiler adına noterde düzenlenen vekâletnamelerin ve keza kooperatif işletme defteri ile ...’ün noterden aldığı site yöneticisi yazılı beyannamenin sahte olduğunu, bu sahte evraka dayanılarak Burhaniye İcra Müdürlüğünde icra takipleri yapıldığını, takiplerin iptali için açılan davada Burhaniye İcra Hukuk Mahkemesi hâkiminin görevini kötüye kullanarak sunduğu kesin delilleri dikkate almadığını, sahte evraka itibar edilerek 2021/2 Esas,

2021/81 Karar sayılı dosyada davanın reddine karar verildiğini, karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun da Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince 2021/3665 Esas, 2022/1565 Karar sayılı karar ile yine sahte belgeler esas alınarak reddedildiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onayan Yargıtay 12. Hukuk Dairesi kararının da yok hükmünde olduğunu, bağlantılı olarak Asliye Hukuk ve Sulh Hukuk Mahkemelerindeki davalara bakan ve istinaf başvurusunu inceleyen hâkimlerin de olmayan site ve tüzel kişilik adına mevcutmuş gibi düzenlenen sahte belgelere göre karar verdiklerini,

sahte vekâletname ve belgelere dayanılarak taşınmazının usulsüz icra takibinde yapılan açık arttırma ile gaspedildiğini, hukuk hâkimlerinin sahte evrak tanzim etmesinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu, ihbar olunanların hukuka aykırı kararları ve haksız fiilleriyle mağdur edildiğini ileri sürerek 5.800.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabı 5. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle dava süresinde açılmamış ise zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, öte yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 46. maddesindeki sorumluluk koşullarının oluşmadığını ve sorumluluk nedenlerine ilişkin delil gösterilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Özel Daire Kararı

6. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 24.09.2024 tarihli ve 2023/97 Esas, 2024/76 Karar sayılı kararı ile; "...Hakimlerin verdikleri kararlardan dolayı ilke olarak sorumlu tutulmayacakları esas olmakla birlikte, hakimin bağımsızlığı kadar tarafsızlığını da teminat altına almak amacıyla hukuki sorumluluğunun tespiti özel bir usule tabi tutulmuştur.

Kanunun öngördüğü sorumluluk sebepleri sınırlı sayılmıştır (numerus clausus) ve bunların varlığının kabul edilebilmesi için hakimlerin genel olarak kasıtlı veya ağır kusurlu tutum ve davranışlarının varlığı gerekmektedir. Hakimin sorumluluğu nedeniyle dava açılabilmesi için kanunda sayılan sebeplerin varlığı gerekmekte olup, kanunda sayılmayan sebeplerden dolayı tazminat davası açılamaz.

Bu tür davalarda davacı, hakimin yargılama faaliyetinin 6100 sayılı HMK'nın 46.maddesinde sayılan sebeplerden birisine girdiğini, yani hakim tarafından hukuka aykırı (haksız) yargısal işlem/eylem yapıldığını, hakimin ağır kusuru veya kastı olduğunu, bundan dolayı zarar gördüğünü ve hakimin davranışıyla zarar arasındaki illiyet (nedensellik) bağının varlığını ispatla yükümlüdür.

Hakimlerin yargılama faaliyetinden dolayı Devlet aleyhine açılan eldeki tazminat davasında davacı tarafından davaya dayanak yapılan iddialar özetle; davacı, hakkında yapılan icra takiplerinde tebligatların usulsüz olduğu, site yönetiminin tüzel kişiligi olmadığından takip ehliyetinin bulunmadığı ve evinin site içinde olmadığı, müstakil tapusunun bulunduğu, mahkemenin bir kısım icra dosyalarının infazen kapatıldığı, bu dosyalar bakımından hukuki yararın bulunmadığı,

tebligatların usulsüz olduğuna yönelik itirazın süresinin geçtiği ve evin sitede bulunmadığı iddiasına ilişkin olarak icra mahkemesinin dar yetkili olup şekli inceleme yapabilecegi gerekçesiyle davanın reddine karar verdiği ve hukuka aykırı kararlar nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığı iddialarıdır.

6100 sayılı HMK'nın 46.maddesinde sayılan sebeplere bakıldığında bu sebeplerin tamamının nitelikleri gereği hukuka aykırılık taşıdığı ve hakimin ağır kusuruna (hatta kastına) dayalı olduğu (örneğin; taraf tutma, duruşma tutanağında yazılı olmayan sebeple karar verme, menfaat karşılığı karar verme, kanuna açık aykırılık, adalet dağıtmaktan kaçınma, duruşma tutanağını tahrif vs.) görülmektedir.

Hakimin takdir yetkisi kapsamında kalan delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına ilişkin hususlar tazminata konu edilemez. Çünkü HMK'nın 46.maddesindeki koşullar hakimin takdir yetkisinin ötesinde kasıt veya kasta yakın ağır kusur hallerinde başka türlü yorumlanması mümkün olmayan hukuk kurallarının yanlış uygulanması söz konusu olduğunda oluşabilecektir. Somut olayda HMK'nın 46.maddesindeki koşullardan hiçbirisi gerçekleşmemiştir. Davacı, HMK'nın 46.maddede sayılan sınırlı hukuki sorumluluk nedenlerinin eldeki davada gerçekleştiğini kanıtlayamamıştır. Hal böyle olunca davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

Öte yandan HMK’nın 49. maddesi uyarınca, davanın esastan reddi halinde disiplin para cezasına hükmedilmesi gerektiğinden, bu konuda dava konusu olayın gelişim biçimi ve dosyaya yansıyan olgular göz önünde bulundurulmuş 4.000,00-TL disiplin para cezasının verilmesinin uygun olacağı değerlendirilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda gösterilen nedenlerle;

1-HMK'nın 46. maddesindeki şartlar oluşmadığından davanın esastan reddine,

2-HMK'nın 49.maddesine göre takdiren 4.000,00 TL disiplin para cezasının davacıdan tahsiline ve hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 107.588,25 TL'den mahsubuna, kalan 107.160,65 TL'nin istek halinde davacıya iadesine,

4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat davası yönünden 5.800,00 TL; reddedilen manevi tazminat yönünden 32.000,00 TL olmak üzere toplam 37.800,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,..." karar verilmiştir.

Kararın Temyizi

7. Özel Daire kararı süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.

II. GEREKÇE

8. Dava, 6100 sayılı Kanun'un 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

9. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. Anılan maddede;

“(1) Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir:

a) Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.

b) Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması.

c) Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması.

ç) Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması.

d) Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması.

e) Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması.” düzenlemesi bulunmaktadır. 10. Somut olayda 6100 sayılı Kanun’un 46. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat şartları oluşmadığından Özel Dairece davanın reddine karar verilmesi yerindedir. 11. Hâl böyle olunca yapılan açıklamalara, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, Daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir.

III. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacının temyiz itirazlarının reddi ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın ONANMASINA, Harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2025/187, K. 2025/172, 26 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Yargılama Süreci
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
Hukuk Genel Kurulu
Esas No
2025/187
Karar No
2025/172
Tarih
26 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/188 K.2025/2469
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/188 K.2025/2257
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/188 K.2025/4757
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/189 K.2025/3349
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/189 K.2025/3005
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/189 K.2025/1618

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.