İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

A. G. Başvurusu (B. No: 2014/5219)

(Başvuru Numarası: 2014/5219)

Başvuru No2014/5219Tarih16 Şubat 2017Okuma13 dk · 2.523 kelime

KÜNYE

Gizlilik Talebi Kabul Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm

Başvuru No
2014/5219
Karar tarihi
16 Şubat 2017
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.523 kelime·13 dk okuma·19 bölüm

A. G. BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/5219)

Karar Tarihi: 16/2/2017

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ahlaki durum sebep gösterilerek Türk Silahlı Kuvvetlerinden

(TSK) ilişiğinin kesilmesi işlemi nedeniyle özel hayatın gizliliği hakkının

ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 16/4/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş sunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucu, 2003 yılında Hava Kuvvetleri Komutanlığında subay

sınıfında göreve başlamış, 2012 yılına kadar pilot yüzbaşı olarak görev

yapmıştır. Yurt dışında yüksek lisans eğitimi görmüştür. Evli değildir.

9. Hava Kuvvetleri Komutanlığına gelenisimsiz bir ihbar üzerine

bazı askerî personel hakkında Hava Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Daire

Başkanlığı tarafından İstihbarata Karşı Koyma (İKK) zafiyeti konusunda idari

tahkikat başlatılmıştır.

10. Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından Anayasa Mahkemesine sunulmuş

belgelere göre "İstihbarata Karşı Koyma" (İKK) zafiyeti kapsamında ilgili askerî personelin

ifadeleri alınmıştır. İfade tutanaklarında, "ifadeyi alan" ve

"ifadeyi yazan" kısmı

ve ifadelerin bazı bölümleri karartılmıştır. Başvurucuya, bugüne kadar nerelerde

görev yaptığı, kimlerle kaldığı sorulmuş ve ifade tutanağıyla kayıt altına

alınmıştır. Ayrıca yurt dışı yüksek lisans eğitimi dönemindeve Türkiye'ye

döndükten sonraki süreçte yakınlık kurduğu yabancı uyruklu bayanlar hakkında

bilgi vermesi istenilmiştir. Başvurucunun imzalamış olduğu 15/12/2011 tarihli

ifade tutanağında, yurt dışında iken Amerika Birleşik Devletleri Hava

Kuvvetlerinde görevli yabancı bir bayanla bir buçuk yıl süren ilişkisi

olduğunu, bunun dışında Letonya Kara Kuvvetlerinde görev yapan yabancı bir

bayanla kısa süreli ilişkisi olduğunu söylediği belirtilmiştir. Anılan ifade

tutanağında başvurucu, bu kişilere Türk Hava Kuvvetlerinde pilot olduğunu

söylediğini ancak bu kişilerin kendisinden bilgi almaya yönelik tavırları

olmadığını beyan etmiştir.

11. Tahkikat sonucunda hazırlanan İstihbarat Raporunda,

başvurucunun davranışlarının TSK'nın itibarını sarsacak nitelikte ahlak dışı

davranış kapsamında olduğu belirtilerek TSK'dan ayırma işlemi tesis edilmesi

teklifi getirilmiştir.

12. Bu teklif doğrultusunda başvurucu hakkında 21/9/2012

tarihinde, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel

Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca TSK'dan ayırma işlemi tesis edilmiştir.

13. Başvurucu TSK'dan ayırma kararına karşı Askeri Yüksek İdare

Mahkemesinde (AYİM) iptal davası açmıştır.

14. Başvurucu dava dilekçesinde, istihbaratçı personellerin

kendisini birlik içinde görüşmeye çağırdığını, sabah dokuz buçukta görüşme için

hazır olmasına karşın saat 14.00'e kadar bekletildiğini, bu süre içinde yemek

ve su ihtiyaçlarının karşılanmadığını, görüşmeye başlandığında ifadesinin

alındığının söylenmediğini, ne için beyanda bulunduğunu bilmediği gibi

ifadesinin işlem tesisine esas alınacağını da bilmediğini, psikolojik baskı

altında ifade verdiğini belirtmiştir. Başvurucu, tutanağı okumasına izin

verilmeden imzaladığını, tutanak içeriğini kesinlikle kabul etmediğini ayrıca

hukuka aykırı şekilde elde edilen delillere dayanılarak tesis edilen işlemin

hukuken sakat olduğunu ileri sürmüştür. Bunun yanı sıra başvurucu, takdir

belgelerinin bulunduğunu, hiçbir disiplin cezası bulunmadığını, sicillerinin

çok iyi düzeyde bulunduğunu, özel yaşamına ait unsurların kurum disiplin ve

düzenini tehdit eden bir yönü bulunmadığını iddia etmiştir.

15. AYİM, oyçokluğuyla işlemi iptal etmiştir. AYİM'in iptal

kararında, ayırma işleminin dayanağının sadece iki adet ifade tutanağı

-özellikle de davacının kendi ifadesinin oluşturduğu- idarenin başkaca bilgi ve

belge göndermediği dolayısıyla ayırma işlemininsomut bilgi ve belgelere dayalı

olmadığı gerekçesine yer verilmiştir. Bunun yanı sıra AYİM kararında,

ifadelerde geçen ilgili olayların işlem tarihinden yaklaşık dört yıl öncesine

ilişkin olduğu, bu çerçevede davacıya atfedilen olgular 2006 ila 2008 yılları

arasında yüksek lisans eğitimine devam ederken bekâr bir kişi olarak özel

yaşamında ilişkiye girdiği bayanlara dair olduğu, bu davranışların kamuoyuna ve

hizmete yansımadığı belirtilmiştir.

16. Davalı idare karar düzeltme isteminde bulunmuş, AYİM bu

istemi kabul ederek iptal kararını kaldırmış ve davayı oyçokluğuyla

reddetmiştir. AYİM kararına göre başvurucunun davranışları TSK'nın disiplin

anlayışıyla bağdaşmamakta ve TSK'nın itibarını zedelemektedir. AYİM kararında

ayrıca başvurucunun ifadesinin ceza soruşturması kapsamında değil disiplin

soruşturması çerçevesinde alındığı, iradesinin fesada uğratıldığına dair kanıt

bulunmadığı belirtilmiştir.

17. Mahkemenin iki hâkim üyesi karara katılmamıştır. Muhalif

üyeler görüşlerinde ayırma işleminin dört yıl önceki olgulara ait iki adet

ifade tutanağına dayandırıldığı, sicil ve disiplin durumu mükemmel seviyede

olan davacı hakkındaki işlemin gereklilik ve orantılılık ilkelerine uygun

olmadığını belirtmişlerdir.

18. Söz konusu karar başvurucu vekiline 12/2/2014 tarihinde

tebliğ edilmiştir. Başvurucu söz konusu karara karşı karar düzeltme isteminde

bulunmuş, bu istem karar düzeltme yoluna ancak bir kez gidilebileceği

gerekçesiyle incelenmeksizin reddedilmiştir. Bu karar 19/3/2014 tarihinde

başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir.

19. Başvurucu vekili tarafından 16/4/2014 tarihinde bireysel

başvuru yapılmıştır.

IV. İLGİLİ HUKUK

20. 926 sayılı Kanun’un işlem tarihinde yürürlükte olan 50.

maddesi, 4/1/1961 tarihli ve 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet

Kanunu’nun 13. ve 39. maddeleri, 27/12/1998 tarihli ve 23566 sayılı Resmî

Gazete’de yayımlanan Subay Sicil Yönetmeliği’nin işlem tarihinde yürürlükte

olan "Disiplinsizlik ve ahlâkî durum

nedeniyle ayırma" kenar başlıklı 91. ve 92. maddeleri.

21. 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare

Mahkemesi Kanunu’nun "Kararın

düzeltilmesi" kenar başlıklı 66. maddesinin birinci fıkrası

şöyledir:

“Daireler ile Daireler Kurulundan verilen

kararlar hakkında bir defaya mahsus olmak üzere, (...) kararın düzeltilmesi

istenebilir.

...”

22. AYİM Genel Kurulunun 7/2/1977 tarihli ve E.1976/2, K.1977/2

sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı şöyledir:

“(…)

1602 sayılı As.Yük.İd.Mah. K 66/7 maddesinde

öngörülen bütün şartlara uygun biçimde yapılacak karar düzeltme istemi ve bu

isteme bağlı inceleme her iki tarafın iddia, defi ve itirazların muhassalası

olarak sonuçlanacağından 2 nci kez aynı mercice inceleme sonunda tesisi edilen

karar: hakadalet-nasafet-uygulama-açılarından yargısal yolla bir kere daha değerlendirilmekte

dolayısiyle kanun yoluna müracaattan umulan fayda bu aşamada kesinlikle

tahakkuk ettirilmektedir

Karşı tarafın savunma yapmaması (cevap

vermemesi) karar düzeltmeye ait incelemede cevap hakkında feragatı tazammum

eylediğinden bu husus karar düzeltme müessesesinin usuli veçhesine ayrı bir

yorum getirebilecek muhtevada gözükememektedir ayrıca karar düzeltmeye ilişkin

olmak üzere yasaca alınması öngörülen savunmadan beklenen fayda ile savunmanın

sağlayacağı hukuki yardımın nitelik ve içeriği karşısında diğer tarafın savunma

yapmaması fakat aleyhine karar tesis edildiği anda karar düzeltme yoluna

başvurması bir ölçüde hakkın kötüye kullanılması yorumunda vücut verebilecek

bir mahiyet arzetmektedir.

Karar düzeltme yoluyla düzeltilen kararın yeni

bir karar, yeni bir ilam olarak kabulü kanun yolunda fasit bir dairenin

doğumuna neden olabileceğinden ''...Daire ve Daireler kurulundan verilen

kararlar: ibaresine geniş bir yorum getirmek kanun koyucunun maksadını

aşmaktadır. Özellikle kararı tesis edenle karar düzeltme istemini 'tetkik eden

merci aynı olduğundan ve düzeltme istemi konusunu aynı mahiyetteki daire veya

daireler kurulu kararı teşkil ettiğinden, düzeltme isteminin kabulü halinde

tesis edilen kararı yeni bir karar olarak değil düzeltilen kararın yerini alan

bir karar şeklinde 'yorumlayıp değerlendirmek gerekmektedir.

1602 sayılı AS. Yük. İd. Mah. K. 66/2.

maddesinde yer alan ''. ...kanunun 45 nci maddesine göre kararların

düzeltilmesi işlemi kabul edilerek davaya yeniden bakılması ve esas hakkında

karar verilmesi halinde de karar düzeltilmesi isteminde bulunulabilir.''

biçimindeki istisnai hükümde karar düzeltme yoluna bir defa gelinebileceği

ilkesini doğrulamaktadır.

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle, 1602 sayılı Askeri

Yüksek idare Mahkemesi K. 66 nci madde hükmünün öngördüğü biçimde karar

düzeltmeye bir defaya mahsus olmak üzere gelinebileceğine, (…) oy çokluğuyla

karar verildi.”

23. AYİM Üçüncü Daire Başkanlığının 9/3/2004 tarihli ve

E.2003/775, K.2004/263 sayılı kararı şöyledir:

“(…)

Dosyanın incelenmesinden, davacının 4/2/2002

tarihinde kayda giren dilekçesinde; Askerlik hizmet süresinin borçlanılması

istemi kabul edilerek malulen emekli aylığı bağlanılması işlemi yapılması

gerekirken toptan ödeme yapılması işleminin iptali istemiyle dava açtığı, AYİM

1. Dairesinin 24/12/2002 tarihli ve E.2002/790, K.2002/1738 sayılı kararıyla

davanın reddine karar verildiği, davacının kararın düzeltilmesi isteminde

bulunduğu, 26/12/2002 tarihli ve 104 sayılı AYİM Başkanlar Kurulu kararıyla

emeklilik konusunda açılan davaların 2. Daire tarafından bakılmasına karar

verildiği, bu nedenle karar düzeltme talebinin 2. Daire tarafından incelendiği,

AYİM 2. Dairesinin 11/6/2003 tarihli ve E.2003/601, K.2003/513 sayılı kararıyla

kararın düzeltilmesi istemi kabul edilerek, işlemin iptaline karar verildiği,

bu kez davalı idare kararın düzeltilmesi isteminde bulunduğu, AYİM Başkanlar

Kurulunun 20/6/2003 tarihli ve 107 sayılı kararıyla Daireler arasında yeniden

işbölümü yapılarak Emeklilik konusunda açılan davaların 3. Dairede bakılacağının

hükme bağlanması üzerine dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmaktadır.

Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Genel Kurulunun

7/2/1977 tarihli ve E. 1976/2, K.1977/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında

(RG. 15.5.1977, Sayı:15938), 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi

Kanununun 66 ncı maddesi uyarınca karar düzeltmeye bir defaya mahsus olmak

üzere gelinebileceği hüküm altına alınmıştır.

(...)

Açıklanan nedenlerle; İNCELEME KABİLİYETİ

BULUNMAYAN KARARIN DÜZELTİLMESİ İSTEMİNİN REDDİNE ..."

24. AYİM Birinci Daire Başkanlığının 19/4/2004 tarihli ve

E.2004/489, K.2004/554 sayılı kararı şöyledir:

“(…)

Söz konusu kanun maddesinde karar düzeltme

isteminin ancak bir defaya mahsus istenebileceği açıkça belirtilmiş olup bunun

tek istisnası 1602 Sayılı Kanunun 45nci maddesinde düzenlenen ve ilk inceleme

üzerine verilecek kararlara ilişkin olarak yapılan karar düzeltme isteminin

kabulü ile esastan ayrı bir karar verilmesi durumudur. Davacı vekilinin

talebinin bu istisnai kapsam içinde kalmadığı açıktır.

Yargılamanın yenilenmesi yolu olağanüstü bir

kanun yoludur. Bu olağanüstü kanun yolu ile ulaşılmak istenen amaç, 1602 Sayılı

Kanunun 64ncü maddesinde belirtilen şartlar kapsamında hukuka aykırı kararların

düzeltilmesine yöneliktir. Bu olağanüstü karar yolunun (yargılamanın

yenilenmesi) kullanılması üzerine yargı yeri tarafından verilen karara karşı

“Karar Düzeltme” talebiyle tekrar inceleme istenmesi hukuken mümkün

gözükmemektedir. Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 14 Mart 1952 gün ve

E:1952/3, K:1952/86 sayılı Kararı ve AYİM 1. D.nin 12 Eylül 2000 gün ve

E:2000/762, K:2000/799 sayılı, 13 Nisan 2004 gün ve E: 2004/473, K:2004/536

sayılı Kararları da bu yöndedir.

Davacı, AYİM Birinci Dairesinin 05 Mart 2002

gün ve E.2001/727, K.2002/340 sayılı Kararının kanuna aykırılığını ileri

sürerek, 13 Haziran 2002 günü kayda geçen dilekçesi ile düzeltilmesini istemiş,

istemi Dairemizin 24 Eylül 2002 gün ve E.2002/1369, K.2002/1228 sayılı Kararı

ile reddedilmiş, 27 Ekim 2003 günü kayda geçen dilekçesi ile de yargılamanın

yenilenmesi talebiyle başvuruda bulunmuş, koşulları bulunmadığı gerekçesi ile

bu istemi Dairemizin 20 Ocak 2004 gün ve E.2004/113, K.2004/108 sayılı Kararı

ile reddedilmiştir. Bu durumda, olağanüstü kanun yolu bir kez kullanıldığından

davacı vekilinin yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişkin kararın

düzeltilmesi yönündeki 19 Şubat 2004 tarihinde AYİM’de kayda giren isteminin

inceleme kabiliyeti bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, Davacının yargılamanın

yenilenmesi isteminin reddi hakkındaki kararın düzeltilmesine ilişkin talebinin

inceleme kabiliyeti bulunmadığından REDDİNE (…)”

V. İNCELEME VE GEREKÇE

25. Mahkemenin 16/2/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Özel Hayatın Gizliliği

Hakkı ve Haberleşme Hürriyetinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

26. Başvurucu, psikolojik baskı altında hukuka aykırı şekilde ve

özel hayatın gizliliği ihlal edilerek sorgulandığını, idarenin hukuk dışı

yollarla ifadesini aldığını ve beyanlarını çarpıtarak istihbarat raporu

düzenlediğini ileri sürmüştür. Başvurucu ayrıca çok sayıda takdirname ile

ödüllendirildiğini, sicillerinin çok iyi derecede olduğunu, özel hayatına

ilişkin unsurların hiç bir şekilde görevine yansımadığını belirtmiştir. Başvurucu,

AYİM'in iptal yönünde verdiği ilk kararda esasa etkili olan tüm iddia ve

itirazları karşıladığını, karar düzeltme için geçerli hiç bir sebebin

bulunmadığını ifade etmiştir. Bunun yanı sıra başvurucu, mecburi hizmet

yükümlülüğünü bitirmeden TSK'dan ayrılması nedeniyle idarenin eğitim-öğretim

giderini de kendisinden talep ettiğini, maddi yönden büyük zarara uğradığını

ifade etmiştir. Bu nedenlerle Anayasa'nın 20. maddesinde yer alan özel hayatın

gizliliği hakkının ihlal edildiğini iddia etmiş ve yeniden yargılama

yapılmasını, 300.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep

etmiştir. Ayrıca başvurucu kamuya açık belgelerde kimliğinin gizlenmesini

istemiştir.

2. Değerlendirme

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

27. Bireysel başvuruların, Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü

fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve

Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası ve

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 64. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca

başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemiş ise ihlalin

öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine doğrudan veya

diğer mahkemeler yahut yurt dışı temsilcilikler vasıtasıyla yapılması

gerekmektedir.

28. Bireysel başvurunun kabul edilebilirlik koşullarından olan

başvuru süresine riayet edilmesi şartı, bireysel başvuru incelemesinin her

aşamasında resen dikkate alınması gereken bir başvuru koşuldur (Taner Kurban, B. No: 2013/1582, 7/11/2013,

§ 19).

29. Yukarıda belirtilen hükümlerde yer verilen olağan başvuru

yolları ibaresinin; başvurucunun şikâyetleri açısından makul bir başarı şansı

sunabilecek ve bir çözüm sağlayabilecek nitelikte, kullanılabilir ve etkili

başvuru yolları olarak anlaşılması gerekir (Taner

Kurban, § 20).

30. Olağan başvuru yollarının tamamının tüketilmesi ibaresinin

katı bir şekilde yorumlanması, bireysel başvurunun amacıyla bağdaşmayan

neticelere yol açabilecektir. Bu nedenle, her olayın özel şartları içinde etkisiz

ve yetersiz olan bir kanun yolunun tüketilmesi şartı aranmaksızın, her bir

başvuru yolunun somut başvurular açısından etkili olup olmadığının münferiden

denetlenmesi gerekmektedir (Taner Kurban,

§ 20; Hasip Kaplan, B. No:

2013/4681, 30/6/2014, § 23).

31. Başvuru konusu olayda AYİM tarafından, başvurucu hakkında

tesis edilen işlem iptal edilmiş, davalı idarenin karar düzeltme istemi kabul

edilmiş, iptal kararı kaldırılarak davanın reddine hükmedilmiştir. Bu defa

başvurucu karar düzeltme isteminde bulunmuş, ancak AYİM, karar düzeltme

isteminin bir defaya mahsus olduğu gerekçesiyle başvurucunun isteminin

incelenmeksizin reddine karar vermiştir.

32. Başvurucu, bu kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde

bireysel başvuruda bulunmuştur. Ancak karar düzeltme talebinin incelenmeksizin

reddedildiği dikkate alındığında öncelikle otuz günlük bireysel başvuru

süresinin hangi karardan itibaren başlayacağının belirlenmesi gerekmektedir.

33. 1602 sayılı Kanun’un 66. maddesinin birinci fıkrasında, AYİM

Daireleri ile Daireler Kurulundan verilen kararlar hakkında bir defaya mahsus

olmak üzere karar düzeltme istenebileceği belirtilmiştir. AYİM Genel Kurulunun

karar düzeltme ile ilgili 7/2/1977 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararında

özetle karar düzeltme yoluyla düzeltilen kararın yeni bir karar olarak kabul

edilmesi hâlinde kanun yolunda fasit bir dairenin doğumuna neden olunacağı,

"...Daireler ve Daireler kurulundan

verilen kararlar" ibaresine geniş bir yorum getirmenin kanun

koyucunun maksadını aşacağı belirtilmiştir. İçtihadı Birleştirme Kararında

ayrıca kararı tesis edenle karar düzeltme istemini tetkik eden merci aynı

olduğundan karar düzeltme isteminin kabulü hâlinde tesis edilen kararı yeni bir

karar olarak değil düzeltilen kararın yerini alan bir karar şeklinde

değerlendirmenin, dolayısıyla karar düzeltme yoluna ancak bir defa

gelinebileceğinin kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır (bkz. § 22).

34. AYİM, anılan içtihadı birleştirme kararından sonra

istikrarlı bir şekilde karar düzeltme yoluna ancak bir defa gelinebileceğini

belirtmiş ve ikinci defa yapılan karar düzeltme taleplerini incelemeksizin

reddetmiştir. AYİM, ikinci kez yapılan karar düzeltme talebinin

incelenememesinin tek istisnası olarak 1602 Sayılı Kanun'un 45. maddesi

uyarınca ilk inceleme üzerine verilecek kararlara karşı yapılan karar düzeltme

talebinin kabulü ile esastan ayrı bir karar verilmesi durumunu kabul

etmektedir. AYİM, söz konusu istisna bulunmadığı takdirde aynı yargılamada

ikinci defa yapılan karar düzeltme talebini incelemeksizin reddetmektedir (bkz.

§§ 23, 24).

35. Anayasa Mahkemesi; AYİM Daire ve Daireler Kurulundan verilen

kararlar hakkında bir defaya mahsus olmak üzere kararın düzeltilmesinin

istenebileceğini öngören 1602 sayılı Kanun'un 66. maddesini, AYİM Genel

Kurulunun 7/2/1977 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararını ve bu karar

doğrultusunda başlayan istikrarlı uygulamayı dikkate aldığında birinci karar

düzeltme talebinin kabul edilmesinden sonra AYİM tarafından verilen sonraki

karar ile başvuru yollarının tüketildiğini ve otuz günlük bireysel başvuru

süresinin bu kararın tebliğinden itibaren başlaması gerektiğini

değerlendirmektedir. Çünkü AYİM, ikinci kez karar düzeltme yoluna başvurulması

hâlinde karar düzeltme isteminin esası hakkında herhangi bir değerlendirme

yapmamakta; kararın düzeltilmesine ilişkin talebin inceleme kabiliyeti

bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar vermektedir (Sıdıka Dülek ve diğerleri, B. No: 2013/2750, 17/2/2016, §

56).

36. Somut olayda, başvurucunun Türk Silahlı Kuvvetleri ile

ilişiğinin kesilmesine ilişkin işleme karşı açtığı dava sonunda işlem AYİM

kararı ile iptal edilmiş; davalı idarenin bu karara karşı yaptığı karar

düzeltme başvurusu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.

Uyuşmazlığı sonlandıran bu karar başvurucuya 12/2/2014 tarihinde tebliğ

edilmiştir. Başvurucu nihai karar niteliğinde olan bu karara karşı, karar

düzeltme talebiyle AYİM'e başvurmuş ise de bu başvurunun, AYİM'in istikrarlı

uygulamasına dayanılarak karar düzeltme yolunun bir defaya mahsus olduğu

gerekçesiyle incelenmeksizin reddedilmiş olduğundan bireysel başvuru açısından

süreyi canlandırıcı bir etkisi bulunmamaktadır. Bu itibarla 12/2/2014 tarihinde

öğrenilen kesin nitelikteki karara karşı otuz günlük başvuru süresi geçtikten

sonra 16/4/2014 tarihinde yapılan bireysel başvuruda süre aşımı bulunmaktadır.

Bu nedenle başvurunun süre aşımı

gerekçesiyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli

tutulması talebinin KABULÜNE,

B. Özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın süre aşımı nedeniyle

KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

16/2/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Burhan ÜSTÜN

Üyeler

:

Serruh

KALELİ

Hicabi

DURSUN

Hasan Tahsin

GÖKCAN

Kadir ÖZKAYA

Raportör

:

Şermin

BİRTANE

Başvurucu

:

A. G.

Vekili

:

Av. Derya

AKAT KISA

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2014/5219, 16 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. A. G. Başvurusu
  4. Birinci Bölüm
  5. Karar
  6. I. Başvurunun Konusu
  7. II. Başvuru Süreci
  8. III. Olay Ve Olgular
  9. IV. İlgili Hukuk
  10. Sonuç
  11. Bulunmayan Kararın Düzeltilmesi İsteminin Reddine ..."
  12. V. İnceleme Ve Gerekçe
  13. A. Özel Hayatın Gizliliği
  14. A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli
  15. B. Özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin
  16. C. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA
  17. Kaleli
  18. Dursun
  19. Gökcan
  20. Birtane
  21. Akat Kısa
  22. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2014/5219
Tarih
16 Şubat 2017

İlgili Kararlar

  • Önder Balıkçı Başvurusu (B. No: 2014/6009)
  • Melih Durmazgezer Başvurusu (B. No: 2014/2753)
  • Yusuf Koraltan Çınar Başvurusu (B. No: 2014/17303)
  • Ahmet Sıddık Doru ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/8534)
  • Tülay Arslan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2014/7051)
  • S. S. Batman Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi Başvurusu (B. No: 2014/2792)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.