İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /AYM Bireysel Başvuru Kararları
  3. /Birinci Bölüm

ANAYASA MAHKEMESİ · BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

Abdullah Yabatu ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/9934)

1. Başvuru, ihmal sonucu elektrik çarpmasına bağlı olarak

Başvuru No2015/9934Tarih23 Mayıs 2018Okuma11 dk · 2.257 kelime

KÜNYE

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm Abdullah Yabatu Ve Diğerleri Başvurusu

Karar tarihi
23 Mayıs 2018
Başvuru Numarası
2015/9934
Karar metni, AYM Kararlar Bilgi Bankası kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.257 kelime·11 dk okuma·11 bölüm

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ihmal sonucu elektrik çarpmasına bağlı olarak

meydana gelen ölüm nedeniyle açılan tam yargı davasının kısmen reddedilmesi

nedeniyle yaşam hakkının ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 10/6/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar

verilmiştir.

5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

9. Başvurucuların yakını 7/1/2002 doğumlu M.Y., 3/5/2007

tarihinde evinin önünde oynarken kapağı açık bulunan elektrik panosuna metal

bir madde atması sonucu gerçekleşen patlama ve elektrik akımı sebebiyle vefat

etmiştir.

10. Yakınlarının ölümünde elektrik dağıtım şirketinin kusuru

bulunduğu gerekçesiyle başvurucular tarafından 24/7/2007 tarihinde açılan dava

-adli ve idari yargı mercileri arasında yaşanan görev uyuşmazlığının ardından-

Mardin İdare Mahkemesinin (Mahkeme) 27/6/2014 tarihli kararıyla kısmen kabul

edilmiştir.

11. Mahkemece yapılan incelemede elektrik panosunun ön ve arka

kapılarının açık olduğu ve kilit sisteminin olmadığı, iç kapakların da açık

olduğu ve bu kapaklarda da kilit bulunmadığı, müteveffanın yaşadığı ev ile

elektrik panosu arasındaki mesafenin 100-120 metre olduğu tespit edilmiştir.

12. Mardin İdare Mahkemesi, trafoya bağlı elektrik panolarının

-dikkatsizce dahi olsa- ulaşılmasına mahal vermeyecek şekilde emniyete alınması

gerekirken pano iç ve dış kapaklarının açık olması ve panoda kilit sistemi

bulunmaması karşısında müteveffanın yaşı ve yaşadıkları evin elektrik panosuna

yakınlığı birlikte değerlendirildiğinde anne babanın bakım yükümlülüğünden

kaynaklanan kusurun idarenin kusuru içinde eridiğini ve idarenin olayın meydana

gelmesinde tam kusurlu olduğunu kabul etmiştir.

13. Alınan bilirkişi raporunda, anne ve baba için toplam

1.637,28 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmıştır.

14. Mahkemece, kardeşler yararına destekten yoksun kalma

tazminatı hesaplanması için maddi destek sağlandığı ya da sağlanacağına ilişkin

kanıt getirilmesi gerektiği, dosyada anılan hususa ilişkin gerekli iddia ve

delil bulunmaması nedeniyle kardeşler yönünden destekten yoksun kalma

tazminatına hükmedilmediği belirtilmiş; anne ve baba için toplam 1.637,28 TL

maddi tazminat ile anne, baba ve kardeşler için toplam 46.000 TL manevi

tazminata hükmedilmiştir. Davanın maddi tazminata ilişkin yaklaşık 52.000

TL'lik kısmının reddine, reddedilen kısım için maktu vekâlet ücretine

hükmedilmesine karar verilmiştir.

15. Tarafların temyiz istemi üzerine anılan karar, Danıştay

Onuncu Dairesinin 11/3/2015 tarihli kararıyla onanmıştır.

16. Bu karar, başvuruculara 11/5/2015 tarihinde tebliğ edilmiş

olup 10/6/2015 tarihinde süresi içinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

17. Mahkemenin 23/5/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Yaşam Hakkının İhlal

Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

18. Başvurucular, yakınları M.Y.nin

kamu idaresinin ihmali sonucu yaşamını yitirmesi nedeniyle açtıkları davada

hükmedilen maddi tazminat miktarının yetersiz olduğunu belirterek yaşam

hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

2. Değerlendirme

19. Anayasa’nın 17. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

“Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını

koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”

20. Anayasa’nın 5. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:

“Devletin temel amaç ve görevleri, (...)

kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle

bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri

kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları

hazırlamaya çalışmaktır.”

21. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucuların, yakınlarının kamu idaresinin

ihmali sonucu yaşamını yitirmesi nedeniyle açtıkları tam yargı davasında

hükmedilen maddi tazminat miktarının düşük olduğu yönündeki iddialarının

Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının maddi yönü

kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

22. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 46. maddesinin (1) numaralı

fıkrasında; ancak ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal

nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenenlerin bireysel başvuru

hakkına sahip oldukları kurala bağlanmıştır. Yaşam hakkının doğal niteliği

gereği yaşamını kaybeden kişi açısından bu hakka yönelik bir başvuru, ancak

yaşanan ölüm olayı nedeniyle ölen kişinin mağdur olan yakınları tarafından

yapılabilecektir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, B. No: 2012/752, 17/9/2013, §

41). Somut olayda başvurucular; ölen kişinin annesi, babası ve kardeşleridir.

Bu nedenle başvuru ehliyeti açısından bir eksiklik bulunmamaktadır.

23. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi açısından idari makamlar

ve derece mahkemeleri tarafından başvurucular lehine bir tedbir ya da kararın

alınması suretiyle ihlalin tespit edilmesi, verilen karar ile bu ihlalin uygun

ve yeterli biçimde giderilmesi hâlinde ilgili tarafın artık mağdur olduğu ileri

sürülemeyecektir (Sadık Koçak ve diğerleri,

B. No: 2013/841, 23/1/2014, § 83).

24. Mağduriyetin giderilmesi, özellikle ihlal edildiği ileri

sürülen hakkın niteliği ve ihlali tespit eden kararın gerekçesi ile bu kararın

ardından ilgili açısından uğradığı zararların devam edip etmediğine bağlıdır.

Başvuruculara sunulan telafi imkânının uygun ve yeterli olup olmadığı kararı,

söz konusu anayasal temel hak ve özgürlüğün ihlalinin niteliği gözönünde bulundurularak dava koşullarının tamamının

değerlendirilmesi sonucunda verilebilecektir. Bu çerçevede bir başvurucunun

mağdur sıfatı, Anayasa Mahkemesi önünde şikâyet ettiği durum için aynı zamanda

idari veya yargısal bir kararla kendisine ödenmesine karar verilen tazminata da

bağlı olabilecektir (Sadık Koçak ve

diğerleri, § 84).

25. Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkı

bağlamında mağduriyetin giderilip giderilmediğinin tespiti açısından kasten ya

da saldırı veya kötü muameleler sonucu meydana gelen ölüm olayları ile ihmal

sonucu meydana gelen ölüm olayları arasında bir ayrım yapmak gerekir (Mehmet Aydoğan ve Nufer

Aydoğan, B. No: 2013/3775, 14/4/2016, § 55).

26. Kasten ya da saldırı veya kötü muameleler sonucu meydana

gelen ölüm olaylarına ilişkin davalarda Anayasa'nın 17. maddesi gereğince

devletin ölümcül saldırı durumunda sorumluların tespitine ve

cezalandırılmalarına imkân verebilecek nitelikte cezai soruşturmalar yürütme

yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu tür olaylarda yürütülen idari ve hukuki

soruşturmalar ve davalar sonucunda sadece tazminat ödenmesi yaşam hakkı

ihlalini gidermek ve mağdur sıfatını ortadan kaldırmak için yeterli değildir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, § 55).

27. Ancak ihmal nedeniyle meydana gelen ölüm olaylarına ilişkin

davalar açısından farklı bir yaklaşımın benimsenmesi gerekir. Buna göre yaşam

hakkının veya fiziksel bütünlüğün ihlaline kasten sebebiyet verilmemiş ise

"etkili bir yargısal sistem kurma" yönündeki pozitif yükümlülük, her

olayda mutlaka ceza davası açılmasını gerektirmez. Mağdurlara hukuki, idari ve

hatta disiplinle ilgili hukuk yollarının açık olması yeterli olabilir(Serpil

Kerimoğlu ve diğerleri, § 59).

28. Bununla birlikte ihmal suretiyle meydana gelen ölüm

olaylarında devlet görevlilerinin ya da kurumlarının bu konuda muhakeme

hatasını veya dikkatsizliği aşan bir ihmali olduğu yani olası sonuçların

farkında olmalarına rağmen söz konusu makamların kendilerine verilen yetkileri

göz ardı ederek tehlikeli bir faaliyet nedeniyle oluşan riskleri bertaraf etmek

için gerekli ve yeterli önlemleri almadığı durumlarda -bireyler kendi

inisiyatifleriyle ne gibi hukuk yollarına başvurmuş olursa olsunlar- insanların

hayatının tehlikeye girmesine neden olan kişiler aleyhine hiçbir suçlamada

bulunulmaması ya da bu kişilerin yargılanmaması Anayasa'nın 17. maddesinin

ihlaline neden olabilir (Serpil Kerimoğlu ve

diğerleri, § 60).

29. Mevcut başvurunun koşulları bireysel başvuru formu ve

eklerinde sunulan bilgi ve belgeler ışığında incelendiğinde başvurucuların

yaşadığı üzüntü verici olayın kasti bir tutumdan kaynaklandığını gösteren

herhangi bir bulgu olmadığı gibi olayın meydana geldiği koşulların bu bağlamda

herhangi bir şüphe uyandırmadığı anlaşılmaktadır. Başvurucular da söz konusu

olayın ilgili idarenin ihmali nedeniyle gerçekleştiğini, davada uygun ve

yeterli tazminata karar verilmemesi nedeni ile mağduriyetlerinin

giderilmediğini iddia etmektedirler.

30. Bu durumda öncelikle idare aleyhine açılan tam yargı davasında

derece mahkemeleri tarafından idarenin hizmet kusurunun bulunduğunun tartışmaya

yer vermeyecek şekilde tespit edilip edilmediğinin değerlendirilmesi

gerekmektedir. Bu değerlendirmenin ardından başvurucuların davanın koşulları

çerçevesinde yeterli ve uygun tazminata karar verilmediği iddiası

değerlendirilmelidir.

31. Mardin İdare Mahkemesi, somut olay hakkındaki

değerlendirmesinde başvurucuların yakınının vefat etmesinde ilgili kamu

idaresinin tam kusurlu olduğunu tespit etmiş ve başvurucuların zararlarının

hizmet kusuru ilkesine göre karşılanması gerektiği sonucuna ulaşmıştır. Somut

olayda başvurucuların yakınının ölümünden idarenin sorumlu olduğunun tespit

edilmesi, Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının ihlal

edildiğinin ve yaşam hakkının devlete yüklediği yaşamı koruma pozitif

yükümlülüğünün (yaşam hakkının maddi yönünün) idare tarafından yerine

getirilmediğinin derece mahkemelerince açıkça kabul edildiği anlamına

gelmektedir.

32. Dolayısıyla bu noktada başvurucuların söz konusu davada

ihlale ilişkin olarak karar altına alınan tazminatın yetersiz olduğu iddiasının

değerlendirilmesi gerekmektedir. İdare Mahkemesi tarafından açık bir şekilde

ihlal tespiti yapılarak başvurucular lehine talep miktarı kadar olmak üzere

toplamda 46.000 TL manevi ve bilirkişi raporunda hesaplanmış olan toplam

1.637,28 TL maddi tazminata hükmedildiği görülmektedir.

33. Yargılama dosyasının incelenmesinden; destekten yoksun kalma

tazminatına ilişkin bilirkişi raporu alındığı, anılan raporda müteveffanın

muhtemel geliri asgari ücret üzerinden kabul edilerek olası destek süreleri,

yetiştirme giderleri, anne ve babanın pay durumları dikkate alınarak destekten

yoksun kalma zararlarının hesaplandığı anlaşılmaktadır. Anılan raporda

hesaplanan maddi zararın tamamına Mahkemece tazminat olarak hükmedildiği

anlaşılmaktadır.

34. Başvurucular, Mahkemece hükmedilen destekten yoksun kalma

tazminatının düşük olduğunun soyut olarak ileri sürülmesiyle yetinmiş; uzman

bilirkişi marifetiyle tespit edilen bu miktarın ya da hesaplama yönteminin

yeterliliğinden kuşkuya düşülmesini haklı gösterecek somut hiçbir bilgi ve

belge sunmamışlardır. İdare Mahkemesi kararında bariz takdir hatası veya açık

bir keyfîlik de tespit edilmediğinden Anayasa

Mahkemesinin tazminat miktarlarının belirlenmesi konusunda derece

mahkemelerinin takdir yetkisine müdahalesi söz konusu olamaz.

35. Bu itibarla derece mahkemeleri tarafından, kamu hizmetinin

yerine getirilmesi sırasında gerçekleştirilen hizmet kusuru nedeniyle yaşam

hakkının ihlal edildiğinin tartışmaya yer bırakmayacak şekilde belirlendiği,

bilirkişi raporuyla tespit edilen uygun ve yeterli miktarda maddi tazminata

hükmedildiği olayda başvurucuların söz konusu ihlal nedeniyle yeterli tazminata

karar verilmediğini ileri sürerek mağduriyetlerinin giderilmediği iddiasının

açıkça dayanaktan yoksun olduğu sonucuna varılmıştır.

36. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Makul Sürede Yargılanma

Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucuların

İddiaları

37. Başvurucular, açtıkları tam yargı davasının makul sürede

tamamlanmadığını belirterek adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri

sürmüşlerdir.

2. Değerlendirme

a. Kabul Edilebilirlik

Yönünden

38. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine

karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul

sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir

olduğuna karar verilmesi gerekir.

b. Esas Yönünden

39. Medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin yargılamalar ile hukuk

sisteminde yer alan mevzuat hükümleri gereğince

"kamu hukuku" alanına dâhil olan ancak sonucu itibarıyla

medeni haklar ve yükümlülükler üzerinde belirleyici olan uyuşmazlıkları konu

alan davaların makul sürede tamamlanmadığı yönündeki iddialar daha önce

bireysel başvuru konusu yapılmış ve Anayasa Mahkemesince makul sürede

yargılanma hakkının adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil olduğu kabul

edilerek bir davadaki yargılama süresinin makul olup olmadığının tespitinde

davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili

makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun davanın hızla

sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususların dikkate alınacağı

belirtilmiştir (Güher Ergun ve diğerleri,

B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 34-64; Selahattin

Akyıl, B. No: 2012/1198, 7/11/2013, §§ 54-60).

40. Başvuruya konu yargılama süreci bu kapsamda incelendiğinde

yaşanan ölüm olayı üzerine başvurucuların 24/7/2007 tarihinde Mardin Asliye

Hukuk Mahkemesinde dava açtıkları, anılan Mahkemenin 4/12/2008 tarihinde idari

yargı mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görev yönünden davanın reddine

karar verdiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Başvurucular 12/6/2009

tarihinde bu kez idari yargı yerinde dava açmışlar, Mardin İdare Mahkemesince

20/10/2011 tarihinde dava görev yönünden reddedilmiştir. Anılan kararın

kesinleşmesi üzerine olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için Uyuşmazlık

Mahkemesine başvurulmuştur. Uyuşmazlık Mahkemesince 13/5/2013 tarihinde Mardin

İdare Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına kesin olarak karar

verilmiştir. Mardin İdare Mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda 27/6/2014

tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve yargılama Danıştay Onuncu

Dairesinin 11/3/2015 tarihli onama kararıyla sonuçlanmıştır.

41. Başvuruya konu davanın karmaşık bir nitelik arz etmemesi,

yargılama sürecinin uzamasında büyük oranda görev uyuşmazlığının etkili olması

ve başvurucuların davanın uzamasında önemli bir etkilerinin olmaması gibi

hususlar dikkate alındığında somut olaya ilişkin yargılamanın 8 yıla yakın bir

sürede tamamlanmasının makul olduğu söylenemeyecektir.

42. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence

altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki makul sürede yargılanma

hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

C. 6216 Sayılı Kanun'un

50. Maddesi Yönünden

43. 6216 sayılı Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2) numaralı

fıkraları şöyledir:

“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun

hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı

verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması

gerekenlere hükmedilir…

(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından

kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama

yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında

hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya

genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama

yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı

ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar

verir.”

44. Başvurucular, maddi ve manevi tazminat talebinde

bulunmuşlardır.

45. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği

sonucuna varılmıştır.

46. Makul sürede yargılanma hakkının ihlali tespitiyle

giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvuruculara müştereken net

12.500 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.

47. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi için

başvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile tespit edilen ihlal

arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Başvurucuların makul sürede yargılanma

hakkının ihlali nedeniyle uğradıklarını ileri sürdükleri zarar konusunda

herhangi bir belge sunmamış olmaları nedeniyle maddi tazminat talebinin reddine

karar verilmesi gerekir.

48. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 1.980 TL vekâlet

ücretinden oluşan yargılama giderinin başvuruculara müşterek olarak ödenmesine

karar verilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Yaşam hakkının maddi yönünün ihlal edildiğine ilişkin

iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede

yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvuruculara net 12.500 TL manevi tazminatın MÜŞTEREKEN

ÖDENMESİNE,

D. 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin

BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye

Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede

gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar

geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin bilgi için Mardin İdare Mahkemesine

(E.2013/1466, K.2014/1369) GÖNDERİLMESİNE,

G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE,

23/5/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan : Burhan ÜSTÜN Üyeler : Serruh KALELİ Hicabi DURSUN Hasan Tahsin GÖKCAN Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör Yrd. : Gizem Ceren DEMİR KOŞAR Başvurucular : 1. Abdullah YABATU 2. Ayşe YABATU 3. Mürşide YABATU 4. Şükrü YABATU Vekili : Av. Erdem KAYA

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, E. 2015/9934, 23 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: AYM Kararlar Bilgi Bankası

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Başvurunun Konusu
  4. II. Başvuru Süreci
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. İnceleme Ve Gerekçe
  7. A. Yaşam Hakkının İhlal
  8. B. Makul Sürede Yargılanma
  9. B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 34-64; Selahattin
  10. C. 6216 Sayılı Kanun'un
  11. C. Başvuruculara net 12.500 TL manevi tazminatın MÜŞTEREKEN
  12. D. 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin
  13. E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Maliye
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Anayasa Mahkemesi
Bölüm
Birinci Bölüm
Başvuru No
2015/9934
Tarih
23 Mayıs 2018

İlgili Kararlar

  • Yüksel Uğurlu Başvurusu (B. No: 2014/20386)
  • Cemile Gökhan ve Diğerleri Başvurusu (B. No: 2015/1203)
  • Sadet Becerikli Başvurusu (B. No: 2014/17466)
  • Ö.ç. Başvurusu (B. No: 2014/1091)
  • Haci Boğatekin Başvurusu (B. No: 2015/6321)
  • Mehmet Ali Eneze Başvurusu (B. No: 2017/35352)

Tüm Arşiv

AYM Bireysel Başvuru KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.